Anadolu Ajansının (AA) "Bir Nefes Bin Zehir" başlıklı dosyasının bu haberinde, tütün ve tütün mamullerinin başta kanser olmak üzere yol açtığı sağlık sorunları, Türkiye'deki yaygın kullanımı, sigarayı bırakmaya yönelik mücadele ve destek hizmetleri ele alındı.

Dr. M. Burhan Küçükoğlu, AA muhabirine, dünyada her sene 7 milyondan fazla insanın tütüne bağlı hastalıklar nedeniyle hayatını kaybettiğini belirterek, bu kişilerin 1,5 milyonunun hiç sigara içmemiş, sigara dumanına pasif maruziyet yaşamış kişiler olduğunu kaydetti.

Küçükoğlu, dünyada yaklaşık 1,2 milyar insanın tütün ve tütün mamulü kullandığını dile getirerek, "Yaklaşık 7 kişiden biri tütün mamulü kullanıyor. Bunu sadece erişkinler üzerinde hesapladığımızda da her 5 erişkinden birinin tütün mamulü kullandığını görüyoruz." diye konuştu.

Türkiye'deki tablonun daha kötü olduğunu ifade eden Küçükoğlu, şöyle devam etti:

"Maalesef şu an 15 yaş üstü her 3 yetişkinden biri ülkemizde tütün ve tütün mamulü kullanıyor. Buna bağlı hastalıklar nedeniyle de her yıl yaklaşık 120 bin vatandaşımız hayatını kaybediyor. Bizim en büyük halk sağlığı sorunlarından biri olarak nitelendirdiğimiz problemlerden biri, tütün ve tütün mamulleridir."

"15 milyondan fazla çocuk elektronik sigarayı daha zararsız olduğunu düşünerek içiyor"

Küçükoğlu, son dönemde elektronik sigara, vape ve buhar ürünlerinin daha zararsız olduğuna dair bir imaj oluşturulduğunu belirterek, bunun özellikle çocuklar açısından önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu kaydetti.

Elektronik sigaraların, vapelerin ve buhar ürünlerinin aslında sigaradan farkı olmadığının bilindiğini belirten Küçükoğlu, "Bu imajın şöyle bir dezavantajı var. Maalesef şu an 13 ile 15 yaş arasında dünyada 15 milyondan fazla çocuk bu elektronik sigarayı daha zararsız olduğunu düşünerek içiyor. Halbuki bunların hepsi aynı derecede zararlı, aynı hastalıklara ve bağımlılığa sebep oluyor." dedi.

Küçükoğlu, tütün ve tütün mamullerinin çok sayıda hastalıkla ilişkili olduğunu anlatarak, "Kanser, 20'den fazla kanser çeşidinin doğrudan tütün ve tütün mamulleriyle ilişkisi var. Önlenebilir akciğer kanserlerinin yüzde 70'i tütüne bağlı hastalıklar, tütün mamulleri nedeniyle ortaya çıkıyor. Bunun dışında ağız, gırtlak, mesane, böbrek, pankreas, rahim ağzı gibi aklınıza gelebilecek her organda kansere neden olabiliyor." diye konuştu.

Kanserin dışında kalp damar hastalıklarının büyük kısmının da sigara ve tütün mamullerinden kaynaklandığını, solunum hastalıklarının, özellikle kronik akciğer hastalıklarının, en büyük etkenlerinden birinin sigara olduğunu aktaran Küçükoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Özellikle gebelikte sigara kullanımı çok zararlı. Sigara hem bebeğe zarar veriyor hem erken doğum, düşük doğum ağırlığı gibi hastalıklara sebep oluyor. Bütün kullananların ve buna maruz kalanların bağışıklık sistemini düşürüyor. Hastalıklara daha kolay yakalanmasına sebep oluyor. Erken yaşlanma, kırışıklık gibi cilt hastalıklarına sebep oluyor. Çocukların tütün dumanına maruz kalması önemli bir risk. Özellikle ebeveynleri sigara içen çocuklarda üç kata kadar daha fazla sigara bağımlılığı oluştuğunu söylüyor bilimsel çalışmalar. Ayrıca üçüncü el maruziyet de daha az bilinen bir konu. Üçüncü el maruziyet ne demek? Örneğin; bu odada birisi sigara içti, bu odadan çıktı, hiçbirimiz odada değiliz, 2 saat sonra bizler bu odaya geldiğimizde o kişinin içtiği sigara buradaki duvarlara, eşyalara, malzemelere sinerek bize de zarar veriyor. Çocuklar özellikle bu durumdan çok büyük zarar görüyorlar."

"Üç yetişkinimizden biri maalesef her gün düzenli olarak sigara kullanıyor"

Sigara bağımlılığının bir karakter zaafiyeti olmadığını belirten Küçükoğlu, sigara bağımlılığının bilimsel olarak ispatlanmış bir hastalık olduğunu ifade etti.

Küçükoğlu, Türkiye'nin OECD ülkeleri arasında tütün kullanımında öncü ülkelerden biri olduğunu vurgulayarak, "OECD ortalaması yüzde 14-15'e yakınken bizim ülkemizde maalesef bu oran yüzde 30'lara çıkmış durumda. Yani her üç yetişkinimizden biri yaklaşık maalesef her gün düzenli olarak sigara kullanıyor." dedi.

Erkeklerde kullanım oranının kadınlara göre 2,5 kat fazla olduğunu belirten Küçükoğlu, "Geçmişe doğru baktığımızda kadınlarda da oranın sürekli olarak bir artış trendinde olduğunu görüyoruz." diye konuştu.

"İstanbul'da 5 bin 262 tane sigara bırakma danışmanı oluşturduk"

İstanbul'da tütünle mücadele kapsamında çok sayıda çalışma yürüttüklerini belirten Küçükoğlu, vatandaşların doğrudan başvurmasını beklemediklerini, aile hekimleri üzerinden de sigara bırakma konusunda destek sağladıklarını anlattı.

Küçükoğlu, "Geçtiğimiz sene İstanbul'da 5 bin 262 aile hekimimizin hepsini sigara bırakma konusunda eğittik. Yani İstanbul'da 5 bin 262 tane sigara bırakma danışmanı oluşturduk." dedi.

Vatandaşların aile hekimlerine başvurduklarında sigara kullanımının otomatik olarak sorgulandığını dile getiren Küçükoğlu, gerekli tedaviye yönlendirme yapıldığını ifade etti.

Her yıl 10 milyon kişiyi etkiliyor: Risk azaltılabilir!
Her yıl 10 milyon kişiyi etkiliyor: Risk azaltılabilir!
İçeriği Görüntüle

Küçükoğlu, vatandaşların doğrudan ulaşabileceği 24 saat hizmet veren Alo 171 hattının bulunduğunun altını çizerek, "Sigarayı bırakmak isteyen her vatandaşımız 24 saat boyunca aradığında burada bir bağımlılık testinden geçiriliyor ve bağımlılığın derecesine göre doğru yere randevusu oluşturularak sigarayı bırakmak üzere yönlendiriliyor." diye konuştu.

Vatandaşların sigara bırakma polikliniklerine e-Nabız, MHRS veya Alo 182 üzerinden de randevu alarak başvurabileceğini ifade eden Küçükoğlu, şunları kaydetti:

"Aslında şunu söylemek istiyoruz; siz yeter ki bırakmaya karar verin, burada önemli olan vatandaşımızın buna karar vermiş olması. Biz gerek psikososyal destek olarak gerek farmakolojik tedavi yöntemleri olarak sonuna kadar vatandaşımıza ücretsiz, tamamen ücretsiz bir şekilde gereken bütün desteği sağlıyoruz. Ayrıca 3 tür tedavimiz var. Nikotin bantları, psikolojik danışmanlık şeklinde verebiliyoruz. Bir de farmakolojik tedavi dediğimiz ilaçlarla tedavi kısmı var. Bunu bizim bu danışmanlarımız, aile hekimlerimiz, sigara bırakma polikliniğindeki danışmanlarımız değerlendirip bağımlılığın derecesine göre uygun tedavi yöntemini uyguluyorlar."

Kaynak: AA