Berna Laçin’in yıllardır sosyal medya üzerinden yaptığı çıkışları biliyoruz.

Özellikle X platformunda gündem yaratacak, tartışma çıkaracak ve tepki çekecek açıklamalarıyla sık sık karşımıza çıkıyor. Söylediği sözlerin ardından yaşanan tartışmalar da çoğu zaman günlerce devam ediyor.

Ama bu kez iş başka bir noktaya geldi.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’ye katıldığı gün Berna Laçin, X hesabından “İzmir daha önce de işgal edildi, korkma!” ifadelerini kullandı.

Whatsapp Image 2026 10 08 At 10.02.22

Bu paylaşımın ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Laçin hakkında “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçundan soruşturma başlatıldı.

Bence yerinde bir soruşturma.

Çünkü sosyal medya, insanın aklına gelen her şeyi hiçbir sorumluluk taşımadan yazabileceği bir alan değil.

Bir sanatçı, bir gazeteci, bir siyasetçi ya da toplum tarafından tanınan herhangi bir kişiyseniz, kullandığınız kelimelerin karşılığını daha fazla düşünmek zorundasınız.

Whatsapp Image 2026 10 08 At 10.02.22 (1)

Hele ki konu İzmir’in işgali gibi bu ülkenin hafızasında çok özel ve hassas bir yere sahip bir tarihse…

Orada iki kere düşünmek gerekir.

İzmir’i işgal eden kimdi?

Yunan ordusu.

İzmir’in işgalden kurtuluşu neyin sembolüdür?

Milli Mücadele’nin.

Hal böyleyken, bugün yaşanan bir siyasi parti değişikliğini alıp İzmir’in işgaliyle aynı cümlenin içine koymak bana göre son derece yanlış bir tercih.

Cemil Tugay’ın AK Parti’ye katılmasını eleştirmek sizin en doğal hakkınız.

Beğenmeyebilirsiniz.

Sert şekilde eleştirebilirsiniz.

Siyasi görüşünüzü ortaya koyabilirsiniz.

Ama bunu yaparken İzmir’in işgalini siyasi polemiğin malzemesi haline getirirseniz, ortaya bambaşka bir tablo çıkar.

Üstelik kullanılan ifade öylesine seçilmiş bir cümle ki, toplumun farklı kesimlerinde tepki oluşturması kaçınılmaz.

Nitekim öyle de oldu.

Laçin’in X hesabına baktığınızda, paylaşımın altında ve çevresinde binlerce tepki görüyorsunuz. Eleştirenler var, ağır ifadeler kullananlar var, hatta işi hakarete götürenler var.

Fakat burada başka bir mesele daha dikkat çekiyor.

Bu kadar tepkinin arasında oturup insanlara tek tek cevap vermek neden?

Bir insan söylediği sözün arkasındaysa, bunun gerekçesini bir kez anlatır.

Yanlış anlaşıldığını düşünüyorsa açıklar.

Ama her eleştiriye cevap vermek, her tartışmaya dahil olmak, her yeni yoruma karşılık vermek meseleyi çözmüyor. Tam tersine, tartışmayı büyütüyor.

Ve açık söyleyeyim…

Berna Laçin’in uzun zamandır ekranlarda düzenli bir yapımın içerisinde olmadığını biliyoruz. Bir dönem çeşitli marka reklamlarında gördük. Bir dönem YouTube üzerinden içerikler hazırladı.

Bugün aktif olarak devam eden bir projesi var mı, açıkçası bilmiyorum.

Fakat X platformunda yaptığı paylaşımlarla sürekli gündem oluşturduğu ortada.

İnsanda ister istemez şu düşünce oluşuyor:

Gündemde kalmanın yolu artık iş üretmekten çok, tartışma yaratmak mı?

Bunu Laçin’in niyeti olarak söylemiyorum. Niyetini bilemem.

Ama ortaya çıkan tablo bu soruyu sorduruyor.

Çünkü bir insanın söylediği her sözün ardından yeni bir kavga, yeni bir tartışma ve yeni bir gündem oluşuyorsa, bir noktadan sonra kullanılan dilin de sorgulanması gerekir.

Bu kez ise kullanılan dil bana göre gerçekten çok ağır.

“İzmir daha önce de işgal edildi, korkma!”

Bu cümlenin neresinden tutarsanız tutun, siyasi eleştirinin sınırlarını aşan bir tarafı var.

Üstelik bunun üzerine bir de “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçlamasıyla soruşturma açılmış durumda.

Elbette soruşturma sonucunda suçun oluşup oluşmadığına yargı karar verecek. Kimse daha soruşturmanın başında bir kişiyi suçlu ilan edemez.

Ama hukuk başka, vicdani ve toplumsal değerlendirme başka.

Ben kendi adıma bu sözün yanlış olduğunu düşünüyorum.

Hem de ciddi biçimde yanlış.

Berna Laçin, bu söz size hiç yakışmadı.

Çünkü siyasi muhalefet yapmak başka şeydir, tarihin en hassas dönemlerinden birini bugünün siyasi kavgasına taşımak başka şey.

Klavyenin başında birkaç saniyede yazılan bir cümle, milyonlarca insanın karşısına çıktığında artık sadece sizin cümleniz olmaktan çıkıyor.

Bir karşılığı oluyor.

Bir etkisi oluyor.

Bazen de hukuki bir sonucu oluyor.

O nedenle sosyal medyada biraz daha ölçülü olmak gerekiyor.

Her akla gelen yazılmaz.

Her tepki gösterilmez.

Her siyasi gelişme, tarihin en acı dönemleriyle yan yana getirilmez.

Çünkü bazı kelimelerin ağırlığı vardır.

İzmir’in işgali de o kelimelerden biridir.

Keşke bu paylaşım yapılmadan önce bir kez daha düşünülseydi.

Çünkü bu kez gerçekten hata edildi.

Ve bana göre Berna Laçin’in yapması gereken şey, tartışmayı daha fazla büyütmek değil, kullandığı sözün neden bu kadar tepki çektiğini bir kez olsun düşünmek.