<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Haberler - Diriliş Postası</title>
    <link>https://dirilispostasi.com</link>
    <description>Diriliş Postası ekibinin hazırladığı, Türkiye ve dünyadan son dakika haberler ve güncel haber başlıkları için Hemen Ziyaret Edin.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://dirilispostasi.com/rss/kultur-sanat" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 12 Sep 2026 07:36:38 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/rss/kultur-sanat"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[70 Metrelik Tarih: Bayeux Halısı'ndaki En Ünlü Sahneler Neler?]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/70-metrelik-tarih-bayeux-halisindaki-en-unlu-sahneler-neler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/70-metrelik-tarih-bayeux-halisindaki-en-unlu-sahneler-neler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere'de işlenmesine rağmen yüzyıllardır Fransa'da korunan 70 metrelik tarihi Bayeux Halısı, iki ülke arasındaki güçlü ortaklığın bir simgesi olarak British Museum'da sergilenmeye başlanıyor. Peki, 1066'daki Norman İstilası'nı anlatan bu devasa şaheserde ziyaretçileri hangi efsanevi sahneler bekliyor?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Aslen İngiltere'de işlenmiş olmasına rağmen yüzyıllar boyunca Fransa'da özenle muhafaza edilen 70 metre (230 fit) uzunluğundaki tarihi Bayeux Halısı, evi olan topraklara görkemli bir dönüş yapıyor. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Temmuz 2025'teki İngiltere devlet ziyareti sırasında iki ülke arasındaki sarsılmaz ortaklığın bir nişanesi olarak duyurduğu bu tarihi adım nihayet gerçekleşti. Dev şaheser, 10 Eylül'den itibaren Temmuz 2027'ye kadar Londra'daki British Museum'da kamuoyunun ziyaretine açık olacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>BBC Kültür ve Medya Editörü Katie Razzall'ın da mercek altına aldığı, 1066 yılındaki Norman İstilası'nı ve kader belirleyici Hastings Muharebesi'ni ilmek ilmek anlatan bu eşsiz eserde, ziyaretçilerin mutlaka dikkat etmesi gereken ikonik sahneler şunlar:</p>

<p><strong>Kral Harold'ın Gözünden Vurulduğu An</strong></p>

<p>Halının şüphesiz en çok bilinen ve tarihe kazınan sahnesi, son Anglo-Sakson Kralı Harold'ın Hastings Muharebesi'nin en hararetli anında gözüne saplanan bir okla öldürüldüğü bölümdür. İngiltere'nin kaderini değiştiren bu trajik ölüm, eserin en dramatik ve çarpıcı görsellerinden birini oluşturur.</p>

<p><strong>Gökyüzündeki Felaket Habercisi: Halley Kuyrukluyıldızı</strong></p>

<p>İşlemede, İngiliz halkının gökyüzünde beliren gizemli ve alevli bir yıldıza dehşet içinde parmaklarıyla işaret ederek baktığı ünlü bir sahne bulunur. Bugün Halley Kuyrukluyıldızı olarak bildiğimiz bu gök olayı, o dönemde Anglo-Saksonlar tarafından yaklaşan bir yıkımın (Norman İstilası) ilahi bir habercisi olarak yorumlanmıştır.</p>

<p><strong>Manş Denizi'ni Aşan Norman Donanması</strong></p>

<p>Fatih William'ın emriyle devasa bir donanmanın inşa ediliş süreci tüm detaylarıyla resmedilir. Ağaçların kesilmesinden gemilerin yapımına, ardından atlar, zırhlar ve silahlarla tıklım tıklım dolu Viking tarzı uzun gemilerin (longships) İngiltere kıyılarına doğru yelken açtığı sahneler, dönemin askeri lojistiğini adeta bir belgesel gibi aktarır.</p>

<p><strong>Şövalyelerin ve Atların Kanlı Çarpışması</strong></p>

<p>Eserin sonlarına doğru Hastings Muharebesi'nin kanlı ve kaotik atmosferi doruğa ulaşır. Zırhlı Norman süvarilerinin meşhur İngiliz kalkan duvarına (shield wall) amansızca saldırdığı, atların tepetaklak olduğu, kopan uzuvların ve savaş alanında yatan askerlerin resmedildiği sahneler, 11. yüzyıl savaş sanatının ne kadar acımasız olduğunu tüm çıplaklığıyla gözler önüne serer.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Berk Küçük</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/70-metrelik-tarih-bayeux-halisindaki-en-unlu-sahneler-neler</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 22:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/09/i-m-g-1999.jpeg" type="image/jpeg" length="64835"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sonbahar Rotalarının Gözdesi Transilvanya: 'Ormanın Ötesinde' Dracula'nın İzinde]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/sonbahar-rotalarinin-gozdesi-transilvanya-ormanin-otesinde-draculanin-izinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/sonbahar-rotalarinin-gozdesi-transilvanya-ormanin-otesinde-draculanin-izinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sonbaharın ilk rüzgârlarıyla sislerin çöktüğü, tarihi kaleleri ve pastoral köyleriyle UNESCO mirasına giren Transilvanya, edebiyat ve tarihin en ünlü figürlerinden Vlad Dracula'nın izinde unutulmaz bir seyahat deneyimi sunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Sonbaharın ilk rüzgârları esiyor, sıcacık bir güneşle aydınlanan vadilerin üzerine yavaş yavaş sisler çökmeye başlıyor. Bu topraklar, insanlık tarihi kadar eski bir efsaneyi taşıyor: Aynı vadilerde bir yandan pastoral şiirler yazılırken diğer yanda en korkutucu canavarların gölgesi dolaşıyor.</p>

<p>Biz de tam sonbaharın ruhuna yakışan bir rotayı takip ediyor, rotamızı Romanya'nın gizemli kalbi Transilvanya'ya çeviriyoruz. Yalnız baştan küçük bir uyarıda bulunalım: Efsanelerin gerçek olmadığını bilsek de size yine de seyahatinizi dolunaya denk getirmemenizi öneririz.</p>

<p>"Ormanın Ötesinde" Bir Dünya Mirası</p>

<p>Transilvanya’nın ruhunu anlamak için bölgenin Latince anlamına bakmamız aslında yetiyor: “Ormanın ötesinde” veya “ormanın karşı tarafında”. Romanya’nın en büyük tarihi bölgelerinden biri olan Transilvanya’da yola çıktığınızda ise ormanın karşı tarafında sizi; UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne giren küçük bir köyün sıcaklığı ve yüzlerce yıllık kalelerin ürpertici havası bekliyor olacak.</p>

<p>Bölgenin kendine has o sisli atmosferi, rengarenk dökülen yapraklar eşliğinde adeta zamanın durduğu hissini veriyor.</p>

<p>Tarihin ve Edebiyatın Kesiştiği Nokta: Dracula'nın Şatosu</p>

<p>Fakat geziniz sırasında dikkatli olun; edebiyattan sinemaya kadar tarihin en korkutucu canavarlarından birinin şatosu da tam olarak burada bulunuyor. Bütün dünya onu Bram Stoker'ın ölümsüz eseri "Dracula" olarak biliyor. Buradaki halk onu Kazıklı Voyvoda olarak tanırken, siz onu tarih derslerinden hatırlıyor olabilirsiniz. O, Osmanlı saraylarında büyümüş olan Eflak Prensi Vlad Dracula'dan başkası değil.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gizemli şatoları, efsanelerle örülü ormanları ve tarihe damga vuran karakterleriyle Transilvanya, bu sonbaharda biraz macera, biraz da tarih arayanlar için en mükemmel kaçış rotası.<br />
<img src="https://dpcdn.tebilisim.com/uploads/2026/09/i-m-g-1969.jpeg" /></p>

<h2></h2>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Berk Küçük</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayat, Kültür Sanat</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/sonbahar-rotalarinin-gozdesi-transilvanya-ormanin-otesinde-draculanin-izinde</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 23:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dirilispostasi.com/vendor/te/assets/images/placeholder.png" type="image/jpeg" length="38676"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Geleceğin Tasarımcıları Podyumda: Vakko ESMOD 2026 Mezuniyet Defilesi Göz Kamaştırdı]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/gelecegin-tasarimcilari-podyumda-vakko-esmod-2026-mezuniyet-defilesi-goz-kamastirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/gelecegin-tasarimcilari-podyumda-vakko-esmod-2026-mezuniyet-defilesi-goz-kamastirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Moda endüstrisine vizyoner isimler kazandıran Vakko ESMOD Moda Akademisi, 2026 yılı mezuniyet defilesini görkemli bir organizasyonla gerçekleştirdi. Yaratıcı koleksiyonların sergilendiği gecede, dereceye giren genç tasarımcılar sektörün önde gelen isimleri tarafından ödüllendirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'de moda eğitiminin öncü kurumlarından biri olan Vakko ESMOD Moda Akademisi, 2026 akademik yılını başarıyla tamamlayan öğrencileri için unutulmaz bir mezuniyet defilesine imza attı. Genç tasarımcıların eğitim hayatları boyunca edindikleri birikimi ve yaratıcılıklarını podyuma taşıdıkları gece, moda, sanat ve cemiyet hayatının önemli isimlerini bir araya getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Sürdürülebilirlik ve İnovasyon Podyuma Yansıdı</p><p>Mezun öğrencilerin aylar süren titiz çalışmaları sonucunda hazırladıkları kapsül koleksiyonlar, davetlilerden tam not aldı. Defilede sergilenen tasarımlarda bu yıl özellikle sürdürülebilir materyallerin kullanımı, ileri dönüşüm (upcycling) teknikleri ve fütüristik çizgiler dikkat çekti. Geleneksel terzilik zanaatını modern ve dijital çağın estetiğiyle harmanlayan genç yetenekler, moda dünyasının geleceğine dair güçlü sinyaller verdi.</p><p>Geleceğin Tasarımcıları Ödüllendirildi</p><p>Görsel bir şölene sahne olan defilenin ardından gecenin en heyecanlı anı olan ödül törenine geçildi. Moda endüstrisinin duayenleri, deneyimli tasarımcılar ve akademisyenlerden oluşan jürinin değerlendirmesi sonucunda; koleksiyonlarında bütünlük, teknik ustalık ve özgünlük kriterlerini en iyi şekilde karşılayan öğrencilere "Jüri Özel Ödülü" ve "Altın İğne" gibi prestijli ödüller takdim edildi.</p><p>Ödül alan genç tasarımcılar, Vakko çatısı altında staj yapma ve uluslararası moda platformlarında koleksiyonlarını tanıtma gibi önemli kariyer fırsatlarının da sahibi oldu. Organizasyon, Vakko ESMOD'un Türk moda sektörüne taze kan ve evrensel bir vizyon kazandırma misyonunu bu yıl da başarıyla sürdürdüğünü gözler önüne serdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Berk Küçük</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/gelecegin-tasarimcilari-podyumda-vakko-esmod-2026-mezuniyet-defilesi-goz-kamastirdi</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 18:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/09/i-m-g-1956.webp" type="image/jpeg" length="43259"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sanat Dünyasının Kalbi Burada Atıyor: İstanbul Modern'in Yeni Sergisi Kapılarını Açtı]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/sanat-dunyasinin-kalbi-burada-atiyor-istanbul-modernin-yeni-sergisi-kapilarini-acti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/sanat-dunyasinin-kalbi-burada-atiyor-istanbul-modernin-yeni-sergisi-kapilarini-acti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin öncü çağdaş sanat müzesi İstanbul Modern, farklı dönemlerden 119 sanatçının 230 eşsiz eserini bir araya getirdiği "Aynı Mavinin Altında" adlı kapsamlı koleksiyon sergisini sanatseverlerin beğenisine sundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'de modern ve çağdaş sanatın kalbinin attığı yer olan İstanbul Modern, sanatseverleri yepyeni ve heyecan verici bir sergiyle karşılıyor. Müzenin genişleyen koleksiyonundan özenle seçilen eserlerden oluşan "Aynı Mavinin Altında" başlıklı sergi, izleyicileri sanat tarihinin farklı dönemleri ve disiplinleri arasında uzun bir yolculuğa çıkarıyor.</p><p>119 Farklı Vizyon, 230 Benzersiz Yapıt</p><p>Sergi, ismini gökyüzünün ve denizin birleştirici gücünden, sınırları aşan o ortak "mavi"den alıyor. Resimden heykele, yerleştirmeden video sanatına ve fotoğrafa kadar uzanan geniş bir yelpazede üretilmiş 230 yapıtlık bu dev seçki, toplam 119 sanatçının imzasını taşıyor. Farklı kuşaklardan gelen sanatçıların üretimlerini ortak bir çatı altında buluşturan sergi; doğa, insan, kentleşme, kimlik ve aidiyet gibi evrensel temaları modern bir dille yeniden yorumluyor.</p><p>Ortak Bir Gökyüzünü Paylaşmak</p><p>Serginin kavramsal çerçevesi, insanların farklı coğrafyalarda yaşasalar da nihayetinde "aynı mavinin altında" nefes aldıkları düşüncesine dayanıyor. Eserler arasındaki diyalog, izleyiciye hem bireysel hem de toplumsal bellek üzerine düşünme fırsatı sunarken, Türkiye'nin çağdaş sanat serüvenindeki köklü değişimleri de kronolojik ve tematik bir akışla gözler önüne seriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Özellikle müzenin Karaköy'deki yeni ve modern binasının ferah sergileme alanlarında izleyiciyle buluşan bu yapıtlar, sanatın birleştirici ve iyileştirici gücünü bir kez daha kanıtlıyor. İstanbul'un kültürel takvimine damgasını vuracak olan "Aynı Mavinin Altında" sergisi, hem yerli hem de yabancı sanat tutkunları için kaçırılmayacak bir deneyim vadediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Berk Küçük</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/sanat-dunyasinin-kalbi-burada-atiyor-istanbul-modernin-yeni-sergisi-kapilarini-acti</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 18:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/09/i-m-g-1955.webp" type="image/jpeg" length="35771"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Satanist Ritüel' İddialarıyla Konseri İptal Edilen Dünyaca Ünlü DJ Anyma Sessizliğini Bozdu!]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/satanist-rituel-iddialariyla-konseri-iptal-edilen-dunyaca-unlu-dj-anyma-sessizligini-bozdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/satanist-rituel-iddialariyla-konseri-iptal-edilen-dunyaca-unlu-dj-anyma-sessizligini-bozdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Elektronik müzik dünyasının dev ismi Anyma, devasa dijital görsellerinin "satanist ritüel" içerdiği gerekçesiyle sosyal medyada hedef gösterilip İstanbul konserinin iptal edilmesinin ardından sessizliğini bozarak iddialara yanıt verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tale of Us grubunun kurucularından Matteo Milleri'nin dünyaca ünlü solo projesi Anyma'nın merakla beklenen İstanbul performansı, sosyal medyada patlak veren tartışmaların gölgesinde iptal edildi. Sanatçının "Genesys" konseptli devasa robotik ve transhümanist görsellerinin bazı gruplar tarafından "satanist ritüel" ve "karanlık mesajlar" olarak nitelendirilmesinin ardından artan baskılar, organizasyonun iptaliyle sonuçlandı.</p><p>"Benim Sahnem Dini veya Karanlık Bir Mesaj Taşımıyor"</p><p>Yaşanan bu iptal krizinin ardından Anyma cephesinden beklenen açıklama geldi. Sosyal medya hesapları üzerinden uluslararası hayranlarına ve Türk dinleyicilerine İngilizce bir metinle seslenen ünlü prodüktör, sanatının kasıtlı olarak çarpıtıldığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Anyma, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</p><p>"İstanbul'daki dinleyicilerimle buluşmayı büyük bir heyecanla bekliyordum ancak müziğimin ve görsel şovumun tamamen asılsız iddialarla hedef alınması beni derinden üzdü. Benim sahnem teknoloji, yapay zeka, insanlığın geleceği ve dijital evrim üzerine kurulu bir sanat projesidir. Ortada hiçbir dini referans ya da karanlık bir ritüel yok. Sanatımı bu şekilde yorumlamak, vermek istediğim fütüristik mesajı tamamen yanlış anlamaktır."</p><p>Sosyal Medyada İkiye Bölündüler</p><p>Konserin iptal kararı, Türkiye'deki müzikseverler arasında büyük bir tartışmanın da fitilini ateşledi. Bir kesim görsellerin Türk toplum yapısına ve inanç değerlerine aykırı bilinçaltı mesajlar içerdiğini savunarak iptal kararını desteklerken; elektronik müzik tutkunları ve sanat çevreleri bu durumu "sanata sansür" ve "asılsız komplo teorilerine teslim olmak" olarak değerlendirerek duruma sert tepki gösterdi.</p><p>Özellikle devasa yapay zeka tasvirlerinin yer aldığı ekran şovlarıyla tanınan Anyma'nın, önümüzdeki dönemde Türkiye rotasını takvimine yeniden ekleyip eklemeyeceği ise şimdilik belirsizliğini koruyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Berk Küçük</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/satanist-rituel-iddialariyla-konseri-iptal-edilen-dunyaca-unlu-dj-anyma-sessizligini-bozdu</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 14:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/09/i-m-g-1918.jpeg" type="image/jpeg" length="42180"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kayseri'de Müzeler Ücretsiz Olacak... İşte Detaylar!]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/kayseride-muzeler-ucretsiz-iste-detaylar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/kayseride-muzeler-ucretsiz-iste-detaylar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kayseri'de gerçekleşecek olan Türkiye Kültür Yolu Festivali sebebiyle Kayseri Büyükşehir Belediyesi, belediyeye bağlı müzeleri festival boyunca ücretsiz olduğunu duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında Kayseri’deki belediyeye bağlı müzeler, 5-13 Eylül tarihleri arasında ücretsiz ziyaret edilebilecek.</p>

<p>Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan duyuruya göre festival süresince belediyeye bağlı Selçuklu Uygarlığı ve Gevher Nesibe Tıp Tarihi Müzesi, Ahi Evran Esnaf ve Sanatkârlar Müzesi, Kayseri Lisesi Millî Mücadele Müzesi, Veli Altınkaya Basın Müzesi ve Ağırnas Koramaz Vadisi Müzesi ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uygulamanın 5-13 Eylül tarihleri arasında geçerli olacağı bildirildi.</p>

<p><img height="1440" src="https://dpcdn.tebilisim.com/uploads/2026/09/ucretsiz-muzeler-pjpg-1-1.jpeg" width="1080" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Mehmed Akif Çavdarlı</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/kayseride-muzeler-ucretsiz-iste-detaylar</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 12:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/09/buyuksehirin-kent-muzesinde-kayseri-her-yonuyle-anlatilacak-51.jpeg" type="image/jpeg" length="55995"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Ayın Tarihi” dergisinin 600. sayısı yayında]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/ayin-tarihi-dergisinin-600-sayisi-yayinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/ayin-tarihi-dergisinin-600-sayisi-yayinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İletişim Başkanlığı tarafından hazırlanan “Ayın Tarihi” dergisinin Nisan 2026 tarihli 600. sayısı kamuoyuna sunuldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran, “Gönüller Arasındaki Köprü: Türk Mutfağı” başlıklı başyazısında, Türkiye’nin tarihî, kültürel ve coğrafi birikimiyle oluşan gastronomi mirasını bir kamu diplomasisi unsuruna dönüştürdüğünü belirterek, sağlık, lezzet ve çeşitliliği bir sofrada buluşturabilen Türk mutfağının, farklı milletlerden, farklı dünyalardan insanların yoğun ilgisini çektiğini vurguluyor.</p>

<p></p>

<p>Türkiye’nin küresel boyutta barış ve istikrar odaklı proaktif bir dış politika yürüttüğünü belirten İletişim Başkanı Duran, gastrodiplomasinin de bu sürecin stratejik bir “yumuşak güç” unsuru olarak konumlandırıldığına ve bu alanda güçlü bir diplomasi dili oluşturulduğuna dikkat çekiyor.</p>

<p></p>

<p>İletişim Başkanı Duran başyazısında ayrıca, Anadolu’nun zengin mutfak kültürünü dünyaya tanıtmak amacıyla 2010 yılından itibaren başlatılan “Türk Mutfağı Kampanyası”, “Asırlık Tariflerle Türk Mutfağı” kitabı ve “Türk Mutfağı Haftası” gibi sistematik projeler ile Türkiye’nin bu alanda önemli bir mesafe katettiğini, böylece bir yandan kültürel miras ürünleri uluslararası düzeyde tescil edilirken, diğer yandan mutfak kültürü üzerinden farklı milletlerle doğrudan etkileşim kurularak dünya genelinde güçlü gönül köprüleri inşa edildiğini belirtiyor.</p>

<p></p>

<p>Derginin “Ayın Dosyası” bölümünde son yıllarda uluslararası kamu diplomasisinin yükselen başlıklarından biri hâline gelen “gastrodiplomasi” konusu mercek altına alınırken, Türkiye’de gastrodiplomasinin gelişimi, UNESCO tescilli gastronomi değerleri, coğrafi işaretli ürünler, dijital gastrodiplomasi uygulamaları ve uluslararası alandaki başarıları detaylı biçimde okuyuculara sunuluyor.</p>

<p></p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın Türk mutfağının tanıtımında yürüttüğü öncü projelerin yanı sıra, himayelerinde başlatılan Sıfır Atık Projesi’nin mutfaklardaki yansımalarına da yer veriliyor.</p>

<p></p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yurt içi programları ve gündeme yönelik önemli gelişmelerin kronolojik olarak sunulduğu “Türkiye” bölümünde, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinliklerine, Türkiye’nin 24 yıl aradan sonra FİFA Dünya Kupası’na katılmasına yer veriliyor. Spor/Röportaj kısmında millî futbolcu Kenan Yıldız ile yapılan röportaj sunulurken, “Vefa/Hatıra” bölümünde ise bilim dünyamızın değerli ismi, fizikçi Feza Gürsey anılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın uluslararası diplomasi trafiği ve yürüttüğü telefon diplomasisinin anlatıldığı “Diplomasi” bölümünde, Türkiye’nin uluslararası arenadaki etkin diplomatik faaliyetleri detaylı bir şekilde gözler önüne seriliyor.</p>

<p></p>

<p>“Dünya” bölümünde dünya gündeminin önemli gelişmeleri ve uluslararası basında yayımlanan Türkiye ile ilgili haberler yer alırken, “Belirsizlik Çağında Diplomasinin Adresi: 2026 Antalya Diplomasi Forumu” başlıklı yazı ile Antalya Diplomasi Forumu ile ilgili bir değerlendirme paylaşılıyor.</p>

<p></p>

<p>“Kültür ve Sanat” bölümünde bir asrı aşan yayın geleneğini geleceğe taşıyan “Ayın Tarihi” dergisinin 600. sayıya ulaşması vesilesiyle hazırlanan dosya sunuluyor. Bölümde ayrıca Seddülbahir Kalesi’nin uluslararası alanda aldığı altıncı ödüle yer verilirken, “Arşivden” kısmında ise 181. kuruluş yıl dönümü vesilesiyle Türk polis teşkilatından fotoğraflar okuyucuyla buluşuyor.</p>

<p></p>

<p>İletişim” bölümünde “İletişim Başkanlığı Antalya Diplomasi Forumu 2026’da”, “Dijital Çağda Güvenli Toplum: Riskler ve Çözümler Paneli”, “Muslim Impact Forum”, “NATO’nun Ankara Zamanı: Dayanıklı Bir İttifak İçin Stratejik Konumlanma Konferansı”,“ ‘İletişimin Yeni Yüzyılı Güçlü İletişim, Etkin Kamu’ Eğitim Programları” başta olmak üzere iletişim alanında ay içerisinde gerçekleşen etkinlikler sunuluyor.</p>

<p></p>

<p>“Yayın” bölümünde ise İletişim Başkanlığı tarafından yayımlanan “Türkiye Yüzyılı’nın Sosyal Politikaları” ve “İklim Değişikliği ile Mücadele Kavramları Sözlüğü” eserleri tanıtılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Vildan A.</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/ayin-tarihi-dergisinin-600-sayisi-yayinda</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 23:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/05/dergi.jpg" type="image/jpeg" length="67365"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye Kültür Yolu Festivali'ne "gastronomi" damga vuracak]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/turkiye-kultur-yolu-festivaline-gastronomi-damga-vuracak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/turkiye-kultur-yolu-festivaline-gastronomi-damga-vuracak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürü ve Festival Direktörü Selim Terzi, 2026 Türkiye Kültür Yolu Festivali'nin 26 şehirde 9 gün boyunca dolu dolu geçeceğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürü ve Festival Direktörü Selim Terzi, bu yıl 26 şehirde düzenlenecek Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne gastronominin damga vuracağını belirterek, ülkenin yemek kültürü ve zenginliğini tanıtacaklarını bildirdi.</p>

<p>Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin 6. yılındaki ilk durağı olan medeniyetler beşiği Şanlıurfa, sanatseverlere ev sahipliği yapıyor.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürü ve Festival Direktörü Selim Terzi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2026 Türkiye Kültür Yolu Festivali'nin 26 şehirde 9 gün boyunca dolu dolu geçeceğini belirtti.</p>

<p>Çok sayıda yerli ve yabancı misafir beklediklerini belirten Terzi, "Türkiye Kültür Yolu Festivali'ne bu sene gastronomi damga vuracak. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansının büyük desteği ve katkısıyla ülkemizin yemek kültürünü ve zenginliğini tanıtıyoruz." dedi.</p>

<p>Tüm şeflere verecekleri destek dolayısıyla teşekkür eden Terzi, 26 şehirdeki festivallerde gastronomi ustalarının gönüllü olarak yer alacağını kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Terzi, "Gastronomi, bu yıl Türkiye Kültür Yolu Festivali tamamlandığında çok daha yıldız olacak. Dijital anlamda gastronomi ile ilgili bir çıktısı, verisi olacak, üzerinde çalışacağız." diye konuştu.</p>

<p>Selim Terzi, festivallerde vatandaşların pek çok şehirde konserlerden sergilere, çocuk etkinliklerinden atölye çalışmaları ve gezi programlarına kadar kültür ve sanatın birçok alanında etkinlikleri deneyimleme fırsatı bulacaklarını söyledi.</p>

<h2><strong>"Dünyanın en büyük festivali"</strong></h2>

<p>Terzi, şunları kaydetti:</p>

<p>"Kültür Yolu Festivalleri, 6 yıl boyunca şehirlerin markalaşmasına, birlik beraberliğe katkı sağlayan çok ciddi ve büyük bir proje haline geldi. Hem Avrupa Festivaller Birliği yetkilileri ile yaptığımız görüşmede hem kendi araştırmalarımızda şunu görüyoruz, dünyanın başka bir yerinde, başka ülkesinde, başka şehrinde 8 aya yayılmış, 26 şehri kapsayan, bu kadar fazla paydaşla, sanatçıyla, katılımcıyla yapılan başka bir etkinlik, başka bir festival yok. Türkiye Kültür Yolu Festivali dünyanın en büyük festivali."</p>

<p>Terzi, vatandaşların festivalin sosyal medya hesapları ile internet sitesi üzerinden etkinliklerin detaylarına ulaşabileceğini vurguladı.</p>

<p>Geçen yıl 20 milyonun üzerinde vatandaşın festivali gezdiğini anımsatan Terzi, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>"Bu yıl geçen seneki ziyaretçi sayısının üstüne çıkacağımızı öngörüyoruz. Geçen sene ev sahipliğinde ilk yılı olan şehirlerimizin, bu sene ikinci yılı olacağından katılımların çok çok daha yüksek olacağını düşünüyoruz."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/turkiye-kultur-yolu-festivaline-gastronomi-damga-vuracak</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 14:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/04/thumbs-b-c-dc7335c4844aebe6237d7fda8c93f4fd.jpg" type="image/jpeg" length="13330"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kayak sezonu açıldı, Vali kayak severleri davet etti]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/kayak-sezonu-acildi-vali-kayak-severleri-davet-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/kayak-sezonu-acildi-vali-kayak-severleri-davet-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ardahan'da etkili olan kar yağışının ardından kayak sezonu resmen açıldı. Hazırlıkları tamamlanan kayak merkezinde pistler ve mekanik tesisler hizmete girerken, sezonun ilk gününde kayak severler pistlere akın etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ardahan'da etkili olan kar yağışının ardından kayak sezonu resmen açıldı. Hazırlıkları tamamlanan kayak merkezinde pistler ve mekanik tesisler hizmete girerken, sezonun ilk gününde kayak severler pistlere akın etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açılışla ilgili açıklama yapan Ardahan Valisi Mehmet Fatih Çiçekli, kar kalınlığının istenilen seviyeye ulaştığını belirterek, 'Ardahan Yaalnızçam Kayak Merkezi gerçekten çok özel bir yer. Bugüne kadar buraya yatırım yapıp emek verenlere teşekkür ediyorum. Bize düşen burayı en güzel şekliyle kullanmak, en güzel şekliyle duyurmaktır. Atıl kalan bir otelimiz var burada, Allah nasip ederse bu otelimizi de faaliyete alıp tekrar ekonomiye kazandırmaktır. Reklamını, tanıtımını en iyi şekilde yapıp, milletimize, şehrimize, esnafımıza faydalı olacak, sportif camiaya, turistik camiaya burayı duyuracak şekilde hep birlikte el birliğiyle gayret edeceğiz' dedi.</p>

<p>Yetkililer, sezon boyunca pist güvenliği, ulaşım ve konaklama konusunda gerekli tüm tedbirlerin alındığını ifade etti. Kayak merkezinde hafta sonları yoğunluk yaşanması beklenirken, bölge esnafı da sezonun turizme ve ekonomiye katkı sağlamasını umut ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/kayak-sezonu-acildi-vali-kayak-severleri-davet-etti</guid>
      <pubDate>Sun, 18 Jan 2026 12:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/01/agency/iha/kayak-sezonu-acildi-vali-kayak-severleri-davet-etti.jpg" type="image/jpeg" length="88945"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kilise olarak kullanılan tarihi yapı kültürel etkinliklerle yeniden canlanıyor]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/kilise-olarak-kullanilan-tarihi-yapi-kulturel-etkinliklerle-yeniden-canlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/kilise-olarak-kullanilan-tarihi-yapi-kulturel-etkinliklerle-yeniden-canlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şanlıurfa'da "Reji Kilisesi" olarak da bilinen Aziz Petrus ve Aziz Paulus Kilisesi, Vali Kemalettin Gazezoğlu Kültür Merkezi olarak kültürel ve sanatsal etkinliklerle yeniden hayat buluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kurtuluş Mahallesi'nde 6. yüzyıla ait kilise kalıntısının üzerine 1861 yılında "Hz. İsa'nın iki havarisi Aziz Petrus ve Aziz Paulus"un anısına inşa edilen yapı, 1924'e kadar Süryani cemaatinin ibadet mekanı olarak kullanıldı.</p>

<p>Kentteki Süryanilerin Suriye'nin Halep kentine göçünün ardından ibadet işlevini yitiren yapı, bir dönem depo ve fabrika olarak kullanıldı.</p>

<p>Şanlıurfa Valiliğinin 1998'de başlattığı restorasyon çalışmalarının ardından kilise, 24 Mayıs 2002'de "Vali Kemalettin Gazezoğlu Kültür Merkezi" adıyla yeniden hizmete açıldı.</p>

<p>Çeşitli sosyal etkinliklere, konserlere, eğitim faaliyetlerine ve uluslararası toplantılara ev sahipliği yapan tarihi yapı, şehrin kültürel yaşamına önemli katkı sağlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Yurt dışı toplantılarına da ev sahipliği yapıyor</strong></p>

<p>Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Turizm Dairesi Başkanı Merve Ofluoğlu, AA muhabirine, yapının hem tarihsel değeri hem de mimari dokusuyla dikkat çektiğini belirtti.</p>

<p>Ziyaretçilerin yapıya hayran kaldığını ifade eden Ofluoğlu, şunları kaydetti:</p>

<p>"Burası kilise olarak inşa edilmiş bir yapı olsa da daha sonra tütün deposu olarak kullanıldığı için halk arasında Reji Kilisesi olarak biliniyor. Şu anda restore edilmiş haliyle kamu binası olarak hizmet veriyor. Aynı zamanda Konservatuvar Şube Müdürlüğümüzün de bulunduğu bir kültür merkezi. Aktif bir ibadet mekanı olmadığı için butik festivaller, konserler ve çeşitli kültürel etkinlikleri burada gerçekleştiriyoruz. Özellikle yurt dışı toplantılarını bu alanda yapıyoruz. Gelen yabancı konuklar, tarihi atmosfer karşısında gerçekten hayran kalıyor."</p>

<p>Yapının Şanlıurfa'nın tanıtımında dikkat çektiğini dile getiren Ofluoğlu, "Tarihi Urfa sokaklarında ilerlerken Reji Kilisesi, aniden karşınıza çıkan çok özel bir yapı. Biz de bunu kentin tanıtımında etkin biçimde kullanmaya çalışıyoruz." dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ramazan Eles</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/kilise-olarak-kullanilan-tarihi-yapi-kulturel-etkinliklerle-yeniden-canlaniyor</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Nov 2025 11:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/11/kilise-5.jpeg" type="image/jpeg" length="30838"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gece müzeciliğinde ziyaretçi rekoru]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/gece-muzeciliginde-ziyaretci-rekoru</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/gece-muzeciliginde-ziyaretci-rekoru" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2025 sezonunda hayata geçirilen gece müzeciliği uygulaması yoğun ilgi gördü. 1 Haziran–1 Ekim 2025 arasında düzenlenen gece müzeciliği programı kapsamında 554 bin 516 ziyaretçi ağırlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy 2025 sezonunda hayata geçirilen gece müzeciliği uygulamasının bu yıl tarihi bir başarıya ulaştığını açıkladı.</p>

<p>Bakan Ersoy, gece müzeciliğine gösterilen yoğun ilgiyi şu sözlerle değerlendirdi:</p>

<p>"Bu yıl 554 binden fazla misafirimizi ağırladığımız gece müzeciliğimiz, kültürümüzün sadece gündüz değil, gecenin büyüsünde de nasıl görkemle parladığını herkese gösteriyor."</p>

<p><strong>Yoğun talep üzerine uzatılmıştı</strong><br />
Normalde 1 Ekim’de sona eren uygulama; Efes Örenyeri ve Side Örenyeri için 2 Kasım’a kadar devam etti. Bu kapsamda iki noktada gece ışıklandırmaları, rehberli turlar ve açık hava gezi güzergâhları ziyaretçilerin erişimine açık kaldı. Galata Kulesi’inde ise uygulama halen devam ediyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Rekor sezon</strong><br />
Bu yıl en çok ziyaret edilen gece müzeciliği alanları arasında Efes Örenyeri, Galata Kulesi ve Pamukkale Hierapolis Örenyeri öne çıktı. Özellikle yerli ve yabancı turistlerin gece serinliğinde antik yapıları deneyimleme isteği, ziyaretçi sayılarında önceki yılların üzerine çıkan güçlü bir ivme yarattı. Gece müzeciliği, tarihi mirasın günün farklı zamanlarında özel bir atmosferle sunulmasını sağlayarak kültür turizmine yeni bir boyut kazandırmaya devam ediyor. Bu yıl elde edilen yüksek ziyaretçi sayısı, uygulamanın gelecek sezonlarda daha geniş bir alana yayılacağına işaret ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nusret Odabaş</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/gece-muzeciliginde-ziyaretci-rekoru</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Nov 2025 11:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/11/der64.jpg" type="image/jpeg" length="21506"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Garip akımının son temsilcisi: Melih Cevdet Anday]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/garip-akiminin-son-temsilcisi-melih-cevdet-anday</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/garip-akiminin-son-temsilcisi-melih-cevdet-anday" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk şiirinin ustalarından, "Garip" şiir akımının son temsilcisi, şairliğinin yanı sıra tiyatro oyunu, roman, deneme ve makale yazarı olan çevirmen Melih Cevdet Anday'ın vefatının 23. yılı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>"Garip" şiir akımının son temsilcisi Melih Cevdet Anday, 13 Mart 1915'te Hatice Nadide ve İbrahim Cevdet çiftinin üçüncü çocuğu olarak Çanakkale'de dünyaya geldi.</p>

<p>Nüfus kaydı, doğumundan bir süre sonra İstanbul Fatih'te yapıldığı için doğum yeri birçok kaynakta İstanbul olarak gösterilen Anday, Zeynep Oral'la 1988'de yaptığı söyleşide, babasının yedek subaylık görevinde bulunduğu esnada Çanakkale'de doğduğunu ve doğumdan hemen sonra babasının onu, annesi ve kardeşleriyle İstanbul'a yolladığını ifade etmişti.</p>

<p>Anday'ın çocukluğu, babasının akrabalarından oluşan geniş bir aile içerisinde Kadıköy'de geçti. Bu geniş aile içerisinde 2. Abdülhamid'in bir dönem hususi hekimliğini de yapan Mukim Paşa ile İstanbul Üniversitesinde fizyoloji kürsüsünü kuran Kadri Raşit Paşa gibi tanınmış isimler de vardı. Fransa'da tıp eğitimi alan ve edebiyata özel ilgisi olan Kadri Raşit Paşa, Anday'ın edebiyata ilgisinin artmasında ve Batı edebiyatını tanımasında önemli rol oynadı.</p>

<p><strong>Oktay Rifat ve Orhan Veli ile okul arkadaşı oldu</strong><br />
İlkokulu Kadıköy 35. İlkokulunda, ortaokulu ise Kadıköy Ortaokulunda okuyan yazarın edebiyata ilgisi henüz okul sıralarındayken arttı. Edebiyat eğitimini yarıda bırakan babasının önerisiyle Ziya Paşa ve Abdülhak Hamit'in şiir kitaplarının yanı sıra Nazım Hikmet, Reşat Nuri Güntekin ve Halit Ziya'nın arasında olduğu birçok ünlü yazarı keşfetti.</p>

<p>Liseyi Ankara Gazi Lisesi'nde okuyan Anday'ın okul arkadaşları arasında Oktay Rifat ve Orhan Veli vardı. Türk edebiyatının üç önemli ismi, okulda çıkarılan "Sesimiz" adlı derginin komitesinde birlikte görev aldı.</p>

<p><strong>Yazar Prof. Dr. Hakan Sazyek, Anday’ın Sesimiz dergisindeki yazılarına ilişkin şu bilgileri vermişti:</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Melih Cevdet'in ürünleri ise derginin yedinci sayısından itibaren yayımlanmaya başlamıştır. Onun yazılarında, arkadaşlarına göre daha bir çeşitlilik göze çarpar. Hikaye 'Dilenci', makale 'İktisat Haftası Münasebetiyle', eleştiri 'Ahmet Haşim' ve şiir 'Rahatlık' gibi değişik türlerdeki çalışmaları ile yer almıştır Sesimiz'in sayfalarında. Ahmet Haşim'in ölümü üzerine kaleme aldığı yazıda, sonraları mensubu olacağı hareket tarafından eleştirilen şairi öven bir tutum içindedir. Melih Cevdet, bu yazısında şiir geleneğimizi özümsemiş bir kimlik içinde görünür. 'Rahatlık' başlıklı şiirinde ise o da Oktay Rifat gibi, hececi şiirin biçim ve imge anlayışının etkisindedir."</p>

<p><strong>"Ukde" şiiri 1936'da Varlık dergisinde yayımlandı</strong><br />
Lise yıllarında edebiyatın her alanında eserler üretmeye başlayan Anday'ın, "Ukde" isimli şiiri 1936'da Varlık dergisinde okuyucuyla buluştu.</p>

<p>Melih Cevdet Anday önce Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesine, ardından Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesine yazıldı. Bir yandan da Devlet Demiryollarında memur olarak çalışmaya başladı. Ancak üniversite eğitimini yarım bıraktı.</p>

<p>Sosyoloji öğrenimi için 1938'de Belçika'ya giden şair, üç ay gibi kısa bir süre sonra maddi imkansızlıklar sebebiyle memlekete geri döndü.</p>

<p>Usta edebiyatçının şiirleri Ses, Yaprak, Yeditepe, Papirüs, Yeni Ufuklar, Yeni Dergi, Soyut, Ataç, Dönem ve Yön dergilerinde okurla buluştu.</p>

<p><strong>Şiiri bir araştırma alanı olarak görüyordu</strong><br />
Şiiri bir araştırma alanı olarak gören şair, 87 yıllık şiir yaşamı boyunca şiirin birçok alanında olduğu gibi anlam konusunda da daima bir araştırma peşindeydi.</p>

<p>Türk şiirinde belki de ilk kez Anday’la görülen, şiiri için ek açıklama yazma gereği duyma isteği, anlamı itmediğinin, okuyucuyu dışlamadığının bir göstergesi. Anlam konusunda bütün olup biten içerik ve yapının kuruluşu ile ilgili.</p>

<p><strong>Üç arkadaş Garip Akımı'nı başlattı</strong><br />
Orhan Veli, Oktay Rifat ve Anday, "Garip Akımı"nı başlattıktan sonra 1941'de "Garip" isimli şiir kitabını çıkardı. Aynı şiir çizgisinde yürüyen üç arkadaş, duygu bakımından ise birbirinden ayrıldı.</p>

<p>İkinci Dünya Savaşı yıllarında, farklı zaman dilimlerinde 2 kez askere çağrılan ve toplam 4 yıl vatani görevini yapan usta edebiyatçı, teğmen olarak terhis oldu.</p>

<p>Hasan Ali Yücel'in tavsiyesiyle Milli Eğitim Bakanlığı Neşriyat Müdürlüğüne memur atanan Anday, 1942'den itibaren Ankara'da Milli Eğitim Bakanlığı Yayın Müdürlüğünde danışmanlık, Ankara İl Halk Kütüphanesi'nde memurluk ve çevirmenlik yaptı.</p>

<p>Daha sonra İstanbul'a yerleşen Anday, 1953-1954'te Akşam gazetesinde sayfa sekreterliği yaptı, gazetenin sanat-edebiyat sayfasını hazırladı.</p>

<p>Başarılı yazar, 1958-1964'te Tercüman, Büyük Gazete ve Cumhuriyet'te yazılarını kaleme aldı. İstanbul Belediye Konservatuvarı Tiyatro Bölümü fonetik-diksiyon öğretmenliğine 1954'te başlayan Anday, 1977'de emekli oldu.</p>

<p>Melih Cevdet Anday, 1964-1969'da TRT Yönetim Kurulu üyeliğinde bulunurken, 1979'da ise UNESCO Genel Merkezi Kültür Müşaviri olarak Paris'e gitti.</p>

<p>İlk dönem şiirlerinde kısa üçlüklerde yaşama sevinci, savaş karşıtlığı ve aşk temalarını işleyen usta kalem, "Rahatı Kaçan Ağaç" şiiriyle duygudan düşünceye yöneldiği döneme geçerek dünya sorunlarını işledi. "Yan Yana" ve "Telgrafhane" şiirleriyle toplumcu şiire yönelen usta şair, 1963'te kaleme aldığı "Kolları Bağlı Odysseus" ve "Ölümsüzlük Ardında Gılgamış" şiirleriyle ise mitolojik unsurlara ve tarihe yönelerek, evrensel değerleri ve Anadolu'daki eski uygarlıkları ele aldı.</p>

<p><strong>Roman ve şiir kitaplarının yanı sıra çok sayıda çeviriye de imza attı</strong><br />
Anday, eserlerinde kendi adı haricinde Yaşar Tellidede, Niyaz Niyazoğlu, A. Mecdi Velet, M. C. A., H. Mecdi Velet, Yaşar Tellidere, Gani Girgin, Zater, Yaşar Tellioğlu adlarını da kullandı.</p>

<p>Orhan Veli ve Oktay Rifat ile kaleme aldığı Garip kitabının dışında 1946'da "Rahatı Kaçan Ağaç", 1952'de "Telgrafhane", 1956'da "Yanyana", 1962'de "Kolları Bağlı Odysseus", 1970'te "Göçebe Denizin Üstünde", 1975'te "Teknenin Ölümü", 1978'de "Sözcükler", 1981'de "Ölümsüzlük Ardında Gılgamış", 1984'te "Tanıdık Dünya", 1989'da "Güneşte", 1995'te ise "Yağmurun Altında" adlı şiir kitaplarını okuyucuyla buluşturdu.</p>

<p>Şiir ve roman çevirileri de yapan usta edebiyatçı, "Aylaklar", "Gizli Emir", "İsa'nın Güncesi", "Meryem Gibi " ve "Birbirimizi Anlayamayız" adlı romanlar ile "İçerdekiler", "Mikadonun Çöpleri", "Yarın Başka Koruda", "Dikkat Köpek Var", "Ölüler Konuşmak İster", "Müfettişler" ve "Ölümsüzler" adlı tiyatro oyunlarının da aralarında bulunduğu çok sayıda eseri kaleme aldı.</p>

<p>Anday'ın oyunları başta Devlet Tiyatroları ve Şehir Tiyatroları olmak üzere çeşitli tiyatro grupları tarafından izleyiciyle buluşturuldu.</p>

<p>Usta yazar, 1970'te TRT Roman Armağanı, 1973'te TDK Çeviri Ödülü, 1976'da Yeditepe Şiir Armağanı, 1978'de Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü, 1981'de İş Bankası Büyük Ödülü, 1984'te Enka Sanat Ödülleri, 1991'de TÜYAP Onur Ödülü, 2000'de ise Aydın Doğan Vakfı Şiir Ödülü'nün sahibi oldu.</p>

<p>Solunum ve böbrek yetmezliği teşhisiyle tedavi gören Anday, 28 Kasım 2002'de vefat etti ve cenazesi ömrünün son yıllarını geçirdiği Büyükada'ya defnedildi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>TRT HABER</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/garip-akiminin-son-temsilcisi-melih-cevdet-anday</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Nov 2025 08:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/11/der47.jpg" type="image/jpeg" length="87643"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["15. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali" İstanbul'da başladı]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/15-uluslararasi-suc-ve-ceza-film-festivali-istanbulda-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/15-uluslararasi-suc-ve-ceza-film-festivali-istanbulda-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bu yıl 15. kez "Herkes İçin Adalet" ilkesiyle sinemaseverlerle buluşan "Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali" İstanbul'da başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Beyoğlu Sineması'nda düzenlenen açılış töreninde konuşan Festival Başkanı Prof. Dr. Adem Sözüer, festivalin sinema yoluyla hukuk ve adalete ilişkin sorunları gündeme getirdiğini söyledi.</p>

<p>Sözüer, bu yıl da dünyada çok ağır insan hakları ihlalinin yaşandığına işaret ederek, hukukun ve adaletin etkin gündem maddesi olması gerektiğini, festivalin de bu amaçla "Herkes İçin Adalet" ilkesiyle hukuk ve sinema dünyasını buluşturduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Konuşmasında Filistin'e de yer veren Sözüer, şunları dile getirdi:</p>

<p>"Birleşmiş Milletler kararlarına rağmen Filistin'de uzun yıllardır süregelen işgal ve abluka, Gazze'de on binlerce insanın imhası sürüyor. Sadece insanların yaşamları değil, yaşama dair her şeyi yok ediliyor. Savaşlar, ciddi biçimde artan silahlanma, eşitsizlikler ve adaletsizlikler umutları kırıyor ama dünyanın dört bir yanından cesur milyonlarca kişi, Sumud Filosu'yla hak ve özgürlüklere sahip çıkabiliyor."</p>

<p>Festivalin direktörlüğünü üstlenen Prof. Dr. Bengi Semerci de "Adalet, herkesin istediği ama aynı zamanda herkesin korktuğu bir kelime. Bu festivalde onu öğrendik. İlk yılımızdan beri herkes için adalet diyoruz." dedi.</p>

<p><strong>Açılışta onur ödülleri verildi</strong></p>

<p>Açılış töreninde oyuncu Rüçhan Çalışkur ve yönetmen Wang Xiaoshuai'ye "Sinema Onur Ödülü" takdim edildi.</p>

<p>Xiaoshuai, ödülü aldıktan sonra film yapmanın bir kaçış yolu olduğu yorumunu yaparak, "Film yaparken gerçeklikten, yalnızlıktan ve korkudan kaçmanın ve kurtulmanın çok iyi bir yolu olduğunu düşünüyorum. Aynı zamanda film yaparken bu sevgiye, barışa, adalete ve özgürlüğe ulaşmak için çok güçlü bir silah. Yani film karanlığın içinden gelen bir ışıktır." diye konuştu.</p>

<p>Hukukçu akademisyen Prof. Dr. Turgut Tarhanlı ise festival kapsamında "Akademik Onur Ödülü"nü aldı. Gazzeli yönetmen Rashid Mashrawi'ye de "Adalet Savunucusu Ödülü" takdim edildi.</p>

<p>Mashrawi, konuşmasında, "Kendi adıma bu festivalle aynı gemideymişiz gibi hissediyorum. Çünkü ben de yıllardır birçok filmde, birçok ülkede sadece adalet, özgürlük ve insan hakları arıyorum. Dolayısıyla bu ödül, benim için daha fazlasını katacak, beni sadece devam etmeye teşvik edecek, sorumluluk katacak." ifadelerini kullandı.</p>

<p>"Sinemaya Katkı Ödülü" ise görüntü yönetmeni Yorgos Arvanitis ile Uluslararası İşçi Filmleri Festivali'ne verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ramazan Eles</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/15-uluslararasi-suc-ve-ceza-film-festivali-istanbulda-basladi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Nov 2025 11:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/11/sas.jpg" type="image/jpeg" length="59075"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[3 bin 500 yıldan daha eski devasa bir Bronz Çağı şehri ortaya çıkarıldı]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/3-bin-500-yildan-daha-eski-devasa-bir-bronz-cagi-sehri-ortaya-cikarildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/3-bin-500-yildan-daha-eski-devasa-bir-bronz-cagi-sehri-ortaya-cikarildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Arkeologlar, Kazakistan bozkırında 140 hektarlık alanı kaplayan büyük bir Bronz Çağı yerleşiminin kalıntılarını ortaya çıkardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Semiyarka adı verilen şehir, 3.500 yıldan daha eski ve bölgede şimdiye dek keşfedilen en büyük planlı yerleşim olma özelliğini taşıyor.</p>

<p>Uluslararası araştırma, University College London (UCL) ve Durham Üniversitesi ile Toraighyrov Üniversitesi iş birliğiyle yürütüldü ve sonuçlar Antiquity dergisinde yayımlandı.</p>

<p>Bozkır toplumlarına dair tüm bilinenleri sarsan keşif<br />
Kazılarda bulunan yapılar, iki sıra halinde düzenlenmiş dikdörtgen toprak yükseltiler üzerinde yer alan çok odalı evlerden oluşuyor.</p>

<p>Merkezde ise diğer yapılardan iki kat daha büyük bir bina kalıntısı bulundu. Bu yapı muhtemelen törensel alan, topluluk yapısı ya da etkili bir aileye ait konut olarak kullanıldı.</p>

<p>Araştırmanın baş yazarı Dr. Miljana Radivojević, bulguların önemini şöyle özetledi:</p>

<p>“Semiyarka, bozkır toplulukları hakkındaki düşüncelerimizi değiştiriyor. Görgeli olarak göçebe olduğunu düşündüğümüz toplulukların, kalıcı ve planlı şehirler kurabildiğini gösteriyor.”</p>

<p>Bronz üretiminin merkezi<br />
Araştırmacılar, şehrin güneydoğusunda kalay-bakır alaşımlı bronz üretimi için ayrılmış endüstriyel bir bölge tespit etti.</p>

<p>Bölgede tiegel (döküm kapları), cüruf ve bronz eserler bulundu. Bu bulgular, yerleşimde büyük ölçekli metalürji sistemlerinin işletildiğini gösteriyor.</p>

<p>Bu keşif, Avrasya bozkırında bronz üretimine dair şimdiye kadarki en güçlü kanıtları sunuyor. Daha önce sadece Askaraly adlı bir başka geç dönem yerleşim kalay üretimiyle ilişkilendirilebilmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Stratejik konum, ticaret ve kültürel bağlantılar<br />
Yerleşim, İrtiş Nehri üzerindeki yükseltilmiş bir noktada yer alıyor ve adını çevresindeki “Yedi Vadiden” (Semiyarka) alıyor.</p>

<p>Konumu nedeniyle bölgenin hem ticaret merkezi hem de bölgesel güç olduğu düşünülüyor.</p>

<p>Şehir, Altay Dağları’ndaki bakır ve kalay yataklarına yakın konumda bulunuyor ve bu da endüstriyel faaliyetleri desteklemiş olmalı.</p>

<p>Buluntular, yerleşimde ağırlıklı olarak Alekseevka-Sargary kültürünün yaşadığını gösteriyor. Diğer parçalar, Cherkaskul halkıyla ticaret bağlantılarına işaret ediyor.</p>

<p>Yeni araştırma alanları<br />
Araştırmacılar, şehrin üretim ve ticaret ağını anlamak için kazılara devam edeceklerini, ayrıca aynı döneme ait mezarlıklar ve küçük kamp alanlarının inceleneceğini belirtti.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nusret Odabaş</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/3-bin-500-yildan-daha-eski-devasa-bir-bronz-cagi-sehri-ortaya-cikarildi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Nov 2025 08:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/11/mes31-2.jpg" type="image/jpeg" length="56815"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Neolitik Dönem'in sırları açığa çıkıyor]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/neolitik-donemin-sirlari-aciga-cikiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/neolitik-donemin-sirlari-aciga-cikiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhuriyet tarihinin en büyük arkeoloji projelerinden biri olan Taş Tepeler'de Neolitik Dönem'e ışık tutan 30 yeni buluntu açıklandı.
Neolitik Dönem'in sırları açığa çıkıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Şanlıurfa'da yürütülen Taş Tepeler projesinin 5'inci yılında Karahantepe Karşılama Merkezi’nde düzenlenen bilgilendirme toplantısında bilim dünyasını heyecanlandıran yeni keşifleri paylaştı.</p>

<p>Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Cevahir Asuman Yazmacı, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, Taş Tepeler Kazı Başkanı Necmi Karul ve il protokolünün de katıldığı tanıtım toplantısında Ersoy, Sayburç kazılarında ortaya çıkarılan ağzı dikili şekilde tasvir edilmiş yüz ifadesiyle ölü bir bireyi çağrıştıran heykelin ölüm ritüelleri ve sembolik anlatım bakımından benzersiz bir keşif olduğunu vurguladı.</p>

<p>Göbeklitepe’de D Yapısı’nın duvarı içine, adak olarak yerleştirildiği düşünülen insan heykelinin bulunduğunu belirten Ersoy, eserin Neolitik Dönem'deki heykeltıraşlık üslubuna dair son derece estetik ve etkileyici bir örnek sunduğunu söyledi.</p>

<p>Sefertepe’de 2025 sezonunda ortaya çıkan iki ayrı insan yüzü kabartmasını da paylaşan Ersoy, biri yüksek, diğeri alçak kabartma tekniğiyle işlenen bu eserlerin, daha önce Göbeklitepe, Karahantepe ve Sayburç’ta görülen üsluplardan farklı bir estetik taşıdığı belirtti. Ersoy, ayrıca Sefertepe’de bulunan, çift yüzlü insan motifi işlenmiş siyah serpantin boncuğun da bölgenin sembolik dünyasına ışık tutan önemli bir bulgu olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>Taş Tepeler dünyanın Neolitik başkenti olacak</strong><br />
Bölgede elde edilen bulguların 12 bin yıl önce Anadolu’da yoğun nüfuslu ve farklı ölçeklerde yerleşmelerin bulunduğunu açıkça ortaya koyduğunu belirten Bakan Ersoy, konutlar, kamusal yapılar, gömütler, fırınlar ve besin hazırlama alanlarının tespit edilmesinin, günlük yaşam ile manevi değerlerin iç içe geçtiğini gösterdiğini söyledi.</p>

<p>Bu bulguların, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2025’i "Aile Yılı" ilan etmesiyle de özel bir anlam kazandığını vurgulayan Bakan Ersoy, Anadolu’daki aile kurumunun tarihsel derinliğini bilimsel verilerle gösterme imkânı sunduğunu ifade etti. Ersoy, bu kapsamlı çalışmaların Taş Tepeler bölgesini dünyanın Neolitik başkenti olarak tescillendireceğine inandıklarını dile getirdi.</p>

<p><strong>Taş Tepeler beklentilerin ötesinde bir ufuk</strong><br />
Bakan Ersoy, Taş Tepeler projesinin insanlık tarihine dair tüm kabulleri değiştiren bir bilimsel sürece dönüştüğünü vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ersoy, "Taş Tepeler, tahminlerimizin de ötesinde bir ufka kapı aralamıştır." ifadesini kullanarak projenin ulaştığı noktaya dikkat çekti.<br />
Neolitik Çağ’ın insanlık tarihindeki en büyük dönüşümleri barındırdığını belirten Ersoy, "Taş Tepeler projesi, Neolitik Dönem'in tüm sırlarını birer birer açığa çıkararak uygarlığın en erken izlerini benzersiz bir derinlikle gözler önüne seriyor." dedi.</p>

<p>Bakan Ersoy, bölgedeki tüm bulguların bilim dünyasına güvenilir ve kapsamlı veri sunduğunu vurguladı.</p>

<p>12 noktada dev proje ağı uluslararası iş birlikleriyle büyüyor<br />
Bakan Ersoy, projede gelinen noktayı aktarırken Taş Tepeler’in artık 12 ayrı kazı noktasında sürdürülen geniş ve çok yönlü bir bilimsel ağa dönüştüğünü söyledi.</p>

<p>Geçtiğimiz Eylül ayında Japon Altes Prenses Mikasa’nın katılımıyla Ayanlar Höyük’te başlatılan kazının projeye dahil olduğunu hatırlatan Ersoy, Göbeklitepe, Karahantepe, Sayburç, Sefertepe, Harbetsuvan, Çakmaktepe, Yenimahalle, Söğüt Tarlası, Mendiktepe, Yoğunburç ve Gürcütepe’deki çalışmalarla birlikte projenin bugün 12 noktada eş zamanlı olarak yürütüldüğünü vurguladı.</p>

<p>Ersoy konuşmasında, Taş Tepeler projesinin İstanbul, Çukurova, Ege ve Harran Üniversiteleri başta olmak üzere 15’i Türk, 21’i yabancı toplam 36 akademik kurumun katılımıyla yürütüldüğünü belirtti. Projede görev alan bilim insanı ve öğrencilerin sayısının 2025 yılı itibarıyla 219 kişiye ulaştığını ifade eden Ersoy, bu iş birliğini benzersiz bir bilimsel güç birliği olarak tanımladı.</p>

<p><strong>Altyapı ve koruma çalışmaları hız kesmiyor</strong><br />
Bakan Ersoy, Taş Tepeler Projesi’nin yalnızca arkeolojik kazılardan ibaret olmadığını vurgulayarak bölgede yürütülen kapsamlı koruma çalışmalarını da aktardı.</p>

<p>Ersoy, Bakanlığın "Geleceğe Miras Projesi" kapsamında, geçen yıl Göbeklitepe Aslanlı Yapı ve bu yıl C Yapısı koruma–restorasyon çalışmalarının tamamlandığını söyledi. Karahantepe’de AD yapısındaki restorasyon sürecinin devam ettiğini belirten Ersoy, Sayburç’ta bir konut yapısında mimari restorasyon çalışmalarının başlatıldığını ifade etti.</p>

<p>Öte yandan Göbeklitepe’de yeni karşılama merkezi ile Karahantepe’de araştırma merkezi ve kazı evi inşasında son aşamaya gelindiğini belirten Ersoy, yeni Araştırma Merkezi’nin Taş Tepeler kapsamındaki tüm arkeometrik çalışmalara ev sahipliği yapacak kapasite ve donanımda planlandığını söyledi.</p>

<p><strong>Göbeklitepe sergileri rekor kırdı</strong><br />
Tanıtım çalışmalarına da konuşmasında geniş yer veren Ersoy, 24 Ekim 2024 – 2 Mart 2025 tarihleri arasında Roma Kolezyumu’nda düzenlenen "Göbeklitepe: Kutsal Bir Yerin Gizemi" sergisinin 6 milyon ziyaretçiye ulaştığını hatırlattı.</p>

<p>Ersoy, 2026 yılı Şubat–Temmuz aylarında Berlin James-Simon Galeri’de "Toplumun Keşfi: 12.000 Yıl Önce Göbeklitepe ve Taş Tepelerde Yaşam" başlıklı yeni bir serginin açılacağını açıkladı. Ayrıca, 2026 sonbaharında Birleşik Krallık'ın finans merkezi City of London'a ait Guildhall Sanat Galerisi'nde, 2027 sonbaharında ise Japonya Tokyo Ulusal Müzesi'nde Göbeklitepe/Taş Tepeler temalı sergilerin gerçekleştirilmesi için görüşmelerin sürdüğü bilgisini verdi.</p>

<p>Bakan Ersoy, konuşmasının sonunda Taş Tepeler projesine katkı sunan tüm kurum ve ekiplere teşekkür ederek projenin başarısının güçlü bir ortaklıkla mümkün olduğunu vurguladı. Ersoy, projenin hayata geçirilmesinde başta Taş Tepeler projesi ana sponsoru Türk Hava Yolları ile Göbeklitepe kazısı sponsoru Doğuş Grubu'na, ayrıca Prof. Dr. Necmi Karul ve diğer kazı başkanları ile tüm bilim insanlarına, yerel yönetimlere, üniversitelere, yurt içi ve yurt dışından katkı sağlayan tüm kurumlara ve özellikle özveriyle çalışan kazı ekiplerine teşekkür etti.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, tanıtım toplantısı öncesinde Karahantepe Karşılama Merkezi'ndeki yeni buluntuların da yer aldığı sergiyi ziyaret etti.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nusret Odabaş</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/neolitik-donemin-sirlari-aciga-cikiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Nov 2025 14:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/11/sal126.jpg" type="image/jpeg" length="24769"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bursa'dan Senfonik Tınılar, 100. bölüme ulaştı]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/bursadan-senfonik-tinilar-100-bolume-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/bursadan-senfonik-tinilar-100-bolume-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa'dan Senfonik Tınılar, 3 Ocak 2024'ten bu yana dinleyicilere ulaştırdığı senfonik müzik deneyimiyle önemli bir kilometre taşını geride bırakıyor. Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası'nın canlı konser kayıtlarından oluşan program, 26 Kasım 2025 sabahı 100. bölümüyle dinleyicilerle buluşmaya hazırlanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uludağ Premium, kültür ve sanatın gelişimine uzun yıllardır verdiği kesintisiz destekle bu özel projeye değer katıyor ve "Sanatın Daima Yanında" duruşunu güçlendirmeye devam ediyor. BBDSO'nun ulusal ve uluslararası görünürlüğüne katkı sağlayan bu iş birliği, yüksek teknik standartlarda hazırlanan konser kayıtlarıyla Türkiye'de benzeri az bulunan bir radyo programının yaşamasına imkân tanıyor.</p>

<p>Programda kullanılan kayıtlar, Londra ve İstanbul'da eğitim almış, ülkemizin önemli ses mühendislerinden Ali Kamruz tarafından gelişmiş teknik altyapıyla hazırlanıyor. Bu yüksek nitelikli kayıtlar, yalnızca Türkiye'de değil dünyanın önde gelen konser salonlarında rastlayacağımız kaliteyi yansıtıyor. Programın prodüksiyonu ve sunumu ise hem BBDSO'nun köklü sanatçılarından olan hem de TRT dâhil pek çok kurumda 16 yıllık yayıncılık deneyimine sahip Burç Balcı tarafından gerçekleştiriliyor. Balcı'nın hem sahne hem yayıncılık birikimini iç içe geçiren bu yaklaşımı, programı benzersiz kılan unsurlardan birini oluşturuyor.</p>

<p>100. bölümde, programın gelişim süreci ve konser kayıtlarının arka planı, Bursa Filarmoni Derneği Başkanı Mehdi Kamruz, Başkan Yardımcısı Ömer Kızıl, BBDSO Keman Sanatçısı ve Müdürü Gökçe Özler ile keman sanatçısı ve programın fikir kaynağı Umut Çanakçı tarafından değerlendirilecek. Orkestra, destekçileri ve Uludağ Premium'un ortak katkılarıyla büyüyen bu proje, Türkiye'de bir senfoni orkestrasına ait profesyonel konser kayıtlarının düzenli olarak radyo programına taşındığı ender örneklerden biri olmasıyla dikkat çekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Bursa'dan Senfonik Tınılar", 100 haftadır kesintisiz sürdürdüğü yayın yolculuğunu 2026 yılında da TRT Radyo 3 yayın döneminde devam ettirecek. Proje, hem orkestranın sanatsal üretimini daha geniş kitlelere ulaştırması hem de Uludağ Premium'un kültür ve sanat alanındaki kalıcı desteğini güçlendirmesi açısından özel bir yere sahip olmayı sürdürüyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nusret Odabaş</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/bursadan-senfonik-tinilar-100-bolume-ulasti</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Nov 2025 09:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/11/sal72-1.jpg" type="image/jpeg" length="19891"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İpsala pirinci tescillendi]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/ipsala-pirinci-tescillendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/ipsala-pirinci-tescillendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İpsala pirincinin güvenilirliği Avrupa Birliği (AB) coğrafi işaret tesciliyle kanıtlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İpsala Kaymakamı Ömer Sevgili, İpsala pirincinin, Türkiye'de AB coğrafi işaret tescili alan 42 üründen biri olduğunu söyledi.</p>

<p>Trakya Bölgesi'nden ilk defa bir ürünün AB tescili aldığını belirten Sevgili, "İpsala Yunanistan'ın dibinde, sınır kapımız var. İhracatımız gerçekleşiyor. Bu tescil, artık İpsala Sınır Kapımızdan Avrupa'ya daha fazla ihracat yapacağımız anlamına geliyor. Artık Avrupalılar İpsala pirincinin AB denetiminden geçmiş sağlıklı bir ürün olduğunu, güvenilir bir ürün olduğunu bilecek. Yani biz artık kendimizi ifade etmeden, 'AB'den tescilimiz var' dememiz yeterli olacak." diye konuştu.</p>

<p>İpsala Belediye Başkanı Mehmet Kerman da İpsala'nın isminin dünyada duyurulacağını dile getirdi.</p>

<p>"İpsala pirinci, dünyada bir inci" sloganıyla yola çıktıklarını aktaran Kerman, "İpsala pirincinin dünyada tanıtılması için yaptığımız çalışmalar artık yavaş yavaş meyvelerini vermeye başladı. Artık pirinci ismiyle, adıyla dünyada tanıtacağız. İpsala adıyla satılacak olan bu pirincimizin Avrupa Birliği'ndeki tüm ülkelerde satışının yapılacağından bizler de çok mutluyuz." dedi.</p>

<p>İpsala Ticaret Borsası Başkanı Necmi Sezer ise İpsala pirincinin tanınırlığının artacağını kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İpsala pirinci, geçtiğimiz hafta Bursa kestane şekeriyle birlikte AB'den coğrafi işaret tescili almıştı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nusret Odabaş</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/ipsala-pirinci-tescillendi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Nov 2025 09:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/11/sar54-4.jpg" type="image/jpeg" length="23759"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["La Boheme" eserinin prömiyeri yarın AKM'de gerçekleştirilecek]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/la-boheme-eserinin-promiyeri-yarin-akmde-gerceklestirilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/la-boheme-eserinin-promiyeri-yarin-akmde-gerceklestirilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB), Giacomo Puccini'nin 129 yıllık ünlü eseri "La Boheme" operasının prömiyerini Atatürk Kültür Merkezi'nde (AKM) yarın yapacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eser, gençliğin ateşini, aşkın acısını ve müziğin sonsuzluğunu aynı sahnede bir araya getirerek hayatın tüm renklerini izleyicilere sunacak.<br />
<br />
Giacomo Puccini'nin etkileyici müzikleri ve Luigi Illica ile Giuseppe Giacosa'nın güçlü librettosunu sahneye taşıyan eserin rejisörlüğünü Yiğit Günsoy, orkestra şefliğini İbrahim Yazıcı üstlendi.<br />
<br />
Yapıma ilişkin AA muhabirine açıklamada bulunan Günsoy, Puccini'nin eserinin en sık sahnelenen operalardan biri olduğunu belirterek, hikaye kasım sonu ile aralık ayında geçtiği için gösterimin bu tarihlere denk getirildiğini söyledi.<br />
<br />
<strong>"Onların hizmetçisi olmamız lazım"</strong><br />
<br />
Rejisör Günsoy, eserde dört genç erkeğin hayata tutunma çabaları ve aşklarının işlendiğini dile getirerek, "Aşık oldukları kadınlarla beraber 1800'lerin başında yaşadıkları zorluklar ve dostluklarının hikayesi. Bu nedenle ilgi çekici bir konu. Puccini'nin müziği zaten çok güzel. İstanbullu sanatseverlerle güzel bir akşam geçirmeyi ümit ediyoruz." dedi.<br />
<br />
Eserleri klasik şekilde sahnelediğini anlatan Günsoy, şunları kaydetti:<br />
<br />
"Bir rejisörün en büyük sorumluluğu, besteciye ve librettiste saygı göstermek. Onların benim deyimimle hizmetçisi olmamız lazım. O yüce insanların eserlerini en iyi, doğru şekilde halka iletmemiz gerektiğine inanıyorum. O yüzden klasik olarak sahneliyorum. Tabii ki birtakım ufak tefek dokunuşlar, değişiklikler oluyor. Bu prodüksiyonu üç sene evvel Antalya'da yapmıştım ben. Üç sene içinde hepimizin eserlere bakışı, yaşadıklarımız değişiyor. Onun için ana çatı sabit olmakla birlikte ufak tefek değişiklikler, eklemeler, çıkarmalar bu prodüksiyonda da var."<br />
<br />
Yiğit Günsoy, mükemmel bir ekiple çalıştıklarını vurgulayarak, "Solistlerimin hepsi birbirinden iyi, son derece hazırlıklı. İlk günden itibaren geldiler provalarına. Bu, bir rejisör olarak beni çok mutlu etti. Koromuz 59 kişi, 10 kişilik çocuk koromuz, 10 solistimiz, 9 figüranımız var. Güzel, hareketli, neşeli ve oldukça kalabalık bir ikinci perdemiz var. Kalabalık bir ekibiz." dedi.<br />
 </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ramazan Eles</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/la-boheme-eserinin-promiyeri-yarin-akmde-gerceklestirilecek</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Nov 2025 11:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/11/la-boh-me-operasi-akm-de-sanatseverlerle-bulu-3-19272575-amp.webp" type="image/jpeg" length="60008"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rekortmen polisiye 7. sezonuyla ekrana dönüyor]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/rekortmen-polisiye-7-sezonuyla-ekrana-donuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/rekortmen-polisiye-7-sezonuyla-ekrana-donuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Jed Mercurio'nun büyük ilgi gören polisiye dizisi, başrol oyuncuları Vicky McClure, Martin Compston ve Adrian Dunbar'ın rollerini bir kez daha canlandıracağı 7. sezonuyla geliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dizi en son 2021'de yayımlanmış ve 6 sezonun finali, 28 günlük izlenme verilerine göre 17 milyon izleyiciye ulaşarak 2002'den bu yana Birleşik Krallık'ta en çok izlenen drama bölümü olmuştu. Sezon, genelinde 16 milyon izleyici ortalamasıyla, 2018'den bu yana ekrandaki en büyük drama konumuna yükselmişti.<br />
<br />
7. sezonda AC-12 birimi kapatılıyor ve Polis Standartları Müfettişliği olarak yeniden yapılandırılıyor.<br />
<br />
Yolsuzlukla mücadele hiç olmadığı kadar zorlaşırken, Steve Arnott (Compston), Kate Fleming (McClure) ve Ted Hastings (Dunbar) bugüne kadarki en hassas vakalarıyla görevlendiriliyor.<br />
<br />
Yeni sezonun özetine göre, "Karizmatik bir polis memuru olan ve organize suç örgütlerine yönelik başarılı operasyonlarıyla övgü toplayan Dedektif Müfettiş Dominic Gough, yetkisini kötüye kullanarak cinsel istismarda bulunmakla suçlanıyor. Ancak Gough hakkındaki bu dava, gizlice faaliyet gösteren daha büyük bir tehdidi perdelemek için kasıtlı bir dikkat dağıtma olabilir mi?"<br />
<br />
Dizinin yaratıcısı, senaristi ve yürütücü yapımcısı Jed Mercurio, "Line of Duty ekibi olarak izleyicilerimize büyük minnet duyuyoruz" diyerek ekledi:<br />
<br />
AC-12'nin iniş çıkışlarını 6 sezon boyunca takip eden izleyicilerimizin desteği sayesinde buradayız ve 7. sezona dönmekten daha mutlu olamazdık. Dizinin yayında olmadığı dönemde bu ülkede yolsuzluğun sona erdiği söyleniyor, o yüzden hayal gücümü devreye sokmak zorunda kaldım.<br />
<br />
<strong>BBC Drama Direktörü Lindsay Salt ise şunları söyledi:</strong><br />
<br />
Line of Duty izleyiciler ve eleştirmenler tarafından çok seviliyor ve olağanüstü reytingleri de Jed'in yazarlığından yapım ekibine kadar tüm kadronun başarısını kanıtlıyor. 4 uzun yılın ardından Line of Duty'nin yeniden çekimlere başlamasına çok seviniyorum ve BBC izleyicilerinin yine ekran başında hop oturup hop kalkacağı günü sabırsızlıkla bekliyorum.<br />
<br />
Martin Compston diziyi "hayatının işi" olarak nitelendirirken, McClure "Belfast, yakında görüşürüz!" mesajı verdi.<br />
<br />
Adrian Dunbar ise haberi büyük memnuniyetle karşıladığını belirterek, "Bu gelişme beni çok sevindirdi. Mercurio'nun o beklenmedik sürprizlerini dört gözle bekliyorum" dedi.<br />
<br />
Mercurio tarafından yazılan Line of Duty'yi Jennie Darnell yönetecek. Dizinin yapımcılığını ise Ken Horn üstlenecek.<br />
<br />
 </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ramazan Eles</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/rekortmen-polisiye-7-sezonuyla-ekrana-donuyor</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Nov 2025 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/11/1359820-1340461409.jpeg" type="image/jpeg" length="37793"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Gezen Sinema Tırı" Demirci'de çocuklarla buluştu]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/gezen-sinema-tiri-demircide-cocuklarla-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/gezen-sinema-tiri-demircide-cocuklarla-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa'nın Demirci ilçesinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hayat geçirilen "Gezen Sinema Tırı" çocuklara sinema heyecanı yaşattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından, özellikle çocukları ücretsiz sinemayla buluşturmak amacıyla hayata geçirilen proje kapsamında sinema tırı ilçe merkezi ve kırsal mahallelerde kuruldu.</p>

<p>Etkinlik öncesi sahne gösterileri düzenlenirken, çocuklar dans ve müzik eşliğinde eğlendi. Belediye Başkanı Erkan Kara da programa katılarak çocuklarla birlikte şarkı söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İlçede 4 bin öğrencinin katıldığı etkinliklerde "Rafadan Tayfa", "Küçük Amca" ve "Son Anda Kupa Bizim" çocuk filmleri gösterildi.</p>

<p>Başkan Kara, "Gezen Sinema Tırı ile ilçe merkezinin yanı sıra kırsal mahallelere de giderek her bir çocuğumuza ulaşmayı hedefledik. Demirci'de bu tür kültürel etkinliklerin daha da artması için çalışmalar yapıyoruz." dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nusret Odabaş</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/gezen-sinema-tiri-demircide-cocuklarla-bulustu</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Nov 2025 08:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/11/bey51.jpg" type="image/jpeg" length="66392"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
