Geçtiğimiz günlerde ülkemizin CDS’si (Kredi Risk Primi) açıklandı ve açıklanan rakam son iki yılın en düşük risk primi olarak zihinlerimize kazındı.

Rakam, son iki yılın en düşüğü olmasının yanında Cumhurbaşkanı Seçimi’nin yapıldığı mayıs ayındaki risk primimizin ise yaklaşık yarısı dolayında.

Öyle ki Mayıs 2023’te kredi risk primimiz 700 baz puan civarında iken 3 Kasım 2023’te açıklanan kredi risk primimiz 356 baz puan olarak gerçekleşti.

Yani yaklaşık altı aylık periyotta, yaklaşık yüzde 50 düzeyinde bir gerileme yaşandı. Bu iyi bir gösterge.

Kredi risk primi nedir, neden önemlidir diye sorduğumuzda; bir ülkenin borçlarını ödemede ne kadar hassas davrandığından bir kredinin geri ödenmeme riskinin tespitine, iki ülke arasındaki borçlanma durumunun ifadesinden yatırımcılar ve finansal kurumların yakından takip ettiği bir değer olmasına kadar çeşitli şekillerde açıklanan noktalar karşımıza çıkmaktadır.

Kurumsal işletmeler ile risk yönetimi şirketleri de yapacakları yatırımın yönünü ve büyüklüğünü daha rahat tespit edebilmek için CDS değerlerini çok yakından takip ederler.

Bunların yanında kredi risk primimizin düşmeye başlaması ile dezenflasyon ortamına daha rahat girileceğinin de bilinmesi ayrıca önemli bir husustur.

Düşüşün bir sebebi Türk lirası varlıklara, özellikle yabancı yatırımcının ilgisinin her geçen gün artmasıdır.

Bulunduğumuz coğrafyada son dönemde artan jeopolitik risklere rağmen Merkez Bankasının enflasyonu düşürmeye yönelik son derece yerinde ve ısrarlı girişimlere devam etmesi de kredi risk primini düşüren bir başka etmendir.

Dış finansmanda oldukça girişken ve hızlı hareketlerle finansmana erişim noktasında iyi bir düzeyde olan ülkemiz için kredi risk priminin düşmesi son derece normaldir.

Bunların yanında yabancı yatırımcılarla yapılan toplantıların olumlu sonuçları da kredi risk priminin düşmesine oldukça ciddi düzeyde katkı sunmaya devam etmektedir.

Özellikle dezenflasyon sürecinde kararlı ve istikrarlı adımların atılmaya devam edilmesi ile önümüzdeki süreçte kredi risk primimizin düşüşünü sürdüreceğini şimdiden söylemek mümkündür.

Ayrıca ekonomik konjonktürdeki değişimlere göre enflasyon ve diğer hedeflerle ilgili güncellemelerin gerçekçi bir yaklaşımla yapılması piyasalara güven verici bir ortamın sağlandığı şeklinde yorumlanmaktadır.

Geleceğe dair atılan bu adımların aynı şekilde devam etmesi tüm kesimlerin en büyük beklentileri arasındadır.

Piyasaya güven verici reel yaklaşımlar gerek yerli gerekse de yabancı yatırımcı için yakından takip edildiği için bu şekilde bir hareket alanında yer almanın, ülke ekonomisi için hayati bir mesele olduğu söylenebilir.

Dezenflasyon konusunda sadece Merkez Bankasının değil, süreç içerisinde olan tüm kurum, kuruluş ve bireylerin de üzerlerine düşeni harfiyen yerine getirmesi, sürecin hızla sona erdirilmesi noktasında da büyük bir öneme haizdir.

Risk priminin düşmeye devam ettiği bir süreç sonucunda enflasyonla mücadelede de ciddi bir yol alındığı görülecek ve nihayetinde istenilen noktaya ulaşılacaktır.

Bu hedef doğrultusunda atılacak her adım, yapılacak her girişim çok değerlidir.