[email protected]

Ah Müslim Sarı, ah…

Rivayete göre Mansur Yavaş’a demiş ki, “Ya bizdensiniz ya değilsiniz! Parti aidiyetinizi belirleyin!”

Kimin gazına geldiyse artık, pimini çekip bombayı fırlatmış

ve “bummm!”

Bu nasıl bir üsluptur yahu?

“Kelimeler, nişangahı bozuk silah gibidir” aynelyakin görüldüğü üzere… Aslında J.Paul Sartre metaforu Müslim Sarı’ya az bile… “Patlamaya hazır bomba gibidir…” demek gerek belki de…

Gaziantep ağzıyla dersek… Karşısındaki öyle “allo cello” biri değil! Koskoca Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı!

Peki görüşmeye gittiği kişi kim?

İsrail Cumhurbaşkanı mı? Tabii ki değil!

ABD Cumhurbaşkanı mı? I ıh!

Yunanistan Cumhurbaşkanı mı? Hayır…

Kim peki?

Bu milletin, Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı!

Demek ki neymiş, Mansur Yavaş bir Büyükşehir Belediye Başkanı olarak elbette ki Cumhurbaşkanı’yla görüşecek!

Ne yani?

Kiminle görüşüp, kiminle görüşmeyeceğine Müslim Sarı mı karar verecek?

Hem var sayalım ki görüşmeyi Cumhurbaşkanı Erdoğan talep etti! Doğal olarak görüşmeye gitmesi gerekmez mi?

Yok diyebilir mi?

Mesela “Sayın Cumhurbaşkanım! Eğer gelirsem Müslim Sarı ne der sonra? Israr etme! Vallahi Billahi gelemem” mi deseydi?

Hem Müslim Sarı, Mansur Yavaş’ın üst aklı mı? Kuklacısı mı?

Elbette değil! O halde, herkes sınırını bilerek hareket etmeli!

Peki, nereye kadardır özgürlüğün sınırı? Diğer bir bireyin özgürlüğünün sınırına kadar!

Sonuçta her yiğidin bir yoğurt yiyişi var değil mi? Eğer Belediye Başkanı seçilen Mansur Yavaş’sa, kendini onun üst aklı gibi görmeyeceksin! Kişisel gıcığın yüzünden zaten ikiye bölünmüş partini bir parça daha bölmeyeceksin!

Sahi nerede kaldı CHP’nin meşhur altı oku? Kuvvede var, fiilde yok… Şimdi “Sizin demokrasiden özgürlükten anladığınız bu mu” demezler mi adama? Daha parti içerisinde bir demokrasi, özgürlük tesis edememiş bir parti, iktidara geldiği zaman bu halka hangi kalibresiyle demokrasi, eşitlik getirecek?

Yoook, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşmesine gıcık olduysanız, bir dahaki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerine paşa paşa Müslim Sarı’yı aday göstereceksiniz! O da Mansur Yavaş gibi yapmayacak… Yani Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşmeye kesinlikle gitmeyerek, iddiasını kanıtlamış olacak...

Bakın şiddetle tavsiye ediyorum!

Ancak bu sayede Ankara’da Milliyetçi bagajı olmayan bir CHP’linin ne kadar kazanma şansı olduğunu hep birlikte görebiliriz.

Gelelim Kemal Kılıçdaroğlu’na…

Whatsapp Image 2026 09 24 At 14.54.36

Mansur Yavaş Müslim Sarı’nın onur kırıcı sözleriyle afur küfür olup köprüleri atınca tüm CHP’liler gibi Kemal Kılıçdaroğlu’ndan bir “tashih” bekliyor insan… “Gitme başkanım, kal” demesini…

Ama yok…

Belki de Müslim Sarı’nın “onur kırıcı” çıkışı, Kılıçdaroğlu’ndan da gizli onay alıyordur! Gizli derken, bize gizli… CHP’de bir süredir, ara bozucuların Mansur Yavaş ve Kılıçdaroğlu arasında fitne fücur mekiği dokudukları fısıltısı dolaşıyor…

Eh sessiz sedasız Mansur Yavaş’ın, Mansur Savaş’a evrilme sürecini de bunlar tetikliyor işte…

Mansur Yavaş da can sonuçta, her ölümlü gibi tahammülünün bir sınırı var bittabii… Bir yere kadar dişini sıktı, dayandı ve sonunda köprüleri attı beklendiği gibi…

Bu sefer de Baltabıyık masalındaki mezarlık kısmını anımsatan bir siyasi sahne ortaya çıktı! Baltabıyık, gece yarısı mezarlıkta helva kavurmaya başlayınca, mezardaki ölüler dört bir yandan ellerini uzatıp “bana daaa, bana daaa” derler ya, aynen öyle… Siyasi ölüler de Mansur Yavaş CHP’den ayrılınca “bize geeel, bize geeel” diye ellerini uzatmaya başladılar!

Ortada seçim kazanmış, polemiklerle yıpranmamış cillop gibi bir belediye başkanı var. Helva kokusu müflis siyasetçilerin de iştahını kabarttı tabii…

Özgür Özel bile “saygı duyuyorum” dedi… İnanılır gibi değil! “Özgür Özel” diyorum bakın, “kararına saygı duyuyorum” dedi.

Yeni Parti’ye “yeşil yakar” gibi…

İktidarın habire ıskalayan Nostradamus’una göre ise büyük ihtimalle AK Parti’ye geçecek…

Bir kısmı diyor ki parça pincik partiler adına “Çatı Aday” olacak…

Ben ise Mansur Yavaş’ın yaş tahtaya basacağını zannetmiyorum. Aksi halde oyu belki bir çimdik böler ama Cumhurbaşkanlığı seçimlerini asla kazanamaz. Ankara dışında bir varlığı yok çünkü…

Bir de ürkek… Ayyynen bizim Nostradamus gibi saman altından su yürüten cinsten, cesur değil!

Bu millet her daim yiğit olandan yanadır. Geleceği Allah bilir…