Yargıtay, 2 Eylül’de Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde 2019 – 2020 adli yılı açılışına hazırlanıyor. Bu kapsamda Yargıtay Başkanlığı, Türkiye Barolar Birliği’ni ve Tüm Baro Başkanlarını açılışa davet etti. Bu davetin ardından birçok Baro davete katılmayacaklarını duyurdular.
Daveti geri çeviren Baro Başkanları, törenin Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde yapılmasını gerekçe gösterdi ve bu durumun yargı bağımsızlığına gölge düşürdüğü iddiasında bulundu.
Kafası karışanlar için şunu söylemek gerekir. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi içerisinde milletin hizmetine açılmış birçok alan ve bölüm var. Millet Camii de buranın bir parçası ve her isteyen bu camide rahatça namazını kılabiliyor. Bu cami sadece külliyede çalışanların ibadet için kullandıkları bir cami değil. Zaten adından da belli değil mi? Buralar milletin yerleri olarak tahsis edilmiştir.
Külliye içindeki Millet Kongre ve Kültür Merkezi de, önemli toplantıların yapılacağı yer olarak millete hizmet için düzenlenmiştir. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin tamamında da millete hizmet amacı ve çabası var.
Dolayısıyla millete hizmet için yapılan bir yerde Yargıtay’ın yargı yılı açılış törenini yapması, kimi neden rahatsız eder ki? Yargı bağımsızlığına, toplantının yapıldığı yer gölge düşürmez.
Yargı bağımsızlığına, yargıda yapılan yanlışlar ve hatalar gölge düşürür. İşte bu nedenle yargı yılı açılış töreninde savunma adına da varsa yanlış veya hataları dile getirmek ve milletimizin adalete olan güvenini sağlam tutma adına yer almak, millete olan bir borçtur.
Bu nedenle Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nun bu törene katılıp konuşma yapmasını önemsemeliyiz. Yeni sistem içinde yargıda varsa eksik ve yanlışların düzeltilmesi hepimizin millet adına görevidir. Yargı erki millet adına suçluyu cezalandırma görevi taşıdığı kadar, tek bir masumun bile ceza almasını yine millet adına engelleme görevi ve sorumluluğu vardır.
Tek bir masumun dahi ceza alması, tüm yargı camiasını rahatsız eder ve etmelidir de. Aksi halde adalete olan güven kaybolur ki, bu da devletin milletine karşı güvenini kaybetmesi anlamına gelir. Bu nedenle yargı ve savunma el birliği ile çalışmalıdır. Yıkıcılık en kolay iştir. Yapıcılık zordur, ama yapıcı olan hem insanların gönlüne girer hem de yaratıcının rızasını alır. Niyetiniz ne ise, akıbetiniz de o olur. Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ile Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nun yoğun çabaları ile ortaya çıkan ve Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan Yargı Reformu Strateji Belgesi’ni desteklemesi gereken Baroların gösterdikleri bu tavırların amacını gerçekten anlayamadım.
Selam ve dua ile…