İçerisinden geçtiğimiz ekonomik süreçte, ülke ekonomimize kazandırmamız gereken ciddi bir kaynak ihtiyacı olduğunu bilerek ve bunun farkında olarak hareket alanını geliştirebilirsek, sorunların aşımında çok daha rahat etmiş oluruz.
Ekonomilerde dışarıdan kaynak sağlanması, piyasalara sıcak para girmesini sağlayan bir etken olduğu için son derece mühim ve üzerinde ciddiyetle durulması gereken bir konudur.
Bunu sağlayabilmek için mali alt yapının, kalıcı çözüm önerileri uygulanarak güçlendirilmesi gerekmektedir.
Çünkü mali alt yapısı güçlü olmayan ülkelere dış yatırımcıyı çekebilmek son derece zordur.
Klişeleşmiş bir söz olan “para güvenli limanları sever” temelinde, kaynak ihtiyacını sağlamak yerine getirmek her zaman ön planda olduğundan, mutlaka ama mutlaka güvenin sağlam bir şekilde ortaya konulması gereklidir.
Eğer mali alt yapıda sorunlar varsa, kökten değişimlerle sorunların çözümüne odaklanılmalıdır.
Bu noktada Merkez Bankasının döviz rezervlerinde de kaynağın sağlanılması, artışın olmasının ana sebebi olacaktır.
Diğer taraftan doğru ekonomik modelin seçilerek yola devam edilmesi, gerek dışarıdan sağlanacak kaynak gerekse de rezervlerdeki artışın sürekli ve kalıcı olması noktasında da büyük bir ehemmiyete sahiptir.
Artık yapay zekâ ve dijitalleşmenin her konuda ön planda olduğu günümüz dünyasında, ekonomik sorunların çözümünde de dijitalleşmenin temelde olduğu belli başlı yeni finansal sistemlerin çözüm yollarının ön plana alınması, sorunların hızla çözümünde başvurulması gereken önemli bir nokta konumundadır.
Dünyanın kullandığı finansal teknoloji modelleri örnek alınmalı ve ülkemiz için uygun olan modeller hızlıca kullanılmalıdır.
Örneğin finansmana erişim noktasında piyasalarda yaşanan sıkıntıların çözümünde, bu teknolojileri kullanmanın oldukça pratik olduğunu belirtmek son derece yerinde olacaktır.
Teknolojilere hakim olan, finansal alanda yetişmiş iyi nitelikteki uzmanların ve çalışanların ülkemizde tutulabilmesi, yurt dışına gitmelerinin önüne geçilebilmesi de ayrıca önem arz eden bir başka noktadır.
İnsan, özellikle de yüksek niteliklere sahip insanın yetişmesi kolay olmamaktadır. Bu zorluğa katlandıktan sonra insanları kaybetmek, ülkemiz için çok acı verici olur.
Bu duruma ek olarak dijitalleşmeye karşı olan belirli gruptaki insanların da sayılarının her geçen gün düşmesi, ekonomik anlamda alınan yolun daha da uzun olmasına vesile olacaktır.
Finans alanında, piyasalardaki eşitlik ya da başka bir ifadeyle finansal anlamdaki demokrasinin sağlam bir yapıya büründürülmesi için dijitalizmin önünün açılması, ekonomiyi yönetenlerin en büyük arzusudur aslında.
Finansal konularda dijitalizm geliştikçe ve dijital alanlar arttıkça ekonominin sağlam temellerde devam ettiği açık bir şekilde görülecektir.
Dijitalleşme, kaynak ihtiyacının da giderilmesinde kilit rol oynayan bir tarafı olması vesilesiyle de ayrıca önemlidir.
Sağlam bir altyapının kurularak finansal dijitalizmi tam olarak sağladığımızda, piyasalarda birçok konuda rahat bir nefes alınması sağlanacak ve daha rahat bir şekilde hareket edilebilecektir.
Ekonominin tüm alanlarında, dünya ile entegreli bir şekilde rasyonel kararlar alındığında, rahatlığın yavaş yavaş genişlediğine şahit olmak içten bile olmayacaktır.