Kadir İnanır’ın vasiyeti sonunda açıklandı.

77 yaşında hayatını kaybeden Yeşilçam’ın unutulmaz oyuncusu Kadir İnanır’ın ardından şimdi de geride bıraktığı miras konuşuluyor.

Whatsapp Image 2026 09 22 At 10.49.24

Ve açıkçası vasiyetnamenin ortaya çıkmasıyla birlikte son günlerde yaşanan bazı tartışmaların da perde arkası daha farklı görünmeye başladı.

Çünkü basına yansıyan bilgilere göre Kadir İnanır’ın geride bıraktığı mirasın toplam değerinin yaklaşık 1 milyar TL olduğu, hatta bu rakamı aştığı iddia ediliyor. Bu rakamın kesinleşmiş resmi bir değer olmadığının da altını çizmek gerekiyor. Gayrimenkuller, banka ve yatırım hesapları, özel koleksiyonlar, araçlar ve telif hakları düşünüldüğünde ortaya oldukça büyük bir miras tablosu çıkıyor.

Ve bu mirasın tamamının kimde kalacağı artık belli.

Kadir İnanır’ın 2022 yılında hazırladığı vasiyetnameye göre sanatçı; üç otomobilini, gayrimenkullerindeki tüm hak ve hisselerini, bankalardaki ve yatırım hesaplarındaki para ve faizlerini, koleksiyonlarını, sanat eserlerini, alacaklarını ve telif haklarını hayat arkadaşı Jülide Kural’a bırakmış.

Kadir İnanır ayrıca hayatının belgesel yapılmasına ve kendi adına kurulacak dernek, vakıf, park veya sanat merkezi gibi girişimlere ilişkin izin ve telif haklarını da Jülide Kural’a vermiş.

Şimdi burada biraz duralım.

Whatsapp Image 2026 09 22 At 10.49.25

Kadir İnanır ile Jülide Kural tam 27 yıl boyunca birlikte bir hayat yaşadı.

27 yıl…

Bu, öyle birkaç yıllık bir beraberlik değil.

İyi günleri de kötü günleri de birlikte geçirdiler. Kadir İnanır’ın hastalık dönemlerinde, sağlık sorunlarında ve hayatının en zor süreçlerinde yanında olan insanlardan biri, hatta hayat arkadaşı Jülide Kural’dı.

Dolayısıyla Kadir İnanır’ın kendi mal varlığı üzerinde tasarrufta bulunarak 27 yıllık hayat arkadaşına mirasını bırakmasını ben son derece anlaşılabilir buluyorum.

Üstelik Kadir İnanır’ın çocuğu da yoktu.

“Niye Jülide Kural’a bıraktı?” sorusunu sormanın bana göre çok fazla bir anlamı yok.

Çünkü ortada 27 yıllık bir hayat arkadaşlığı var.

Bu iki insanın arasında neler yaşandığını, Kadir İnanır’ın ne düşündüğünü, ne hissettiğini dışarıdan kimsenin tam olarak bilmesi mümkün değil.

Dolayısıyla burada Kadir İnanır’ın iradesine saygı göstermek gerekiyor.

Fakat vasiyetnamenin başka bir maddesi var ki bence asıl dikkat çekici olan nokta tam da burası.

Kadir İnanır, Jülide Kural’ın kendisinden önce hayatını kaybetmesi ihtimalini de düşünmüş.

Ve böyle bir durumda bütün mirasının İnsan Hakları Derneği, Türkiye İnsan Hakları Vakfı ve Nesin Vakfı’na eşit şekilde bırakılmasını istemiş.

Yani Kadir İnanır sadece “Ben öldükten sonra Jülide Kural ne yapacak?” diye düşünmemiş.

Jülide Kural’ın da hayatta olmaması ihtimaline karşı mirasının nereye gideceğini açıkça belirlemiş.

Burada insan ister istemez şu soruyu soruyor:

Whatsapp Image 2026 09 22 At 10.49.25 (1)

Jülide Kural hayatta olmasaydı bile mirasın aileye değil, üç kuruma bırakılması istenmişse, Kadir İnanır’ın miras konusundaki iradesi aslında ne kadar net?

Bence asıl tartışılması gereken nokta burası.

Çünkü Levent İnanır’ın açıklamalarında, Jülide Kural’a miras bırakılmasına karşı olmadıkları, asıl itirazlarının ailenin tamamen miras dışında bırakılması olduğu söyleniyor.

Levent İnanır, Kadir İnanır’ın “tüm soy geçmişine bir kravat dahi bırakmamasının dünya görüşüne uygun olmadığını” söyleyerek hukuki yollara başvuracaklarını açıkladı.

Fakat şimdi vasiyetnamenin tamamına baktığımızda başka bir tablo çıkıyor.

Kadir İnanır, Jülide Kural’ın hayatta olmaması halinde bile mirasının yeğenlerine kalmasını istememiş.

Üç ayrı kurumu işaret etmiş.

Bu da bana göre çok önemli bir ayrıntı.

ŞİMDİ GELELİM “İRADE” MESELESİNE…

Ben özellikle Levent İnanır’ın daha önce yaptığı o açıklamayı yeniden hatırlatmak istiyorum.

Levent İnanır, dayısı Kadir İnanır’ın son günlerinde “irade sorunu” yaşadığını söylemişti.

Açıkçası ben bu sözün bugün ortaya çıkan tablo karşısında yeniden değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Çünkü Kadir İnanır’ın son dönemindeki sağlık durumu ve vaziyeti hakkında bilgi almak isteyenler Levent İnanır’ı arıyordu.

O dönemlerde kamuoyuna yansıyan açıklamalarda ise Kadir İnanır’ın durumunun oldukça iyi olduğu yönünde bilgiler veriliyordu.

Hatta Levent İnanır’ın daha önceki bir açıklamasında Kadir İnanır’ın durumunun çok iyi olduğunu söylediği de basına yansımıştı.

Ben o süreçte “Kadir İnanır’ın irade sorunu var” şeklinde bir açıklamayı hatırlamıyorum.

Ne oldu da daha sonra özellikle “irade sorunu” ifadesi kullanıldı?

İşte açıkçası benim kafamı kurcalayan nokta bu.

Bugün vasiyetnamenin içeriğini gördükten sonra ben Levent İnanır’ın o açıklamasının bilinçli şekilde yapılmış olabileceğini düşünüyorum.

Hatta açık konuşayım:

Ben o “irade sorunu” sözünün, ileride gündeme gelebilecek hukuki bir sürecin zeminini hazırlamak amacıyla planlı şekilde söylenmiş olabileceğine inanıyorum.

Bu benim kanaatim.

Elbette bunun kesin olarak böyle olduğunu söylemek mümkün değil.

Ama bugün geriye dönüp baktığımda, o açıklamanın sıradan bir açıklama olmadığını düşünüyorum.

Çünkü şimdi önümüzde 2022 tarihli bir vasiyetname var.

Ve bu vasiyetnamede Kadir İnanır’ın yalnızca Jülide Kural’ı değil, Jülide Kural’ın hayatta olmaması ihtimalini de düşünerek ikinci bir plan yaptığı görülüyor.

Dolayısıyla “Kadir İnanır ne yaptığını bilmiyordu” veya “iradesi yoktu” iddiasının hukuken nasıl değerlendirileceği bundan sonra büyük önem taşıyacak.

AVUKATI NE DİYOR?

Kadir İnanır ve Jülide Kural’ın avukatı Bişar Abdi Alınak da vasiyetnameyle ilgili kamuoyuna yansıyan haberlerin ardından açıklama yaptı.

Alınak, Kadir İnanır’ın sanat hayatının yanı sıra insan hakları, barış ve eşitlik mücadelesine dikkat çekti.

Avukat Alınak, vasiyetnamenin mahkeme huzurunda açılmasının tamamlanması gereken usuli işlemler nedeniyle ertelendiğini belirterek, Kadir İnanır’ın iradesinin eksiksiz şekilde yerine getirilmesinin, vefatından önce kendisine ilettiği son iki ricasından biri olduğunu söyledi.

Alınak ayrıca, Kadir İnanır’ın vefatından hemen sonra vasiyetname hakkında “spekülatif ve gerçeği yansıtmayan” haberlerin dolaşıma sokulduğunu ve bunun bilgi kirliliğine neden olduğunu ifade etti.

Açıklanan bilgilere göre vasiyetname 9 Mayıs 2022 tarihinde İstanbul Beyoğlu 48. Noterliği’nde, gerekli sağlık raporu alınarak ve iki tanığın huzurunda düzenlenmiş.

Bu ayrıntı önemli.

Çünkü bundan sonra yapılacak itirazların merkezinde de büyük ihtimalle vasiyetnamenin geçerliliği ve Kadir İnanır’ın vasiyetnameyi hazırladığı tarihteki iradesi olacak.

Ve işte o noktada mahkeme devreye girecek.

ŞİMDİ SÖZ HUKUKUN

Levent İnanır, ailenin hukuki yollara başvuracağını söylüyor.

Bakalım mahkeme bu itiraz karşısında nasıl bir değerlendirme yapacak?

Vasiyetname olduğu gibi geçerli mi kabul edilecek?

Kadir İnanır’ın vasiyetnameyi hazırladığı tarihteki sağlık durumu ve iradesi konusunda mahkeme ne diyecek?

Ailenin ileri süreceği iddialar nasıl değerlendirilecek?

Bütün bunların cevabını önümüzdeki süreçte göreceğiz.

Ama benim açımdan bugün ortaya çıkan en önemli gerçek şu:

Yaklaşık 1 milyar TL olduğu iddia edilen bu büyük mirasın nasıl paylaşılacağı konusunda Kadir İnanır’ın 2022 yılında oldukça kapsamlı bir vasiyetname hazırladığı görülüyor.

Ve bu vasiyetnamede yalnızca Jülide Kural’ın adı yok.

Jülide Kural’ın hayatta olmaması ihtimali de düşünülmüş ve mirasın üç kuruma eşit şekilde bırakılması istenmiş.

Dolayısıyla vasiyetnamenin içeriği, Kadir İnanır’ın mirası konusunda oldukça net bir irade ortaya koyduğunu gösteriyor.

Şimdi bu iradenin hukuken nasıl değerlendirileceği önemli.

Bir tarafta 27 yıllık hayat arkadaşı Jülide Kural…

Diğer tarafta mirastan tamamen dışlandığını söyleyen aile…

Ve ortada yaklaşık 1 milyar TL olduğu öne sürülen, gayrimenkullerden banka hesaplarına, koleksiyonlardan telif haklarına kadar uzanan büyük bir miras…

Bakalım bu hikâyenin sonu nereye varacak?

Mahkeme ne karar verecek?

Aile bu vasiyete itiraz edecek ve süreç nasıl ilerleyecek?

Yoksa Kadir İnanır’ın yıllar önce ortaya koyduğu irade olduğu gibi mi uygulanacak?

Yaşayıp göreceğiz.

Benim söyleyeceğim son söz ise şu:

77 yaşında hayatını kaybeden büyük oyuncu, Yeşilçam’ın unutulmaz ismi Kadir İnanır’a Allah’tan rahmet diliyorum.

Türk sinemasına yaptığı katkılar ve yarattığı unutulmaz karakterlerle adını Yeşilçam tarihine altın harflerle yazdırdı.

Şimdi geride bıraktığı miras üzerinden yeni bir tartışma başladı.

Bakalım bu hikâyenin son perdesinde neler yaşanacak?

Yaşayıp göreceğiz.