<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Haberler - Diriliş Postası</title>
    <link>https://dirilispostasi.com</link>
    <description>Diriliş Postası ekibinin hazırladığı, Türkiye ve dünyadan son dakika haberler ve güncel haber başlıkları için Hemen Ziyaret Edin.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://dirilispostasi.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 12 Sep 2026 07:36:24 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Arnavutluk'ta Yeni Trend: Hem Deniz Tatili Hem Sağlık Turizmi]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/arnavutlukta-yeni-trend-hem-deniz-tatili-hem-saglik-turizmi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/arnavutlukta-yeni-trend-hem-deniz-tatili-hem-saglik-turizmi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son beş yılda turist akınına uğrayan Arnavutluk, deniz ve kum tatilini uygun fiyatlı diş ve saç tedavileriyle birleştirerek Avrupa'nın yeni sağlık turizmi merkezi haline geliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Son yıllarda hızla artan ziyaretçi sayısıyla Avrupa'nın en popüler ve ekonomik tatil rotalarından biri haline gelen Arnavutluk, turizm sahnesinde sunduğu yepyeni konseptle dikkatleri üzerine çekiyor. Artık ülkeye giden turistlerin valizlerinde sadece mayoları değil, aynı zamanda tedavi planları da var.</p>

<p><strong>Saç Ekimi ve Diş Tedavisinde Yeni Adres</strong></p>

<p>Geleneksel tatil anlayışını uygun maliyetli tıbbi müdahalelerle harmanlayan Arnavutluk, özellikle estetik operasyonlar arayanların yeni gözdesi oldu. Ziyaretçiler artık sadece güzel plajların ve güneşin tadını çıkarmakla kalmıyor; aynı zamanda kendi ülkelerine kıyasla çok daha uygun fiyatlara yepyeni bir gülüşe veya gür saçlara kavuşmayı tercih ediyor.</p>

<p><strong>Çifte Kazanç Sağlayan Turizm Modeli</strong></p>

<p>Son beş yılda turizm sektöründe adeta bir patlama yaşayan ülke, tatil maliyetlerini tıbbi operasyonlarla birleştirerek eşsiz bir "fiyat-performans" fırsatı sunuyor. Sıcak kumsallarda dinlenirken aynı zamanda tedavi süreçlerini aradan çıkaran turistler, bu yenilikçi konsept sayesinde tek bir seyahatte iki farklı amaca ulaşmış oluyor. Arnavutluk'un bu hamlesi, ülkeyi sadece bir yaz rotası olmaktan çıkarıp, yıl boyu rağbet gören bir medikal turizm merkezine dönüştürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Berk Küçük</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/arnavutlukta-yeni-trend-hem-deniz-tatili-hem-saglik-turizmi</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 22:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/09/i-m-g-1997.webp" type="image/jpeg" length="19042"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kendimize Gülmek Gerçekten İyi Bir Fikir mi? Psikolojik Araştırmalar Ezber Bozuyor]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/kendimize-gulmek-gercekten-iyi-bir-fikir-mi-psikolojik-arastirmalar-ezber-bozuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/kendimize-gulmek-gercekten-iyi-bir-fikir-mi-psikolojik-arastirmalar-ezber-bozuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hayata mizahla bakmak ve olayları tiye almak genel ruh sağlığımız için faydalı kabul edilse de, psikolojik araştırmalar "kendimize gülmenin" ve şaka kaldırma biçimlerimizin her zaman o kadar da sağlıklı sonuçlar doğurmayabileceğini ortaya koyuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Birçoğumuz hatalarımızla dalga geçmenin, kendimize gülebilmenin bir özgüven belirtisi ve sağlıklı bir başa çıkma mekanizması olduğuna inanırız. Ancak durum gerçekten böyle mi? Psikoloji dünyası, kişinin sürekli kendisine gülmesinin ne kadar sağlıklı olduğu konusunda uzun zamandır ikiye bölünmüş durumda. Konunun temeline inmek için ise 1990'larda yapılan çarpıcı bir araştırmaya dönmemiz gerekiyor.</p>

<p>Dışlanan Çocukların Ortak Noktası: Şaka Kaldıramamak</p>

<p>Psikologlar, 1990'lı yıllarda bazı çocukların okulda akranları tarafından neden dışlandığını anlamak için derinlemesine bir araştırma başlattı. Elde edilen bulgular, dışlanan çocukların genel olarak iki temel tipe ayrıldığını gösteriyordu: Bir kısmı saldırgan ve zorba eğilimler gösterirken, diğer kısmı ürkek ve tamamen boyun eğen bir yapıya sahipti. Birbirine tamamen zıt gibi görünen bu iki grubun aslında çok kritik bir ortak noktası vardı: Şaka kaldıramamak.</p>

<p>Şakayı 'Hakaret' Olarak Algılayanlar ve Gülüp Geçenler</p>

<p>Araştırmaya göre, dışlanan çocukların şakalara verdikleri tepkiler farklı olsa da algıları aynıydı. Zorba grup yapılan şakalara öfke patlamaları veya şiddetle karşılık verirken; ürkek grup derin bir incinmişlik hissiyle tamamen kendi kabuğuna çekiliyordu. Her iki grup da kendilerine yöneltilen mizahı, iyi niyetli bir takılmadan ziyade doğrudan bir "hakaret" olarak algılıyordu.</p>

<p>Bunun tam karşısında ise sosyal açıdan daha yetkin ve özgüvenli çocuklar yer alıyordu. Bu çocuklar kendilerine yapılan şakaları ya hiç umursamıyor ya da karşı tarafla birlikte gülüp geçmeyi başarabiliyordu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kendimize Gülmek Her Zaman Sağlıklı mı?</p>

<p>Uzmanlar, hayata karşı neşeli ve mizah dolu bir bakış açısına sahip olmanın insan ilişkileri, ruh sağlığı ve genel yaşam kalitesi açısından çok daha yararlı olduğu konusunda hemfikir. Erken yaşlarda kazanılan şaka kaldırabilme ve kendine gülebilme yetisi, yetişkinlikteki sosyal becerilerin temelini oluşturuyor.</p>

<p>Ancak madalyonun bir de diğer yüzü var. Son yıllarda psikologlar arasında giderek alevlenen tartışma, bu durumun dozajıyla ilgili. Kendimizle barışık olup ufak hatalarımıza gülmek olumlu bir özellik olsa da; kişinin sürekli kendini hedef alan, kendi değerini düşüren ve zayıflıklarını alay konusu yapan bir mizah anlayışını benimsemesinin, sanıldığının aksine her zaman iyi bir fikir olmayabileceği ve maskelenmiş bir özgüven eksikliğine işaret edebileceği vurgulanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BBC</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/kendimize-gulmek-gercekten-iyi-bir-fikir-mi-psikolojik-arastirmalar-ezber-bozuyor</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/09/i-m-g-1990.jpeg" type="image/jpeg" length="55023"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kanser Riskine Karşı Hayat Kurtaran Adım: Evde Meme Muayenesi Ne Zaman ve Nasıl Yapılmalı?]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/kanser-riskine-karsi-hayat-kurtaran-adim-evde-meme-muayenesi-ne-zaman-ve-nasil-yapilmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/kanser-riskine-karsi-hayat-kurtaran-adim-evde-meme-muayenesi-ne-zaman-ve-nasil-yapilmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA['The Office' dizisiyle tanınan 53 yaşındaki Lucy Davis'in geç kalınmış meme kanseri teşhisini duyurması, evde yapılan düzenli muayenelerin hayati önemini bir kez daha hatırlattı. Peki, uzmanların her ay yapılmasını önerdiği bu basit kontrol nasıl uygulanmalı?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Popüler komedi dizisi The Office'in sevilen karakteri Dawn Tinsley'e hayat veren İngiliz oyuncu Lucy Davis, geçtiğimiz günlerde hayranlarını yasa boğan bir açıklama yaptı. 53 yaşındaki oyuncu, kemiklerine kadar yayılan ve artık kemoterapi için çok geç kalınmış bir meme kanseriyle mücadele ettiğini duyurdu. Ancak Davis'in mesajında çok kritik bir uyarı vardı: "İlk hissettiğim şey aslında klasik bir 'kitle' değildi, daha çok sert bir nokta gibiydi. Gerçekten çok küçüktü."</p>

<p>Davis'in bu acı tecrübesi ve kadınlara yaptığı çağrı, erken teşhisin önemini ve evde yapılan basit kontrollerin aslında nasıl hayat kurtardığını bir kez daha yüzümüze çarptı. Uzmanlara göre, memede ortaya çıkan her kanser standart bir "kitle" şeklinde kendini göstermeyebiliyor. İngiltere'deki doktorlar, vücudunuzun normal halini tanımanız ve olağandışı değişiklikleri hemen fark edebilmeniz için memelerinizi ayda en az bir kez kontrol etmenizi tavsiye ediyor.</p>

<p><strong>Hangi Belirtilere Dikkat Etmeliyiz?</strong></p>

<p>Memeler adet döngüsü veya yaşa bağlı olarak doğal değişimler gösterebilir. Ancak uzmanların özellikle dikkat edilmesini istediği kırmızı çizgiler şunlar:</p>

<p><strong>Memede, göğüs bölgesinde veya koltuk altında ele gelen bir kitle veya şişlik.</strong></p>

<p><strong>Meme derisinde portakal kabuğunu andıran çukurlaşmalar veya kızarıklıklar.</strong></p>

<p><strong>Bir veya her iki memenin boyutunda, şeklinde yaşanan ani ve asimetrik değişiklikler</strong>.</p>

<p>Hamilelik veya emzirme dönemi dışında meme ucundan gelen, özellikle kanlı olabilen akıntılar.</p>

<p>Meme ucunun içeri doğru çekilmesi, şeklinde bozulma veya egzama benzeri döküntüler.</p>

<p><strong>Evde 5 Dakikada Meme Muayenesi Nasıl Yapılır?</strong></p>

<p>Bu kontrolü evde, duşta veya ayna karşısında yapmak oldukça basit:</p>

<p>Öncelikle kollarınız iki yandayken, ardından kollarınızı havaya kaldırarak memelerinize aynada bakın; herhangi bir asimetri veya şekil bozukluğu olup olmadığını gözlemleyin.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Daha sonra, memelerinizin her iki tarafını, köprücük kemiğinize ve koltuk altlarınıza kadar uzanacak şekilde dairesel hareketlerle parmak uçlarınızla yoklayın.</p>

<p>Yoklama sırasında hem hafif hem de biraz daha güçlü bir basınç uygulayın, ancak canınızı yakacak kadar sert bastırmamaya özen gösterin. Son olarak her iki meme ucunun çevresini de kontrol etmeyi unutmayın.</p>

<p><strong>Sadece Kadınların Değil, Erkeklerin de Kabusu Olabilir</strong></p>

<p>Meme kanseri denilince akla sadece kadınlar gelse de, bu sinsi hastalık daha nadir de olsa erkekleri de vurabiliyor. Erkeklerin de göğüs veya koltuk altında oluşan kitlelere, meme ucundan gelen akıntılara veya göğüs şeklindeki farklılıklara karşı tetikte olması büyük önem taşıyor.</p>

<p>Vücudunuzda bu belirtilerden herhangi birini, sizin için "normal" olmayan bir değişikliği veya geçmek bilmeyen bir ağrıyı fark ederseniz vakit kaybetmeden bir hekime başvurmalısınız. Unutmayın; bazı belirtiler başka masum nedenlerden kaynaklanabilir, ancak kanserde erken teşhis her zaman en güçlü silahınızdır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BBC</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/kanser-riskine-karsi-hayat-kurtaran-adim-evde-meme-muayenesi-ne-zaman-ve-nasil-yapilmali</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 14:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/09/i-m-g-1985.webp" type="image/jpeg" length="65739"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mucize İlaçta Yeni Yan Etki Kabusu: 'Ozempic Yüzü'nden Sonra Şimdi de 'Ozempic Dişleri' Gündemde!]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/mucize-ilacta-yeni-yan-etki-kabusu-ozempic-yuzunden-sonra-simdi-de-ozempic-disleri-gundemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/mucize-ilacta-yeni-yan-etki-kabusu-ozempic-yuzunden-sonra-simdi-de-ozempic-disleri-gundemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya çapında bir zayıflama çılgınlığına dönüşen Ozempic kullanımı, yepyeni ve korkutucu bir sağlık sorununu beraberinde getirdi. İlacın yol açtığı mide rahatsızlıkları ve yetersiz beslenme nedeniyle diş minelerinin eridiği 'Ozempic dişleri' vakaları sosyal medyada alarm veriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Hollywood yıldızlarından sosyal medya fenomenlerine kadar herkesin dilinde olan ve adeta küresel bir zayıflama çılgınlığına dönüşen diyabet ilacı Ozempic, bedendeki yıkıcı yan etkileriyle tartışılmaya devam ediyor. Geçtiğimiz aylarda derideki hızlı sarkmaları ifade eden "Ozempic yüzü" ve "Ozempic poposu" kavramlarıyla gündeme gelen ilacın faturası, bu kez çok daha kritik bir noktaya, ağız ve diş sağlığına kesildi.</p>

<p>'Ozempic Dişleri' Nasıl Ortaya Çıkıyor?</p>

<p>Son günlerde sosyal medya platformlarında hızla yayılan "Ozempic dişleri" (Ozempic teeth) şikayetleri, diş hekimlerini de harekete geçirdi. Uzmanlara göre bu durumun arkasında iki temel tıbbi neden yatıyor:</p>

<p></p>

<p>Mide Asidi ve Reflü Dehşeti: İlacın en yaygın yan etkileri olan şiddetli mide bulantısı, kusma ve asit reflüsü, ağız içindeki pH dengesini altüst ediyor. Sürekli ağza gelen mide asidi, diş minesini hızla aşındırarak dişleri çürümeye, kırılmaya ve kalıcı hasara karşı tamamen savunmasız bırakıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hızlı Kilo Kaybı ve Yetersiz Beslenme: İlacın iştahı tamamen kesmesi, vücudun kalsiyum ve D vitamini gibi diş/kemik sağlığı için kritik olan minerallerden mahrum kalmasına yol açıyor. Bu hızlı ve sağlıksız kilo kaybı, diş etlerinde çekilmelere ve nihayetinde diş kayıplarına zemin hazırlıyor.</p>

<p>Estetik Uğruna Geri Dönülmez Hasar</p>

<p>TikTok ve Instagram'da deneyimlerini paylaşan birçok kullanıcı, kilo verdikleri için mutlu olduklarını ancak dişçiye gittiklerinde binlerce dolarlık tedavi masraflarıyla ve kaybedilen dişlerle yüzleştiklerini itiraf ediyor. Sadece birkaç ay içinde dişlerinde sararma, şeffaflaşma ve sızlama başlayan kullanıcıların videoları, tehlikenin boyutunu gözler önüne seriyor.</p>

<p>Diş hekimleri, zayıflamak uğruna doktor kontrolü dışında bu tür ilaçlara başvuranları uyararak; kaybedilen kiloların geri alınabileceğini ancak eriyen bir diş minesinin veya kaybedilen bir dişin geri dönüşünün olmadığını önemle vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Berk Küçük</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/mucize-ilacta-yeni-yan-etki-kabusu-ozempic-yuzunden-sonra-simdi-de-ozempic-disleri-gundemde</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 13:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/09/i-m-g-1978.webp" type="image/jpeg" length="65643"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DSÖ’den dikkat çeken uyarı: Kısırlık riskini artırabilir!]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/dsoden-dikkat-ceken-uyari-kisirlik-riskini-artirabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/dsoden-dikkat-ceken-uyari-kisirlik-riskini-artirabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), insan hayatının herhangi bir döneminde tütün ve tütün ürünlerinin kullanımının kısırlığa neden olabileceğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>DSÖ, 2000-2026 yıllarını kapsayan ve tütün kullanımının kadın ve erkek üreme sağlığı üzerindeki etkilerini araştıran güncel raporunu yayımladı.</p>

<p>Rapora ilişkin basın açıklamasında, "Tütün kullanmak, bebek sahibi olma şansınızı azaltıyor olabilir" başlığı kullanıldı.</p>

<p>Tütün kullanan kadınların kısırlık riskinin, kullanmayanlara kıyasla yüzde 40 daha yüksek olabileceği belirtilen raporda, pasif içiciliğin de doğurganlığı etkileyebileceği ve bu riskin sigara içmeyen kişileri de kapsadığı ifade edildi.</p>

<p>Raporda, sigarayı bırakmanın söz konusu zararların azaltılmasına yardımcı olabileceğine işaret edilerek, geçmişte sigara kullanmış kadınların kısırlık riskinin, halen sigara içenlere kıyasla yüzde 25 daha düşük olduğu vurgulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sigara içen erkeklerin cinsel işlevlerinde daha fazla problem yaşayabileceği kaydedilen raporda, sigara kullanımının kısırlık tedavisinin başarılı olma oranını azaltabileceğinin altı çizildi.</p>

<p>Raporda, elektronik sigara, dumansız tütün, nargile ve diğer tütün ürünlerinin insan sağlığı üzerindeki etkileri hakkında daha fazla bilimsel çalışma yapılması gerektiğine dikkati çekildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/dsoden-dikkat-ceken-uyari-kisirlik-riskini-artirabilir</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 22:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/09/images-1-22.jpg" type="image/jpeg" length="33780"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Batı Nil virüsü paniği: 34 yeni vaka]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/bati-nil-virusu-panigi-34-yeni-vaka</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/bati-nil-virusu-panigi-34-yeni-vaka" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yunanistan'da son bir haftada 34 yeni Batı Nil virüsü vakasının tespit edildiği bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ulusal Kamu Sağlığı Kurumunun (EODY) verilerine göre, ülkede yıl başından 9 Eylül'e kadar Batı Nil virüsü kaynaklı 324 yerel vakanın tespit edildiği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Verilere göre, son bir haftada 34 yeni yerel vaka kayıtlara geçti. Vakaların 217'sinde ensefalit, menenjit veya akut gevşek felç gibi ağır belirtiler görülürken, 107 vakanın ise daha hafif belirtiler gösterdiği aktarıldı.</p>

<p>Virüse yakalanan 65 yaş üstü 30 kişinin hayatını kaybettiği hatırlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/bati-nil-virusu-panigi-34-yeni-vaka</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 14:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/09/thumbs-b-c-59a3cd49be814d0c0acc102519120632.webp" type="image/jpeg" length="70973"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DİKKAT: Sağlık Bakanı Memişoğlu'ndan "aşı" çağrısı!]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/dikkat-saglik-bakani-memisoglundan-asi-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/dikkat-saglik-bakani-memisoglundan-asi-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Önceliğimiz, aşıyla önlenebilir hastalıklara karşı evlatlarımızı korumak. Sağlıklı bir gelecek için aşılarımızı ihmal etmeyelim." ifadesini kullandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Memişoğlu, NSosyal hesabından Halk Sağlığı Haftası dolayısıyla yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Aşı, hastalıklara karşı en güçlü kalkanımız. 13 hastalığa karşı rutin aşılama hizmetlerimize kararlılıkla devam ediyor, aşı takvimimizi bilimsel gelişmeler doğrultusunda güncelliyoruz. Nitekim geçtiğimiz yıl 6'lı karma aşıya geçiş yaparak çocuklarımızın tek bir aşıyla hastalıklara karşı korunmasını sağladık. Önceliğimiz, aşıyla önlenebilir hastalıklara karşı evlatlarımızı korumak. Sağlıklı bir gelecek için aşılarımızı ihmal etmeyelim."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/dikkat-saglik-bakani-memisoglundan-asi-cagrisi</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 14:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/09/thumbs-b-c-a05fb7c70652a886a1718f6d71668d15.webp" type="image/jpeg" length="37943"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü, Kongo'da 5.794 Ebola vakası ve 2.786 ölüm bildirdi]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/dunya-saglik-orgutu-kongoda-5794-ebola-vakasi-ve-2786-olum-bildirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/dunya-saglik-orgutu-kongoda-5794-ebola-vakasi-ve-2786-olum-bildirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salgın 60 sağlık bölgesine yayıldı, BM sağlık ajansı sınır ötesi risklerin devam ettiği konusunda uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><font dir="auto"><font dir="auto">Dünya Sağlık Örgütü, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ndeki Ebola salgınının önemli ölçüde büyüdüğünü, Afrika ülkesinde 5.794 doğrulanmış vaka ve 2.786 ölüm bildirildiğini açıkladı.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Cuma günü geç saatlerde yayınladığı son haber güncellemesinde, salgının 14 Ağustos'taki önceki raporundan bu yana 54'ten 60 sağlık bölgesine yayıldığını belirtti.</font></font></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Bu rakamlar, kabaca %48,1'lik bir ölüm oranına karşılık geliyor.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Birleşmiş Milletler sağlık ajansı, son üç ayda vakalardaki artışın ve coğrafi yayılımın genişlemesinin salgının boyutunda "önemli bir artış" anlamına geldiğini belirtti.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">DSÖ, salgının uluslararası öneme sahip bir halk sağlığı acil durumu olmaya devam ettiğini belirtti. Kuruluş, vakaların tespitinde yaşanan gecikmelerin hane halklarında, topluluklarda ve sağlık tesislerinde bulaşma riskini artırdığı konusunda uyardı.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Dünya Sağlık Örgütü'ne göre, etkilenen tüm ülkelerde toplamda 5.815 doğrulanmış vaka bildirildi; bunlardan 20'si Uganda'da ve biri Fransa'da.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Toplam 2.788 ölüm kaydedildi, bunlardan ikisi Uganda'da gerçekleşti. En az 1.314 hasta iyileşti.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">DSÖ, sınır ötesi bulaşmanın önemli bir risk olmaya devam ettiğini belirtti.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Havaalanlarında, limanlarda ve resmi kara sınır geçiş noktalarında giriş ve çıkış taramaları ve gözetimi yapılıyor olsa da, kurum insanların hâlâ gayri resmi sınır geçiş yollarını kullanarak seyahat edebilecekleri konusunda uyardı.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Salgının nedeni, Ebola'nın şiddetli bir formu olan Bundibugyo virüs hastalığıdır.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">DSÖ, hastalığın enfekte kişilerin kanı, salgıları, organları veya diğer vücut sıvılarıyla temas yoluyla, ayrıca kirlenmiş yüzeyler ve malzemeler aracılığıyla yayılabileceğini belirtiyor.</font></font></p>

<p><font dir="auto"><font dir="auto">Sağlık kuruluşlarında enfeksiyon önleme ve kontrol önlemlerinin yetersiz kaldığı durumlarda ve ölü bireylerle doğrudan temas içeren güvenli olmayan defin uygulamaları sırasında bulaşma yoğunlaşabilir.</font></font></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/dunya-saglik-orgutu-kongoda-5794-ebola-vakasi-ve-2786-olum-bildirdi</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 14:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/08/thumbs-b-c-05bbeed20435af2f7b26696f9fd03eab.webp" type="image/jpeg" length="45183"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yurt dışı ilaç tedariki, KİK ve SGK işbirliğiyle dijital ortama taşınıyor]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/yurt-disi-ilac-tedariki-kik-ve-sgk-isbirligiyle-dijital-ortama-tasiniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/yurt-disi-ilac-tedariki-kik-ve-sgk-isbirligiyle-dijital-ortama-tasiniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kamu İhale Kurumu (KİK) ile Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) arasında yurt dışından yapılacak beşeri tıbbi ürün ve bunlara ilişkin hizmet alımlarının elektronik ortamda yürütülmesine dair işbirliği protokolü imzalandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>KİK'ten yapılan yazılı açıklamaya göre, protokol, SGK Başkanı Yunus Elitaş ile KİK Başkanı Hamdi Güleç tarafından imza altına alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Protokolle yurt dışından beşeri tıbbi ürün alımları ve bu ürünlerin temin işlemlerine yönelik hizmet alımlarında şu kolaylıklar sağlanacak:</p>

<p>"İlan ve ihale dokümanlarının hazırlanması ve yayımlanması, teyit, bildirim ve tebligat işlemleri, doğrudan temin, elektronik ihale ve elektronik eksiltme adımları, dinamik alım sistemi ve ilerleyen süreçte geliştirilecek yeni modüller, doğrudan EKAP altyapısı üzerinden SGK'nin kullanımına sunulacak."</p>

<h2><strong>Hayati ilaçlarda hızlı ve güvenli tedarik sağlanacak</strong></h2>

<p>Açıklamada, özellikle kritik tedavilerde yurt dışından temin edilen ilaçlara yönelik zaman duyarlılığı nedeniyle, dinamik alım sisteminin protokolün odak noktasını oluşturduğunun altı çizilerek sisteme ilişkin şunlar kaydedildi:</p>

<p>"Tedarikçi ön yeterlilik başvuruları ve yeterlilik değerlendirmeleri EKAP üzerinden tamamen dijital ortamda sonuçlandırılacak. Bürokratik işlem süreleri en aza indirilerek zaman kaybının önüne geçilecek. Tedarik zincirinde tam izlenebilirlik, şeffaflık ve güvenlik sağlanacak."</p>

<p>Gerçekleştirilen stratejik işbirliğiyle, kamu alımlarında dijital dönüşüm vizyonu güçlendirilirken, tıbbi ürünlerin, ihtiyaç sahiplerine, tedavilerini aksatmayacak hızda, kesintisiz ve güvenli bir şekilde ulaştırılmasına doğrudan katkı sunulacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/yurt-disi-ilac-tedariki-kik-ve-sgk-isbirligiyle-dijital-ortama-tasiniyor</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 13:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/08/thumbs-b-c-4fa25a883ceb70f7ed2a6e681bc39dc0.webp" type="image/jpeg" length="53082"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Memişoğlu: Sağlık tesislerimizde yılda 1 milyar kez vatandaşlarımıza sağlık hizmeti verebiliyoruz]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/bakan-memisoglu-saglik-tesislerimizde-yilda-1-milyar-kez-vatandaslarimiza-saglik-hizmeti-verebiliyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/bakan-memisoglu-saglik-tesislerimizde-yilda-1-milyar-kez-vatandaslarimiza-saglik-hizmeti-verebiliyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "25 senede sağlığa yaptığımız yatırımların ve fedakar sağlık çalışanlarımızın gayretiyle sağlık tesislerimizde yılda 1 milyar kez vatandaşlarımıza sağlık hizmeti verebiliyoruz." dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>400 yataklı Nizip Devlet Hastanesinin açılışında konuşan Bakan Memişoğlu, Türkiye'de sağlık alanında çığır açtıklarını söyledi.</p>

<p>Ülkede son 25 yılda sağlık alanında birçok yenilik yaptıklarını ifade eden Memişoğlu, şöyle devam etti:</p>

<p>"Sağlık alanında tarihi bir gelişime imza attık. Hastanelerimizin yüzde 80'ini yeniledik veya yeniden inşa ettik. Sağlık altyapımızı modern ve son teknoloji cihazlarla donattık. 25 senede sağlığa yaptığımız yatırımların ve fedakar sağlık çalışanlarımızın gayretiyle sağlık tesislerimizde yılda 1 milyar kez vatandaşlarımıza sağlık hizmeti verebiliyoruz. Yapımını tamamladığımız 27 şehir hastanesinde yaklaşık 40 bin yatak kapasitesiyle aziz milletimize hizmet ediyoruz. Ülkemizin dört bir yanında yeni sağlık yatırımlarımıza da hızla devam ediyoruz."</p>

<figure><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/08/19/6ad5f8b53b272a2f9f2d1669d5ae5e3d.jpg" width="1200" /></figure>

<p>Şehir hastanelerine ilişkin de bilgi veren Memişoğlu, "Toplam 16 bin yataklı 13 şehir hastanemizin inşaatları birer birer yükseliyor. Buna ilave olarak 7 şehir hastanemizin ise proje çalışmaları sürmektedir. İnşa süreçleri tamamlandığında ülkemiz, 24 bini aşkın yatak kapasitesine sahip 20 yeni şehir hastanesine daha kavuşacak." şeklinde konuştu.</p>

<p>Sağlık alanında mevzuat altyapısını güçlendirdiklerini anlatan Memişoğlu, "2012'den bugüne 4,5 milyon vatandaşımıza evde sağlık hizmetleri sunduk. Dünyanın en gelişmiş dijital sağlık altyapısına sahibiz. Son bir yılda 80 yaş üstü ve yatağa bağımlı yaklaşık 1 milyon vatandaşımızın raporlarını hastaneye gitmeden elektronik ortamda yeniledik." dedi.</p>

<figure><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/08/19/d0a0a57c7b98f1a49f123dd8ed1e0e1d.jpg" width="1200" /></figure>

<h2><strong>Nizip Devlet Hastanesi</strong></h2>

<p>Bakan Memişoğlu, açılışı yapılan hastaneye ilişkin ise "400 yataklı Nizip Devlet Hastanemiz, 125 poliklinik, 95 yoğun ve palyatif bakım yatağı, 12 tam donanımlı ameliyathane ve diş ünitesine kadar gelişmiş imkanlarıyla vatandaşlarımızın sağlık ihtiyaçlarına cevap verecektir." bilgisini paylaştı.</p>

<h2><strong>Diğer konuşmacılar</strong></h2>

<p>AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül de Türkiye'nin sağlık alanında parmakla gösterilen bir ülke olduğunu dile getirerek, "250 yılda yapılamayacak çok önemli yatırımlar ve hizmetler yapıldı. Bunların hepsi milletimize olan inancımızdan kaynaklanıyor. O yüzden milletimiz de her zaman milletin adamı Recep Tayyip Erdoğan'a sahip çıktı, Cumhurbaşkanı'na sahip çıktı." diye konuştu.</p>

<figure><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/08/19/07dd82c049721ff71f88d50c7a8c01f3.jpg" width="1200" /></figure>

<p>Gaziantep Valisi Kemal Çeber de "Bir süredir zaten büyük bir memnuniyet dönüşü aldığımız ve çok güzel hizmetler veren bu hastanenin bugün tüm işlemleri tamamlanmış olarak açılışını yapıyoruz. İlçemize hayırlı olsun." dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<figure><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/08/19/8ef92f4935bfc2e0e50b76807ee146d8.jpg" width="1200" /></figure>

<p>Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de hastanenin çevresinde çalışmalar yaptıklarını söyledi.</p>

<figure><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/08/19/01e2dd5fa83742afad330034a5dafd24.jpg" width="1200" /></figure>

<p>Açılışa AK Parti Gaziantep milletvekilleri Derya Bakbak, İrfan Çelikaslan, Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, Nizip Belediye Başkanı Ali Doğan, AK Parti İl Başkanı Fatih Muhaddis Fedaioğlu, İl Sağlık Müdürü Beytullah Şahin ile diğer ilgililer katıldı.</p>

<figure><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/08/19/4b28022b528f4f2d6c86a38d46bc1d52.jpg" width="1200" /></figure>

<h2><strong>“Ülke genelinde 1250'den fazla yeni birinci basamak sağlık merkezi inşa ediyoruz”</strong></h2>

<p>Gaziantep Sağlık Tesisleri Toplu Açılış Töreni'nde de konuşan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, çeyrek asırda sağlık hizmetlerinin kapasitesinin baştan aşağı değiştiğini söyledi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "hayalim" dediği şehir hastanelerini Türkiye'nin gurur projeleri haline getirdiklerini anlatan Memişoğlu, şöyle devam etti:</p>

<p>“Hastanelerimizin yüzde 80'ini yenileyerek veya yeniden inşa ederek 25 yılda toplam yatak kapasitemizi hamdolsun 271 binin üzerine çıkardık. Bir günde 3 milyondan fazla hastaya hizmet veren 1,5 milyonluk devasa bir sağlık ordusu haline geldik. Yurdumuzun dört bir yanında 36 bin yatak kapasitesine sahip 144 devlet hastanemizin yapım süreçleri devam etmektedir. Ülke genelinde 1250'den fazla yeni birinci basamak sağlık merkezi inşa ediyoruz.”</p>

<p>Anne ve bebek sağlığını odaklarına aldıklarını belirten Memişoğlu, "Göreve geldiğimiz ilk günden itibaren anne ve bebek sağlığını odağımıza aldık. Özellikle tıbbi gereklilik olmadan yapılan sezaryen oranlarının yüksekliğini önemli bir halk sağlığı meselesi olarak gördük." ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>Sezaryen oranlarında düşüş sağlandı</strong></h2>

<p>Ülkede sezaryen yöntemiyle yapılan doğumlarda düşüş yaşandığına dikkati çeken Bakan Memişoğlu, şunları kaydetti:</p>

<p>“Sağlık Bakanlığı olarak vatandaşlarımızın sağlığı için neyin daha yararlı olduğunu açıkça belirtmekle mükellefiz. Nitekim Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi'nin himayelerinde 'Normal Doğum Eylem Planı'nı hayata geçirdik. Hamdolsun, toplam sezaryen oranlarında yüzde 62,8'den yüzde 58,5'e kadar düşüş sağladık. Primer sezaryen oranında ise yüzde 15 düşüş sağladık. Uzun yıllar sonra sezaryen oranlarının ilk kez düşüş eğilimi göstermesi bizim için son derece umut vericidir. Bu veriler, doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. Biz, hem tıbben zorunlu olmayan sezaryen oranlarını düşürmek hem de her annenin doğum sürecine güvenle, bilgiyle ve destekle hazırlanabildiği sağlıklı bir sistemi kalıcı hale getirmek istiyoruz. Bu kapsamda 81 ilimizde görev yapan 62 bin ebeyle çok güçlü bir hizmet ağı oluşturduk.”</p>

<p>Anne adaylarına önem verdiklerini dile getiren Memişoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Özellikle 'Her Gebeye Ebe' uygulamamızla ilk gebeliğini yaşayan bütün anne adaylarımıza hamileliklerinin son 3 ayında birebir ebe tahsis ediyoruz. Artık anne adaylarımızın gebeliğini öğrendiği ilk andan doğum sonrasına kadar yanlarında olan uzman bir rehberi var. Ebelerimiz anne adayımızın sorularını cevaplıyor, onu doğuma hazırlıyor, emzirmeden yenidoğan bakımına kadar her konuda destekliyor. Gerektiğinde de ilgili sağlık profesyonellerine yönlendiriyor. Bu kapsamda sahada 3 bin 400 koordinatör ebe görevlendirdik. Uygulamanın başladığı son 9 ayda 40 bin gebe ve lohusayı evlerinde ziyaret ettik. Ayrıca, yüksek riskli gebelerimize 8 branşta randevu önceliği tanımladık.”</p>

<p>Memişoğlu, 81 ilin tamamında bebek dostu uygulamasının olduğunu hatırlatarak, "Ülke genelinde 1774 gebe okulumuzda sadece son bir yılda yaklaşık 1 milyon anne adayımıza destek olduk. 'Annelik Yolculuğu' mobil uygulamamızı devreye alarak 250 bin anneye dijital ortamda rehberlik ettik. Gebeliğin ilk gününden doğuma, doğumdan lohusalığa ve bebeğin ilk yıllarına kadar anne ve bebeğimizi bütüncül bir anlayışla takip ediyoruz." şeklinde konuştu.</p>

<h2><strong>Gaziantep'e yapılan sağlık yatırımları</strong></h2>

<p>Kente yapılan sağlık yatırımlarına değinen Bakan Memişoğlu, "Toplam 37 hastane inşa ettiğimiz Gaziantep'imizin de sağlık altyapısını tamamen yeniledik. 1875 yataklı sağlık şaheseri Gaziantep Şehir Hastanemizi 2023'te tamamlayarak şehrimize kazandırdık. Birinci basamakta 92 yeni sağlık merkezini vatandaşlarımızın hizmetine sunduk. İlimizde 17 yeni sağlık tesisimizin inşaatına hız kesmeden devam ediyoruz." dedi.</p>

<h2><strong>Cengiz Gökçek Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi</strong></h2>

<p>Bakan Memişoğlu, açılışı yapılan hastaneye ilişkin ise "Modern fiziki yapısı ve gelişmiş teknolojik altyapısıyla hem Gaziantep'imizin hem de bölgemizin sağlık hizmeti sunumuna büyük katkı sağlayacaktır. Bu güzide eserlerin hayata geçirilmesine öncülük eden Türkiye Yüzyılı'nın mimarı Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere emek veren herkese şükranlarımı sunuyorum." diye konuştu.</p>

<p>Açılışa, Gaziantep Valisi Kemal Çeber, AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, AK Parti Gaziantep Milletvekilleri Derya Bakbak, İrfan Çelikaslan ve Mehmet Eyüp Özkeçeci, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, Şahinbey Kaymakamı Mehmet Emin Daşçı ve diğer ilgililer katıldı.</p>

<p>Konuşmaların ardından protokol üyeleri, 300 yataklı Kadın Doğum Hastanesi ile aile sağlığı merkezlerinin açılış kurdelesini kesti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/bakan-memisoglu-saglik-tesislerimizde-yilda-1-milyar-kez-vatandaslarimiza-saglik-hizmeti-verebiliyoruz</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 17:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/08/thumbs-b-c-c114421baebde32abfb951ca84b0a7d6.webp" type="image/jpeg" length="42049"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Nişasta bazlı şekerden uzak durulmalı" uyarısı]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/nisasta-bazli-sekerden-uzak-durulmali-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/nisasta-bazli-sekerden-uzak-durulmali-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı Ulusal Beslenme Konseyi Şeker Bilim Komisyonu Başkanı Prof. Dr. İlhan Satman, dünyada ve Türkiye'de aşırı nişasta bazlı şeker tüketiminin obezite başta olmak üzere birçok sağlık sorunuyla ilişkili olduğunu belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AA muhabirine açıklamalarda bulunan Prof. Dr. İlhan Satman, glukoz ve fruktozun birçok gıdada doğal olarak bulunan basit şekerler olduğunu, şekerin sakkaroz ve nişasta bazlı olmak üzere iki şekilde üretildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sofra şekeri olarak bilinen sakkarozun, birbirine bağlı ve yüzde 50'şer oranda glukoz ile fruktoz moleküllerinden oluştuğunu ifade eden Satman, "Nişasta bazlı şeker üretiminde ham madde olarak genelde mısır kullanılır ve farklı oranlarda glukoz ve fruktoz içerebilir. Mısırın yanı sıra buğday, patates, pirinç ve cassava (manyok) da ham madde olarak kullanılabilir." dedi.</p>

<p>Türkiye'de uygulanan pancar şekeri ve nişasta bazlı şeker kotaları birlikte değerlendirildiğinde, yurt içinde piyasaya sunulan şekerlerdeki fruktozun çok büyük bölümünün pancar şekerinden kaynaklandığına işaret eden Satman, "Öyleyse nişasta bazlı şekerle ilgili sağlık endişeleri nereden kaynaklanmaktadır? Biyokimya açısından bakıldığında, sakkaroz ve nişasta bazlı şekerin kalori değerleri arasında bir fark yoktur, 1 gramı tüketildiğinde 4 kilokalori verir. Şeker içeriklerinin de genelde benzer olduğu kabul edilse de özellikle yüksek fruktozlu mısır şurubuyla tatlandırılmış popüler birçok içeceğin beklenenden daha fazla fruktoz içerdiği bilinmektedir." diye konuştu.</p>

<p>Satman, sofra şekeri tüketildiğinde glukoz ve fruktozun açığa çıkması ve emiliminin belirli bir süreç gerektirdiğini, bu nedenle kan şekeri seviyesinin hızla yükselmediğini belirterek, nişasta bazlı şeker tüketiminde ise bu sürece gerek olmadığı için kandaki glukoz seviyesinin çok hızlı yükseldiğini anlattı.</p>

<p>Yüksek miktarda fruktoz tüketiminin karaciğerin insüline duyarlılığını azalttığını vurgulayan Satman, yüksek fruktozlu mısır şurubunun sakkaroza kıyasla daha fazla fruktoz maruziyetine ve farklı metabolik etkilere yol açabileceğine dikkati çekti.</p>

<p>Satman, aşırı şeker tüketiminin depresyon, kalp-damar hastalıkları, hipertansiyon, tip 2 diyabet, obezite, metabolik sendrom, yağlı karaciğer hastalığı ve diş çürükleri başta olmak üzere birçok sağlık sorunuyla ilişkilendirildiğini belirterek, uluslararası sağlık ve gıda otoritelerinin serbest şeker tüketiminin sınırlandırılmasını önerdiğini kaydetti.</p>

<p>Nişasta bazlı şekerin içeceklerden şekerleme ve unlu mamullere, süt ürünlerinden paketlenmiş gıdalara kadar birçok üründe kullanıldığını dile getiren Satman, sakkaroza göre daha kararlı, raf ömrünü uzatıcı ve maliyet açısından avantajlı olması nedeniyle gıda sektöründe tercih edildiğini söyledi.</p>

<p>Nişasta bazlı şekerin tüketimi güvenli veya zararsız kabul edilen ayrı bir masum türünün bulunmadığını ifade eden Satman, fruktoz oranları farklı olsa da tüm nişasta bazlı şeker türlerinin benzer metabolik riskler taşıdığını belirtti.</p>

<p>Satman, halk sağlığı otoritelerinin günlük ilave şeker alımının azaltılmasını önerdiğine işaret ederek, toplum sağlığının korunması için özellikle şekerli içecek tüketiminin azaltılması ve fiziksel aktivitenin artırılmasının önem taşıdığını vurguladı.</p>

<h2><strong>Aşırı işlenmiş gıda tüketimiyle obezite ilişkili kanser riski arasında bağlantı</strong></h2>

<p>Araştırmaların fruktozun bazı tümörlerin büyümesinde yakıt görevi görebileceğine işaret ettiğini belirten Satman, yüksek miktarda fruktoz tüketiminin özellikle meme yağ dokusunda metabolik değişikliklere yol açarak meme kanseri gelişimine katkı sağlayabileceğinin ileri sürüldüğünü anlattı.</p>

<p>Aşırı fruktoz tüketimi ile pankreas kanseri arasında ilişki olduğunu ortaya koyan çalışmaların mevcut olduğunun altını çizen Satman, "Artan kanıtlar, aşırı işlenmiş gıda tüketimiyle obezite ilişkili kanser riski arasında önemli bir bağlantı olduğunu göstermektedir. Aşırı miktarda tüketilen işlenmiş gıdalardaki ilave şekerler, sağlıksız yağlar ve kimyasal katkı maddeleri ile birlikte metabolik ve endokrin işlev bozukluklarına ve bağırsak mikrobiyom dengesizliğine katkıda bulunur. Bu sorunların hemen hepsinin obezite ve inflamasyonu tetiklediği bilinmektedir." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Satman, "Her yaş ve cinsiyetteki bireyler, özellikle 2 yaşından küçük bebekler, çocuklar, metabolik hastalığı bulunanlar veya bu hastalıklara yakalanma riski yüksek olanlar şekerden, özellikle nişasta bazlı şekerden kesinlikle uzak durmalıdır. Nişasta bazlı şeker türleri arasında yüksek fruktoz içeriğine sahip yüksek fruktozlu mısır şurubunun tüketimi, bu gruplarda kalıcı sağlık sorunları riskini artırabilir. Bebeklere yaşamın ilk 2 yılında kesinlikle ilave şeker verilmemelidir." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Çocuklarla metabolik hastalığı bulunan veya risk taşıyan bireylerde aşırı şeker ve özellikle nişasta bazlı şeker tüketiminin mevcut sağlık sorunlarını ağırlaştırabileceğine ve hastalıkların kontrolünü güçleştirebileceğine dikkati çeken Satman, "Türk toplumunda obezite, karaciğer yağlanması, insülin direnci ve tip 2 diyabet gibi ciddi sağlık sorunları oldukça yaygın görüldüğü için işlenmiş gıdalarda ve hazır içeceklerde yaygın olarak kullanılan nişasta bazlı şeker, özellikle çocuklar ve gençlerde kronik hastalık riskini artırır. Tip 2 diyabetli bireylerde ise hastalığın kontrolünü güçleştirir." ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>Avrupa'da yüksek fruktozlu mısır şurubu kullanımının en yüksek olduğu 5 ülkeden biri Türkiye</strong></h2>

<p>Tüm dünyada şeker ve nişasta bazlı şeker kullanımının giderek artması nedeniyle birçok ülkenin, bu ürünlerin üretimine kota getirdiğine işaret eden Satman, "Türkiye’de 2001 yılından beri şeker ve nişasta bazlı şeker üretimi sınırlandırılmaktadır. Önceleri yüzde 10 olan nişasta bazlı şeker üretim kotası, 2018'de yüzde 5'e ve 2024'ten itibaren de yüzde 2,5'e indirilmiştir. Bir nişasta bazlı şeker türü olan yüksek fruktozlu mısır şurubunun küresel kullanımına ilişkin yapılan bir araştırmada, Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine dayalı olarak 43 ülkede yüksek fruktozlu mısır şurubu tüketimi incelenmiştir. Avrupa'da yüksek fruktozlu mısır şurubu kullanımının en yüksek olduğu 5 ülke Macaristan, Slovakya, Bulgaristan, Belçika ve Türkiye'dir." dedi.</p>

<p>Satman, Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde olduğu gibi Türkiye'de de tüketicilerin farkındalığının ve sağlık okuryazarlığının yükseltilmesi, etiket okuma ve yorumlama alışkanlığının kazandırılmasının şeker ve nişasta bazlı şeker ürünlerinin tüketimini sınırlayabileceği yönünde görüş bildirdi.</p>

<p>AB mevzuatına göre hazır gıda ve içeceklerde kullanılan şeker türlerinin ürün etiketinde belirtilmesinin zorunlu olduğuna değinen Satman, şunları söyledi:</p>

<p>"Bir ürüne şeker, nişasta bazlı şeker veya tatlandırıcı eklenmişse, şeker türlerinin açık adlarının ürün etiketindeki 'içindekiler' listesinde miktarlarına göre en yüksekten en düşüğe doğru sıralanarak yazılması zorunlu olmalıdır. Ek olarak 'besin değerleri' tablosunda da ürünün içerdiği toplam karbonhidrat miktarının belirtilmesi zorunlu tutulmalıdır. Mümkünse, üründeki şeker türlerinin miktarlarının etikette ayrı ayrı belirtilmesi sağlanmalıdır. Özellikle şekerli ürünün adında veya vurgusunda belirli bir şeker türü öne çıkarılıyorsa, örneğin 'fruktozlu içecek', 'bal ilaveli bisküvi' bileşenin yüzdesi belirtilmelidir. Bir üründeki 'şekersiz', 'ilave şeker içermez' gibi ifadeler sıkı bir şekilde denetlenmelidir."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/nisasta-bazli-sekerden-uzak-durulmali-uyarisi</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 14:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/08/thumbs-b-c-dcb25314a9966fa7e518741b785c1ec3.webp" type="image/jpeg" length="54694"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Memişoğlu'ndan Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ndeki ilk bypass ameliyatlarına ilişkin paylaşım]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/bakan-memisoglundan-siirt-egitim-ve-arastirma-hastanesindeki-ilk-bypass-ameliyatlarina-iliskin-paylasim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/bakan-memisoglundan-siirt-egitim-ve-arastirma-hastanesindeki-ilk-bypass-ameliyatlarina-iliskin-paylasim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Memişoğlu, Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ndeki ilk bypass ameliyatlarının başarıyla gerçekleştirildiğini belirterek "Bu başarıya imza atan sağlık ekibimiz ve sağlığına kavuşan hastalarımızla görüntülü görüşerek heyecanlarına ortak olduk" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, Siirt'te göğüslerini kabartan bir an yaşandığını kaydetti.</p>

<p>Geçen günlerde Siirt'te gerçekleştirdikleri ziyarette bypass ameliyatlarının başlatılması yönünde hekimleri ve sağlık ekibini teşvik ettiklerini aktaran Memişoğlu, şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Gerekli hazırlıkların tamamlanmasıyla birlikte Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde ilk bypass ameliyatları başarıyla gerçekleştirildi. Bu başarıya imza atan sağlık ekibimiz ve sağlığına kavuşan hastalarımızla görüntülü görüşerek heyecanlarına ortak olduk. Zorlu ameliyatları başarıyla tamamlayan hekimlerimizi ve tüm sağlık çalışanlarımızı yürekten tebrik ediyor, hastalarımıza acil şifalar diliyorum. Türkiye'nin her köşesinde, şifa dağıtan ellerle hayatlara dokunmaya kararlılıkla devam edeceğiz."</p>

<p>Bakan Memişoğlu, paylaşımında, ameliyatı gerçekleştiren sağlık ekibiyle gerçekleştirdiği görüntülü görüşmeye de yer verdi.</p>

<p>Görüşmede, sağlık çalışanlarını tebrik eden Memişoğlu, ameliyatı yapılan hastalara da geçmiş olsun diledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/bakan-memisoglundan-siirt-egitim-ve-arastirma-hastanesindeki-ilk-bypass-ameliyatlarina-iliskin-paylasim</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 14:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/08/thumbs-b-c-42ec84da70ad5847335cc7112ee517fa.webp" type="image/jpeg" length="19731"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Memişoğlu: Türkiye'nin sağlık alanındaki üretim kapasitesini tamamen bağımsız hale getireceğiz]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/bakan-memisoglu-turkiyenin-saglik-alanindaki-uretim-kapasitesini-tamamen-bagimsiz-hale-getirecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/bakan-memisoglu-turkiyenin-saglik-alanindaki-uretim-kapasitesini-tamamen-bagimsiz-hale-getirecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Memişoğlu, Türkiye'nin sağlık alanındaki üretim kapasitesini tamamen bağımsız hale getireceklerini belirterek, "Özellikle kanser, SMA gibi moleküler hastalıklar, immünoterapi gibi ilaçları kendimiz üretir hale getiriyoruz." dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası Sağlık Hizmetleri AŞ'nin (USHAŞ) İstanbul Şubesi'nde sağlık muhabirleriyle bir araya gelen Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye'nin sağlık sisteminin ülkenin gurur kaynaklarından biri olduğunu, özellikle son 25 yılda Türkiye'de sağlıkta büyük bir gelişim süreci yaşandığını söyledi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın insan odaklı bir sağlık hizmeti sunulması için her türlü iradeyi göstererek destek verdiğini aktaran Memişoğlu, sağlık hizmetinin iyi sunulmasında iyi sağlık çalışanlarının bulunmasının önemli olduğunu kaydetti.</p>

<p>Memişoğlu, Türkiye'nin bugün sağlıkta herkesin rahat ulaşabildiği, sosyal tarafı da çok kuvvetli olan, aynı zamanda teknolojisini de kullanabilen bir ülke haline geldiğini dile getirerek, "Bugün 3 milyonun üzerinde insan Türkiye'ye sağlık hizmeti almaya geliyor. Çevremizdeki ülkeler bizim sağlık hizmetini örnek almaya çalışıyorlar, bizden destek istiyorlar. Birçok ülkeye de yardım edebilir haldeyiz." ifadelerini kullandı.</p>

<figure><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/08/16/39fbc58362af63853c9fdc5f62aa0846.jpg" width="1200" /></figure>

<p>"Koruyan, Geliştiren ve Üreten" sağlık modelinin amacına ulaşabilmesi için sağlık muhabirlerinin önemli olduğunu belirten Memişoğlu, "Her biriniz en az bizler kadar sağlıkçısınız. Çünkü biz sağlıkta hekim, yönetici olarak ne yaparsak yapalım bunu duyuracak, toplumun kültürünü ve bilincini artıracak sizlerin haberleridir." diye konuştu.</p>

<h2><strong>Palyatif bakımda yeni uygulama</strong></h2>

<p>Kemal Memişoğlu, Evde Sağlık ve Palyatif Bakım Hizmetlerinin Sunumu ve Koordinasyonuna İlişkin Yönetmeliği yayımlayıp "palyatif kritik bakım hizmeti"ni tanımladıklarını aktararak, evde sağlık, uzaktan sağlık ve palyatif bakım hizmetlerini entegre ettiklerini ve Evde Sağlık Hizmetleri Koordinasyon Merkezi (ESKOM) adıyla bir komuta merkezi oluşturduklarını anlattı.</p>

<p>Bu mevzuatla uzun yatışta olan, evde yatabilen hastaların uzaktan bakılmasını çok daha etkin hale getireceklerini dile getiren Memişoğlu, toplum yaşlandıkça ve aile küçüldükçe yaşlıların bakımı ve sağlık hizmetiyle ilgili bu modeli oluşturduklarını, aile hekimini de bu sisteme dahil ettiklerini söyledi.</p>

<p>Memişoğlu, aile hekiminin palyatif bakıma ihtiyacı olan hastayı ESKOM'a bildireceğini ya da hastaneden çıkıp evine yerleştirilen bu hastaların otomatik olarak aile hekimine yönlendirileceğini anlatarak, "Böyle bir koordinasyon sistemi kuruyoruz. Bilgisayar yazılımıyla yapacağız bunları. Mevzuatı çıkardık, şimdi yazılımı bitiyor. Türkiye genelinde 271 bin yatağımız var, 7 bin 822 yatağımız palyatife ayrılmış durumda. İstanbul'da da 910 palyatif bakım yatağımız var. İstanbul'da palyatifte yatak sorunumuz yok. Önemli olan organizasyonu iyi yapabilmemiz." şeklinde konuştu.</p>

<figure><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/08/16/2e6f85e4f1f53e8e83d9f1dbe4d36887.jpg" width="1200" /></figure>

<p>İki senede 160 mevzuat çıkardıklarını belirten Memişoğlu, şöyle devam etti:</p>

<p>"2024 yılının kasım ayında Aile Hekimliği Yönetmeliğini değiştirdik. Sağlık sisteminin koruyan sağlık tarafını ön plana çıkardık ve proaktif aile hekimliği sistemine geçtik. Türkiye'de aile hekimliği sayımız 25 bin bandındaydı, bugün 31 bin aile hekimliğimiz var. İstanbul'da 1121 aile hekimliğimiz var, 81 aile hekimliği açtık, 130 tane daha açacağız. Aile hekimliklerinde, yaklaşık 1850 ilacın yazılabilmesini, sağlık raporlarının verilebilmesini, geleneksel tıp (GETAT) uygulamalarının yapılabilmesini ve aile hekiminin gerek görürse hastası için hastaneden randevu alabilmesini sağladık. İstanbul'da 34 tane Sağlıklı Hayat Merkezi var. Ücretsiz hizmet sunulan Türkiye'deki bütün Sağlıklı Hayat Merkezlerinde gebe okulu, çocuk gelişimci, psikolog, diyetisyen, fizyoterapist var. Pilates, egzersiz yapılıyor. Aşıdan kanser taramasına kadar her şey yapılıyor. Şimdi Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığından aile danışmanı da var."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Ölümlerin yüzde 34,7'si dolaşım sistemi hastalıkları</strong></h2>

<p>Memişoğlu, Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) geçen ay yayımladığı bültene göre Türkiye'deki yaş ortalamasının yükselerek 78,5'e çıktığını belirterek, "Bebek ölüm oranlarına bakın. 2002'de bebek ölümü 1000 doğumda 31,5 iken bugün 7,8'e düşmüş durumda ve 2024'te binde 9 iken 2025'te binde 7,8'e düştü. Bu yılda 3 bin bebeğin daha yaşadığını gösteriyor. 3 bin bebek, az bir sayı değil. Doğumda annenin ölüm oranını düşürdük. Sağlık sisteminizin başarısı OECD'de bunlarla ölçülüyor." dedi.</p>

<p>Ölümlerin yüzde 34,7'sinin dolaşım sistemi hastalıkları, yüzde 16'sının da iyi ve kötü huylu tümörler sebebiyle olduğunu vurgulayan Memişoğlu, şunları aktardı:</p>

<p>"Dolaşım sistemi hastalıklarının yüzde 42'sini iskemik kalp hastalığı, iyi ve kötü huylu tümörlerin yüzde 30'unu solunum hastalıkları, akciğer kanseri ve gırtlak kanseri oluşturuyor. Peki sizce bunun nedenleri ne? Bu ölüm sebeplerimiz iskemik kalp hastalığı, inme, dolaşım hastalığı ve akciğer kanseri nedeni nedir? Sigara, Türkiye'de insanlarımızın hastalanma ve ölüm sebeplerinin en önemlilerinden biridir. Ülkemizde erkeklerin yüzde 46'sı sigara içiyor. Dünyada ikinci sıradayız, ilk üçte yerimiz değişiyor. Bize bir şey olmaz diyoruz ama oluyor. Olduktan sonra pişman oluyoruz. Türkiye'de geçen sene 8 milyar paket sigara satılması doğru bir şey değil. Bunu kullanmaması için insanları motive etmemiz lazım. İnsanların sağlık talebini artırmamız lazım. Ölüm sebeplerimizin yüzde 50'sinin üzerindeki hastalıkların esas sebebi sigara, hareketsizlik ve kilo."</p>

<p>Kilonun da başka bir sağlık riski olduğunu dile getiren Memişoğlu, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>"Yüzde 30 neredeyse morbid obeze dönüşmüş bir toplumdan bahsediyoruz ve bunun sebepleri yaşam tarzı, stres, yeme alışkanlıklarıdır. 2000'li yıllarda Türkiye'de yaklaşık 3 kişiden biri kırsalda yaşıyordu. Yani nüfusun yüzde 30'u köyde, kırsalda yaşayan bir toplumken bugün sadece 100 kişiden 6,6'sı kırsalda yaşıyor. Bu esasında yaşam tarzının değiştiğini gösteriyor ama beslenme alışkanlığı farklılaşmıyor. Beslenme alışkanlığı sabah, öğle, akşam ağır yemeklerle kötüleşmiş durumda. Bir de hareket kısıtlılığı var şehirde. Daha çok araçlarla hareket ediyorsunuz. Öyle olunca da yürümüyorsunuz, egzersiz yapmıyorsunuz. Şimdi bu konularla ilgili çalışmalar yapıyoruz. Toplumun bu alışkanlıklarını değiştireceğiz. Bunda siz medya mensuplarının çok etkisi var. Bu bilinci, kültürü toplumda beraber oluşturacağız. Toplumun tedavi talebinden çok, sağlık talebini oluşturmamız gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda destek istiyorum."</p>

<p>Memişoğlu, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile birlikte çalışarak Sporcu Sağlık Raporları Yönetmeliği'nin de çıkarıldığını anlatarak, sporcunun sağlık raporu alması için bireyin hastalığı yoksa e-Nabız üzerinden beyan edebildiğini aktardı.</p>

<figure><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/08/16/e1b7390af1c6a265f0ae4ba58b9aff9b.jpg" width="1200" /></figure>

<h2><strong>Organ bağışı sayısı 250 bine ulaştı</strong></h2>

<p>Organ naklinde kadavradan organ bağışı bulmakta zorlandıklarını dile getiren Memişoğlu, organ nakli konusunda kanunla beraber bir değişim yaptıklarını, artık e-Devlet, e-Nabız üzerinden organ bağışı yapılabildiğini ve bağış sayısının şimdiye kadar 250 bini bulduğunu kaydetti.</p>

<p>Bu kanunla kişinin organ bağışını vasiyet haline getirdiklerini dile getiren Memişoğlu, Türkiye'de 30 binin üzerinde insanın organ beklediğini, organ bağışının e-Devlet üzerinden yapılmasının bağışçı sayısının artmasında önemli olduğunu vurguladı.</p>

<p>Memişoğlu, İstanbul'da son 24 yılda 79 büyük hastane yapıldığını, sadece Kovid-19 pandemisi döneminde 28 hastanenin hizmete açıldığını, Türkiye genelinde 27 şehir hastanesi yaptıklarını belirterek, İstanbul'da 1453 yataklı Fatih Sultan Mehmet Hastanesi'nin yapımının devam ettiğini, Sancaktepe'de 4 bin yataklı şehir hastanesinin 2027'nin ikinci yarısında hizmete sunulacağını aktardı.</p>

<p>"Esenlik Mevzuatı"yla sağlıklı insanlara sağlık hizmeti sunulmasına başladıklarını dile getiren Memişoğlu, şöyle konuştu:</p>

<p>"Tedavi amacı ile yapılmayan ve tedavi sonrasında 6 aylık nekahet dönemi için yapılmayan sağlık hizmetlerini özel sektör de bizim tanımladığımız yerde sunabilir, dedik. Mesela 1000 yataklı otel. Bu mevzuat çıkmadan önce otelde sağlık hizmeti sunulamıyordu. Şimdi otelinizin veya tesisinizin bir kısmında bağımsız olarak 'Esenlik Kurumu' kurabilirsiniz. Bir sorumlu doktor tanımlıyorsunuz. İster diyetisyen ister fizyoterapist ister çocuk gelişimci, ister manuel terapi, her şeyi yapabiliyorsunuz. Sadece Bakanlıktan ruhsat alacaksınız. Bununla ilgili de kuruluşun bir hastaneyle protokol yapmasını zorunlu kılıyoruz. Yani acil bir durum olduğu zaman o hastanenin veya tıp merkezinin oraya müdahale etmesini zorunlu kılıyoruz."</p>

<h2><strong>Sağlıkta yerli üretim</strong></h2>

<p>Bakan Memişoğlu, 8 yerli aşının üretimi için planlama yapıldığını belirterek, "En az 6 tanesiyle birkaç hafta içinde sözleşme yapıp yerli aşı üretimini Türkiye'de kendimiz yapacağız. Hatta sadece dolum değil, 'master cell' dediğimiz esas hücreyi de alarak yapacağız. Bizim 13 tane yerli aşımız var. Bu aşılar içinden seçtik. Hepatit A'yı biz kendimiz dolum yapıyoruz. Diğerlerini de çok yakında açıklayacağız. Çalışma yaptık, hazır üretime geldik." diye konuştu.</p>

<p>Aynı zamanda Memişoğlu, 2 sene içinde yüzde 70'in üzerinde yerli ultrason cihazı üreteceklerini de anlatarak, şunları dile getirdi:</p>

<p>"Kendi kalp-akciğer pompamızı ASELSAN'la beraber yaptık. O cihaz olmadan kalp ameliyatları yapılamaz. Şimdi onu hastalarda kullanmaya başladık. Bir ay evvel başladık ve sene sonu itibarıyla seri üretimine geçeceğiz. Mobil röntgen cihazını aldık. Solunum cihazı yapıyoruz. Homevent yapıyoruz. En önemlilerden bir tanesi kapsül endoskopi yapıyoruz Türkiye'de. Onun da insan çalışmalarına çok kısa zamanda başlayacağız. Endoskopi yerine biliyorsunuz, tablet gibi alıyorsunuz. Bütün bağırsağınızı, midenizi filmler gösteriyor. Bunu 2-3 ülke yapıyor. Bir tanesi de biziz. Teknopark'ta onu prototipiyle geliştirdik."</p>

<p>Özellikle immünolojik ve kanser ilaçlarıyla ilgili çalışmalarının olduğunu ifade eden Memişoğlu, şunları anlattı:</p>

<p>"Türkiye'nin üretim kapasitesini tamamen bağımsız hale getireceğiz. Özellikle kanser, SMA gibi moleküler hastalıklar, immünoterapi gibi ilaçları kendimiz üretir hale getiriyoruz şimdi. Bunun klinik çalışmalarına da başlayacağız çok kısa zamanda. TÜSEB'de şöyle bir şey yaptık, Türkiye'nin hangi ilaçlara ihtiyacı var, yurt dışından getirdiğimiz, ithal ettiğimiz? Bu ilaçların hangilerini Türkiye'de üretmemiz gerekiyor? Bunların planlamasını yaptık. İlaç firmalarıyla görüştük. Bunları biz kendimiz üreteceğiz, dedik. Türkiye'nin hangi stratejik cihazlara ihtiyacı var? 45 tane şimdi tespit ettik. Belki sayı artacak. Bu 45 cihazı üretebilmemiz lazım. Kovid-19'da yaşadığımız gibi, bir şey size gelmezse sağlık hizmetlerini bunlarla üretmeniz gerekir. Onları üretebilmeniz lazım. Bunları tespit ettik ve TÜSEB'le beraber üretimini teşvik ediyoruz."</p>

<p>Memişoğlu, "uretensaglik.gov.tr" ile fikirden ürüne dayalı bir sistem kurduklarını vurgulayarak, sağlıkla ilgili çalışmaları olan, fikirleri bulunanların bu siteye başvuru yapabileceğini söyledi.</p>

<p>Yönetmelikle AVM, spor salonları, halı sahalar gibi kalabalık alanlara eksternal defibrilatörlerin koyulmasının zorunlu hale getirildiğini ifade eden Memişoğlu, yapay zekayla birçok şey yapmaya başladıklarını, artık denetimleri şikayetten çok risk esaslı denetim sistemi üzerine gerçekleştirdiklerini kaydetti.</p>

<p>Toplantıya, İstanbul Valisi Davut Gül, İl Sağlık Müdürü Abdullah Emre Güner ve USHAŞ Genel Müdürü Serdar Şenol ile İstanbul'da görev yapan birçok sağlık muhabiri katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/bakan-memisoglu-turkiyenin-saglik-alanindaki-uretim-kapasitesini-tamamen-bagimsiz-hale-getirecegiz</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 11:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/08/thumbs-b-c-96671a7f634fd2dad8e913737bd762a5.webp" type="image/jpeg" length="37354"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Organ bağışında 143 bin 887 kişi dijital vasiyet oluşturdu]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/organ-bagisinda-143-bin-887-kisi-dijital-vasiyet-olusturdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/organ-bagisinda-143-bin-887-kisi-dijital-vasiyet-olusturdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, organ bağışında 143 bin 887 kişinin dijital vasiyet oluşturduğunu, 2 milyon 510 bin 18 organ ve dokunun bağışlandığını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Memişoğlu, yaptığı yazılı açıklamada, organ bağışı süreçlerini e-Devlet ve e-Nabız üzerinden dijitalleştirerek vatandaşlar için çok daha kolay hale getirdiklerini anımsattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Memişoğlu, şunları kaydetti:</p>

<p>"O günden bugüne, 143 bin 887 vatandaşımız dijital vasiyetini oluşturarak bu iyilik hareketine katıldı. 2 milyon 510 bin 18 organ ve doku nice hayatlara umut olmak üzere bağışlandı."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/organ-bagisinda-143-bin-887-kisi-dijital-vasiyet-olusturdu</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 09:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/08/thumbs-b-c-087db10a7901cacca57744439612288e.webp" type="image/jpeg" length="61964"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığından hiperbarik oksijen tedavisiyle ilgili açıklama]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/saglik-bakanligindan-hiperbarik-oksijen-tedavisiyle-ilgili-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/saglik-bakanligindan-hiperbarik-oksijen-tedavisiyle-ilgili-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, bu yılın ilk altı ayında 1311'i acil, 8 bin 782'si diğer endikasyonlar kapsamında olmak üzere 10 bin 93 hastanın hiperbarik oksijen tedavisinden (HBOT) yararlandığını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlıktan yapılan açıklamada, HBOT'un özel olarak tasarlanmış basınç odalarında tümüyle basınç altına alınarak aralıklı şekilde yüzde 100 oksijen solunumu esasına dayanan bir tedavi yöntemi olduğu belirtildi.</p>

<p>Dokulara ulaşan oksijen miktarı artırılarak iyileşme sürecinin desteklendiği, birçok hastalık ve yaralanmanın tedavisinde etkin bir tedavi yaklaşımı sunulduğu aktarılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>"Hiperbarik oksijen tedavisi dekompresyon hastalığı (vurgun), hava ve gaz embolisi (hava veya gaz kabarcıklarının damarları tıkaması), karbonmonoksit zehirlenmesi, gazlı kangren, ezilme yaralanmaları, yara iyileşmesinin geciktiği durumlar, termal yanıklar, ani işitme kaybı ve ani görme kaybı başta olmak üzere çok sayıda hastalık ve yaralanmanın tedavisinde başarıyla uygulanmaktadır."</p>

<p>Diyabetik yaralar, cerrahi yaralar, atardamar ve toplardamar dolaşım bozukluğuna bağlı yaralar ile bası yaralarının (dekübit ülserleri) tedavisinde de hiperbarik oksijen tedavisinden yararlanıldığı bilgisine yer verilen açıklamada, hastalığın türüne ve hastanın klinik durumuna göre planlanan tedavinin, iyileşme sürecine önemli katkı sağladığı vurgulandı.</p>

<h2><strong>"Tedavi alanında uzman sağlık ekipleri tarafından yürütülüyor"</strong></h2>

<p>Alanında uzman sağlık ekipleri tarafından yürütülen tedavi hizmetlerinin uygun endikasyona sahip hastalara modern tıbbi altyapı ve güvenli tedavi standartları çerçevesinde verildiği ifade edilen açıklamada şunlar kaydedildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesislerinde 2025'te, 1790'ı acil, 16 bin 193'ü diğer endikasyonlar kapsamında olmak üzere 17 bin 983 hastaya hiperbarik oksijen tedavisi uygulanmıştır. 2026'nın ilk altı ayında ise 1311'i acil, 8 bin 782'si diğer endikasyonlar kapsamında olmak üzere 10 bin 93 hasta hiperbarik oksijen tedavisinden yararlanmıştır. Hiperbarik oksijen tedavisi sırasında hastanın yüksek basınç altında yüzde 100 oksijen soluması sayesinde kandaki oksijen miktarı önemli ölçüde artmaktadır. Böylece oksijenlenmesi yetersiz kalan dokular daha fazla oksijenle desteklenmekte, yara iyileşmesi hızlanmakta ve enfeksiyonla mücadeleye katkı sağlanmaktadır."</p>

<p>Açıklamada, tedavinin, uygun hastalarda doku hasarının azaltılmasına, iyileşme sürecinin hızlandırılmasına ve komplikasyon riskinin düşürülmesine destek olarak hastaların yaşam kalitesinin artırılmasına katkıda bulunduğu, Bakanlığın hiperbarik oksijen tedavisi hizmetlerini ülke genelinde yaygınlaştırarak uygun endikasyona sahip hastaların bu tedaviye erişimini güçlendirmeye ve nitelikli sağlık hizmeti sunmaya devam ettiği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/saglik-bakanligindan-hiperbarik-oksijen-tedavisiyle-ilgili-aciklama</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 17:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/08/thumbs-b-c-2152b61ab24732141e5f3b5a2a6fe44d.webp" type="image/jpeg" length="27794"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanı Memişoğlu'ndan UMKE Haftası'na ilişkin paylaşım]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/saglik-bakani-memisoglundan-umke-haftasina-iliskin-paylasim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/saglik-bakani-memisoglundan-umke-haftasina-iliskin-paylasim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Ulusal Medikal Kurtarma Ekibinin (UMKE) 20 bini aşkın gönüllü, 471 araç ve 678 sahra hastanesi çadır ünitesiyle afet ve acil durumlarda vatandaşın yanında olmaya devam ettiğini bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NSosyal hesabından UMKE Haftası'na ilişkin paylaşımda bulunan Memişoğlu, "Afetlerde sürdürülen kesintisiz mücadelenin adı UMKE. 20 bini aşkın gönüllümüz, 471 aracımız ve 678 sahra hastanesi çadır ünitemizle afet ve acil durumlarda vatandaşımızın yanında olmaya devam ediyoruz. Tüm UMKE çalışanlarımıza emekleri için teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Memişoğlu, paylaşımında, 6 Şubat 2023'te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler başta olmak üzere UMKE'nin afet bölgelerinde yürüttüğü çalışmalara ilişkin hazırlanan videoya da yer verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/saglik-bakani-memisoglundan-umke-haftasina-iliskin-paylasim</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 10:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/08/thumbs-b-c-d8996047351a1a87c7df784079b082f2.webp" type="image/jpeg" length="38829"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul İl Sağlık Müdürü Güner: İstanbul’da sağlık kuruluşlarına 473 milyon lira ceza kesildi]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/istanbul-il-saglik-muduru-guner-istanbulda-saglik-kuruluslarina-473-milyon-lira-ceza-kesildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/istanbul-il-saglik-muduru-guner-istanbulda-saglik-kuruluslarina-473-milyon-lira-ceza-kesildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, 2026 yılının ilk 6 ayında özel sağlık kuruluşlarına yönelik 12 binden fazla denetim gerçekleştirildiğini, bunların 4 bininin olağan dışı denetim olduğunu ve toplam 473 milyon lira idari para cezası uygulandığını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, yılın ilk 6 ayında İstanbul'da özel sağlık kuruluşlarına yaptıkları 4 bini olağan dışı olmak üzere 12 binden fazla denetimde 473 milyon lira idari para cezası uyguladıklarını bildirdi.</p>

<p>Güner, AA muhabirine, İstanbul'da sağlık hizmetlerinin devamlılığı ve kalitesi kapsamında denetimlerin 7 gün 24 saat sürdürüldüğünü söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İstanbul'da verilen yüksek kaliteli sağlık hizmetinin devamlılığını sağlamayı hedeflediklerini dile getiren Güner, kamu, özel ve üniversite ayrımı olmaksızın verilen sağlık hizmetlerinin denetlendiğini, takip edildiğini ve sonuçlarının değerlendirildiğini belirtti.</p>

<p>Vatandaşlardan WhatsApp hatları, sosyal medya hesapları, CİMER ve dilekçeler aracılığıyla gelen tüm başvuruların uzman ekipler tarafından değerlendirildiğini anlatan Güner, gerekli görülmesi halinde denetim yapıldığını, aksaklık tespit edilmesi durumunda ise idari yaptırımlar uygulandığını ifade etti.</p>

<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'nun talimatları doğrultusunda denetimlerin aralıksız sürdürüldüğünü bildiren Güner, "Yüksek kalite hizmeti, herhangi bir aksaklığa, herhangi bir kötü uygulamaya, herhangi bir çürük elmaya izin vermeden devam ettirmeye çalışıyoruz." dedi.</p>

<p><strong> "Sahada daha etkin bir kontrol mekanizması yürütüyoruz"</strong></p>

<p>Güner, bu yıl da kentte denetimlerin aralıksız sürdürüldüğünü vurgulayarak, "2026 yılının ilk 6 ayında sahada daha etkin bir kontrol mekanizması yürütüyoruz. 2026 yılının ilk 6 ayında özel sağlık kuruluşlarına 12 binden fazla denetim yapmış durumdayız. Bunun 4 bini de olağan dışı denetimler. Bu yılın ilk 6 ayında 473 milyon lira idari para cezası uyguladık." diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/istanbul-il-saglik-muduru-guner-istanbulda-saglik-kuruluslarina-473-milyon-lira-ceza-kesildi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 11:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/07/istanbul-da-ozel-saglik-kuruluslarina-6-ayda-20101300-amp.jpg" type="image/jpeg" length="77659"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul'da bu yılın ilk 6 ayında 130 milyon muayene gerçekleştirildi]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/istanbulda-bu-yilin-ilk-6-ayinda-130-milyon-muayene-gerceklestirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/istanbulda-bu-yilin-ilk-6-ayinda-130-milyon-muayene-gerceklestirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, 2026 yılının ilk 6 ayında 130 milyon muayene yapıldığını belirterek, bunların yüzde 88'inin kamu hastaneleri tarafından gerçekleştirildiğini bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Güner, AA muhabirine, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde 2002 yılından itibaren hayata geçirilen sağlıkta dönüşüm sürecinin Türkiye'de sağlık hizmetlerini farklı noktaya taşıdığını söyledi.</p>

<p><img alt="Thumbs B C 21E882C37788C709Db37B5710Dd9B7De" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://dpcdn.tebilisim.com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-21e882c37788c709db37b5710dd9b7de.webp" width="864" /></p>

<p>İstanbul'un dünyanın dört bir yanından hastalara sağlık hizmeti sunduğunu belirten Güner, estetik ve plastik cerrahinin yanı sıra genel cerrahi, ortopedi ve onkoloji gibi birçok branşta yabancı hastaların İstanbul'u tercih ettiğini dile getirdi.</p>

<p>Güner, Türkiye'de Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu'nun ortaya koyduğu "Koruyan, Üreten ve Geliştiren Sağlık Modeli" doğrultusunda hizmet sunduklarını, önceliği koruyucu sağlık hizmetlerine verdiklerini vurguladı.</p>

<p>Vatandaşların sağlığını kaybetmeden önce aile hekimlikleri ve Sağlıklı Hayat Merkezleri aracılığıyla koruyucu sağlık hizmetlerinden yararlanmasını amaçladıklarını aktaran Güner, hastalık durumunda ise güçlü 112 altyapısı ve hastaneler aracılığıyla hızlı şekilde sağlık hizmeti sunduklarını ifade etti.</p>

<p>Güner, birinci basamak sağlık hizmetlerinin etkin kullanımının önemine işaret ederek, aile hekimliklerinden başlayarak eğitim ve araştırma hastaneleri, şehir hastaneleri ve üniversite hastanelerine uzanan güçlü bir sağlık sistemi oluşturduklarını belirtti.</p>

<h2><strong>"Bu aslında güçlü sağlık modelimizin bir tezahürü"</strong></h2>

<p>Doç. Dr. Güner, Türkiye'de herkesin ücretsiz şekilde en üst düzey sağlık hizmetine ulaşabildiğini belirterek, bunun her geçen yıl gelişerek devam ettiğini kaydetti.</p>

<p>Geçen yıl İstanbul'da yaklaşık 210 milyon muayene yapıldığı bilgisini veren Güner, "2026 yılının ilk 6 ayında biz 130 milyon muayene yapmış durumdayız. 130 milyon muayenenin yüzde 88'i kamu hastaneleri tarafından gerçekleştirildi. Bu aslında güçlü sağlık modelimizin bir tezahürü. Ancak vatandaşlarımızın doğru hekime doğru zamanda ulaşabilmesi için birinci basamağı daha aktif kullanmamız gerekiyor." dedi.</p>

<p>Güner, İstanbul'da vatandaşların ortalama 7 dakikalık yürüme mesafesinde aile sağlığı merkezine ulaşabildiğini anlatarak, kentteki aile sağlığı merkezi sayısının 1120'ye ulaştığını, yıl sonuna kadar bu sayıyı 1200'e çıkarmayı hedeflediklerini bildirdi.</p>

<p>Bir aile hekiminin hizmet verdiği ortalama nüfusun 4 binlerden 2 bin 900 seviyesine düştüğünü aktaran Güner, hedeflerinin bu rakamı 2 bin 500'ün altına indirmek olduğunu kaydetti.</p>

<p>Güner, Sağlıklı Hayat Merkezlerinin de koruyucu sağlık hizmetlerinde önemli rol üstlendiğini, bu merkezlerde psikolog, aile danışmanı, çocuk gelişimci ve çeşitli sağlık profesyonellerinin görev yaptığını aktardı.</p>

<h2><strong>"Yılın ilk 6 ayında yaklaşık 21 milyon görüntüleme gerçekleştirildi"</strong></h2>

<p>Pandemi döneminde ertelenen ameliyatların büyük bölümünün tamamlandığını dile getiren Güner, devlet hastaneleri ile şehir hastaneleri arasındaki koordinasyon sayesinde ameliyat bekleme sürelerinin önemli ölçüde azaldığını söyledi.</p>

<p>Güner, 2025 yılında İstanbul'da 2 milyon 700 bin ameliyat gerçekleştirildiğini hatırlatarak, "2026 ilk 6 ayında 1 milyon 630 bin ameliyat yapmış durumdayız. Çok yüksek rakamlar bunlar. Bunların çoğu ABC grubu ameliyatlar. Biz 2 saniyede bir İstanbul'da ameliyat yapıyoruz. Yani nefesimizi alıp verdiğimiz durumda bile belki bir ameliyat gerçekleşmiş oluyor." diye konuştu.</p>

<p>İstanbul'da 127 bin kamu sağlık personeliyle hizmet verildiğini belirten Güner, sağlık hizmetlerinde kaliteden ödün vermeden çalıştıklarını ifade etti.</p>

<p>Güner, yurt içinden olduğu kadar dünyanın birçok ülkesinden hastaların da İstanbul'a tedavi olmak için geldiğini, bunun sağlık hizmetlerinin başarısını gösterdiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Radyolojik görüntüleme hizmetlerinde de yüksek kapasiteyle çalıştıklarını aktaran Güner, yılın ilk 6 ayında yaklaşık 21 milyon görüntüleme gerçekleştirildiğini bildirdi.</p>

<p>Doç. Dr. Güner, vatandaşların ihtiyaç duyduğu her alanda güçlü sağlık sistemiyle hizmet vermeye devam edeceklerini söyleyerek, "Vatandaşımızın neye ihtiyacı olursa olsun, hangi sağlık problemiyle ilgili ihtiyacı olursa olsun güçlü sağlık sistemimizle onlara cevap vermeye, 7 gün 24 saat mesai kavramı olmaksızın, bayram seyran dinlemeksizin hizmet vermeye devam edeceğiz. Dünyanın sağlık başkentinde şükür olsun sağlık emin ellerde." ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/istanbulda-bu-yilin-ilk-6-ayinda-130-milyon-muayene-gerceklestirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 11:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/07/doktor-2427873-1.jpg" type="image/jpeg" length="66902"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kenelere karşı "dikkatli olunması ancak panik yapılmaması" uyarısı yapıldı]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/kenelere-karsi-dikkatli-olunmasi-ancak-panik-yapilmamasi-uyarisi-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/kenelere-karsi-dikkatli-olunmasi-ancak-panik-yapilmamasi-uyarisi-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Adem Keskin, vücuduna kene yapışan kişilerin panik yapmadan hızla keneyi vücudundan uzaklaştırması gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Keskin, AA muhabirine, yaz aylarında kenelerin aktif hale geldiklerini, bu nedenle insanların bu canlılara karşı tedbirli olması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Özellikle hyalomma grubuna ait kenelerin Türkiye'deki Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığının ana taşıyıcısı olduğunu vurgulayan Keskin, "Hyalomma marginatum türü kenelerin ilkbahar ve yaz dönemlerinde aktivitelerini artırdığını biliyoruz. Yaz aylarında vatandaşlarımız tarlaya, pikniğe, yürüyüşe veya ormanlık alanlara daha sık çıkıyor. Bu durum kene ile karşılaşma riskini artırıyor. Ülkemizde görülen keneler, popülasyonu yapay şekilde artırılmış bir canlı değildir, bu bölgenin doğal bir türüdür ancak virüs taşıdığı için tehlikelidir." dedi.</p>

<p>KKKA'nın sadece Türkiye'de değil, son yıllarda Avrupa'da da görüldüğüne işaret eden Keskin, "Bugün İspanya ve Portekiz'de hyalomma türü olan 'Hyalomma lusitanicum' kaynaklı KKKA vakaları olduğunu biliyoruz. Ülkemizde de özellikle ilkbahar ve yaz dönemlerinde vakalarda yoğunlaşma yaşanıyor. Vatandaşlarımızın kene bulunma ihtimali yüksek olan açık mera ve otluk alanlara giderken mutlaka açık renkli kıyafetler giymelerini öneriyoruz. Kenenin vücuda giriş noktası olan pantolon paçaları çorapların içine sokulmalı, bel kısmı ise kemer veya kuşakla sıkıca kapatılmalıdır. Unutulmamalıdır ki kene uçamaz, zıplayamaz veya atlayamaz." ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bir bölgede hastalık tespit edildiğinde devletin hızla kene popülasyonunu takibe alarak ilaçlama yaptığını belirten Keskin, şöyle devam etti:</p>

<p>“Burada vatandaşlarımıza da önemli görevler düşüyor. Hayvanlarında kene gören yetiştiriciler zaman kaybetmeden ilaçlama yapmalıdır. Vatandaşlarımızın araziye çıkarken kene kovucu kullanması ve gerekli önlemleri alması gerekmektedir. Gerekli tedbirler alınsa bile vücutlarına kene tutunabilir. Bu durumda panik yapılmamalıdır. Toplumda keneden kaynaklı haklı bir çekince var ancak panik yapılmamalı ve hızlı şekilde vücuttan uzaklaştırılmalıdır. Eğer kırsal alandaysanız ve bir sağlık kuruluşuna ulaşma imkanınız yoksa, patojenlerin (hastalıklara veya enfeksiyonlara yol açan her türlü mikroorganizma) vücuda salınmasını önlemek adına kene hemen çıkarılmalıdır. Bu işlem çok ileri düzeyde teknik bilgi gerektiren bir durum değildir.”<br />
<img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/07/21/9f46387c5839c5c700b90c06ee822d4e.jpg" width="1200" /></p>

<p>Keskin, Türkiye'de KKKA vakalarında ölüm oranının yüzde 4-5 seviyesinde bulunduğuna dikkati çekerek, "Dolayısıyla panikten uzak durmalıyız. Bu konuda hekimlerimize güvenimiz gerekmektedir. Hastalık ve tedavi süreçlerinde oldukça tecrübeliler. KKKA'ya yakalanan kişilerin yüzde 90'ından fazlası tamamen iyileşiyor." diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/kenelere-karsi-dikkatli-olunmasi-ancak-panik-yapilmamasi-uyarisi-yapildi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 17:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/07/thumbs-b-c-49e147f6b96db71bea69156520321024.webp" type="image/jpeg" length="21303"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dumansız hava sahasında 17 yılda 46 milyonu aşkın denetim yapıldı]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/dumansiz-hava-sahasinda-17-yilda-46-milyonu-askin-denetim-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/dumansiz-hava-sahasinda-17-yilda-46-milyonu-askin-denetim-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığınca yürütülen Dumansız Hava Sahası uygulaması kapsamında ülke genelinde 1500 ekip ve 10 bine yakın personelle gerçekleştirilen denetimlerde, vatandaşlardan gelen ihbarlar en yakın ekibe yönlendiriliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığınca, toplum sağlığını korumak, tütün dumanına maruziyeti önlemek ve tütün kullanımını azaltmak amacıyla yürütülen Dumansız Hava Sahası uygulaması kapsamında 2009'dan bu yana 46 milyonu aşkın denetim gerçekleştirildi.</p>

<p>AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun kapsamında yürütülen uygulamayla, tütün kullanımının yol açtığı sağlık risklerinin azaltılması ve dumansız yaşam alanlarının korunması hedeflendi.</p>

<p>Yürürlüğe 19 Temmuz 2009'da giren düzenlemelerle, kahvehane, kafeterya, lokanta ve benzeri işletmelerin kapalı alanlarında tütün ürünü kullanımı yasaklandı. Yapılan düzenlemelerle toplumun yoğun kullandığı bazı açık alanlarda da ilave kısıtlamalar hayata geçirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu kapsamda havaalanları, terminaller, alışveriş merkezleri, sinema ve tiyatrolar ile sağlık kuruluşlarının giriş kapılarının en az 5 metre çevresinde tütün ürünü kullanımı yasaklandı, kamu kurumlarının açık alanlarında oluşturulabilecek sigara içme alanları ise toplam açık alanın yüzde 30'u ile sınırlandırıldı. Bu alanların bina girişlerinden en az 10 metre uzaklıkta olması zorunlu hale getirildi.</p>

<p>Ayrıca çocuk parkları, yürüyüş yolları ve spor alanlarında tütün ürünü kullanımı tamamen yasaklanarak, çocukların ve gençlerin dumandan korunmasına yönelik önemli bir adım atıldı.</p>

<h2><strong>Dijital denetim altyapısı</strong></h2>

<p>Denetim faaliyetleri, Dumansız Hava Sahası Denetim Sistemi ile dijital ortama taşındı. Planlama, saha koordinasyonu, ihbar yönetimi ve raporlama süreçleri tek merkezden etkin şekilde yürütülmeye başlandı.</p>

<p>"ALO 184 SABİM" hattı ile "Yeşil Dedektör" mobil uygulaması üzerinden iletilen ihbarların sisteme anlık düşmesi sağlandı. Böylece ihbarların en geç 2 saat içinde değerlendirilerek en yakın denetim ekibine yönlendirilmesine imkan verildi.</p>

<p>Bu sayede vatandaşların denetim süreçlerine aktif katılımı sağlanırken, ihlallere hızlı ve etkin müdahale imkanı oluşturuldu.</p>

<h2><strong>Türkiye genelinde kesintisiz denetim</strong></h2>

<p>Bakanlık verilerine göre, Türkiye genelinde yaklaşık 1500 denetim ekibi ve 10 bine yakın görevli personelle 7 gün 24 saat esasına göre denetimler gerçekleştiriliyor.</p>

<p>2009'dan bugüne kadar 46 milyonu aşkın denetim gerçekleştirilirken, Dumansız Hava Sahası uygulamasının sürdürülebilirliği etkin denetim mekanizmasıyla güvence altına alınıyor.</p>

<p>Denetimler, rutin denetimler, ihbar üzerine gerçekleştirilen denetimler ve iller arası çapraz denetimler olmak üzere 3 farklı yöntemle yürütülüyor.</p>

<p>İhbar alınması veya ihlal tespit edilmesi halinde ilgili işletmeye 20 gün içinde en az 3 takip denetimi yapılıyor. Denetim ekipleri, en az 2 kişiden oluşurken, ekiplerde kolluk kuvveti temsilcileri de görev alıyor.</p>

<p>Denetimlerin etkinliğini artırmak amacıyla 81 ilde görev yapan ekipler, farklı illerle eşleştirilerek her ay çapraz denetimler gerçekleştiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/dumansiz-hava-sahasinda-17-yilda-46-milyonu-askin-denetim-yapildi</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 11:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/07/thumbs-b-c-3f4b2aedeaeb4d1b5c388fe3211a63cf.webp" type="image/jpeg" length="86368"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
