Türkiye Rusya-Ukrayna savaşının sona ermesi için en üst düzeyde gayret göstermeye devam ederken yarın Antalya’da Türk-Rus ve Ukrayna dışişleri bakanları bir araya gelecekler.
Bu son derece önemli bir görüşmedir ve umudumuz bu toplantıdan acil bir ateşkes kararının çıkması yönündedir.
Geçtiğimiz haftalarda şu anda savaş halini alan gerginliğin ülke ekonomimize ve bölge ekonomilerine ne kadar ağır tahribatlar verdiğini tüm yönleriyle ele almıştık.
Zararların hangi yönde olduğunu bilmek demek bunlar hakkında önlem almak demek olduğunu bilerek yolumuza devam etmeliyiz.
Öyle ki ekonomik kayıpları biran önce durdurabilmek için alacağımız önlemler özelde sektörler genelde ise Türkiye ekonomisinin gelecekte nasıl yol alacağını belirleyen etmenler olacağı için son derece önemlidir.
Gerek Rusya gerekse de Ukrayna ile ciddi derinlikte ticari ilişkilerimiz gerçeğiyle hareket ettiğimizde turizm sektörünün karşılaşacağı zararları bertaraf edebilmek için atılması gereken adımları sıralamakta fayda vardır.
Öncelikle konuya yaklaşırken turizm sektörümüzün yaklaşık 8 milyar dolarlık borcu olduğunu zihnimizin bir tarafında tutarak konuyu değerlendirmemiz gerekmektedir.
Borçluluk kimi zaman sektörleri kimi zamanda şirketleri değerlendirirken son derece önemli bir kriterdir.
Yani örneğin borç içerisinde olan bir şirketi uygun şartlar oluşmazsa kimse satın almak istemeyebilir veya borçluluğu yüksek olan sektörleri değerlendirirken atılacak adımlarla borçluluğu düşük seviyelerde seyreden sektörleri değerlendirmek aynı şeyler değildirler.
Hele ki bu sektör bir ülkenin en önemli ve döviz girdisinin en fazla olduğu bir sektör ise işte o zaman dikkatler daha da üst perdeden ortaya konulmalıdır.
Son yıllarda ülkemize gelen Rusya ve Ukraynalı turist sayısının her geçen yıl arttığı gerçeği de diğer gerçekliklere eklenince sektörün önemi birkaç kat daha artmaktadır.
Tüm bu sebeplerden ötürü turizm sektörümüzle ilgili çok çok acil bir planlama içerisine girilmelidir.
Savaşın süreceği veya sona erse bile her iki ülkede ekonomik ve siyasi anlamda bir çöküş yaşanabileceği realitesiyle hareket edilmek zorundadır.
Bunun için de buralardan hiç turist gelmeyecekmiş gibi planlama yapılmalı ve acilen özellikle Avrupa bölgesinden gelecek turistler için Turizm Bakanlığımız öncülüğünde kampanyalar ve tanıtımlar düzenlenmeye başlanmalıdır.
Hatta sadece Avrupa’dan değil Ortadoğu ve diğer ülkelerden gelecek turistlerle ilgili de kampanya ve tanıtımlar hızlandırılmalıdır.
Özellikle yüksek tutarlarda harcama yapan üst segmentteki Avrupalı turistler hedef olarak alınmalı ve onlara yönelik çalışmalar gün geçirmeden uygulanmaya konulmalıdır.
Eğer nitelik anlamında yüksek nitelikteki Avrupalı turistleri turizm bölgelerimize çekmeyi başarabilirsek Rusya ve Ukraynalı turistlerin gelmemesinden kaynaklı gelir kaybını ortadan kaldırabiliriz.
Tabii tüm bunların yapılabilmesi için bölgedeki savaş durumunun biran önce ateşkesle sona ermesi gerekmektedir ki Avrupalı turist gönül rahatlığıyla ülkemizi tercih edebilsin.
Şayet savaş hali veya gerginlik devam ederse Avrupalı özellikle de yüksek nitelikli turistin rotası İtalya veya İspanya’ya kayabilir.
2022 için 35 milyar dolarlık gelir beklediğimiz turizm sektörünün hedefine ulaşabilmesi için bu önerilerimizin an geçirilmeden uygulanmaya konulması hedefe giden yolda rahat olmamızı sağlayacaktır. Aksi bir durumu açıkçası insan düşünmek bile istemiyor.