Lezzet bakımından ülkemiz, sayısız yerel zenginliklerle dolu bir coğrafya içinde bulunuyor. 42 Maslak içinde oluşturulan “Türk Lezzet Müzesi” de hem ismi hem de üstlendiği format açısından bana çok çarpıcı geldi. Daha başından bu konsept için merak uyandıran şahane bir isim belirlenmiş. Deyim yerindeyse paha biçilmez Türk yemeklerini bir lezzet müzesi formatında İstanbul’un önemli bir bölgesi sayılan Maslak’ta sunuluyor olması çok değerli. Sektör içinde bulunan herkesi heyecanlandıran bir çalışma olduğunu belirtmeliyim. İstanbul’da iş dünyasının kalbi konumundaki bir bölgede ve özellikle yurt dışından gelen birçok yabancı iş insanı misafirin de sık sık ziyaret ettiği 42 Maslak içinde bu lezzet müzesinin olması Türk gastronomi turizmine inanılmaz bir katkı sağlayacaktır. Türkiye’de ilk ve tek olarak 81 ilden binlerce çeşit yiyecek ve içeceğin 6.600 m² alanda, tek bir katta “Türk Lezzet Müzesi” adı altında bir araya toplanması da bu projenin çok başarılı bir organizasyon olduğunu gösteriyor. Merkez içindeki bu konsept mekânları ziyaret edince ben de samimi olarak itiraf etmeliyim ki çok etkilendim. Ayrıca Türk Lezzet Müzesi içinde bulunan restoranların tasarımları da bir harika ve tadabildiğim kadarıyla sunulan lezzetleri de muhteşem.

Türk Lezzet Müzesi

Anadolu Türk yemeklerine duydukları tutkuyu mutfaklarına yansıtmak isteyen 42 Maslak ekibi, geçmişin tariflerini geleceğe taşıma misyonunu da üstlenmiş sanki. Farklı yörelere ait 36 adet Türkiye'nin köklü lokantaları ve dükkânları ile zenginleşen Türk Lezzet Müzesi, 42 Maslak’ın sanat, eğlence ve gastronominin DNA’sını değiştiren vizyoner bir anlayışı ortaya koyuyor. Ülkemizin en özgün, kaliteli ve lezzetli ürünlerinin tadılıp veya satın alınabildiği ve gerçek lezzet deneyimi hakkında bilgi sahibi olunabilecek birçok şey modern ve hijyenik ortamda tek bir çatı altında toplanmış. Türk Lezzet Müzesi, 1,5 yıllık araştırma ve planlama döneminin ardından 2016 yılında olgunlaşmış ve dünyanın en eşsiz bölgesi olan Anadolu’nun yerel lezzetlerine olan tutkulardan yola çıkılarak geliştirilmiş bir proje. Türk lezzetlerine emek vermiş köklü ve en az çeyrek asırlık yöresel lokanta markaları, her yörenin kaliteli ve lezzet garantili ürünlerini satan dükkânlar araştırılmış ve bu markalar bir müze anlayışı ile bir araya getirilerek Türk Lezzet Müzesi adı altında hayata geçirilmiş. Burası, yöresel ev yemekleri, kebaplar, baharatlar, peynirler, zeytinyağlılar ve hamur işleri gibi geleneksel Türk mutfağını oluşturan lezzetlerin merkezi yapılarak Türk gastronomisi üzerine uluslararası pozitif bir algı oluşturulması hedefleniyor.

‘Maslak Muhabbet Olsun’

Türk Lezzet Müzesi’nde ramazan akşamlarına has yapılan ‘Maslak Muhabbet Olsun’ programı da ayrı bir güzellikte. Burada her Salı günü İletişim Stratejisti ve TV sunucusu Ertan Özyiğit ve her Cuma günü de oyuncu ve yönetmen Tamer Levent moderatörlüğünde alanında ünlü konuklarla ufuk açan söyleşiler gerçekleştiriliyor. Geçen Salı akşamı düzenlenen iftarlı programa bende davetliydim. Milliyet.com.tr Köşe yazarı Nilüfer Pazvantoğlu ve Trade&Create ajansının başkanı Emine Töredi beni bu etkinliğe davet ettiklerinde bu denli keyif alacağımı tahmin etmemiştim. Lezzetli yiyeceklerle dolu iftar menüsünü gayet başarılı buldum. İftar öncesi üç müzisyenle yapılan canlı Ramazan dinletisi de süperdi. Programın detaylarına gelince, Ertan Özyiğit’in konuğu NLP Danışmanı ve yazar Barış Muslu idi. Ancak Takvim Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ergün Diler, Prof. Dr. Hasan Köni, Ahu Aysal, Cihat Yaycı gibi önemli konuklar da sahneye çıkıp kendilerini tanıttıktan sonra kısa birer konuşma da yaptılar.

  • Müzeden bazı lezzet durakları

Ali Muhiddin Hacı Bekir

Farklı Tatların Mucidi; Kastamonu’nun Araç ilçesinden İstanbul’a gelerek 1777 yılında Bahçekapı Semti’nde açtığı küçük şekerci dükkânında, lokum, akide vb. şekerlemeleri bizzat imal edip satmaya başlayan Şekerci Hacı Bekir Efendi, bugün dört farklı asır ve beş kıtanın damaklarında dolaşan bir maziye sahiptir.

Dede Bursa Kebapçısı

Bursa’nın En Özel Tatları; Çalışma hayatına 1905 yılında Bursa’da, ufak bir esnaf lokantası olarak başlayan mekânın adı o dönem “Dede’nin Yeri” idi. Özel terbiye usulleriyle hazırlanan döner ve Bursa kebabı, bugün torunları tarafından devam ettiriliyor.

Deli Dane Zeytinyağı

Doğanın mucizesi kabul edilen zeytine duyulan saygı ve tutkunun sonucu ortaya çıkan bir markadır. İsmini yabani yetişen ve tüm zeytinlerin atası olan delice ağacına duyulan saygı ve her zeytin ‘dane’ sine gösterilen özenden alıyor.  

Fevkinde Lahmacun & Pide

Dede mesleği olarak ailecek sürdürülen lahmacun ve pidecilik mesleği, 2000’li yıllarda kurumsallaşmaya karar verilerek babalarından devir gelen tat, lezzet ve kalite Fevkinde Lahmacun & Pide markasıyla devam ettiriliyor.

Gazozcu

Unutulmaya yüz tutmuş nostaljik gazozlar bir arada; Türkiye’nin her yerinden gelen birbirinden lezzetli memleket gazozlarının misafirlere sunulduğu bir mekan. Gazoz çeşitleri arasında yok yok.

Hacı Ahmet Malatya Sofrası

1942 yılından itibaren Malatya’da lezzet yolculuğuna başlayan Hacı Ahmet Malatya Sofrası; taş fırında kuzu eti ile yapılan kâğıt kebap, kuzu dolma, fırın kavurma, fırın kebap, kaburga dolması, incik kebap gibi Malatya sofrasının seçkin yemeklerini konuklarının damak zevkine sunuyor.

Hünkâr 1950

Babadan oğula geçen nefis mutfak deneyimi ile hem geleneksel hem de modern lezzetler; Hünkâr Mutfağında 1950 yılından bugüne babadan oğula geçen ustalıkla korunan zamanın silemediği lezzetler sunuluyor.

Konya’dan Ustalar Etli Ekmek

Konya’nın en özel lezzetleri; Etli ekmek, bıçak arası küflü peynirli pide, bamya çorbası, Konya böreği ve dahası Konya denince akla gelen en leziz yemekler bulunuyor.

Kuzucu Ali Tandır

Konya’nın damak çatlatan lezzeti; Konya yöresine ait Fırın kebabı, etler, sadece tuzlanarak, meşe odunu yanan ve fırın kebabı için özel olarak “yüksek kubbeli” imal edilen taş fırınlarda, bakır leğenler içerisinde ve kendi yağında toplam 5–6 saat ateşe yakın yerde pişiriliyor.

Lazika Çay

Rize’nin en iyi ve en özel çay yaprakları, hayata sağlık katıyor; Lezzetinin yanı sıra, hem doğayı hem de insan sağlığını koruyan bez paketlerdeki sunumuyla Lazika, görsel anlamda çaya farklı bir bakış açısı kazandırıyor.

Mixim Gurme Büfe

19. yüzyıldan bugüne gelen değişmez lezzet; Bulunduğumuz coğrafyada yaşamış, geçmiş toplumların izlerini sürerek, köy sofrasından şehir sofrasına kadar Anadolu’dan yitip gitmiş azınlık yemeklerine uzanan ‘tanıdık’ tatları lezzetseverlerle buluşturuyor.

Makule Mantı & Çiğbörek

İpek Yolu’ndan günümüze lezzet ikilisi; "Makule" Osmanlıcada çeşit ve birbirini tamamlayan şeylerin tümü demektir. Mantı ve Çiğ börek lezzet ikilisini "Makule" çatısı altında birbiriyle tamamlayarak hizmet sunuyor.

Sadabad Cağ Kebap

Erzurum’un en ünlü kebabı, lezzetiyle herkesi otantik bir yolculuğa çıkarıyor; 1972’de İstanbul Kâğıthane’de faaliyetlerine başlayan Sadabad, otantik cağ kebap lezzetini yaygınlaştırmak istiyor.

Tahtakale Filibe Köfte

19. yüzyıldan bugüne gelen değişmez lezzet; 19.YY’da gerçekleşen bir göç ile evde başlayan özel köfte lezzeti, 1993 yılında Tahtakale, Hasırcılar caddesinde açılan ilk dükkân ve 24 yıl sonra 42 Maslak bünyesinde tek şube olarak lezzet yolculuğuna devam ediyor.  

Tarihi Bizim Künefeci

Antakya’nın meşhur tadı, yerli ve yabancı turistlerin yıllardır uğrak noktası; Babadan oğula geçen lezzet ustalığıyla Tarihi Bizim Künefeci, 1949 yılından bu yana Antakya’nın meşhur künefesinin hizmetini veriyor.

Varan Lezzet Durağı

75 yıldır yolculuklara lezzet katan deneyim; Hava yolculuğunun yaygın olmadığı yıllarda karayolu taşımacılığına konforu getiren Varan Turizm, lezzet açısından da Türk insanı için özel bir deneyim vaat ediyor.