En son söyleyeceğimizi en baştan söyleyelim ki kendisinin temiz olduğunu düşünenler yazıyı okuma zahmetine girmesin.
Siyasete girenler kirlenmiyor, kirlenme potansiyeli olanlar siyasete giriyor ya da girmek için fırsat kolluyor.
Türkiye’de de dünyada da siyaset yapanların temiz kalabilmesi için gerekli birtakım şartlar var.
Siyasete girenlerin suç işlemesini önlemek için ya “önleyici kolluk tedbirleri” alacaksınız ya da suç işleyeni anında görevden atacaksınız.
Her fırsatta dile getirdiğim bir örnek var.
Rahmetli büyüğümüz, şair, mütefekkir ve münevver Abdurrahim Karakoç’a soruyorlar: Siyasete neden girdin?
“Allah rızası için.” diyor.
Peki, neden hemen çıktın?
“Allah rızası için.”
İstisnalar müstesna diyerek pek az insanı töhmet altında bırakmadan rahatlıkla şunu söyleyebiliriz:
Siyasete Allah rızası için girdikten sonra hâlâ görevine devam edenlerin Allah rızası kaygısı kalmamıştır.
Kalmamıştır, çünkü olan bitene baktığımızda bu net bir şekilde görülebiliyor. Bunun sağcısı da yok, solcusu da yok.
Peki, nedir çözüm önerileri? Öyle ya! Çözüm önerileri olmadan yapılan eleştiriye “yıkıcı eleştiri” denir.
Milletvekilleri, MKYK üyeleri, belediye başkanları seçilirken öyle bir standart getireceksin ki…
En başta…
Vekil ve belediye başkanı başvurusu yapandan para almayacaksın arkadaş. Almayacaksın ki bir koyup on alma iştiyakıyla yanıp kavrulmasınlar.
Belli bir seviyenin üstünde mal varlığı olanı siyasete sokmayacaksın. “Sen insanlara hizmet etmek istiyorsan istihdamı artır.” diyeceksin onlara.
Milletvekilliği maaşını ve özlük haklarını normalin altına çekeceksin ve ömür boyu vekil emekliliği rahatlıklığından mahrum bırakacaksın. Ayrıca dokunulmazlığı kürsü dokunulmazlığına indirgeyeceksin.
Makam aracıymış, özel danışmanmış falan, bunların hepsini alacaksın ellerinden.
En önemlisi de:
Siyasete giren her kim olursa olsun hepsi için partinin internet sitesine bir modül yükleyeceksin. Her birinin kendisinin, eşinin ve çocuklarının mal varlıklarını listeleyeceksin. Mal varlığı arttıkça renk koyulaşacak ve belli bir koyuluğa ulaştıkça siyasetin dışına kendiliğinden çıkaracaksın.
Bir siyasetçinin etrafındaki insanlar, memur alım sistemi gibi herkese uygulanan kriterler dışında işe alınmayacak. Bir kişi bile işe girerken siyasetçi aracılığıyla giriyorsa o siyasetçiye hemen kapı gösterilecek.
Herkes düşünmüştür.
Bir belediye başkanı, aday olabilmek için parti yöneticilerine neden yirmi milyon euro verir?
Bunun açıklaması net:
Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez. Tamam da verilen tavuk yirmi milyon euro ise geri alınacak kaz kaç para?
Bu kazın parası milletin cebinden çıkacak. Bunu neden kimse sorgulamaz ki?
Yazdıklarım ütopya gibi geldi, değil mi?
Uygulanabilirliği yok, değil mi?
Bu çözüm önerilerini sadece kimler kabul eder, biliyor musunuz?
Asla siyasete girme olasılığı olmayanlar!