Zorlukla verilen kiloların kısa sürede geri gelmesinin nedeni irade eksikliği değil, yağ hücrelerinin hafızası olabilir. ABD'deki Case Western Reserve Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Harrington Keşif Enstitüsü araştırmacılarının Cell Reports dergisinde yayımlanan çalışması, yağ hücrelerinin geçmişteki obeziteyi hücresel düzeyde "hatırladığını" ortaya koydu. Fareler üzerinde yapılan çalışmaya göre bu hafıza, fazla kilolar verildikten sonra bile beyne sürekli açlık sinyali gönderilmesine yol açıyor. Araştırmacılar aynı hormonun anneden bebeğe geçerek obezite yatkınlığını anne karnında programlayabildiğini de tespit etti.
"Açık kalan elektrik anahtarı"
Araştırmanın odağında, yağ dokusundan salgılanan ve beyindeki hipotalamus bölgesine ulaşarak iştahı tetikleyen asprosin hormonu yer alıyor. Obezite sırasında vücutta artan iltihap molekülü TGF-β1, yağ hücrelerinde kalıcı epigenetik değişikliklere neden oluyor. Epigenetik değişiklikler, DNA'nın dizilimini değiştirmeden genlerin nasıl çalıştığını etkiliyor. Bu değişiklikler nedeniyle kilo normale dönse ve TGF-β1 düzeyi düşse bile yağ hücreleri asprosin üretmeye devam ediyor.
Çalışmanın kıdemli yazarı Dr. Atul Chopra, bu durumu parmağınızı çektikten sonra bile açık kalan bir elektrik anahtarına benzetiyor. Deneydeki fareler fazla kilolarının tamamını vermesine rağmen yağ hücrelerindeki bu anahtar açık kaldı ve asprosin salgılanmaya devam etti. Bu durum, kilo verenlerin neden güçlü bir açlık hissi ve yeniden kilo alma baskısıyla karşılaştığını açıklıyor.
GLP-1 ilaçları bırakılınca kilolar neden geri geliyor?
Son yıllarda yaygınlaşan GLP-1 ilaçları, iştahı bastırarak ve tokluk hissini artırarak belirgin kilo kaybı sağlıyor. Ancak araştırmacılara göre bu ilaçlar yağ hücrelerindeki biyolojik hafızayı silmiyor, yalnızca tedavi sürdüğü sürece açlık sinyallerini bastırıyor. İlaç bırakıldığında yağ dokusundaki hafıza yeniden devreye giriyor, asprosin düzeyi yüksek kalıyor ve verilen kilolar hızla geri alınıyor.
Obezite anne karnında programlanıyor mu?
Araştırmanın en çarpıcı bulgularından biri, asprosin hormonunun plasenta engelini aşabilmesi oldu. Obez annelerden bebeğe geçen hormon, bebeğin yağ hücrelerini daha anne karnındayken programlayarak ileriki yaşlarda obeziteye yatkın olmasına zemin hazırlıyor. Araştırmacılar, obezitenin ailelerde kuşaktan kuşağa aktarılmasının yalnızca genetik ve çevresel etkenlerle değil, bu hormonal aktarımla da ilişkili olabileceğini belirtiyor.
Yağ hücrelerinin hafızası silinebilir mi?
Farelerde umut verici sonuçlar elde edildi. Araştırmacılar asprosin üreten genlerden beyindeki reseptörlere kadar bu mekanizmanın farklı basamaklarını engellediğinde, hem kilo verdikten sonra kiloların geri alınması önlendi hem de anneden yavruya geçen obezite yatkınlığı ortadan kalktı. Sonuçlar, Seth J. Field liderliğindeki bağımsız bir laboratuvar tarafından da doğrulandı ve mevcut insan verileriyle de uyumlu bulundu.
Tedavi insanlarda ne zaman denenecek?
Bulgular şimdilik fare deneylerine dayanıyor. Araştırmacılar bir sonraki aşamada bu mekanizmanın insan yağ hücrelerinde ne kadar güçlü çalıştığını ve asprosini engelleyen ilaçların GLP-1 tedavisinin ardından kiloyu korumak için güvenle kullanılıp kullanılamayacağını klinik çalışmalarla araştırmayı planlıyor. GLP-1 ilaçlarının kullanımı ya da bırakılması konusunda mutlaka hekime danışılmalı.

