Temmuz ayındaki verilerden sonra ağustos verilerinin nasıl geleceği beklentisi herkes tarafından merak edilir durumdadır.

Geçtiğimiz yıllarda yaz aylarında enflasyonun düştüğü bir ülkede yaşayan vatandaşlar için bu yıl, yaz ayında da enflasyonun yükselmesi açıkçası pek de hoş olmamıştır.

Bunun sebeplerini birçok yazımda dile getirdim ama maalesef hâlâ enflasyon yukarılarda gezinmeye devam ediyor.

Öyle ki bu yukarılarda gezinme biraz daha devam edecek gibi duruyor; fakat bunun bir an önce önüne de geçmek gerekiyor.

Temmuz ayında yüksek çıkan enflasyon verilerinden sonra bu ay da enflasyon oranının yüksek çıkması gibi bir durum söz konusudur.

Özellikle imalat tarafında yaşanan aksamalar ve sıkıntıların yanına bir de finansmana erişmede yaşanan güçlükler eklenince sorunlar yumağı daha da büyümüş oluyor.

Tüm bunlara ek olarak enflasyon da yüksek seyredince gerek iş dünyası gerekse de çalışanlar için bazı sorunların içinden çıkabilmek çok güç oluyor.

Enflasyon bilinci ile hareket edilmediğinde neler olacağını geçen hafta ayrıntılı olarak burada ifade etmeye çalışmıştım.

Herkes, kendini geminin içinde görüp hisseder ve geminin en ufak su alması sonucunda, gemiye giren sudan etkileneceğini bilir, hareket alanını ona göre belirlerse aslında sorunların üstesinden gelmemek gibi bir durum söz konusu bile olmaz.

Ama şunu açıkça belirtmek gerekir ki insanımız bu durumdan son derece uzak ve enflasyon canavarı her ay yukarılarda gezinmeye devam ediyor.

Girdiğiniz her sohbet ortamında insanlar artık sadece ve sadece hayat pahalılığını konu edinen diyaloglarla birbirleriyle iletişim haline geçiyorlar.

Konu sadece hayat pahalılığı çünkü pahalılık herkesi, her kesimden insanı son derece yakından ilgilendiriyor.

Temmuz ayındaki enflasyona yakın bir enflasyon oranının, ağustos ayında da çıkacağını şimdiden öngörmemiz mümkün gözüktüğü için pahalılığın devam edeceğini söylemek de oldukça muhtemeldir.

Sokakta, çarşıda, pazarda dolaştığınızda insanların, enflasyonun çok kısa sürede düşeceğine olan inancının zayıf durumda olduğuna şahit oluyorsunuz maalesef ki.

Aslında en önemli konunun, insanların geleceğe dair düşüncelerinin olumlu tarafa doğru evrilmesinden geçtiğini, bu hususun altını da kalın puntolarla çizmek gerektiğini ayrıca ifade etmek istiyorum.

Eğer enflasyonun makul düzeylere gelerek düşeceğini insanların aklına getirebilirsek ve insanların düşünce sistematiğine bunu tam olarak yerleştirebilirsek birçok noktada iyi bir düzeye geldiğimizi de göreceğiz.

Bunu yapabildiğimiz noktada aslında birçok iyi olgunun da hayatımıza ekonomik anlamda girmeye başlayacağını göreceğiz.

Çalışmaların bu gerçeklikle uyumlu bir şekilde yapılması ve ekonomi yönetiminin davranışsal finans üzerinde daha güçlü bir şekilde çalışmasının önemini bilerek yol almasının, enflasyonla ilgili alınan yolda çok daha olumlu sonuçları daha hızlı bir şekilde almamıza vesile olacağını söylemek istiyorum.

Konuları önce insanların zihninde çözmenin önemine binaen yapılacak her türlü yaklaşım, insanları olumluya doğru yönelten en önemli etken olacaktır.

Herkes ama herkes enflasyonun düşmeye başladığı ve fiyat istikrarının yakalandığı bir ortamda hareket etmek istiyor; bunun önünü açıcı çalışmaların ve bu çalışmaların piyasaya yansımalarının tezahür edeceği günleri görmek, yaşamak ve hissetmek istiyor.