Yaklaşık 1.5 aydır İsrail Gazze’de bir insanlık dramına sebep olarak Filistin’de soykırım yaparak tarihin unutulmaz barbarlık sayfalarında yerini almaktadır.
Ellerindeki tüm askeri güç ile Gazze yaşanılmaz bir hale getirilip kuvözdeki bebeklere kadar öldürülmektedir İsrail güçlerince.
Savaşın bile bir usulü olduğunu bir kenara bırakarak insanların üzerine bombalar yağdırılmakta Gazze yaşanılmaz bir hale getirilmektedir.
Bunu tüm dünyanın gözünün içine baka baka yapmaktadır sadece dünyanın değil özellikle de İslam ülkelerinin gözlerinin içlerine çok daha dikkatli bir şekilde bakarak yapmaktadır bunu.
Bu açıkça bir zulümdür ve zalimin yaptığı bu zulmede sessiz kalanlarında vah hallerine.
Geçtiğimiz hafta sonunda olağanüstü toplanan İslam İşbirliği Teşkilatı ve Arap Ligi Ortak zirvesinden de umulan bir sonuç çıkmadı maalesef.
Her bir insan ve her bir Müslüman Gazze’de ki son durum için elinden gelen her şeyi ama her şeyi yapmalıdır.
İsrail’in bölgede neyi amaçladığını ve bu amacı içerisine bizimde topraklarımızın girdiğini artık herkes biliyor.
Amacı uğruna kendi ırkından başka her insanı hayvan gibi gören bir zihniyete sahip olan İsrail bu düşünce doğrultusunda hareket alanını oluşturmaktadır.
Dünya sermayesinin büyük bir bölümünü elinde bulunduran Yahudiler bu sermaye gücü ile maalesef ki birçok İslam ülkesinin ekonomisine de sirayet etmiş durumdadır.
An itibari ile global markaların birçoğu İsrail’in Filistin’de yaptığı zulme ve soykırıma destek olduklarını faaliyet gösterdikleri İslam ülkelerinde dahi birer birer açıklamaktadırlar.
Bunların böyle davranmaları karşısında biz ve bizler neler yapıyoruz diye kendi kendimize sorduğumuzda gönülden verilmesi gereken cevap hiçbir şey yapmıyoruz olmalıdır.
Cevabın gerçeğini son 45 günlük zaman dilimine şöyle bir baktığımızda İslam dünyasından gelen tepkilerde görebiliyoruz.
Ama tepkilerin cılızlığına aldırmadan her bir Müslüman ve her bir insan kendi çevresinde çok ciddi tepkiler ortaya koyabilir.
Tepkilerin ortak noktasında İsrail’in en büyük gücü olan sermaye gücüne karşı verilmelidir ki bunun için de ekonomik boykot çok ama çok değerli, çok ama çok önemli ve çok ama çok büyüktür.
Çıkaralım hayatımızdan İsrail’e destek veren firmaların ürünlerini ve kendi milli ürünlerimize dönelim.
Yok bizim ürünlerimiz o kadar lezzetli değilmiş; yok bizim ürünlerimiz bulaşıkları ve çamaşırları o kadar iyi temizleyemiyormuş; yok bizim ürünlerimiz daha da kalitesizmiş demeden bunların hiçbirine takılmadan kendi ürünlerimizi kullanmak için bir milat olsun bu günler.
Gelin yerli ürünlerimizi kullanmak İsrail’e destek veren firmaların ürünlerini kullanmamak konusunda bir iş birliği yapalım ve hemen uygulamaya koyalım.
Sadece benden ne olur demeden bir ben mi yapacağım demeden ve bunu asla düşünmeden bu önemli günlerde ekonomik boykotta kendimizle ve çevremizle hiç vakit kaybetmeden yer alalım.
Bugünlerde yaptıklarımızın yarın ahiret günü yüz akımız olarak karşımıza geleceğinden en ufak bir şüphe duymadan bunu yapalım.
Mescid-i Aksa için, Filistin için, Gazze için ve Filistin’de yaşayan kardeşlerimiz için bunu yapalım ve etrafımıza da yaptıralım.
Ekonomik boykot için Allah’a güvenerek, Allah’ a sığınarak seferberlik ilan edelim ve zaman geçirmeden uygulamaya başlayalım.
Ve unutmayalım ki Allah sabredenlerle beraberdir.