Uzaklara mektup yazasım geldi şimdi…

Hem de çok uzak çağlara…

Sevgili uzak zaman insanları…

Satırlarıma başlamadan önce hepinize selam eder; kutup başlarıyla oynamadan, kutuplaşmayı artırmadan, kutuplar ötesinin hâl ve hatırını sorar, büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden öperim.

Sizde de her doğal afet sonrasında kutup başlarıyla oynar mıydı insanlar?

“Senin belediyen, senin hökûmetin” derler miydi?

Yerde ceset varken, yerde enkaz varken, çocuklar ağlarken, kadınlar çaresizce feryat ederken, babalar ne yapacağını bilemezken…

Elini uzatıp bir çocuğu felaketten kurtarmak yerine sosyal medyaya girip saç baş yolup saç baş yoldururlar mıydı sizinkiler de?

Gerçi eski zamanlarda sosyal medya yoktu ama illâki vardı kutuplaşma araçları.

Sizde de yangına benzin bidonuyla giden dingiller mevcut muydu?

Ya da mahalle yanarken saç tıraşı olanlar?

Hani biz çağdaşız, sizden daha çok bilgiyle donatılmışız, daha çok eğitim almışız ya…

Siz kesin daha barbardınız bizden.

Bir insan ölünce, sizden değilse, sevenlerini üzecek kadar gaddar mıydınız?

Kimseye zararı olmasa da ölen kişinin, ölümünü duyar duymaz, özellikle bir kesim tarafından çok seviliyorsa, sevenlerine kan kusturur muydunuz?

Sizinki nasıl bir barbarlıktı örneğin?

“Yandım anam” diyenin anasını da ağlatacak türden miydi?

Yol gösterici miydiniz, yolları kapatıcı mı?

Çözüm odaklı mıydınız yoksa sorunları daha da artıran türden mi?

Ağlayan görünce gözyaşlarını siler miydiniz yoksa yüzüne kelimelerden kezzap mı atıyordunuz?

Uzak zamanın gelişmemiş, cahil insanları…

Siz bizden daha gaddardınız kesin. Çünkü sizler cahildiniz ve cahiller kötü insanlardır.

Bizler okumuş yazmış, görmüş geçirmiş insanlar olarak…

“Kanayan bir yara gördük mü yanar ta ciğerimiz…”

Hangi fikirden olursa olsun, bir insan ölürse ya sükût ederiz ardından ya hayır dualarla yâd ederiz onu.

Bir felaket yaşayınca tamam, çözüm önerilerinden bahsederiz, atılan yanlış adımlardan, alınmayan önlemlerden söz eder, yöneticileri eleştiririz de…

Yöneticiler bizdense de yaparız bunu, bizden değilse de.

Bizden birilerinin ihmali varsa onu görmezden gelmeyiz mesela. Arsızı, hırsızı kimden olursa olsun yerden yere vururuz. Ne belediyeleri boşaltanlara ne fon vurgunlarına göz açtırmayız.

Karşı taraftan birilerinin ihmali varsa ona da aynı yumuşaklıkta davranırız, sadece çözüm odaklı hareket ederiz.

Siz eski zaman insanları cahil olduğunuzdan mutlaka kutuplaşma sizde had safhadadır.

Şakayı bir kenara bırakacak olursak…

Eski zaman insanları birbirini okla, ilkel silahla, ateşli silahla öldürürken…

Biz kalemin ucundan çıkan kurşunlarla öldürüyoruz.

Onlar can alıyordu, biz öldürüp hayatta bırakıyoruz.

Hangimiz daha ilkel?