Sayın Cumhurbaşkanının “Hamas terör örgütü değildir.” ifadesinden sonra özellikle medyada konuşlanmış bir kesim, tahmin edilebilecek olandan da fazla bir reaksiyon gösterdi.

Evet, mezkûr kesimin Hamas’a veryansın edebileceğini ve İsrail’den yana tavır alabileceğini öngörmek zor değildi kuşkusuz lakin İsrail’den bile daha sert bir tavır takınacakları, tahminlerin de ötesinde bir gelişmeydi…

Yazı başlığı yaptığımız soru işte bu abartılı tavrı sorgulamak maksadı taşıyor.

Sahi dertleri ne bunların?

Neden vatandaşı oldukları ülkenin kahir ekseriyetinin en azından dua ettiği mazlum insanlardan yana değil de binlerce masum insanı, kadın demeden, engelli demeden, çocuk demeden hunharca katleden bir suç örgütünden yana tavır takınıyorlar?

Doğrusunu isterseniz bu sorunun bendeki tek cevabı, ‘İslâm’a olan düşmanlıkları…’ şeklinde…

Bu öylesine hastalıklı bir düşmanlık ki Müslüman olmayan halkların verdiği insani tepkileri bile göremez yapıyor kendilerini…

Düşünün, İngiltere’de, Fransa’da ve halkı Müslüman olmayan birçok ülkede, İsrail’in yaptığı zulümlere yönelik insani bir tepki var ve bu halklar kendi ülkelerini yönetenlere bu zulmün durdurulması yönünde telkinde bulunabiliyor hatta İsrail ile iş birliği yapmış olduklarından ötürü açıkça protesto edebiliyorlar.

Lakin gelin görün ki bizdeki anılan kitle, bırakın asgari insani hassasiyeti göstermeyi, bunun da ötesinde zalimi ve zulmü savunma pozisyonu alıyorlar.

Bu savunma psikolojisi öylesine etkin ki bunların üzerinde, İsrail’i savunurken kendi ülkelerini kötülemekten bile imtina etmiyorlar.

Mesela şöyle dedi bunlardan birisi.

“Ya Netanyahu da PKK’yı destekleyecek bir açıklama yaparsa?..”

Soru aslında Sayın Cumhurbaşkanının yanlış bir nitelemede bulunduğunu ifade maksadıyla sorulmuyor.

Doğrudan suçlama içeriyor ve karşı tarafa âdeta yol gösteriyor.

Hamas’ı PKK’ya eşitlerken, doğrudan doğruya İsrail’in zulümlerini mazur göstermekle kalmıyor, PKK’ya da meşruiyet için bir zemin hazırlıyor…

Oysa Netanyahu, zikrettikleri melun suçlamayı bundan tam dört yıl önce zaten yapmıştı.

Şöyle demişti bu insanlık suçu işleyen zalimlerin başı:

“İsrail, Türkiye’nin Suriye’deki Kürt bölgelerine işgalini şiddetle kınıyor ve Türkiye ve onun vekilleri tarafından Kürtlere yönelik etnik temizliğe karşı uyarıda bulunuyor.

İsrail, kahraman Kürt halkına yardımda bulunmaya hazırlanıyor.”

Netanyahu’nun Türkiye’ye bakış açısı öteden beri böyleydi.

Lakin görüldüğü üzere anılan kitlenin aslında Türkiye ve menfaatleri noktasında en küçük bir hassasiyet sahibi olmaları söz konusu bile değil.

Bütün mesela Erdoğan’ın şahsında İslâm’a olan gayzlarını ve düşmanlıklarını ifade edecek bir gerekçenin bulunması…

İşte Erdoğan’ın bu açıklaması onlara Türkiye’ye ve İslâm’a olan nefretlerini izhar etme imkânı sunmuştur ve bunların yaptığı da bu hastalıklı yaklaşımlarını yansıtmaktan ibarettir!

Tamamen insani insiyakla İsrail ve ABD zulmüne tepki koyan Müslüman olmayan halkların asil davranışı yanında bu asgari insaniyeti bile göstermekten imtina eden mezkûr güruh için maalesef ki ne söylesek faydasız…