Gündemde seçim sonuçları var. Gazete köşelerinden kahvelere, dolmuş duraklarına, misafir odala-

rına kadar bunun değerlendirmeleri yapılıyor. Bürokrasinin labirenti an- dıran dehlizlerinde yeni danslar, yeni dansçılar erkenden sahne dedi. Hepsi benim için beklenilen şeyler. İnanın Türkiye’nin seçim sonuçlarına dair İsrail medyasından gelen sevinç çığ- lıkları kadar hiçbir şeye üzülmedim. Daha çok şey konuşulacak, yazılacak. Her sözün eridiği, süzüldüğü gelece- ğe kalacak bir tarih süzgeci de var. Umudumuzu hiç yitirmedik. Herkesin bir hesabı varsa biliyoruz ki Rabbi- mizin de bir hesabı var. Yeter ki biz doğru yolda doğru yerde olduğumuzu bilelim. Geçmişten bir tecrübemizde var. Onlar bilmiyorlar. Bu gürültüden ve alacakaranlıktan artık eskisi kadar korkmuyoruz. Zaman bize şunu öğ- retti; köpeklerin havlaması ısırma- sından beterdir.

İnadına şiirlerimizi söyleyeceğiz. Sesimizi güzel bulmasalar da sesimiz seslere eklenip çoğalmaya devam edecek.

Hiç bir şey yapamıyorum…

Çünkü ;

İçimdeki haylaz çocuk uyandı Baloncu amca

Yalancı amca oldu diyor Dişleri dökülür diye korkuyor

meydanlara Gölgesi büyük cücelerin

Ve gölgesine binlerce masumu Kandırarak toplayan

Kendi küçük inkar köpeğinin

Kahrolasıca

Kambur şarlatan

Soysuz muhasebeci

Rakamlara sorup hayatı

Bizi dünyadan soğutacak Masallardan ve şiirden

Bin yıllık türkümüzden soğutacak Molotof ve ikircikli kelimeleriyle Öylece seyredeceğiz

Binlerce körün içinde

Gören iki hain

Ben ve çocuk

Hiçbir şey yapamıyorum…

Gölgesine bakıp kendini

dev sanan makinist

Beynini toplayıp, her akşam cebine Erotik bir ülke gazetesi alıp İçimdeki çocuğu uyutacak

Bütün geçmişimizi unutacak çocuk Cinemascope tarihsizliklerle

Benim o sövdüğünüz üçüncü tekil kişi Temmuzda üşüyen adam

Sapsarı ekinler arasından koşar gibi Hışırtıya saplanan korkular gibi Utandırıp bıçak sırtı geceyi

Eski hırkama saklanırken İftiralardan semirmiş dudaklarınızı