Yaşadığımız sel felaketinin acı tablosu hâlâ gündemimizde. Bir yanda taşan dereler, yıkılan köprüler ve hayatları altüst olan insanlar, diğer yanda bütün bu zorlukların ortasında can kurtarmak için mücadele eden kahramanlarımız var. Ancak Sakarya’nın Sapanca ilçesinden gelen bir görüntü, yaşanan acıların arasında hepimizin yüreğine dokundu.

Sel sularında mahsur kalan 8 aylık Zeynep bebek, AFAD ekiplerinin nefes kesen kurtarma operasyonuyla hayata tutundu. Aralarında bir çocuk ve iki kadının da bulunduğu toplam 8 kişi, dere üzerine kurulan halat sistemiyle güvenli bölgeye tahliye edildi. Operasyonun en duygusal anı ise Zeynep bebeğin kurtarılması sırasında yaşandı.

AFAD personeli Murat Ergül kardeşimiz, halat sistemiyle taşınırken uyanıp ağlamaya başlayan bebeği kucağında pışpışlayarak yeniden uyuttu. Düşünün, etraflarında sel suları, karşılarında aşılması gereken büyük bir tehlike var. Böylesine zorlu bir operasyonun ortasında Murat Ergül, bir bebeğin korkusunu gidermek ve huzurla uyumasını sağlamak için şefkatini esirgemiyor.

İşte insanı duygulandıran tam da bu!
Murat Ergül kardeşimi gösterdiği fedakârlık, cesaret ve merhamet nedeniyle yürekten takdir ediyorum. Çünkü görevini yapmak başka, en tehlikeli anlarda bile karşındaki insanın hassasiyetini düşünebilmek başkadır. O gün Murat Ergül yalnızca bir bebeğin hayatını kurtarmadı; hepimize insanlığın, merhametin ve vicdanın ne kadar kıymetli olduğunu da hatırlattı.
Kurtarma operasyonunda 5 yaşındaki Ayaz’ın da büyük korku yaşadığını anlatan Ergül, küçük çocuğu sakinleştirmek için ona Süpermen gibi karşıya geçeceklerini söylediğini ifade etti. Çocuğun korkusunu yenmesine yardımcı olarak onu güvenli bölgeye ulaştırdılar. Zeynep bebeğin tahliyesinde ise uygun ekipmanların sınırlı olmasına rağmen bilgi ve tecrübelerini kullanarak sorumluluk aldılar ve operasyonu başarıyla tamamladılar.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin bu anları “Sen uyu Zeynep kızım, biz buradayız” sözleriyle paylaşması da yaşananların anlamını çok güzel anlatıyordu. Zeynep belki büyüdüğünde o günü hatırlamayacak. Ancak bir gün, daha sekiz aylıkken hayatını kurtarmak için seferber olan insanların hikâyesini öğrenecek.
Her afette aynı fedakârlığı görüyoruz. Depremde, selde, yangında; yağmur, çamur ve tehlike demeden olay yerine koşan, kendi canlarını da riske atarak vatandaşlarımızı kurtarmak için mücadele eden ekiplerimiz var. AFAD personelimize, jandarmamıza, emniyet güçlerimize ve sahada görev yapan bütün kamu çalışanlarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Emeği geçen herkese minnettarız. İyi ki varsınız!
Türkiye’nin en güzel özelliklerinden biri, zor zamanlarda kenetlenmeyi bilmesidir. Felaket anlarında insanlar arasındaki farklılıklar önemini kaybeder; bir canı kurtarmak, bir aileyi yeniden sevdiklerine kavuşturmak her şeyin önüne geçer. Milletimizin dayanışma ruhu, en zor günlerde bile bizi bir arada tutan en güçlü değerlerimizden biridir.
Elbette temennimiz, hiçbir vatandaşımızın böyle felaketlerle karşı karşıya kalmaması. Ancak böyle zamanlarda görevini fedakârlıkla yapan insanlarımızın varlığını görmek, geleceğe dair umudumuzu da güçlendiriyor.
Bazen bir kahramanlık, metrelerce yüksekte bir bebeği güvenle kurtarmaktır. Bazen de o bebeğin uykusu bölünmesin diye onu şefkatle pışpışlamaktır. Murat Ergül kardeşimizin yaptığı, işte bu iki güzel davranışın aynı anda yaşanmasıydı.
Rabbim ülkemizi her türlü afetten korusun, görev başındaki bütün kahramanlarımızı muhafaza etsin. Dilerim bir daha böyle acılar yaşamayız. İyi ki varsınız, iyi ki bu ülkenin böylesine güzel yürekli insanları var. Allah bir daha yaşatmasın.