Para ile imtihan olup da o imtihanı kazanan o kadar az insan var ki…

Hani bir söz var ya:
“Kimse sınanmadığı günahın masumu değildir.”

Şu fon olayında kazandıkça daha çok kazanmak isteyenler, bir vadi dolusu altın versen bir vadi dolusu daha isteyenler, bire bin almak için hiçbir ahlak yasası tanımayanlar…

Allah rahmetiyle muamele etsin;
“Yasal olan her şey helal değildir.” diyen Alev Alatlı’yı haklı çıkarmaya devam edecekler.

Sadece bu fon mağdurları değil, imkânı olmadığı için bu tür sınanmalara maruz kalmayanlar da o haramı işleyecekler.

Bakın, bu doyumsuz ve görgüsüz insanlar gökten zembille inmedi.

İçimizden çıktılar.

Bizden birileri, yani bunlar.

Belki bunlara ateş püskürenler bile vardır o doyumsuz tipler içinde.

Kimisi beş vakit namazını kılan ve kıyıda köşede konuşurken gençlerin ahlaksızlığından, gidişatının kötü olduğundan bahseden, okullarda ahlakî eğitim verilmesini isteyenlerdendir.

Öz kardeşine 5 bin lira iken altın verip altın 50 bin liraya çıkınca ondan elli bin liralık altın almaya çalışanların bu fonculardan farkını birisi bana izah etsin.

Yasal olarak “Altın veren haklı ama…” değil mi?

Enflasyonun yüzde otuzlarda olduğu bir zamanda, yüzde 500 civarında artan altınla borcunu geri istemesi yasal normalde…

Fetva makamı değilim, kimsenin verdiği borçtan geri ne istediği beni de ilgilendirmez.

Hatta bugünden yarına iş bitirene hayır dua ederler bizim kültürümüzde.

Tefeciler de bugünden yarına iş bitirir, onlara da dua edelim mi, ne dersiniz?

İnsanların doyumsuz ve nankör olduğu ayetlerle sabitken çok da üst perdeden konuşmamak lazım.

Bu insanlar bizim içimizden çıktı.

Kimisi siyasi nüfuzunu kullandı, kimisinin, moda deyimle, şansı yaver gitti, kimisi aldığı tüyolarla doldurdu cebini.

Bu paralarda doğmamış çocuğun hakkı var mı, emeklinin hakkı var mı, diyen olmadı.

Neden olmadı?

Hukuk çerçevesinde yapıldı bu hırsızlık.

Hangi hukuk? Batıdan ithal ettiğimiz hukuk…

Bizim inancımıza uygun bir hukuk sistemi olsaydı, bunların hiçbirisi bir koyup bin alamazdı.

Meseleyi toparlayacak olursak…

Sınanmadığımız için masum değiliz hiçbirimiz.

Sadece fon günahı işlemedik diye öteki günahlarımızdan sıyrılmış değiliz.

Doyumsuzluk her birimizde yeterince var.

Hukuk sistemimizi gözden geçirmemiz gerek.

Özellikle siyasi nüfuzunu kullanarak kendilerini dokunulmaz zannedip de asıl vurgunu vuranların hepsinin mal varlığına el konulması, hak ettikleri ceza neyse kendilerine verilmesi gerekmektedir.

Bizim kültümüzde suçu işleyen bizden de olsa cezasını çeksin diyenlerdeniz biz, diğerleri gibi hırsızına sahip çıkan gevşeklerden değiliz.