Öncelikle sıkı para politikasını bir açıklayalım; piyasaya sürülen para miktarını azaltmak ve faiz oranlarını yükseltmek için daha çok merkez bankalarının uyguladıkları politikalara sıkı para politikası denilmektedir.
İki husus ön plandadır; para miktarını azaltmak ve faiz oranlarını yükseltmek. Faiz oranları sürekli artırılarak izlenen bir politikadır. Piyasada dolaşan para miktarı çok olduğunda enflasyon artmaktadır.
Ayrıca merkez bankalarının bir diğer önemli görevi ise fiyat istikrarını korumaktır.
Fiyat istikrarı dediğimizde de enflasyon ve deflasyonun önlenmesinin kast edildiğini bilmek gerekir.
Yeni girdiğimiz mayıs ayı farklı ülkelerin merkez bankalarınca sıkı para politikasının sürdürüleceği bir ay olacaktır.
Örneğin bugün açıklanacak olan Fed’in faiz kararı bu politikanın ne kadar hassasiyetle yürütüleceğinin ipuçlarını finansal piyasalara verecektir aslında. Yazıyı kaleme aldığım an itibariyle bugün ki Fed faiz kararında 50 ila 100 baz puan arasında bir faiz artırımını ön gördüğümü belirtmek isterim.
50 baz puanlık artış kesin gözükmekte bunun üzeri olarak ta 75 belki de 100 baz puanlık bir artış bile piyasalarda sürpriz olarak karşılanmamalıdır. Ama 100 baz puanlık bir artışın piyasalarda nasıl bir etki yapacağı çok iyi hesaplanmalıdır.
Mayıs ayında ki bu karar haziran, temmuz ve ağustos ayalarında da devam edeceğini şimdiden söylemek yerinde olacaktır. Öyle ki haziranda 75, temmuzda ve ağustosta da 50’şer baz puanlık faiz artırımını piyasalar satın almış durumdadırlar bile.
ABD’de enflasyonun yanında imalat verileri de son derece kötü gelmeye devam ettiği için Fed’in bu yöndeki kararının devam edeceği rahat bir şekilde görülebiliyor. Öyle ki hafta başında açıklanan verilere göre ABD’deki nisan ayı imalat endeksi son 21 ayın en kötüsü olarak ölçüldü.
Fed ayrıca bundan sonraki periyotlarda belki de bilanço daraltma yoluna da girebilir. Fed dışındaki diğer büyük merkez bankalarına bir göz gezdirdiğimizde ise mayıs ayı ve sonrası için şunları söylemek mümkündür;
Avrupa Merkez Bankası (ECB), İngiltere Merkez Bankası (BoE), Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) mayıs ayında an itibariyle bir toplantı planları bulunmamakta. Fakat ECB’nin de sonbahara kadar 50 baz puanlık bir faiz artırımına gideceği düşüncesi piyasalarda satın alınmış durumdadır. ECB piyasaların beklediğinden çok daha fazla sıkılaşmanın görüleceğini ifade ediyor.
BoE ise 2021 Aralık, 2022 Şubat ve 2022 Mart’ta 3 defa faiz artırımı yapmış olup bundan sonraki süreçte de bu artırımlarına devam edeceği görüşü piyasalarda ağırlık kazanmaktadır. BoJ tarafında ise diğer merkez bankalarına kıyasla daha rahat bir görünüm izlenmektedir.
Çünkü Japonya’da enflasyonun durumu Avrupa ve Amerika’ya oranla daha iyi konumdadır. Bu yüzden BoJ’nın izleyeceği para politikası son derece rahat bir durumda yoluna devam edecek ve banka faiz artırımına gitmeyecektir.
Bir diğer Asya ülkesi olan Çin’de ise Kovid sebebiyle oluşan ekonomik kötü gidişata son verebilmek ve özellikle küçük esnafa yardımcı olabilmek amacıyla Çin Merkez Bankası (PBoC) faiz indirimine gidecektir. PBoC 2022 Ocak ayında faizleri düşürmüştü ve bu ay için de beklentiler yine aynı yönde yoğunlaşıyor.
Dünyanın bir tarafında sıkı para politikaları diğer tarafında da daha gevşek para politikaları bir bakıma merkez bankalarının da gücünü ortaya sermiyor mu? Pek tabii ki de seriyor.