İcra davalarında aciz vesikası kavramı, sık sık karşımıza çıkar. Özellikle borcunu alamayan alacaklılar, borcun tamamını nasıl tahsil edeceği noktasında sorun yaşıyor. Bu sorunun çözümünde en hızlı yolların başında icra takipleri geliyor. İcra takibinin başlatılması ve sonucunda bu takibin kesinleşmesi ile alacaklı, icra takip borçlusunun banka hesabına, taşınır taşınmaz mallarına haciz koyabiliyor. Ancak borçlunun banka hesabının olmaması, borçlunun üzerine kayıtlı herhangi bir mal varlığının olmaması ya da borçlunun mallarının alacaklıya olan borcunu ödemeye yeter miktarda olmaması durumunda aciz vesikası alınması gerekiyor.
Aciz vesikası, borçlunun bütün mal varlığının alacaklı tarafa olan borcunu ödemeye yetmediğini ispatlamak için kullanılan belgedir. Aciz vesikası (belgesi) kesin aciz vesikası ve geçici aciz vesikası olmak üzere ikiye ayrılır.
Borçlunun mallarının haczedilmesi ancak alacağa yeterli malının olmaması nedeniyle alacağını alamamış alacaklıya icra memuru tarafından aciz vesikası belgesi verilmezse, icra memuru şikâyeti yapılabilir. Aciz vesikası ile borçluya ait malların satılmasını alacaklı da borçlu da talep edebilir. İcra memuru tarafından borçluya yapılan haciz sonucu düzenlenen aciz vesikası belgesinin verilmesi harca tabi değildir. Borçlu tarafından aciz vesikası istenmesinin sebebi ise, borçlunun borcuna işleyen faizin durmasını sağlamak amacıdır.
Geçici aciz vesikası nedir?
Borçlunun haczedilen mallarının icra takibindeki alacağa yetmemesi sonucunda düzenlenen haciz tutanağına geçici aciz vesikası denir.
Borçlunun haczedilen mallarının borcun tamamına yetmemesi durumunda icra memuru bunu haciz tutanağında belirtir ve icra memuru, malların değerini de belirler. Borçlunun mallarının haczi yapılırken düzenlenen tutanak geçici aciz belgesi olarak nitelendirilir. Ayrıyeten bir borç ödemeden aciz belgesi düzenlenmesi gerekmez.
Kesin aciz vesikası nedir?
Kesin aciz vesikası verilebilmesi için; borçlunun haczedilen mallarının satılması gerekir. Alacaklıya ise satış sonrası bedelin paylaştırılması gerekir. Alacağının tamamını alamayan alacaklıya da kesin aciz vesikası verilir.
Kesin aciz vesikası verilebilmesinin bir diğer yolu ise; borçluya yapılan haciz işleminde borçlunun haczedilebilir hiçbir malının bulunmaması durumunda bu durumu haciz zaptı ile tutanak altına alınması durumunda verilen belge de kesin aciz vesikası hükmündedir.
Kesin aciz vesikasının verilmesinde borçlunun hacze ilişkin mallarının satışı yapılmış ve satış bedelinin alacaklılara verilmiş olması gerekir. Alacaklı taraf satış talebinden feragat edemeyeceği gibi, feragat ederek kendisine aciz vesikası verilmesini de isteyemez.
Aciz belgesinin sonuçları
Kesin aciz vesikası, “borç ikrarını içeren bir senet olarak” kabul edilir. Aciz vesikası alan alacaklı, yeni bir icra takibi ile söz konusu alacağını talep ederse ve borçlu bu alacağa itiraz ederse alacaklı aciz belgesine dayanarak borçlunun itirazını kaldırtabilir. Alacaklı kesin aciz vesikası ile borçluya karşı iptal davası açarak yapılan tasarrufun iptalini isteyebilir. Alacaklı aciz vesikası ile borçluya yapılan başka hacizlere de iştirak edebilir.
Aciz vesikasının borçlu açısından yararı ise, aciz vesikasının verilmesinden sonra borçlu aleyhine faizler duracak ve işlemeyecektir. Kesin aciz vesikasındaki borç için zamanaşımı süresi yirmi yıl olup, alacaklı yirmi sene boyunca borçludan aciz vesikasında gösterilen borcu talep edebilecektir.
Sonuç olarak aciz vesikası, borcunu ödemeyen borçlu aleyhine başlatılan icra takibi sonucunda borçlunun mallarının haczedilmesi ile alacaklının alacağını eksik ya da hiç alamadığı ya da borçlunun haczedilebilir hiçbir malının olmadığı durumlarda verilen bir belge olarak nitelendirilebilir.