Güvenilir Ürün Zirvesi’nde lezzetin, emeğin ve güvenin buluşması
Bazı buluşmalar vardır, sıradan bir etkinlik olmaktan çıkar, bir sektörün hafızasına küçük ama anlamlı bir not düşer. 5. Uluslararası Güvenilir Ürün Zirvesi de benim için böyle bir buluşma oldu. Öncelikle, böylesine kapsamlı bir organizasyonu hayata geçiren Güvenilir Ürün Platformu’na, Platform Başkanı Celal Toprak’a, Genel Sekreter Elif Aşlamacı Attepe’ye ve perde arkasında görünmeyen büyük bir emekle çalışan herkese gönülden teşekkür etmek istiyorum.
Çünkü güvenilir gıdayı ve gastronomiyi konuşmak kolay belki ama üreticiyi, markayı, şefi, akademisyeni, kamu temsilcisini ve tüketiciyi aynı çatı altında buluşturmak ise ciddi bir emek, koordinasyon ve inanç gerektirir.
Gerçekten de zirve bunu çok iyi başarıyor.
Zirvenin ana teması “Yerli ve Milli Kahramanlar”
29 Eylül 2026’da İstanbul’da gerçekleştirilen zirvenin ana teması “Yerli ve Millî Kahramanlar”. Kaynakların verimli kullanılması, ekonomi ve finansman, gıda israfının önlenmesi, sürdürülebilirlik, coğrafi işaretler ve beslenme bilinci gibi başlıklar, zirvenin bugünün sofrasına baktığı kadar geleceğin sofrasına da dikkate aldığını gösterdi. Zirve öncesinde paylaşılan bilgide 12’den fazla ülke, 75’in üzerinde konuşmacı, 200’ün üzerinde marka ve 1000’in üzerinde katılımcı hedefleniyordu. Yüksek bir oranda bu da gerçekleşti.
Lezzet ancak tadılarak anlaşılır
Benim açımdan ise zirvenin en güzel taraflarından biri, söylenen sözlerin tadımlarla, workshoplarla ve gerçek ürünlerle buluşmasıydı. Çünkü gastronominin konuşularak anlaşılması pek mümkün görünmüyor. Gastronomi ve lezzet koklayarak, dokunarak, pişirerek ve paylaşarak anlaşılabilen bir alan.
Bereket Döner
Zirvenin yıldızlarından biri hiç kuşkusuz Bereket Döner oldu. Dönerin kokusu daha uzaktan kendisini belli ederken, standın önünde oluşan kuyruklar da ilgiyi anlatmaya yetiyordu. Döner bir sokak lezzeti gibi görünse de Bereket’teki dönerin ateşi, eti, ustalığı ve lezzeti çok iyi restoranların bir ürünü olduğunu bize gösterdi.
Yayla Gıda ve Eyüp Kemal Şef
Yayla Gıda ise özellikle yeni ürünleriyle dikkat çekti. Geleneksel tahıl ve bakliyat dünyasının artık alıştığımız ürünlerden ibaret olmadığını, yeni tüketici beklentileriyle birlikte farklı ürünlerin de sofraya girdiğini görmek mümkün oldu. Yayla’nın workshopunda Şef Eyüp Kemal Sevinç, özel Yayla pirincinden hazırladığı pilavla ürünün mutfaktaki karşılığını gösterdi. EKS Mutfak Akademisi’nin kurucusu olan Sevinç’in meslek hayatı 1991’de başlıyor, bugüne geldiğimizde ise eğitim, danışmanlık ve gastronomi alanındaki çalışmalarıyla gittikçe büyüyerek devam ediyor.
İstanbul Ticaret Borsası, simit ve Şef Sedat Aksu
İstanbul Ticaret Borsası da İstanbul’un gastronomik hafızası açısından önemli bir başlığı zirveye taşıdı. İstanbul Simidi. 2025 yılında mahreç işareti olarak tescil edilen İstanbul Simidi’nin coğrafi işaret sürecinde İstanbul Ticaret Borsası başvuru ve tescil sahibi olarak yer alıyor. Şef Sedat Aksu tarafından gerçekleştirilen uygulamalı workshop ise simidin vitrinde gördüğümüz yuvarlak bir hamur işi olmadığını; hazırlanışından pişirilmesine kadar bir tekniği ve geleneği olduğunu hepimize gösterdi.
TURGİD ve Şefleri
Zirvenin şefler tarafında da gerçekten güçlü isimler vardı. Yunus Emre Akkor, Türk, Osmanlı ve Anadolu mutfaklarının tarihsel izlerini araştıran şef ve yazar kimliğiyle gastronominin bugünden ibaret olmadığını hatırlattı. Akkor’un “Kayseri Mutfağı” kitabı Gourmand World Cookbook Awards’ta ödül kazanmış; 2022’de de Gastronomi alanında Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ne layık görülmüştü.
Cüneyt Asan ise etin ustalığını ve kasaplık kültürünün gastronomideki yerini temsil eden önemli isimlerden biri olarak zirvede yer aldı. Çocuk yaşta Bostancı Kasaplar Çarşısı’nda çıraklıkla başlayan meslek hikâyesi, daha sonra Günaydın Et ve Restoranları’nın kuruluşuna uzandı.
Süleyman Tarakçı, Karadeniz mutfağı, sürdürülebilirlik ve geleneksel ürünler üzerine yapılan oturumlarda yer aldı. NALIA Karadeniz Mutfağı’nın kurucu ortaklarından ve TURGİD’in etkinliklerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olan Tarakçı, zirvede sürdürülebilir mutfak başlığının önemli isimlerindendi.
Nermin Öztürk de Cüneyt Asan ve Yunus Emre Akkor ile birlikte sürdürülebilir mutfak üzerine değerlendirmelerde bulundu.
Reis Gıda ve nohutlu pilavı, Reis Gıda, her zamanki gibi nohutlu pilavıyla yüzlerde tanıdık bir tebessüm bıraktı, geliştirdiği sağlıklı ürünlerle de dikkat çekti.
Oğuz Holding, içecekleriyle zirvenin yoğun temposunda katılımcılara ferah bir nefes aldırdı.
Afyon’dan gelen Aşpa, haşhaşın Anadolu toprağındaki hikâyesini doğal ürünleriyle taşıdı.
Munzur Et ise Munzur yaylalarında yetişen hayvanlardan elde edilen etlerle hazırlanan ürünleriyle bölgesel üretimin değerini hatırlattı.
Charme Gurme, sağlıklı atıştırmalıklar dünyasında kendisine açtığı alanı gösterirken,
Şampiyon Kokoreç, Türkiye’nin sokak lezzeti kültürünün güçlü temsilcilerinden biri olarak standında dikkat çekti.
BEE’O ise arının küçücük bedeninden doğan büyük dünyayı zirveye taşıdı. Propolis, arı sütü, polen, arı ekmeği ve bal gibi ürünleriyle arı ürünlerinin geleneksel, Ar-Ge ve inovasyonla birlikte ele alınabileceğini gösterdi.
Quinceland zeytinyağlarıyla Akdeniz güneşini,
Arifoğlu baharatlarıyla Anadolu’nun kokusunu,
Lütfiye doğadan gelen lezzetleri,
Seyidoğlu Gıda geleneksel tatları,
Mahbuba kahvenin kendine özgü aromasını,
Söke Un ise mutfağın en temel hammaddelerinden unun değerini temsil etti.
Köklü Zeytinyağları zeytinyağının bereketini,
Bursa Kebap Evi Bursa’nın kebap kültürünü,
Bind Çikolata çikolatanın mutluluğunu,
Muratbey yeni peynirleriyle sağlıklı beslenmeyi,
Snapie ise atıştırmalıkları ve içecekleri ile yeni nesil ürün anlayışını zirvenin renkli lezzet haritasına ekledi.
Lezzet Molası
Tüm bu markalara bakarken aslında tek tek ürünlerden çok daha büyük bir hikâye gördüm. Topraktan sofraya uzanan bir emek zinciri. Bir tarafta çiftçi, diğer tarafta üretici, bir yerde usta, başka bir yerde şef, bir başka noktada araştırmacı, girişimci ve tüketici… Zirvede yapılan tadımlar bu yüzden benim için bir “lezzet molası” idi. Her lokmada bir üreticinin emeği, her üründe bir markanın hikâyesi, her workshopta yılların mutfak bilgisi vardı. Ben her zaman şuna inanırım. “Güven, sofraya konulan ilk malzemedir.” Çünkü iyi yemek iyi malzemeyle yapılır.
5. Güvenilir Ürün Zirvesi
Bana bir kez daha gösterdi ki gastronominin geleceği daha güvenilir, daha bilinçli, daha sürdürülebilir ve emeğe daha çok değer veren sofralarda yatıyor. Bu güzel buluşmada emeği geçen Güvenilir Ürün Platformu ekibine, şeflerimize, üreticilerimize, markalarımıza ve görünmeyen kahramanların tamamına teşekkür ediyorum.
Çünkü bazen bir zirve biter ama iyi fikirler, güzel lezzetler ve güven duygusu insanın damağında kalır.
5. Güvenilir Ürün Zirvesi de bende tam olarak böyle bir tat bıraktı.