İnsan için içerisinde bulunduğu psikolojik durumun hayatın her safhasında alacağı kararlar üzerinde büyük bir etkisi bulunmaktadır.
Kişinin moralinin bozuk olduğu bir zaman diliminde normal zamanlarda haz veren birçok şeyden zevk alamadığını görmek mümkündür.
Psikolojik durum hayat periyodu içerisindeki tüm konularla yakından ilgilidir. Ekonomi, finans, spor, sosyal yaşam, dini yaşam, siyasal yaşam vb. tüm alanlarda ki etki alanı oldukça geniş bir konudur.
Tüm bu konuların yanında insan psikolojisi ile finans biliminin arasındaki ilişkide oldukça kuvvetlidir. Bu yüzden insan psikolojisinin insan hayatındaki finansal kararların alınması üzerindeki etkisi de oldukça önemlidir.
Psikoloji ve finans arasındaki bu ilişkiye davranışsal finans adını veriyoruz. Yani aldığımız finans ile ilgili tüm kararlarda o an içerisinde bulunduğumuz moral durumumuz etkindir.
Örneğin psikolojisi iyi olmayan bireyler yatırım kararları almada çok zorlanmakta hatta yatırımlarla ilgili verdikleri kararlarda çok karlı kararlar alamadıkları gözlenmektedir. Bu noktada önyargılarında etkisi azımsanmayacak derecede olmaktadır.
Önyargıların dışında duygu ve düşünce dünyamızda yaşanan veya yaşanabilecek olası problemlerin yanında bilişsel hatalarımızda alacağımız kararların mantıklı olup olmaması noktasında bizlere önemli bilgiler verebilirler.
İnsanların finansal kararlar alırken birçok noktada bilişsel hata ve önyargılara düştükleri görülebilmektedir.
Bunları sıralamamız gerekirse öncelikle kendisine aşırı güvenen insanların vermiş oldukları finansal kararlarda büyük ölçüde hatalar yaptıkları görülmüştür. Çünkü finans ile aşırı güven birbirleriyle çelişen konulardır.
Bazı insanlar riski çok iyi bir şekilde algılama kapasitesine sahipken kimi insanlar da riski algılama da çok ciddi problemlerle karşı karşıya kalabilmektedirler. Riski iyi algılayan insanların finansal kararlarda ki başarı seviyeleri de oldukça yüksek olmaktadır.
Yapılan hataları ve sahip olunan ön yargıları belirli bir çerçeve içerisinde tutmayı başaran insanların almış oldukları finansal kararların etkilerini belirli bir seviyede tutmaları mümkündür.
Nereden kar nereden zarar geleceğini zihinleriyle muhasebeleştiren insanların finansal kararlarındaki başarı düzeyi diğer insanlara oranla çok daha üst düzeylerdedir.
Belirli durumlarda nasıl davranılacağıyla ilgili daha önceden yaşanan tecrübelerden ders alarak hayatını süren insanların aşinalıkları finansal karar alma üzerinde derin bir etkiye sahiptir. Önceki dönemlerde finansal kriz yaşamış olan insanların kriz anındaki davranışları olgundur.
Kimi insanlar hayatlarında gururlu davrandıkları için sonradan pişman olabilirler. Bir arkadaşının prim yapacağını söylediği hisse senedine sen çok iyi mi biliyorsun dercesine gurur yaparak yatırım yapmayan birisi hisse senedinin prim yaptığını görünce sonradan çok büyük bir pişmanlık duyabilecektir. Bu anlamda finansal yatırım kararlarında gururun kesinlikle yeri yoktur.
Duygusal durumun etkisi finansal kararlarda oldukça etkindir. Duygu yoğunluğu yaşayan insanların alacağı finans kararları çok yerinde olmayabilir. Duygu yoğunluğu durumu belirli bir noktaya yoğunlaşmaya engel bir durumdur.
Son olarak bulunduğumuz sosyal yapıdan ne derece de etkilendiğimiz ve etkilenme neticesinde sürü psikolojisiyle hareket ettiğimizde çoğu zaman zararlı çıkan taraf olabiliriz. Özellikle hisse senedi yatırımı yaparken belirli bir arkadaş grubu içerisinde hareket ediyor ve grubun aldığı hisseyi alıyor sattığı hisseyi de satıyorsak günün sonunda zarar yazma olasılığımız çok yüksektir.