<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Haberler - Diriliş Postası</title>
    <link>https://dirilispostasi.com</link>
    <description>Diriliş Postası ekibinin hazırladığı, Türkiye ve dünyadan son dakika haberler ve güncel haber başlıkları için Hemen Ziyaret Edin.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://dirilispostasi.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 14 Oct 2026 09:44:13 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Retatrutid içerdiği öne sürülen yasa dışı ürünlerle bağlantılı 2 ölüm FDA kayıtlarına girdi]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/retatrutid-icerdigi-one-surulen-yasa-disi-urunlerle-baglantili-2-olum-fda-kayitlarina-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/retatrutid-icerdigi-one-surulen-yasa-disi-urunlerle-baglantili-2-olum-fda-kayitlarina-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[FDA Yan Etki Bildirim Sistemi kayıtlarına göre, henüz onaylanmamış deneysel zayıflama ilacı retatrutid içerdiği öne sürülen yetkisiz ürünleri kullanan iki kişi hayatını kaybetti. Ürünlerin içeriği doğrulanmış değil.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">Eli Lilly’nin geliştirdiği ve henüz resmî onay almamış deneysel zayıflama ilacı retatrutid içerdiği öne sürülen yasa dışı ürünlerin kullanımı sonrasında iki kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. ABD Gıda ve İlaç Dairesi’nin (FDA) Yan Etki Bildirim Sistemi kayıtlarına yansıyan belgelere göre yetkisiz kanallardan temin edilen preparatlar ölümlere “şüpheli ürün” olarak kaydedildi. Bildirimler kesin bir neden-sonuç ilişkisini kanıtlamıyor; ürünlerin içeriği bağımsız olarak doğrulanmadı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Vakalarda neler yaşandı?</strong></h3>

<p dir="ltr">Temmuz’da FDA veri tabanına yapılan ilk bildirimde, obezite tanısı olan 41 yaşındaki bir kadının güvenilir olmayan bir kaynaktan temin ettiği maddeyi kullandıktan sonra kalp durması sonucu öldüğü aktarıldı. Eylül’de kuruma ulaşan ikinci bildirimde ise 49 yaşındaki bir hastanın, lisanslı bir hemşirenin tavsiyesi ve yönlendirmesiyle internetteki bir peptit satıcısından aldığı ürünü kullanmasının ardından şiddetli dehidrasyon, yetersiz beslenme ve kalp durmasıyla yaşamını yitirdiği belirtildi. Eli Lilly, her iki vakada kullanılan maddelerin şirketin yürüttüğü resmî klinik araştırmalarla hiçbir bağlantısı olmadığını açıkladı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Şirketin laboratuvar incelemesi ne gösterdi?</strong></h3>

<p dir="ltr">Eli Lilly, yasa dışı pazardan topladığı numuneler üzerinde yaptığı teknik incelemelerde taklit ürünlerin yanlış dozajda etken madde içerdiğini, saf olmadığını ve yüksek oranda zararlı kirleticiler barındırdığını bildirdi. Bu bulgular şirketin kendi analizidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 dir="ltr"><strong>Retatrutid nedir, onay süreci nerede?</strong></h3>

<p dir="ltr">Retatrutid, resmî klinik denemelerde Faz 3 sonuçlarına göre tip 2 diyabet ve obezite hastalarında 80 haftada yüzde 18,8 düzeyinde kilo kaybı sağlamış ve yoğun ilgi uyandırmıştı. Eli Lilly ilacın ruhsat başvurusunu 2027'nin başında yapmayı planlıyor. Onay süreci tamamlanmadığı için internet üzerinden kontrolsüz bir kara borsa oluştuğu belirtiliyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Eli Lilly hangi hukuki adımları attı?</strong></h3>

<p dir="ltr">Şirket, yetkisiz satış yapan 14 binden fazla internet ilanını yetkili makamlara ilettiğini duyurdu. Ağustos’ta medikal spa merkezleri, internet satıcıları ve bileşik eczanelere yönelik 6 dava açan şirket, 8 Ekim’de American Peptides, LiveWell Peptides, Cenexa Labs, Medrein Health &amp; Aesthetics ve Medshape Weight Loss Clinic adlı 5 kuruluşa daha dava açtı. Tıp uzmanları, laboratuvar kontrolünden geçmemiş enjekte edilebilir peptitlerin organ yetmezliği ve ölümcül ritim bozukluklarına yol açabileceği konusunda uyarıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/retatrutid-icerdigi-one-surulen-yasa-disi-urunlerle-baglantili-2-olum-fda-kayitlarina-girdi</guid>
      <pubDate>Wed, 14 Oct 2026 09:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/10/images-1-99.jpg" type="image/jpeg" length="81182"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doğaya bırakılan yemler kuşlarda bulaşıcı hastalık riskini artırabiliyor]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/dogaya-birakilan-yemler-kuslarda-bulasici-hastalik-riskini-artirabiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/dogaya-birakilan-yemler-kuslarda-bulasici-hastalik-riskini-artirabiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Kuş Halkalama Birliği (EURING) Başkanı Rob Robinson, doğaya bırakılan yemlerin normalde bir araya gelmeyen kuşları aynı noktada topladığını ve hastalık riskini artırabildiğini söyledi. Robinson, halkalama verilerinin kuş gribi riskinin değerlendirilmesinde de kullanıldığını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">Avrupa Kuş Halkalama Birliği (EURING) Yönetim Kurulu Başkanı Rob Robinson, insanların doğaya bıraktığı yemlerin normal koşullarda bir araya gelmeyen kuşları aynı noktada topladığını, bunun da bulaşıcı hastalıkların yayılma riskini artırabildiğini söyledi. EURING 2026 Genel Kurul Toplantısı kapsamında Samsun’a gelen Robinson, AA’ya yaptığı açıklamada İngiltere’de kuşların beslenmesi ile hastalıkların yayılması arasındaki ilişkiyi araştırdıklarını anlattı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Yemleme neden risk oluşturabiliyor?</strong></h3>

<p dir="ltr">İngiltere’de çok sayıda insanın bahçelerine ve açık alanlara kuşlar için yem bıraktığını belirten Robinson, iyi niyetle yapılan bu davranışın bazı dönemlerde kuşların sağlığını olumsuz etkileyebildiğini söyledi. Farklı türlerden kuşların aynı beslenme alanlarında toplanmasının hastalık bulaşmasını kolaylaştırabildiğine dikkat çeken Robinson, “Normalde bir araya gelmeyecek kuşların aynı yerde toplanması bulaşıcı hastalıkların yayılma riskini artırabiliyor. Bazı dönemlerde verilen zarar sağlanan faydadan daha fazla olabiliyor” dedi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Risk hangi dönemde yükseliyor?</strong></h3>

<p dir="ltr">Robinson, çalışmalarında riskin özellikle yaz sonu ve sonbahar başında arttığını gördüklerini söyledi. İnsanlara bu dönemlerde kuşları yemlemekten kaçınmalarını önerebildiklerini belirten Robinson, kuşları koruma uygulamalarında mevsimsel koşulların da dikkate alınması gerektiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 dir="ltr"><strong>Halkalama verileri kuş gribinde nasıl kullanılıyor?</strong></h3>

<p dir="ltr">Robinson, kuşların göç hareketlerinden yararlanarak kuş gribinin yayılma riskini değerlendirebildiklerini, halkalama verileriyle riskli bölgelerin belirlenmesine yardımcı olacak yöntemler geliştirdiklerini söyledi. Böylece yetkililerin olası risklere karşı daha erken önlem alma fırsatı bulabildiğini belirtti.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Halkalama iklim değişikliği araştırmalarına nasıl katkı sağlıyor?</strong></h3>

<p dir="ltr">Uzun yıllara yayılan halkalama verileri sayesinde kuşların göç yollarında ve göç zamanlarında meydana gelen değişikliklerin takip edilebildiğini kaydeden Robinson, bunun iklim değişikliğinin göçmen kuşlar üzerindeki etkilerinin anlaşılmasına katkı sağladığını vurguladı. Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasındaki önemli kuş göç yollarının kesiştiği bir noktada bulunduğunu, ülkenin göç araştırmaları için yüksek potansiyele sahip olduğunu da ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/dogaya-birakilan-yemler-kuslarda-bulasici-hastalik-riskini-artirabiliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 12 Oct 2026 12:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/10/kirmizi-kus-6.webp" type="image/jpeg" length="93284"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tokat’ta zehirlenme şüphesiyle hastanelere başvuranların sayısı 2 bin 914'e ulaştı]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/tokatta-zehirlenme-suphesiyle-hastanelere-basvuranlarin-sayisi-2-bin-914e-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/tokatta-zehirlenme-suphesiyle-hastanelere-basvuranlarin-sayisi-2-bin-914e-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tokat’ta 9 Ekim akşamından itibaren bulantı, kusma, karın ağrısı ve ishal şikâyetiyle sağlık kuruluşlarına başvuranların sayısı 2 bin 914 oldu. Valilik, sonuçlar çıkana kadar şebeke suyunun içme ve yemekte kullanılmamasını önerdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">Tokat’ta bulantı, kusma, karın ağrısı ve ishal şikâyetleriyle sağlık kuruluşlarına başvuranların sayısı 2 bin 914'e ulaştı. Tokat Valiliği’nin açıklamasına göre başvurular 9 Ekim 2026 Cuma akşamından itibaren kent merkezinde başladı. 11 Ekim Pazar günü saat 08.00 itibarıyla toplam 2 bin 914 kişi sağlık kuruluşlarına başvurdu. Şikâyetlerin nedeni henüz belirlenmedi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Valilik ne açıkladı?</strong></h3>

<p dir="ltr">Valilik, başvuruların başlaması üzerine ilgili kurumlarca inceleme başlatıldığını bildirdi. 18 çocuğun hastanelerde takip ve tedavisinin sürdüğü, çocukların genel sağlık durumunun iyi olduğu ve sağlık ekiplerince yakından izlendiği belirtildi. Şikâyetlerin nedenini belirlemek için ilgili kurumların koordinasyonunda çalışmalar sürüyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Su numuneleri nereye gönderildi?</strong></h3>

<p dir="ltr">Kentin farklı noktalarından alınan içme suyu numuneleri, ayrıntılı inceleme için Ankara Halk Sağlığı Referans Laboratuvarı’na gönderildi. Laboratuvar sonuçlarının 3 gün içinde alınması bekleniyor. Valilik, sonuçlar ve süreçteki gelişmelerin kamuoyuyla paylaşılacağını söyledi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Vatandaşlara hangi uyarı yapıldı?</strong></h3>

<p dir="ltr">Valilik, laboratuvar sonuçları açıklanana kadar tedbir amacıyla şebeke suyunun içme ve yemek hazırlamada kullanılmamasını, bu ihtiyaçların güvenilir ambalajlı içme sularıyla karşılanmasını tavsiye etti. Şebeke suyunun içme dışındaki günlük ihtiyaçlarda kullanılabileceği, ancak ağız yoluyla alınmamasına dikkat edilmesi gerektiği belirtildi. Bu uyarı bir tedbir olup, suyun şikâyetlerin kaynağı olduğu henüz doğrulanmış değil.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 dir="ltr"><strong>Belediye ne dedi?</strong></h3>

<p dir="ltr">Tokat Belediyesi dün yaptığı açıklamada, içme suyu şebekesine kanalizasyon suyu karıştığı yönündeki iddiaları değerlendirdi. Su ve Kanalizasyon Müdürlüğü’nün teknik değerlendirmesine göre bölgedeki şebekeye kanalizasyon suyu karışması söz konusu değil. Belediye, şikâyetlerin altyapı sistemlerinden kaynaklandığına dair teknik bir bulgu bulunmadığını belirtti ve vatandaşlardan doğrulanmamış bilgilere itibar etmeyip resmî açıklamaları dikkate almalarını istedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Berk Küçük</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/tokatta-zehirlenme-suphesiyle-hastanelere-basvuranlarin-sayisi-2-bin-914e-ulasti</guid>
      <pubDate>Sun, 11 Oct 2026 16:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/10/images-1-91.jpg" type="image/jpeg" length="20648"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[HPE’den Rahim: Ağ destek taleplerinin 2-3 yıl içinde insansız çözülmesi bekleniyor]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/hpeden-rahim-ag-destek-taleplerinin-2-3-yil-icinde-insansiz-cozulmesi-bekleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/hpeden-rahim-ag-destek-taleplerinin-2-3-yil-icinde-insansiz-cozulmesi-bekleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[HPE ağ teknolojileri birimi başkanı Rami Rahim, AIOps ile iki üç yıl içinde kurumsal ağlardaki destek taleplerinin insan müdahalesi olmadan çözüleceğini söyledi. Fiziksel donanım arızaları tek istisna olarak gösterildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">Hewlett Packard Enterprise (HPE) ağ teknolojileri birimi başkanı Rami Rahim, kurumsal ağ yönetiminde otomasyonun geldiği noktayı değerlendirdi. Rahim, yapay zekâ destekli ağ operasyonları (AIOps) sayesinde iki ila üç yıl içinde kurumsal ağlardaki destek taleplerinin insan müdahalesi olmadan çözüleceğini söyledi. Bu değerlendirmeler Rahim’in kendi beyanı; bağımsız olarak doğrulanmadı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Destek taleplerinde otomasyon ne düzeyde?</strong></h3>

<p dir="ltr">Rahim, kendi kendini yöneten ağlar vizyonunun hızla hayata geçtiğini belirtti. Halihazırda açılan arıza kayıtlarının yüzde 70 ila 80'inin insan müdahalesine ihtiyaç duyulmadan çözüldüğünü söyledi. Birkaç yıl içinde yazılım ve konfigürasyon kaynaklı tüm sorunların otonom olarak giderileceğini, tek istisnanın fiziksel donanım arızaları olacağını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 dir="ltr"><strong>Donanım arızalarında süreç nasıl işleyecek?</strong></h3>

<p dir="ltr">Rahim’e göre bu durumda bile uzman mühendise gerek kalmayacak. Yapay zekâ bozulan parçanın yenisini otomatik sipariş edecek, kargo ulaştığında şirketteki herhangi bir çalışanın parçayı yuvaya takması sistemin çalışması için yeterli olacak.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Ağlarda yapay zekâ ajanları neyi değiştiriyor?</strong></h3>

<p dir="ltr">Rahim, gelecekte kurumsal ağlarda insan çalışanlardan çok daha fazla yapay zekâ ajanının işlem yapacağını söyledi. Ajanların yarattığı yoğun veri akışı ve bağlantı ihtiyacı, ağ altyapılarını insan ekiplerinin yönetemeyeceği ölçeklere taşıyor. Bu yükü dengelemek için de yapay zekâ tabanlı otonom denetim mekanizmalarına ihtiyaç duyuluyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>En sık şikâyet konusu ne?</strong></h3>

<p dir="ltr">Rahim, otomasyonun başarısını Wi-Fi performansına bağlı arıza bildirimlerinin sayısı ve çözüm hızıyla ölçtüklerini söyledi. Kurumsal ortamlarda açılan destek taleplerinin başında zayıf kablosuz bağlantı şikâyetlerinin geldiğini belirten Rahim, arka planda bir bulut sağlayıcı çökmesi ya da geniş alan ağı sorunu olsa bile kullanıcının bunu ilk olarak kablosuz bağlantıda hissettiğini anlattı. Yapay zekânın kök nedeni bir insana göre çok daha hızlı tespit edip düzeltebildiğini ifade etti.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>HPE ve Juniper entegrasyonu nasıl ilerliyor?</strong></h3>

<p dir="ltr">HPE’nin Temmuz 2025'te tamamlanan Juniper Networks satın almasının ardından ağ mimarisi hibrit bulut portföyüyle birleştirilmeye devam ediyor. Rahim, satın almadan sonraki 18 ay içinde hem Aruba hem Juniper kökenli erişim noktalarının ortak yönetim araçlarıyla denetlenebilir hâle geldiğini, ağ dokusu yönetim yeteneklerinin ise hibrit bulut gözlemlenebilirlik yazılımı OpsRamp ile entegre edildiğini söyledi. Yapay zekâ veri merkezlerinde ağ hızı en az işlemci gücü kadar kritik hâle geldiği için şirket ana odağını ağ odaklı altyapı çözümlerine yöneltiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/hpeden-rahim-ag-destek-taleplerinin-2-3-yil-icinde-insansiz-cozulmesi-bekleniyor</guid>
      <pubDate>Sun, 11 Oct 2026 15:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/10/1536x864-cmsv2-b4e9ff71-b666-52c9-84ef-0232f2be9653-9425303.webp" type="image/jpeg" length="77790"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Beş saatten az uyku onlarca hastalık riskini artırıyor: 95 bin kişilik UK Biobank analizi]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/bes-saatten-az-uyku-onlarca-hastalik-riskini-artiriyor-95-bin-kisilik-uk-biobank-analizi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/bes-saatten-az-uyku-onlarca-hastalik-riskini-artiriyor-95-bin-kisilik-uk-biobank-analizi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[UK Biobank’taki 95 bin 559 yetişkinin verileriyle yapılan çalışmada, gecelik 6-8 saat uyku 69 hastalık için en düşük risk aralığı olarak belirlendi. Beş saatten az uyuyanlar 37 hastalıkta en kırılgan grup oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">Geceleri beş saatten az uyumanın onlarca kronik ve akut sağlık sorununun görülme olasılığını belirgin biçimde artırdığı ortaya çıktı. Birleşik Krallık Biobank veri tabanındaki 95 bin 559 yetişkinin katıldığı, medyan takip süresi 8,9 yıl olan araştırma 17 Eylül 2026'da PLOS Medicine dergisinde yayımlandı. Çalışma gözlemsel nitelikte; doğrudan neden-sonuç ilişkisi kanıtlamıyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Araştırma nasıl yapıldı?</strong></h3>

<p dir="ltr">Katılımcılar yedi gün yirmi dört saat boyunca bilek ivmeölçer taktı. Veriler, derin öğrenme modeli olan SleepNet algoritmasıyla analiz edildi. Önceki araştırmaların büyük bölümü kişilerin kendi beyanlarına dayanırken, bu çalışmada nesnel fizyolojik veriler kullanıldı. Toplam 1.049 hastalık çıktısı tarandı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>REM ve derin uyku neyi değiştiriyor?</strong></h3>

<p dir="ltr">Uzun REM süresi, takip boyunca 83 farklı hastalığın görülme oranında düşüşle ilişkilendirildi. REM uykusundaki her 47,6 dakikalık artış, kalp yetmezliği riskini yüzde 26, demans riskini yüzde 46 ve Parkinson hastalığı riskini yüzde 80 oranında azaltıyor. Derin uyku evresindeki artış ise tip 2 diyabet ve majör depresif bozukluk dahil yedi rahatsızlığın riskini düşürüyor. Geceden geceye uyku düzensizliğinin artması ve uykuya daldıktan sonra uyanık kalınan sürenin uzaması ise anksiyete ve madde kullanım bozukluğu gibi psikiyatrik ve metabolik riskleri artırıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 dir="ltr"><strong>En düşük risk hangi uyku süresinde?</strong></h3>

<p dir="ltr">Doğrusal olmayan 86 hastalık fenotipinde en düşük risk, 69 hastalık için gecelik 6-8 saatlik aralıkta görüldü. Beş saatten az uyuyanlar, 6-8 saat uyuyan referans gruba kıyasla 37 hastalıkta en yüksek kırılganlığı gösterdi. Bonferroni düzeltmesi sonrasında uyku düzeni ile yeni tanı konan hastalıklar arasında toplam 156 istatistiksel olarak anlamlı bağlantı saptandı. Araştırmacılar, orta ve ileri yaştaki bireyler için 6-8 saatlik gece uykusunun koruyucu bir eşik olduğunu belirtti.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Sonuçlar nasıl yorumlanmalı?</strong></h3>

<p dir="ltr">Çalışma gözlemsel olduğundan uykunun hastalıklara neden olduğunu kesin olarak göstermiyor. Yine de sağlıklı bir uyku yapısının koruyucu hekimlik uygulamalarında önemli rol oynayabileceğine işaret ediyor. Bulgular, demans riskini en aza indiren ideal uyku süresini 7-8 saat olarak gösteren önceki geniş analizlerle de paralellik taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/bes-saatten-az-uyku-onlarca-hastalik-riskini-artiriyor-95-bin-kisilik-uk-biobank-analizi</guid>
      <pubDate>Sun, 11 Oct 2026 14:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/10/images-2-55.jpg" type="image/jpeg" length="75993"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rapamisin, Alzheimer riski taşıyan kişilerde beyin kan akışını artırdı]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/rapamisin-alzheimer-riski-tasiyan-kisilerde-beyin-kan-akisini-artirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/rapamisin-alzheimer-riski-tasiyan-kisilerde-beyin-kan-akisini-artirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Organ nakillerinde kullanılan rapamisin, Missouri Üniversitesi’nin pilot çalışmasında APOE4 taşıyan sağlıklı yetişkinlerde beyin kan akışını iyileştirdi. Etki özellikle kadınlarda daha belirgindi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">Organ nakillerinde doku reddini engellemek için kullanılan rapamisin adlı ilacın, Alzheimer’ın klinik belirtileri ortaya çıkmadan önceki bazı biyolojik değişimleri yavaşlatabileceği saptandı. Missouri Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yürütülen ve sonuçları Journal of Cerebral Blood Flow &amp; Metabolism dergisinde yayımlanan pilot klinik çalışma, ilacın genetik risk taşıyan bireylerdeki damar etkilerini inceledi. Çalışma kısa süreli ve küçük ölçekli; ilacın hafıza kaybını önleyip önlemediği henüz kanıtlanmadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 dir="ltr"><strong>Çalışma nasıl yapıldı?</strong></h3>

<p dir="ltr">Alzheimer riskini artıran en önemli faktörlerden biri olan APOE4 gen varyantını taşıyan bireylerde, hafıza sorunları başlamadan yıllar önce beynin bazı bölgelerine giden kan akışında belirgin düşüş görülüyor. Araştırmada, yaşları 45 ile 65 arasında değişen ve henüz hiçbir demans belirtisi göstermeyen sağlıklı yetişkinlere dört hafta boyunca her gün düşük doz rapamisin verildi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Sonuçlar ne gösterdi?</strong></h3>

<p dir="ltr">Ölçümler, rapamisinin serebral kan akışını yalnızca APOE4 taşıyıcılarında iyileştirdiğini gösterdi. Geni taşımayan bireylerde benzer bir artış kaydedilmedi. Araştırma ekibinin lideri Prof. Dr. Ai-Ling Lin, bulguların kişiselleştirilmiş tıp açısından önemli bir kanıt sunduğunu söyledi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Kadınlarda etki neden önemli?</strong></h3>

<p dir="ltr">Lin, Alzheimer hastalarının yaklaşık üçte ikisinin kadın olduğunu hatırlattı. Rapamisin kaynaklı kan akışı artışı, özellikle kadın APOE4 taşıyıcılarında en yüksek düzeyde gerçekleşti. Daha önce fare modellerinde rapamisinin beyin yaşlanmasını yavaşlattığı ve kan dolaşımını düzenlediği görülmüştü. Pilot çalışma, benzer biyolojik mekanizmaların insanlarda da tetiklenebileceğine işaret ediyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Bu bulgu neyi kanıtlamıyor?</strong></h3>

<p dir="ltr">Kısa süreli çalışma, ilacın ileri yaşlarda hafıza kaybını kesin olarak engelleyip engellemediğini doğrudan göstermiyor. Araştırmada ilacın metabolik, enflamatuar ve mikrobiyom profilleri üzerindeki düzenleyici etkileri de incelendi. Uzmanlar, rapamisinin uzun vadeli bilişsel koruma sağlayıp sağlamadığının anlaşılması için daha geniş katılımlı ve uzun süreli klinik çalışmalara ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/rapamisin-alzheimer-riski-tasiyan-kisilerde-beyin-kan-akisini-artirdi</guid>
      <pubDate>Sun, 11 Oct 2026 14:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/10/images-1-90.jpg" type="image/jpeg" length="52057"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Memişoğlu: 18 yaş altına tütün satışı yaş doğrulamasıyla önlenecek]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/bakan-memisoglu-18-yas-altina-tutun-satisi-yas-dogrulamasiyla-onlenecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/bakan-memisoglu-18-yas-altina-tutun-satisi-yas-dogrulamasiyla-onlenecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Memişoğlu, 18 yaş altındaki çocuklara tütün ürünü satışının yaş doğrulamasıyla önlenmesinin öncelikleri olduğunu söyledi. Yeni kanun taslağı ve mevzuatın bu çerçevede ele alındığını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, NSosyal hesabından “Bu gördüğümüz tablo, önlenebilir bir yıkımdır” başlığıyla yaptığı paylaşımda, 18 yaş altındaki çocuklara yaş doğrulaması yaparak tütün ürünü satışını önlemenin öncelikleri olduğunu söyledi. Memişoğlu, “Vatandaşlarımız müsterih olsun, önceliğimiz 18 yaş altındaki çocuklarımıza yaş doğrulaması yaparak tütün ürünü satışını önlemek ve onları tütünün zararlı etkilerinden korumaktır” dedi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Memişoğlu ne dedi?</strong></h3>

<p dir="ltr">Memişoğlu, tütün ürünlerinin bıraktığı tahribatın yalnızca bireysel bir tercih değil, toplumun taşıdığı ortak bir yük olduğunu belirtti. “Açıklamalarımız üzerindeki soru işaretlerini anlıyorum” diyen Bakan, bu doğrultuda mahremiyeti gözeten, kişisel verileri koruyan ve uygulama kolaylığı sağlayan elektronik sistemler dahil bütün seçeneklerin değerlendirildiğini söyledi. Yeni kanun taslağı ve mevzuatın da bu çerçevede ele alındığını ifade etti. Hangi yaş doğrulama sisteminin kullanılacağına ilişkin somut bir bilgi paylaşılmadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 dir="ltr"><strong>Sigara içmeyenler için ne söyledi?</strong></h3>

<p dir="ltr">Memişoğlu, sigara içmeyen milyonlarca vatandaşın haklı hassasiyetini ve temiz hava hakkını çok iyi bildiklerini vurguladı. Sosyal alanlarda yaşanan mağduriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik çalışmaların sürdüğünü bildirdi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Hedef ne?</strong></h3>

<p dir="ltr">Memişoğlu, amaçlarının başta gençler olmak üzere toplumu tütünün yıkıcı etkilerinden korumak ve daha sağlıklı, daha rahat nefes alabilen bir Türkiye inşa etmek olduğunu belirtti. “Unutmayalım, tütünle mücadele hepimizin mücadelesidir” ifadesini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/bakan-memisoglu-18-yas-altina-tutun-satisi-yas-dogrulamasiyla-onlenecek</guid>
      <pubDate>Sun, 11 Oct 2026 13:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/10/kemal-memisoglu-2270743.jpg" type="image/jpeg" length="99280"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık çalışanları sigara bırakma polikliniğiyle bağımlılıktan kurtuldu]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/saglik-calisanlari-sigara-birakma-poliklinigiyle-bagimliliktan-kurtuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/saglik-calisanlari-sigara-birakma-poliklinigiyle-bagimliliktan-kurtuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hatay’da anestezi teknikeri Anıl Kabadayı ile Çanakkale İl Ambulans Servisi Başhekimi Dr. Sertaç Giresunlu, sigara bırakma polikliniklerindeki tedaviyle yıllar süren bağımlılıklarından kurtuldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">Hatay ve Çanakkale’de uzun yıllar sigara kullanan sağlık çalışanları Anıl Kabadayı ve Dr. Sertaç Giresunlu, sigara bırakma polikliniklerindeki tedaviyle bağımlılıklarından kurtuldu. Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin polikliniğinden yararlanan 25 yaşındaki anestezi teknikeri Kabadayı yaklaşık 2 aydır, Çanakkale İl Ambulans Servisi Başhekimi Giresunlu ise 6 aydır sigara içmiyor. Anadolu Ajansı’nın “Bir Nefes Bin Zehir” dosyasının bu bölümünde iki sağlık çalışanının hikâyesi anlatıldı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Anıl Kabadayı sigarayı nasıl bıraktı?</strong></h3>

<p dir="ltr">Lise yıllarında arkadaş ortamının etkisiyle sigaraya başlayan Kabadayı, her fırsatta bırakmayı denese de başaramadı. Görev yaptığı Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin Sigara Bırakma Polikliniği’nde gördüğü tedaviyle 11 yıllık bağımlılığından kurtuldu. Kabadayı, her sabah yaşadığı nefes darlığı, hırıltı ve baskı hissinin geçtiğini, tat ve koku duyularının geri geldiğini söyledi. “Eğer kişi kendi başına bırakamıyorsa mutlaka bir uzmandan destek alsın” diyen Kabadayı, sigarayı bırakınca şekerli içecek alışkanlığından da kurtulduğunu ekledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 dir="ltr"><strong>Hatay’daki poliklinik ne kadar başarılı?</strong></h3>

<p dir="ltr">Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Serkan Nural, polikliniğin 9 ayda 650 kişiye hizmet verdiğini söyledi. Nural’a göre ortalama bıraktırma oranı yüzde 50'ye varıyor. Etkinliği kanıtlanmış ilaçların son aylarda ücretsiz sunulmasıyla başarı oranının daha da arttığını belirten Nural, bu oranların kendi poliklinik verileri olduğunu ifade etti.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Dr. Sertaç Giresunlu’nun hikâyesi nasıl?</strong></h3>

<p dir="ltr">Yaklaşık 17 yıl sigara kullanan 45 yaşındaki Giresunlu, sağlığı üzerindeki olası etkilere duyduğu kaygı nedeniyle Çanakkale’de Merkez Sağlıklı Hayat Merkezi bünyesindeki Sigara Bırakma Polikliniği’ne Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden randevu alarak başvurdu. 22 yıllık hekim olmasına rağmen seansta sigara, bırakma yöntemleri ve tedavi seçenekleri hakkında çok net bilgi verildiğini anlattı. Kontrollerine düzenli giden Giresunlu, tedaviden yaklaşık 2 hafta sonra sigarayı tamamen bıraktı. Aradan geçen 6 ayda sigara içmediğini ve belirgin bir yoksunluk yaşamadığını söyledi. Poliklinik hizmetlerinin ücretsiz olduğunu belirterek bırakmak isteyenlere profesyonel destek almalarını önerdi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Poliklinikte süreç nasıl işliyor?</strong></h3>

<p dir="ltr">Merkez Sağlıklı Hayat Merkezi Sigara Bırakma Polikliniği’nde görevli Dr. Emine Neşe Boztaş, başvuranları kapsamlı biçimde değerlendirdiklerini ve nikotin bağımlılığı düzeyini ele aldıklarını söyledi. Kişinin durumuna göre tedavi ve takip planı oluşturuluyor. Uygun görülen danışanlara medikal tedavinin yanı sıra davranışsal destek veriliyor, gerektiğinde diyetisyen ve psikolog desteği sağlanıyor. Bazı kişilerin ilaç kullanmadan yalnızca danışmanlıkla da bırakabildiğini belirten Boztaş, sürecin 15 günlük, 1 aylık, 3 aylık ve 6 aylık kontrollerle izlendiğini ifade etti. “Her hastanın hikâyesi farklı oluyor. Kişinin bağımlılık düzeyi ve motivasyonuna göre süreci birlikte yönetiyoruz” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/saglik-calisanlari-sigara-birakma-poliklinigiyle-bagimliliktan-kurtuldu</guid>
      <pubDate>Sun, 11 Oct 2026 12:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/10/hatay-egitim-ve-arastirma-hastanesi.webp" type="image/jpeg" length="25900"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DSÖ: Sibirya'daki zatürre vakasında bulaş kanıtı yok]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/dso-sibiryadaki-zaturre-vakasinda-bulas-kaniti-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/dso-sibiryadaki-zaturre-vakasinda-bulas-kaniti-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Rusya'nın Sibirya bölgesinde nedeni belirlenemeyen zatürre şüphesiyle bir kişinin hayatını kaybetmesinin ardından söz konusu hastalıkla ilgili herhangi bir bulaş olduğuna dair kanıt bulunmadığını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>DSÖ'nün yaptığı yazılı açıklamada, Rusya'nın Sibirya ve Uzak Doğu İrkutsk Veba ile Mücadele Enstitüsünde görevli bir laboratuvar çalışanının şüpheli bir zatürre vakasının ardından öldüğü anımsatıldı.</p>

<p>Olaya ilişkin haberlere göre, şahsın 29 Eylül'de ağır zatürre nedeniyle hastaneye kaldırılmasının ardından 2 Ekim'de hayatını kaybettiği, laboratuvar ortamındaki mesleki maruziyet sonrasında ölüm nedeni olarak akciğer vebası şüphesi üzerinde durulduğu hatırlatılan açıklamada, şunlar kaydedildi:</p>

<p>"DSÖ'nün doğrulama talepleri üzerine, Rusya'nın Uluslararası Sağlık Tüzüğü kapsamındaki Ulusal Odak Noktası (NFP) ölümü doğruladı. NFP, DSÖ'yü, İrkutsk bölgesinde yakın zamanda herhangi bir veba vakası kaydedilmediği, ulusal sıhhi mevzuata uygun olarak önleyici ve kontrol tedbirleri uygulandığı ve temaslılara yönelik yapılan laboratuvar testlerinde yüksek riskli patojenlere rastlanmadığı konularında bilgilendirdi."</p>

<p>Açıklamada, Rus yetkililerin medyada yer alan haberlerin aksine laboratuvarda herhangi bir biyogüvenlik olayı yaşanmadığını ve bu vakayla bağlantılı başka bir ağır zatürre vakası bulunmadığını bildirdikleri de aktarıldı.</p>

<p>NFP'nin DSÖ'ye, vaka ve tüm temaslıların yüksek riskli patojenler de dahil çeşitli mikroorganizmalar açısından test edildiğini ilettiği belirtilen açıklamada, test edilen yüksek riskli patojenlere ilişkin sonuçların negatif çıktığı ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, tüm temaslıların sağlık kuruluşlarında veya evlerinde tıbbi gözetim altında tutulduğu, süreç boyunca hiçbirinde semptom görülmediğinin aktarıldığı da bildirildi.</p>

<p>"NFP tarafından sağlanan bilgilere dayanarak DSÖ, bu olayla ilişkili devam eden bir bulaş olduğuna dair herhangi bir kanıt tespit etmedi. Ölen laboratuvar çalışanında kesinleşmiş bir teşhisin bulunmaması, temel bir belirsizlik unsuru olmaya devam ediyor." ifadeleri kullanılan açıklamada, DSÖ'nün durumu izlemeye ve yeni bilgiler geldikçe olası halk sağlığı etkilerini değerlendirmeye devam edeceği vurgulandı.</p>

<h2><strong>Sibirya'daki zatürre vakası</strong></h2>

<p>İrkutsk Bölge Valisi İgor Kobzev, 2 Ekim'de bir bölge sakininde "özellikle tehlikeli bir enfeksiyon şüphesi" bulunduğuna ilişkin bilgiler üzerine, olağanüstü toplantı düzenlendiğini duyurmuştu.</p>

<p>Bazı sosyal medya kanallarında ise aynı gün bir vebayla mücadele enstitüsü çalışanının "akciğer vebası" nedeniyle hayatını kaybettiği öne sürülmüştü.</p>

<p>Rospotrebnadzor’dan yapılan açıklamada, Sibirya ve Uzak Doğu İrkutsk Veba ile Mücadele Enstitüsünün bir çalışanına "nedeni belirlenemeyen zatürre" teşhisi konulmasının ardından özel önlemlerin uygulandığı bildirilmişti.</p>

<p>Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, İrkutsk bölgesindeki nedeni belirlenemeyen zatürre vakasına ilişkin DSÖ de mevcut uygulamalar doğrultusunda bilgilendirildiğini dile getirmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/dso-sibiryadaki-zaturre-vakasinda-bulas-kaniti-yok</guid>
      <pubDate>Sun, 11 Oct 2026 00:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/10/thumbs-b-c-ea1a6f72f3d640be7b98904f702aaa24.webp" type="image/jpeg" length="42087"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Raporlu ilaç kullanan hastalara eczaneden doğrudan ilaç dönemi geliyor]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/raporlu-ilac-kullanan-hastalara-eczaneden-dogrudan-ilac-donemi-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/raporlu-ilac-kullanan-hastalara-eczaneden-dogrudan-ilac-donemi-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Memişoğlu, raporlu ilaç kullananların tedavide değişiklik olmadığı sürece doktora gitmeden ilaçlarını eczaneden alabilmesini sağlayacak yeni bir sistem üzerinde çalıştıklarını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, raporlu ilaç kullanan hastaların, tedavilerinde değişiklik olmadığı sürece yeniden reçete yazdırmak için doktora gitmeden ilaçlarını eczaneden alabilmesini sağlayacak yeni bir sistem üzerinde çalıştıklarını söyledi. AA’ya konuşan Memişoğlu, evde sağlık hizmetlerinin de yeniden yapılandırıldığını, özellikle yaşlı ve yatağa bağımlı kişilerin hastaneye gitmeden sağlık hizmetine ulaşmasının hedeflendiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 dir="ltr"><strong>Raporlu ilaçlarda yeni sistem nasıl işleyecek?</strong></h3>

<p dir="ltr">Memişoğlu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan bu düzenlemeyi istediklerini, bakanlığın hazırlık içinde olduğunu söyledi. Sistemde ilaç raporunun geçerli olduğu süre boyunca ilacın aylık dozda eczaneden alınabilmesi planlanıyor. Böylece kronik hastalığı nedeniyle ilaç raporu olan yaşlılar her seferinde doktora gidip ilaç yazdırmak zorunda kalmayacak. Birden fazla rapora bağlı ilaç kullanan ve bu ilaçları farklı zamanlarda reçete ettirmek zorunda kalan hastalar için de kolaylık sağlanacak. Memişoğlu, uygulamayı çok yakın zamanda hizmete sunmayı umduklarını söyledi. Kesin bir başlangıç tarihi verilmedi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Evde sağlık hizmetleri nasıl yeniden yapılandırıldı?</strong></h3>

<p dir="ltr">Memişoğlu, evde sağlık hizmetlerini, uzaktan sağlık hizmetlerini, palyatif hizmetleri ve aile hekimliğini birbiriyle koordineli çalışacak şekilde yeniden yapılandırdıklarını belirtti. Bu dört yapının koordinasyonu için evde sağlık koordinasyon merkezleri oluşturuldu. Palyatif servisten evine gönderilen hastalar elektronik sistem üzerinden uzaktan takip ediliyor. Uzaktan muayene yapılabiliyor, ilaçlar yazılabiliyor, gerekli durumlarda sağlık personeli hastanın evine gidiyor. Hasta yakınlarına da bakım eğitimi veriliyor. Sistem şu anda iki şehirde örnek uygulama olarak çalışıyor ve Memişoğlu çok yakında Türkiye geneline yaygınlaştırılacağını söyledi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Palyatif bakım kapasitesi ne kadar?</strong></h3>

<p dir="ltr">Yoğun bakımda tedavisi tamamlanan ancak makineye bağlı olduğu için hastaneden ayrılamayan hastalar için “palyatif kritik bakım” alanları tanımlandı. Türkiye’de 747 palyatif kritik bakım yatağı bulunuyor. Ayrıca kamu sağlık tesislerinde 7 bin 229, üniversite hastanelerinde 522 ve özel sağlık tesislerinde 120 palyatif bakım yatağı var. Toplam palyatif bakım yatak kapasitesi 8 bin 618'e ulaştı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Yaşlılar için hangi yeni uygulamalar var?</strong></h3>

<p dir="ltr">Memişoğlu, 80 yaş üstündeki kişilerin ilaç, malzeme ve engelli sağlık raporlarının evlerinde düzenlenmeye başlandığını söyledi. Aile hekimlerinin reçete edebileceği ilaç sayısı 1859 artırıldı, ilaç ve malzeme raporlarını aile hekimi uzmanlarının da düzenleyebilmesi sağlandı. Uzman hekimin raporladığı ilaç, tedavide değişiklik olmadığı sürece sonraki dönemlerde aile hekimi tarafından reçete edilebiliyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Koruyucu sağlık için ne çağrısı yaptı?</strong></h3>

<p dir="ltr">Memişoğlu, toplumun Sağlık Bakanlığı’ndan çoğunlukla “hastalığımı tedavi et” talebinde bulunduğunu, oysa önceliğin hastalanmadan sağlıklı yaşamın desteklenmesi olması gerektiğini söyledi. “Bizim toplumdan esas isteğimiz bizden sağlık talep etsinler” diyen Memişoğlu, vatandaşları aile hekimlerine ve Sağlıklı Hayat Merkezleri’ne başvurmaya çağırdı. Bu merkezlerde fizyoterapist ve diyetisyen hizmetlerinin ücretsiz verildiğini, aile hekimliklerinde kanser taramaları ve çeşitli tetkiklerin yapılabildiğini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/raporlu-ilac-kullanan-hastalara-eczaneden-dogrudan-ilac-donemi-geliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 10 Oct 2026 12:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/10/memisoglu-2384621-1.jpg" type="image/jpeg" length="46207"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Malatya’da diyet ve egzersizle 5 ayda 21 kilo verdi]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/malatyada-diyet-ve-egzersizle-5-ayda-21-kilo-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/malatyada-diyet-ve-egzersizle-5-ayda-21-kilo-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malatya’da diyabet başlangıcı, obezite ve karaciğer yağlanması tanısı konulan 50 yaşındaki Rabia Karademir, diyetisyen ve fizyoterapist eşliğinde 5 ayda 95 kilodan 74 kiloya düştü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">Malatya’da diyabet başlangıcı, obezite ve karaciğer yağlanması tanısı konulan 50 yaşındaki Rabia Karademir, Zafer Sağlıklı Hayat Merkezi’nde diyetisyen ve fizyoterapist eşliğinde uyguladığı beslenme ve egzersiz programıyla 5 ayda 21 kilo verdi. Kan şekeri değerleri normale dönen Karademir, “Şu an sağlık problemim yok ve hayatımda çok şey değişti” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 dir="ltr"><strong>Karademir merkeze nasıl yönlendirildi?</strong></h3>

<p dir="ltr">Üç çocuk annesi Karademir, aile hekiminin yönlendirmesiyle başvurduğu Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki değerlendirmelerin ardından Zafer Sağlıklı Hayat Merkezi’ne sevk edildi. Ailesinde diyabet hastaları bulunduğunu ve tek böbrekle yaşadığını belirten Karademir, sağlığını korumak için diyet ve egzersize başladığını söyledi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Program nasıl uygulandı?</strong></h3>

<p dir="ltr">Karademir, diyetisyen eşliğinde beslenme programına başladı, fizyoterapist kontrolünde egzersiz yaptı. Haftanın üç günü merkezde yürüyüş bandında çalışan Karademir, 5 ayda 95 kilodan 74 kiloya indi. Şu an 45 dakika yürüyebildiğini söyledi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Sağlık değerleri nasıl değişti?</strong></h3>

<p dir="ltr">Karademir, başlangıçta 110 olan kan şekerinin 96'ya düştüğünü, karaciğer yağlanmasının da spordan sonra geçtiğini anlattı. Diyetisyen Fatma Zehra Doğan, merkeze başvurduğunda kan şekeri ve kolesterol değerlerinin yüksek olduğunu, 3 ay sonraki tahlilde değerlerin istenen düzeye indiğini söyledi. İlaç tedavisine başlamadan önce beslenme ve fiziksel aktiviteyle sonuç almayı hedeflediklerini belirten Doğan, kas kaybı yaşanmamasının önemli olduğunu ve bunun için fizyoterapist desteği aldıklarını ifade etti.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Merkezde hangi hizmetler veriliyor?</strong></h3>

<p dir="ltr">Zafer Sağlıklı Hayat Merkezi Sorumlu Hekimi Uzm. Dr. Yusuf Küçük, merkezde diyetisyen, fizyoterapist, sosyal çalışmacı, çocuk gelişimci ve psikologların yanı sıra sigara bırakma polikliniğinin de hizmet verdiğini söyledi. Küçük, Karademir’in önleyici sağlık hizmetlerinin önemini gösteren örneklerden biri olduğunu belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/malatyada-diyet-ve-egzersizle-5-ayda-21-kilo-verdi</guid>
      <pubDate>Fri, 09 Oct 2026 12:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/10/malatya-da-50-yasindaki-rabia-karademir-diyet-20312622-amp.jpg" type="image/jpeg" length="79597"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Palyatif bakım hastadan vazgeçmek değil: Amaç yaşam kalitesi ve onur]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/palyatif-bakim-hastadan-vazgecmek-degil-amac-yasam-kalitesi-ve-onur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/palyatif-bakim-hastadan-vazgecmek-degil-amac-yasam-kalitesi-ve-onur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medipol Mega Üniversite Hastanesi'nden Prof. Dr. Sevgi Aras, palyatif bakımın amacının yaşamı ne pahasına olursa olsun uzatmak değil, hastanın yaşam kalitesini ve onurunu korumak olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">Medipol Mega Üniversite Hastanesi İç Hastalıkları ve Geriatri Uzmanı Prof. Dr. Sevgi Aras, her yıl ekim ayının ikinci cumartesi günü kutlanan Dünya Palyatif Bakım Günü kapsamında palyatif bakıma ilişkin yanlış bilinenlere değindi. Aras, "Palyatif bakımda amaç yaşamı uzatmak değil, hastadan vazgeçmek de değil. Amaç, hastanın son yolculuğunu onuruna ve yaşam kalitesine uygun şekilde geçirmesini sağlamak" dedi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Palyatif bakım nedir?</strong></h3>

<p dir="ltr">Aras'a göre palyatif bakım, ciddi ve yaşamı tehdit eden hastalığı olan kişinin ve ona bakım verenlerin yaşam kalitesini ve özerkliğini bütüncül şekilde değerlendiren bir bakım şekli. Hastalığa yönelik tedavilerin sınırlı kaldığı ya da uygulanan tedavilerin kişinin kaldırabileceği boyutta olmadığı durumlarda bile hastanın hayatının devam ettiğini belirten Aras, bu bakımın hastanın yanı sıra yakınlarına da destek sağladığını vurguladı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Palyatif bakımın amacı ne?</strong></h3>

<p dir="ltr">Aras, amacın yaşamı ne pahasına olursa olsun uzatmak olmadığını, hastaya zarar verebilecek gereksiz müdahalelerden kaçınıldığını söyledi. Tedavi, hastanın ihtiyaçları ve yaşam kalitesi gözetilerek planlanıyor. Bu süreçte ağrı, kabızlık, nefes darlığı, beslenme ve uyku bozuklukları, duygu durum sorunları gibi yaşam kalitesini etkileyen belirtilere müdahale ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 dir="ltr"><strong>Hangi hastalar yararlanabiliyor?</strong></h3>

<p dir="ltr">İleri evre kanser hastalarının yanı sıra son dönem demans, nörolojik hastalıklar ve organ yetmezlikleri bulunan hastalar da palyatif bakım sürecinde takip edilebiliyor. Aras, genç yaşlardan itibaren yaşamı kısıtlayan veya engelleyen bazı hastalıkların da palyatif bakım gerektirebildiğini belirtti.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Bakım ekibi kimlerden oluşuyor?</strong></h3>

<p dir="ltr">Aras, "Palyatif bakım yalnızca hekim ve hemşirelerden oluşan bir tedavi süreci değildir. Palyatif bakım bir ekip ve sabır işidir" dedi. Doktor ve hemşirelerle birlikte diyetisyen, fizyoterapist, psikolog, din görevlileri ve ihtiyaca göre diğer branşlardan destek alınıyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Sağlıklı yaşlanma ne zaman başlıyor?</strong></h3>

<p dir="ltr">Aras, sağlıklı yaşlanmanın ileri yaşlarda başlayan bir süreç olmadığını, çocukluk döneminden itibaren sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz, kaliteli uyku, sigara ve alkolden uzak durma, sosyal ve zihinsel olarak aktif kalma gibi alışkanlıkların kazanılması ve ilerleyen yaşlarda sürdürülmesinin önemli olduğunu söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/palyatif-bakim-hastadan-vazgecmek-degil-amac-yasam-kalitesi-ve-onur</guid>
      <pubDate>Fri, 09 Oct 2026 10:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/10/images-7-4.jpg" type="image/jpeg" length="49949"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[NHS'te yapay zekâ cilt lezyonlarını doktora gerek kalmadan taburcu edecek]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/nhste-yapay-zeka-cilt-lezyonlarini-doktora-gerek-kalmadan-taburcu-edecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/nhste-yapay-zeka-cilt-lezyonlarini-doktora-gerek-kalmadan-taburcu-edecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere'nin güneydoğusundaki 18 NHS kuruluşunda üç yıl devrede olacak DERM sistemi, zararsız cilt lezyonlarını dermatolog görmeden değerlendirip hastayı taburcu edebilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">İngiltere Ulusal Sağlık Servisi (NHS) Güneydoğu bölgesi, zararsız cilt lezyonlarını dermatoloğa gerek kalmadan değerlendirip hastayı taburcu edebilen yapay zekâ sistemi DERM'i devreye alıyor. Londra merkezli Skin Analytics'in geliştirdiği sistem, bölgedeki 18 sağlık kuruluşunda üç yıl boyunca kullanılacak ve yaklaşık 9 milyon kişilik nüfusa hizmet verecek. Uygulama, NHS'teki en geniş kapsamlı otonom tıbbi yapay zekâ adımı olarak kayıtlara geçti.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>DERM nasıl çalışıyor?</strong></h3>

<p dir="ltr">Şüpheli cilt kanseri şikâyetiyle sevk edilen hastaların lezyon fotoğrafları, özel dermoskopik lenslerle donatılmış akıllı cihazlarla çekilip DERM platformuna yükleniyor. Sabit bir algoritma üzerinde çalışan sistem, lezyonun iyi huylu olduğuna karar verirse hastayı ilk değerlendirme aşamasında güvenlik protokolleri eşliğinde taburcu ediyor. Yüksek riskli ya da kanser şüphesi taşıyan vakalar doğrudan uzman dermatologlara yönlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 dir="ltr"><strong>Doğruluk oranı ne düzeyde?</strong></h3>

<p dir="ltr">Sınıf III CE tıbbi cihaz sertifikasına sahip DERM, şimdiye kadar İngiltere genelinde 25 NHS kurumunda 250 binden fazla hastayı inceledi ve histopatolojik olarak doğrulanmış 25 binden fazla kanser vakasını tespit etti. Verilere göre yazılım iyi huylu lezyonları yüzde 99,5 doğrulukla ayırt ediyor ve kanser vakalarının yaklaşık yüzde 98'ini yakalıyor. 2024'te Edge Health'in hazırladığı bağımsız bir analizde, yüz yüze muayene yapan dermatologların melanomu doğru dışlama oranı yüzde 98,9 iken DERM aynı hasta havuzunda yüzde 99,8'e ulaştı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Sağlık sistemine etkisi ne olacak?</strong></h3>

<p dir="ltr">İngiltere'de artan cilt kanseri sevkleri ve dermatolog açığı, randevu bekleme sürelerini kritik seviyelere taşıdı. Modellemelere göre DERM, acil sevklerin üçte birinin (bazı tahminlere göre yüzde 40'a varan kısmının) hastane randevusuna gerek kalmadan çözülmesini sağlayacak. Uzman doktorlar için yılda yaklaşık 13 bin 500 çalışma saati tasarruf edilmesi ve her yıl 27 bin poliklinik randevusunun boşa çıkarılması bekleniyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Başka nerelerde kullanılıyor?</strong></h3>

<p dir="ltr">Kuzey İrlanda, 1,9 milyon vatandaşı için DERM'in otonom değerlendirme kullanımını daha önce onaylamıştı. NHS bünyesinde ayrıca Flok Health'in geliştirdiği otonom fizyoterapist yazılımı gibi yapay zekâ destekli uygulamalar da sahada yer alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/nhste-yapay-zeka-cilt-lezyonlarini-doktora-gerek-kalmadan-taburcu-edecek</guid>
      <pubDate>Fri, 09 Oct 2026 08:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/10/skin-cancer-screening.webp" type="image/jpeg" length="13848"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Memişoğlu: Ölümlerin çoğu sigara ve hareketsizlikten kaynaklanıyor]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/bakan-memisoglu-olumlerin-cogu-sigara-ve-hareketsizlikten-kaynaklaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/bakan-memisoglu-olumlerin-cogu-sigara-ve-hareketsizlikten-kaynaklaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Memişoğlu, Bolu'da açılan Eczacı Rumeysa Gültekin Hemodiyaliz Merkezi'nin açılışında, ölümlerin çoğunun sigara, hareketsizlik ve kilodan kaynaklandığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Bolu İzzet Baysal Devlet Hastanesi Köroğlu Ünitesi bünyesinde hizmete giren "Eczacı Rumeysa Gültekin Hemodiyaliz Merkezi"nin açılış töreninde konuştu. Memişoğlu, "Ölümlerin çoğu ya sigaradan kaynaklı hastalıklar ya hareketsizlik ve kilodan kaynaklanan inmeler, kalp krizleri. Sağlık Bakanıyım. Bu toplumun sağlıklı kalması önceliğim" dedi. Merkez, Kartalkaya'daki otel yangınında hayatını kaybeden eczacı Rumeysa Gültekin'in adını taşıyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Merkez kimin adını taşıyor?</strong></h3>

<p dir="ltr">Memişoğlu, Kartalkaya'daki otel yangınında eczacı Rumeysa Gültekin ile doktor Enes Gültekin'in, makine mühendisi Alp Mercan ve tıp fakültesi son sınıf öğrencisi Yiğit Gençbay'ın, kurtulduktan sonra başkalarını kurtarmak için otele tekrar girdiklerinde hayatını kaybettiğini hatırlattı. Bu kişilerin "iyiliğin tarafında" yer aldığını söyleyen Memişoğlu, ailelere sabır diledi. Hemodiyaliz merkezinin yanı sıra 112 Acil Merkezi'nin Doktor Enes adına açıldığını, aile hekimliği inşaatının da temelinin çıkarıldığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 dir="ltr"><strong>Memişoğlu sağlık konusunda ne dedi?</strong></h3>

<p dir="ltr">Memişoğlu, toplumun yüzde 65'inin kilolu, yüzde 25'inin aşırı kilolu olduğunu, 3 kişiden 1'inin sigara içtiğini söyledi. "Bizim ismimiz Sağlık Bakanlığı, 'Hastalık Bakanlığı' değil" diyen Memişoğlu, vatandaşlardan sağlıklı kalma konusunda talepte bulunmalarını istedi. Sporun ve hareketin kazanmak için değil, mutlu ve sağlıklı olmak için yapılması gerektiğini, bunun bir kültür hâline getirilmesi gerektiğini belirtti. Bakan, kendisinin organlarını bağışladığını söyleyerek organ bağışı çağrısı yaptı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Bolu'daki sağlık yatırımlarında son durum ne?</strong></h3>

<p dir="ltr">Memişoğlu, İzzet Baysal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne 300 yataklı, İzzet Baysal Devlet Hastanesi'ne 200 yataklı ek bina çalışmalarının sürdüğünü açıkladı. Bolu Merkez Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi ile İzzet Baysal Devlet Hastanesi Kadın Doğum ve Çocuk ek binasının inşaatını yakın zamanda bitireceklerini söyledi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Maltepe'deki bina çökmesi hakkında ne söyledi?</strong></h3>

<p dir="ltr">Memişoğlu, İstanbul Maltepe'de kısmen çöken 7 katlı binada hayatını kaybeden 2 kişiye Allah'tan rahmet diledi. Hastanedeki 7 yaralının durumunun iyi olduğunu belirtti.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Törene kimler katıldı?</strong></h3>

<p dir="ltr">Törende Bolu Valisi Abdulaziz Aydın, Rumeysa Gültekin'in babası avukat Yüksel Gültekin ve Rumeysa Gültekin'in arkadaşı Duygu Taşdemir konuştu. Programa Sağlık Bakanlığı Baş Saha Koordinatörü Osman Açıkgöz, Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Muhammed Emin Demirkol, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Faruk Yiğit ve Rumeysa ile Enes Gültekin'in annesi Azize Gültekin de katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/bakan-memisoglu-olumlerin-cogu-sigara-ve-hareketsizlikten-kaynaklaniyor</guid>
      <pubDate>Thu, 08 Oct 2026 17:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/10/images-4-10.jpg" type="image/jpeg" length="44763"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erzincan'da mahalle parklarında sağlık çalışanlarıyla spor yapılıyor]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/erzincanda-mahalle-parklarinda-saglik-calisanlariyla-spor-yapiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/erzincanda-mahalle-parklarinda-saglik-calisanlariyla-spor-yapiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı'nın "Mahallemde Hareket Var" projesi kapsamında Erzincan'da sağlık çalışanları ve fizyoterapistler, mahalle sakinleriyle açık havada egzersiz yapıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">Erzincan'da "Mahallemde Hareket Var" projesi kapsamında sağlık çalışanları ve fizyoterapistler, farklı mahallelerde vatandaşlarla buluşarak açık havada egzersiz etkinlikleri düzenliyor. Her yaştan bireyin katıldığı etkinliklerde ısınma, esneme ve kültürfizik hareketleri yapılıyor. Proje şu ana kadar 4 mahallede uygulandı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Mahallemde Hareket Var projesi nedir?</strong></h3>

<p dir="ltr">Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü, bireylere doğrudan ulaşmak ve toplumda fiziksel aktivite konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla projeyi hayata geçirdi. Sağlık çalışanları ve fizyoterapistler, belirli aralıklarla mahallelerde vatandaşlarla bir araya geliyor. Etkinliklerde günlük yaşamda daha hareketli kalmanın önemi anlatılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 dir="ltr"><strong>Son etkinlik nerede yapıldı?</strong></h3>

<p dir="ltr">Son etkinlik, Başbağlar Mahallesi'ndeki Esentepe Parkı'nda düzenlendi. Vatandaşlar sağlık çalışanları eşliğinde açık havada spor yaptı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Sağlıklı Hayat Merkezi hekimi ne dedi?</strong></h3>

<p dir="ltr">Erzincan Sağlıklı Hayat Merkezi Sorumlu Hekimi Dr. Sedat Korul, şu ana kadar 4 mahallede etkinlik düzenlediklerini söyledi. Korul, "Sağlık yalnızca sağlık kuruluşlarında değil, evde, sokakta, parkta, mahallede başlar" dedi. Projeyi "Mahallemizde hareket var, hayatımızda sağlık var" sloganıyla diğer mahallelerde de sürdüreceklerini belirtti.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Fizyoterapist hangi önerilerde bulundu?</strong></h3>

<p dir="ltr">Erzincan 2 Nolu Sağlıklı Hayat Merkezi fizyoterapisti Yağmur Özcan, amaçlarının vatandaşlara doğru egzersiz eğitimi vermek ve günlük fiziksel aktivite düzeylerini artırmak olduğunu söyledi. Özcan, etkinlikte gösterilen beden, kültürfizik ve esneme hareketlerinin her gün 15-20 dakika yapılabileceğini belirtti.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Katılımcılar ne diyor?</strong></h3>

<p dir="ltr">52 yaşındaki ev hanımı Birsen Tunço, her yaştan insanın etkinliğe katılabileceğini söyleyerek herkese tavsiye etti. 40 yaşındaki Kezban Bilgili Sökmen de etkinlikten memnun kaldığını belirterek herkesi harekete davet etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/erzincanda-mahalle-parklarinda-saglik-calisanlariyla-spor-yapiliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 08 Oct 2026 12:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/10/images-2-40.jpg" type="image/jpeg" length="27425"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DSÖ açıkladı: Çocuklarla ilgili çarpıcı rakamlar ortaya çıktı!]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/dso-acikladi-cocuklarla-ilgili-carpici-rakamlar-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/dso-acikladi-cocuklarla-ilgili-carpici-rakamlar-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), dünya genelinde 5-19 yaş arasındaki 170 milyon çocuk ve ergenin obezite ile yaşadığını, bu yaş grubunda obezite yaygınlığının 1990'dan bu yana 4 katına çıkarak yüzde 8'e yükseldiğini bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>DSÖ, çocuk ve ergenler arasındaki obezite artışını ele alan ve sağlık sistemleri ile sağlık çalışanlarının zamanında, kanıta dayalı ve insan odaklı bakım sunabileceğini ortaya koyan ilk kılavuzuna ilişkin rapor yayımladı.</p>

<p>Raporda, "2024'te 5-9 yaşındaki 70 milyon çocuk ve 10-19 yaşındaki 100 milyon ergen dahil 5-19 yaş aralığındaki 170 milyon çocuk ve ergen obezite ile yaşıyor. Bu yaş grubunda obezite yaygınlığı 1990'dan bu yana 4 katına çıkarak yüzde 2'den 8'e yükseldi." ifadeleri kullanıldı.</p>

<p>Obezitenin, etkili bakımla yönetilebilen kronik ve tekrarlayıcı bir hastalık olduğuna işaret edilen raporda, hastalığın sonuçlarının yaşamın erken dönemlerinde ortaya çıkabileceği, tip 2 diyabet ile kalp damar hastalıkları dahil bulaşıcı olmayan hastalıkların riskini artırabileceği vurgulandı.</p>

<p>Obeziteyle yaşayan çocukların ve ergenlerin ayrımcılık ve zorbalığa maruz kalabileceğine işaret edilen raporda, "Obezitenin önlenmesi ve yönetilmesi, çocukların ve ergenlerin fiziksel ve ruhsal sağlıklarını korumak, sağlıklı büyümelerini, eğitimlerini, sosyal refahlarını ve yaşam kalitelerini desteklemek açısından büyük önem taşıyor." ifadeleri kullanıldı.</p>

<p>Raporda, DSÖ'nün, obezitesi olan çocuklar ve ergenler için bireysel olarak veya çok yönlü bir programın parçası şeklinde uygulanan yapılandırılmış beslenme, fiziksel aktivite ve davranış değişikliği müdahalelerini kuvvetle önerdiği kaydedildi.</p>

<p>Raporda, dijital sağlık müdahalelerinin ise ebeveyn veya bakım veren kişi gözetiminde olmak kaydıyla belirli koşullar altında önerildiğine işaret edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Hem obezite hem de ruh sağlığı sorunları erken ve birlikte ele alınmalı"</strong></h2>

<p>Raporda, "DSÖ, 0-9 yaşındaki çocuklar için farmakolojik tedavi, bariatrik cerrahi (mide veya sindirim sistemini değiştiren kilo verme ameliyatı) veya kilo verme cihazlarının kullanımını önermiyor. 10-19 yaşındaki ergenlerde onaylanmış ilaçlarla tedavi ancak gözetim altındaki çok yönlü bir yaşam tarzı programı ile istenen sonuçlara ulaşılamadığında değerlendirilebilir. Şiddetli obezitesi olan ergenler için ise bariatrik cerrahi, sıkı koşullar altında değerlendirilebilir." değerlendirmeleri yer aldı.</p>

<p>Obeziteyle birlikte ruh sağlığının ele alınmasının öneminin de vurgulandığı raporda, kaygı, depresyon, düşük öz saygı ve duygusal düzensizliğin, sağlıksız beslenme davranışlarına, fiziksel hareketsizliğe ve sosyal geri çekilmeye katkıda bulunabileceği belirtildi.</p>

<p>Obeziteyle yaşayan çocukların ve ergenlerin duygusal refahlarına zarar veren dışlanma ve zorbalık yaşayabileceğine değinilen raporda, "Sağlık çalışanları, kapsayıcı, gelişimsel olarak uygun ve aile odaklı stratejiler kullanarak hem obeziteyi hem de ruh sağlığı sorunlarını erken ve birlikte ele almalı." ifadesi kullanıldı.</p>

<h2><strong>"Obezite bakımının temeli ilaç veya cerrahi değil"</strong></h2>

<p>Raporda görüşlerine yer verilen DSÖ Beslenme ve Gıda Güvenliği Departmanı Direktörü Dr. Luz Maria De Regil, "Çocuklar ve ergenler için obezite bakımının temeli ilaç veya cerrahi değil, sağlıklı beslenmeyi, fiziksel aktiviteyi ve sürdürülebilir davranış değişikliğini mümkün kılan kapsamlı desteğe erişimdir." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Regil, önceliğin, her çocuğun ve ergenin erken yaşlardan itibaren kaliteli bakıma ve destekleyici ortamlara erişebilmesini sağlamak, sağlıklı bir kiloya ulaşmalarına ve bunu korumalarına yardımcı olmak ve yaşam boyu sağlık ve refah için temel oluşturmak olması gerektiğinin altını çizdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/dso-acikladi-cocuklarla-ilgili-carpici-rakamlar-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Wed, 07 Oct 2026 18:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/10/thumbs-b-c-bffa49c5663b7c76cb8b9527b2489715.webp" type="image/jpeg" length="51018"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kayseri Şehir Hastanesi'nde ebeler gebelerin doğum korkusunu yeniyor]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/kayseri-sehir-hastanesinde-ebeler-gebelerin-dogum-korkusunu-yeniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/kayseri-sehir-hastanesinde-ebeler-gebelerin-dogum-korkusunu-yeniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kayseri Şehir Hastanesi'ndeki Gebe Okulu ve Doğuma Hazırlık Ebe Odası'nda anne adayları ebelerin desteğiyle doğum korkusunu yenip normal doğuma hazırlanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">Kayseri Şehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği'nde anne adayları, ebelerin desteğiyle doğum korkusunu yenip normal doğuma hazırlanıyor. 2018'den bu yana hizmet veren Gebe Okulu'nda yılda 2 bin 500 ile 3 bin 500 arasında gebeye eğitim veriliyor. Kayseri'nin yanı sıra çevre illerden de hasta kabul eden hastanede son 3 ayda 2 bin 173 doğum gerçekleşti.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Gebe Okulu'nda neler yapılıyor?</strong></h3>

<p dir="ltr">Gebeler, Gebe Okulu'nda haftada 3 gün yüz yüze ve çevrim içi eğitimlere katılıyor. Eğitimlerde doğum ve lohusalık dönemine ilişkin bilgiler veriliyor. Kadın Doğum Poliklinikleri sorumlu ebesi Figen Doğan, gebelere beslenme, doğuma hazırlık ve hangi aşamada doktora başvurmaları gerektiği gibi konularda da eğitim verildiğini söyledi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Doğuma Hazırlık Ebe Odası nedir?</strong></h3>

<p dir="ltr">Sağlık Bakanlığı'nın "Her Gebeye Bir Ebe" uygulaması kapsamında, rutin doktor kontrolüne gelen gebeler Ocak 2025'ten bu yana hizmet veren Doğuma Hazırlık Ebe Odası'na yönlendiriliyor. Gebeler burada doğum sürecinde kendilerine eşlik edecek ebelerle tanışıyor, sorularına yanıt buluyor. Uzm. Dr. Merve Topaktaş Özbaş, amaçlarının gebelerin çevreden duydukları korku dolu doğum hikâyelerini geride bırakıp bilinçli şekilde doğuma girmesi olduğunu belirtti.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Doğum salonları gebelere gösteriliyor mu?</strong></h3>

<p dir="ltr">Evet. Doğan, gebelere normal doğum sırasında hangi odalarda yatacaklarını ve doğum salonlarını gösterdiklerini, ayrıca ekiplerle tanıştırdıklarını anlattı. Doğan, "Gebelerimiz doğum yapacağı alanı, doğumu yaptıracak ebeleri görüp bilinçlendikten sonra normal doğumu daha fazla istiyor" dedi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Anne adayları ne diyor?</strong></h3>

<p dir="ltr">Acil tıp asistanı 38 haftalık gebe Hatice Nur Karakartal, çok korktuğunu ancak eğitimlerde değerli bilgiler edindiğini söyledi. 38 haftalık gebe Emine Akkar da eski korkularını yendiğini ve normal doğuma hazırlandığını belirtti. 27 haftalık gebe olan ve hastanede ebe olarak çalışan Sevda Sedef ise normal doğum düşündüğünü, ekibe güvendiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 dir="ltr"><strong>Hastane hangi illere hizmet veriyor?</strong></h3>

<p dir="ltr">1607 yataklı hastane, Kayseri'nin yanı sıra Nevşehir, Niğde, Kırşehir ile Adana ve Sivas'ın bazı ilçelerinden gelen hastalara da hizmet veriyor. Hastanede 109 ebe görev yapıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/kayseri-sehir-hastanesinde-ebeler-gebelerin-dogum-korkusunu-yeniyor</guid>
      <pubDate>Wed, 07 Oct 2026 13:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/10/images-10-2.jpg" type="image/jpeg" length="89007"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[New York'ta kızamık salgını nedeniyle acil durum ilan edildi]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/new-yorkta-kizamik-salgini-nedeniyle-acil-durum-ilan-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/new-yorkta-kizamik-salgini-nedeniyle-acil-durum-ilan-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[New York Valisi Hochul, eyalette 108 kızamık vakası görülmesi üzerine acil durum ilan etti. Aşı yapabilecek sağlık çalışanlarının kapsamı genişletildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">ABD'nin New York eyaletinde bu yıl 108 kızamık vakası görülmesi üzerine Vali Kathy Hochul, salgınla mücadeleyi hızlandırmak için eyalet çapında acil durum ilan etti. Karar kapsamında kızamık aşısı yapabilecek sağlık çalışanlarının kapsamı genişletildi. Ulusal basına göre bu, vakaların 2025'te artmaya başlamasından bu yana bir ABD eyaletinde alınan ilk benzer karar oldu.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Kaç vaka görüldü?</strong></h3>

<p dir="ltr">Eyalet verilerine göre 3 Ekim itibarıyla New York'ta toplam 108 kızamık vakası doğrulandı. Bunların 7'si New York kentinde, 101'i ise kentin dışındaki bölgelerde görüldü. Vali Hochul, vakaların eyalette ve komşu eyaletlerin özellikle kırsal bölgelerinde arttığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 dir="ltr"><strong>Acil durum kararı neler getiriyor?</strong></h3>

<p dir="ltr">Hochul'un imzaladığı kararnameyle kızamık aşısı uygulayabilecek sağlık çalışanlarının kapsamı genişletildi. Paramedikler, ileri düzey acil sağlık hizmeti çalışanları, eczacılar ve ebeler de artık kızamık aşısı yapabilecek. Hemşirelere ise doktorların yanı sıra kızamık testi isteme yetkisi verildi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Kızamık nedir?</strong></h3>

<p dir="ltr">Kızamık, öksürük ve hapşırıkla havadan kolayca bulaşan, çok bulaşıcı bir viral hastalık. Ateş, öksürük, burun akıntısı ve vücutta döküntüyle seyrediyor. Aşıyla önlenebiliyor. Aşısız kişilerde özellikle çocuklarda zatürre ve beyin iltihabı gibi ciddi komplikasyonlara yol açabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Sağlık</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/new-yorkta-kizamik-salgini-nedeniyle-acil-durum-ilan-edildi</guid>
      <pubDate>Wed, 07 Oct 2026 10:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/10/new-york-depophotos-1531803.jpg" type="image/jpeg" length="27615"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DSÖ'den Ebola salgını açıklaması: Seyahat kısıtlaması uygulanmamalı]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/dsoden-ebola-salgini-aciklamasi-seyahat-kisitlamasi-uygulanmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/dsoden-ebola-salgini-aciklamasi-seyahat-kisitlamasi-uygulanmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DSÖ Genel Direktörü Ghebreyesus, Ebola vakalarının görüldüğünü Afrika ülkelerine seyahat kısıtlaması getirilmemesi çağrısında bulunarak, "Bu salgınla ilgili seyahat tedbirlerini yakından izlemeye ve gerektiğinde doğrulamaya devam ediyoruz." dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Ebola vakalarının görüldüğünü Kongo Demokratik Cumhuriyeti (KDC), Kenya ve Uganda gibi Afrika ülkelerine seyahat ve ticaret kısıtlaması getirilmemesi çağrısında bulunarak, "Bu salgınla ilgili seyahat ve ticaret tedbirlerini yakından izlemeye ve gerektiğinde doğrulamaya devam ediyoruz." ifadesini kullandı.</p>

<p>Ghebreyesus, konuya ilişkin ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabından paylaşımda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kenya hükümetinin, KDC'de ikamet eden bir Kenya vatandaşında, Bundibugyo virüsünün neden olduğu dış kaynaklı bir Ebola vakası tespit edildiğini aktardığını belirten Ghebreyesus, "KDC'de hastalanan ve çeşitli hastanelerde tedavi gören kişi, daha sonra KDC'den Uganda'nın Kampala kenti üzerinden Nairobi'ye seyahat etti. Hasta, dün Nairobi'de hayatını kaybetti. Ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyorum." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Ghebreyesus, potansiyel vakaları hızla tespit etmek ve virüsün daha fazla yayılmasını önlemek amacıyla temaslı takibi, sürveyans, tarama ve diğer müdahale çalışmaları konusunda Kenya, KDC ve Uganda hükümetlerine destek verdiklerini vurguladı.</p>

<p>Mevcut bilgilere dayanarak etkilenen ülkelere yönelik seyahat veya ticaret kısıtlamaları getirilmemesini tavsiye ettiklerini vurgulayan Ghebreyesus, "Bu salgınla ilgili seyahat ve ticaret tedbirlerini yakından izlemeye ve gerektiğinde doğrulamaya devam ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h2><strong>Ebola, Afrika'da binlerce kişinin ölmesine neden oldu</strong></h2>

<p>Bir tür kanamalı ateşe yol açan Ebola virüsü, ilk kez 1976'da Sudan'ın Nzara ve KDC'nin Yambuku yerleşimlerinde eş zamanlı salgınlarla ortaya çıkmıştı.</p>

<p>KDC'deki salgın, Ebola Nehri yakınında bir köyde başladığı için hastalığa bu nehrin adı verilmişti.</p>

<p>Ebola virüsü, Aralık 2013'te Batı Afrika'da yayılmıştı. Gine, Liberya ve Sierra Leone'de 2014-2017 döneminde görülen salgında, 30 bin kişiye virüs bulaşmış ve hastaların 11 binden fazlası ölmüştü.</p>

<p>KDC'nin doğusundaki Ituri eyaletinde açıklanan 246 şüpheli vaka ve 65 ölümün ardından 15 Mayıs'ta ülkede salgın ilan edilmişti.</p>

<p>Sağlık yetkililerine göre, mayısta patlak veren "Bundibugyo" Ebola varyantının onaylanmış tedavisi veya aşısı bulunmuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/dsoden-ebola-salgini-aciklamasi-seyahat-kisitlamasi-uygulanmamali</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 19:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/10/thumbs-b-c-2294b0abff49685faff3ebad46bac331.webp" type="image/jpeg" length="77865"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Endonezya, Sibirya'daki vaka nedeniyle girişlerde önlem aldı]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/endonezya-sibiryadaki-vaka-nedeniyle-girislerde-onlem-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/endonezya-sibiryadaki-vaka-nedeniyle-girislerde-onlem-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Endonezya, Rusya'nın İrkutsk bölgesinde bir kişide nedeni belirlenemeyen zatürre tespit edilmesinin ardından ülkeye giriş noktalarında gözetimi artırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">Endonezya, Rusya'nın Sibirya bölgesinde ortaya çıkan ve nedeni henüz belirlenemeyen bir zatürre vakasının ardından ülkeye giriş noktalarında sağlık gözetimini artırdı. Endonezya Sağlık Bakanlığı, söz konusu vakaya ilişkin herhangi bir küresel sağlık uyarısı bulunmadığını, ancak önlem amacıyla özellikle Bali'deki havalimanları ve limanlarda kontrollerin sıkılaştırıldığını açıkladı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Endonezya hangi önlemleri aldı?</strong></h3>

<p dir="ltr">Antara ajansının haberine göre Endonezya Sağlık Bakanlığı Halkla İlişkiler Bürosu Başkanı Aji Muhawarman, ülkeye girişlerde sağlık tedbirlerinin sıkılaştırıldığını söyledi. Bu kapsamda ülkeye gelen yolcuların doldurduğu çevrim içi sağlık beyan formları üzerinden kontroller yapılıyor, yolcular hastalık belirtileri açısından izleniyor ve ülkeye giren yolcu gemileri çeşitli değerlendirmelerden geçiriliyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Sibirya'da ne oldu?</strong></h3>

<p dir="ltr">İrkutsk Bölge Valisi İgor Kobzev, 2 Ekim'de bölgede yaşayan bir kişide "özellikle tehlikeli bir enfeksiyon şüphesi" bulunduğu bilgisi üzerine olağanüstü salgınla mücadele komisyonunun toplandığını açıklamıştı. Rusya İnsan Sağlığı ve Tüketici Haklarını Koruma Servisi (Rospotrebnadzor), Sibirya ve Uzak Doğu İrkutsk Veba ile Mücadele Enstitüsü'nün bir çalışanına "nedeni belirlenemeyen zatürre" teşhisi konulması üzerine özel önlemler alındığını bildirdi. Endonezyalı yetkililer ise söz konusu kişinin hayatını kaybettiğini belirtti.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Vakanın veba olduğu doğrulandı mı?</strong></h3>

<p dir="ltr">Hayır. Bazı sosyal medya hesapları, enstitü çalışanının "akciğer vebası" nedeniyle hayatını kaybettiğini öne sürdü. Ancak bu iddia resmî makamlar tarafından doğrulanmadı. Rus yetkililer, hastalığın nedeninin henüz belirlenemediğini açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 dir="ltr"><strong>Küresel bir sağlık uyarısı var mı?</strong></h3>

<p dir="ltr">Endonezya Sağlık Bakanlığı'na göre söz konusu vakaya ilişkin herhangi bir küresel sağlık uyarısı bulunmuyor. Endonezya'nın aldığı önlemler, tedbir amaçlı uygulanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/endonezya-sibiryadaki-vaka-nedeniyle-girislerde-onlem-aldi</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 12:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/10/images-9-1.jpg" type="image/jpeg" length="69846"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
