<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Haberler - Diriliş Postası</title>
    <link>https://dirilispostasi.com</link>
    <description>Diriliş Postası ekibinin hazırladığı, Türkiye ve dünyadan son dakika haberler ve güncel haber başlıkları için Hemen Ziyaret Edin.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://dirilispostasi.com/rss/kultur-sanat" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 19 Oct 2026 18:52:11 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/rss/kultur-sanat"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Erkan Özdilek’in ‘Zamanın Katmanları’ Sergisi AKM’de Açıldı]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/erkan-ozdilekin-zamanin-katmanlari-sergisi-akmde-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/erkan-ozdilekin-zamanin-katmanlari-sergisi-akmde-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanatçı Erkan Özdilek’in AKM’de açılan “Zamanın Katmanları” sergisi, 50 yılı aşan sanat yaşamından 7 büyük boyutlu eseri 30 Ekim’e kadar sunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">Erkan Özdilek’in kişisel sergisi “Zamanın Katmanları”, Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) sanatseverlerle buluşuyor. Küratörlüğünü Berna Demirhan’ın üstlendiği sergide, sanatçının yarım asrı aşan sanat yolculuğundan 7 büyük boyutlu eser yer alıyor.</p>

<p dir="ltr">Özdilek, altın, gümüş ve petrol gibi malzemeleri yoğun biçimde kullandığı yapıtlarında maddi dünyanın hırsı ile insanın değeri arasındaki çelişkiyi sorguluyor. Savaş ve barış karşıtlığını, bu süreçlerde yok olan insan ve insanlığı merkeze alan eserler, her şeye rağmen insan kalabilmenin değerini ortaya koyuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 dir="ltr"><strong>Kayseri’den Düsseldorf’a, Şimdi COP31'e</strong></h3>

<p dir="ltr">1959'da Kayseri’de doğan Özdilek, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi mezuniyetinin ardından Salzburg Akademisi’nde burslu çalışmalar yürüttü; Avusturya ve Alman hükümeti burslarıyla Viyana, Düsseldorf ve Berlin’de projeler gerçekleştirdi. Marmara Üniversitesi’nden emekli olan sanatçı, Maltepe Güzel Sanatlar Fakültesi’nde öğretim üyesi olarak görevini sürdürüyor. Kasımda düzenlenecek COP31 Antalya 2026 BM İklim Zirvesi’nde sanatçının üç eseri de sergilenecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/erkan-ozdilekin-zamanin-katmanlari-sergisi-akmde-acildi</guid>
      <pubDate>Mon, 19 Oct 2026 15:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/10/download-38.jpg" type="image/jpeg" length="52337"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Amasra 9 Ayda 1,3 Milyon Turistiyle Dört Mevsim Parlıyor]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/amasra-9-ayda-13-milyon-turistiyle-dort-mevsim-parliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/amasra-9-ayda-13-milyon-turistiyle-dort-mevsim-parliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yılın 9 ayında 1,3 milyonu aşkın turist ağırlayan Amasra, tarihi miras ve gastronomiyle öne çıkıyor; yıl sonu hedefi 1,5 milyon olarak açıklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">Bartın’ın Amasra ilçesi, tarihi yapıları, doğal güzellikleri ve mutfak kültürüyle yılın ilk dokuz ayında 1 milyon 300 bini aşkın turisti ağırladı. Milattan önce 12. yüzyılda Fenikeliler tarafından “Sesamos” adıyla kurulan ve Helenistik, Roma, Bizans, Ceneviz, Selçuklu ile Osmanlı dönemlerine ait eserlere ev sahipliği yapan ilçe, Amasra Kalesi’nin 2013'ten bu yana UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer almasıyla da turizm haritasında güçlü bir konuma sahip.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 dir="ltr"><strong>Nüfus Yaz Aylarında 10 Katına Çıkıyor</strong></h3>

<p dir="ltr">Amasra Kültür ve Turizm Derneği Başkanı Melih Saylam, 6 bin olan ilçe nüfusunun yaz aylarında 60 bine kadar yükseldiğini belirterek ilçenin “Karadeniz’in vitrini” olduğunu vurguladı. Saylam, Ankara ve İstanbul başta olmak üzere tüm illerden yerli turist kabul ettiklerini, bayram dönemlerinde günlük 50-60 otobüse varan kültür turlarının düzenlendiğini aktardı. Yıl sonuna kadar ziyaretçi sayısının 1,5 milyona ulaşacağını tahmin eden Saylam, devlet desteğiyle sürdürülen Amastris kazıları ve bulunan “Su Perisi” heykeli gibi eserlerin de turizme ivme kazandırdığını sözlerine ekledi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Tarih, Doğa ve Gastronomi Bir Arada</strong></h3>

<p dir="ltr">Saylam, bereketli balık sezonunun başlamasıyla Ankara, Eskişehir, Konya ve İstanbul’dan misafirlerin salata ve balık yemeye özel Amasra’ya geldiğini belirtti. Otel işletmecisi Can Sayın da Ramazan Bayramı ile başlayan sezonun oldukça hareketli geçtiğini, Kurban Bayramı ve temmuz-ağustos döneminin en yoğun dilimler olduğunu aktardı. Sayın, Akdeniz ve Doğu Anadolu gibi uzak bölgelerden de ziyaretçi gelmesinde sosyal medyanın etkisinin büyük olduğunu değerlendirdi. İlçede otel, apart ve ev pansiyonculuğuyla birlikte yaklaşık 5 bin yatak kapasitesi sunuluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/amasra-9-ayda-13-milyon-turistiyle-dort-mevsim-parliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 19 Oct 2026 11:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/10/images-2-82.jpg" type="image/jpeg" length="93347"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[115 Yıllık Yedi Ocak İlkokulu Deprem Sonrası Restore Edildi]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/115-yillik-yedi-ocak-ilkokulu-deprem-sonrasi-restore-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/115-yillik-yedi-ocak-ilkokulu-deprem-sonrasi-restore-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[1907'de Almanlar tarafından inşa edilen Osmaniye’deki Yedi Ocak İlkokulu, Bahçeli ve Ümit Besen gibi isimleri yetiştirdi; deprem sonrası restore edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">1907'de Almanlar tarafından inşa edilen Osmaniye’deki Yedi Ocak İlkokulu, Bahçeli ve Ümit Besen gibi isimleri yetiştirdi; deprem sonrası restore edildi.</p>

<hr />
<p dir="ltr">Osmaniye’deki Yedi Ocak İlkokulu, 1911'den bu yana aralıksız eğitim veriyor. Hicaz Demir Yolu projesi inşaatı sırasında Almanlar tarafından 1907'de hastane olarak yapımına başlanan bina, 1911'de Cebelibereket Mekteb-i Numune İbtidaisi adıyla ilkokul olarak kapılarını açtı. İl Milli Eğitim Müdürü Aydın Albak, 21 sınıfa sahip binanın 115 yıldır Türkiye’nin eğitime hizmet eden asırlık okullarından biri olduğunu söyledi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Alman Mimarisinden Türk Mektebine</strong></h3>

<p dir="ltr">Birinci Dünya Savaşı yıllarında hem hastane hem karargah olarak kullanılan bina, uzun harp döneminin ardından hasar nedeniyle onarıma alındı ve eğitim bir süre farklı bir mekânda sürdürüldü. Osmanlı’nın Almanlarla yürüttüğü demiryolu projesinin izlerini taşıyan yapı, günümüzde bulunduğu mahalleye de adını veriyor. 1945-1946 eğitim-öğretim yılından itibaren Osmaniye’nin kurtuluş günü olan Yedi Kanunisani’ye atfen Yedi Ocak İlkokulu adını taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 dir="ltr"><strong>Siyaset ve Sanatın İsimleri Bu Okuldan Mezun Oldu</strong></h3>

<p dir="ltr">Albak’ın aktardığına göre okul, Türk siyasi tarihine ve sanat dünyasına iz bırakmış pek çok isim yetiştirdi. Mezunlar arasında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Selvi Boylum Al Yazmalım” filmiyle tanınan yönetmen Arif Keskiner ve kardeşi Abdurrahman Keskiner, sinema sanatçısı Yılmaz Köksal ile müzisyen Ümit Besen yer alıyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Deprem Sonrası Restore Edilerek Yeniden Açıldı</strong></h3>

<p dir="ltr">6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerde hasar gören bina ve sonradan yapılan eklentiler, afetten bu yana kapsamlı bir süreçten geçti. Albak, eklentilerin yıkılarak asırlık binanın hem güçlendirildiğini hem de restorasyon ahlakına uygun biçimde onarıldığını belirterek “Her tarafı hem güçlendirildi hem de aslına uygun bir şekilde restore edildi.” dedi. Bina, bu eğitim-öğretim yılında yeniden hizmete açıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/115-yillik-yedi-ocak-ilkokulu-deprem-sonrasi-restore-edildi</guid>
      <pubDate>Mon, 19 Oct 2026 11:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/10/images-1-121.jpg" type="image/jpeg" length="85782"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir’de tiyatrodan operaya dolu bir kültür sanat haftası]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/izmirde-tiyatrodan-operaya-dolu-bir-kultur-sanat-haftasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/izmirde-tiyatrodan-operaya-dolu-bir-kultur-sanat-haftasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir’de 19-25 Ekim haftasında tiyatro, opera, konser, söyleşi ve atölyelerden oluşan zengin bir kültür sanat programı sanatseverleri bekliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">İzmir, 19-25 Ekim haftasında tiyatrodan operaya, konserden atölyelere uzanan geniş bir kültür sanat programına ev sahipliği yapıyor. İzmir Devlet Tiyatrosu, İzmir Devlet Opera ve Balesi ve İzmir Kültür Sanat Fabrikası (İKSF) başta olmak üzere kentteki kurumlar hafta boyunca çeşitli etkinlikler düzenleyecek.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Opera ve müzikalde iki ayrı sahne</strong></h3>

<p dir="ltr">İzmir Devlet Opera ve Balesi, 19 Ekim’de Bornova Kültür ve Sanat Merkezi Necdet Aydın Sahnesi’nde “Bir Tenor Aranıyor” müzikalini sanatseverlerle buluşturacak. Kurum, 24 Ekim’de ise İzmir Kültür Yolu Festivali kapsamında aynı sahnede “Troya” operasını sahneleyecek. İDOB Orkestrası da 25 Ekim’de festival programı dahilinde “Sonbahar Esintileri” konserini verecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 dir="ltr"><strong>Senfoni, koro ve Türk dünyası ezgileri</strong></h3>

<p dir="ltr">İzmir Devlet Senfoni Orkestrası, 23 Ekim’de Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde şef Rengim Gökmen yönetiminde, solistler Olgu Kızılay, Cem Sevgi ve Yusuf Çelik’in katılımıyla konser verecek. İzmir Devlet Klasik Türk Müziği Korosu 22 Ekim’de Ege Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi Ahmed Adnan Saygun Salonu’nda “Hazan ve Ahenk” başlıklı konseriyle sahneye çıkacak. İzmir Devlet Türk Dünyası Dans ve Müzik Topluluğu da sanat yönetmeni Şavk Eryürek’in yönetiminde 24 Ekim’de Bornova Kültür ve Sanat Merkezi’nde “Türk Dünyasından Ezgiler” konserini sunacak.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Tiyatroda üç ayrı oyun</strong></h3>

<p dir="ltr">İzmir Devlet Tiyatrosu, Karşıyaka Ragıp Haykır Sahnesi’nde “İki Yeşil Susamuru” ve “YUKO” ile Bornova Kültür Merkezi Bozkurt Kuruç Sahnesi’nde “Nizamülmülk” oyunlarını hafta boyunca sahneleyecek.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>İKSF’de atölyeler ve söyleşiler</strong></h3>

<p dir="ltr">İzmir Kültür Sanat Fabrikası hafta boyunca söyleşi ve atölyelere kapılarını açacak. 19 Ekim’de ahşap yakma atölyesi ile piyanist Deniz Kocaman ve anlatıcı Didem Tarlalı’nın katılımıyla “Binbir Gecede Bir Gece” müzikli anlatısı gerçekleştirilecek. 20 Ekim’de çevre bilimleri ve kent belgeciliği üzerine iki ayrı söyleşi düzenlenecek. 22 Ekim’de meme kanseri semineri ve Belkıs Hakan’ın yönetimindeki “Şiir Günleri” dinletisi yer alırken, 23 Ekim’de Cumhuriyet dönemi sanatını ele alan iki akademik söyleşi sunulacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/izmirde-tiyatrodan-operaya-dolu-bir-kultur-sanat-haftasi</guid>
      <pubDate>Sun, 18 Oct 2026 12:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/10/images-4-32.jpg" type="image/jpeg" length="41347"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Otizmli Müzisyenler Profesyonel Orkestra Eşliğinde Sahne Aldı]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/otizmli-muzisyenler-profesyonel-orkestra-esliginde-sahne-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/otizmli-muzisyenler-profesyonel-orkestra-esliginde-sahne-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara’da 14 otizmli genç müzisyen, Musa Göçmen Senfoni Orkestrası eşliğinde sahne alarak klasikten rock’a uzanan geniş bir repertuvar seslendirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">Ankara Başkent Rotary Kulübü ile Musa Göçmen Senfoni Orkestrası’nın işbirliğiyle düzenlenen “Sınırların Ötesinde Otizmli Müzisyenler Festivali”nde otizmli gençler, piyano, davul, akordeon, kanun ve vokal performanslarıyla sanatseverlerin karşısına çıktı. Klasik müzikten rock müziğe uzanan repertuvarda genç solistlere Musa Göçmen yönetimindeki profesyonel orkestra eşlik etti.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>“Mezun Olduktan Sonra Bir Araya Gelmiyorsak Büyük Hata Yapıyoruz”</strong></h3>

<p dir="ltr">Orkestra şefi Musa Göçmen, festivalin otizmli müzisyenlerle profesyonel sanatçıları aynı sahnede buluşturmasının kritik önem taşıdığını belirtti. Göçmen, “Asıl önemli olan otizmli sanatçılarımızı yetiştirmek, onları mezun etmekten öte onlarla profesyonel yaşamda bir araya gelebilmek. Eğer mezun olduktan sonra bir araya gelmiyorsak aslında çok büyük bir hata yapıyoruz” dedi. Festivalin gelecek yıl da süreceğini vurgulayan Göçmen, bu tür organizasyonların her iki tarafın da kazanım elde ettiği buluşmalar olduğunu ifade etti.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Ailelerin Hedefi: Bağımsız Bir Gelecek</strong></h3>

<p dir="ltr">Ankara Başkent Rotary Kulübü Dönem Başkanı Engin Meriç, festivalin bir yılı aşkın hazırlık sürecinin ardından gerçekleştiğini belirtti. Meriç, “Amacımız bu otizmli sanatçıların ileride kendilerine istikbal sağlayabilecekleri bir ortama girebilmeleri, anne ve babalarının hayatta olmadığı süreçte kendi başlarına ekmeklerini kazanabilecekleri bir imkan sağlamaları” dedi. Bazı gençlerin yurt dışında yapılan testlerde mutlak kulağa sahip olduğunun belirlendiğini, aralarında konservatuvarda eğitim görenlerin ve doktora yapanların bulunduğunu da aktardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 dir="ltr"><strong>Işıklı Piyanoda Başlayan Yolculuk</strong></h3>

<p dir="ltr">Festivalde davul performansıyla sahne alan Ahmet Mert Yalçın, 5 yaşındayken çevresindeki eşyalara ritim tutmasıyla müziğe olan ilgisini ortaya koydu. Şu anda Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi Akustik Davul Bölümü’nde okuyan Yalçın’ın iki yıl içinde mezun olması bekleniyor. Piyano performansıyla sahne alan Alaz Ilgar Yazıcı ise dikkatini toplamak için alınan ışıklı piyanonun ardından müziğe yöneldi; Asperger sendromuna sahip Yazıcı, Alanya Üniversitesi müzik bölümünde eğitimini sürdürüyor. Yazıcı, Türkiye’nin farklı şehirlerinde ve yurt dışında konserler vermek istediğini dile getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/otizmli-muzisyenler-profesyonel-orkestra-esliginde-sahne-aldi</guid>
      <pubDate>Sun, 18 Oct 2026 11:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/10/images-242.jpg" type="image/jpeg" length="15306"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mardin Kültür Yolu Festivali: 9 Günde 9 Mekanda 172 Etkinlik]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/mardin-kultur-yolu-festivali-9-gunde-9-mekanda-172-etkinlik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/mardin-kultur-yolu-festivali-9-gunde-9-mekanda-172-etkinlik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Kültür Yolu Festivalleri’nin 23. durağı Mardin’de 9 gün boyunca 9 farklı mekanda 172 etkinlik düzenlenecek; sahne programında 9 ünlü sanatçı yer alıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr"></p>

<p dir="ltr">Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Mardin ayağı, Artuklu ilçesindeki Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi’ndeki törenle başladı. 17-25 Ekim tarihleri arasında sürecek festivalde konserlerden sergilere, tiyatrodan çocuk etkinliklerine uzanan kapsamlı bir program hayata geçirilecek.</p>

<p dir="ltr">Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, 2021'de tek bir şehirde başlayan organizasyonun bugün 7 bölgede 26 şehri kapsayan bir marka değerine dönüştüğünü belirtti. Yazgı, “Mardin bu yıl Kültür Yolu Festivali’ne ikinci kez ev sahipliği yapıyor” dedi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Konser Alanında 9 Sanatçı Sahne Alacak</strong></h3>

<p dir="ltr">Tüm etkinlikler ücretsiz sunulacak. Mardin Valiliği Artuklu Fuar Alanı’ndaki açık hava konser sahnesinde Demet Akalın, Serkan Kaya, Ceza, Sefo, Poizi, Simge, Kıraç, Mert Demir ve Fatma Turgut sahne alacak.</p>

<p dir="ltr">Festival kapsamında 30'dan fazla restoranı kapsayan Lezzet Noktası projesiyle Mardin mutfağı da tanıtılacak. Gastronomi programında Michelin yıldızlı şefler ve sunucu Gamze Cizreli, kaburga dolması ve sembusek gibi yöresel lezzetlerin hikâyesini anlatacak. “Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri” sergisi, Yaşayan Miras Atölyeleri ve Çocuk Köyü programı da etkinlikler arasında yer alıyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Mardin’e Yabancı Ziyaretçi Yüzde 41 Arttı</strong></h3>

<p dir="ltr">Mardin Valisi Tuncay Akkoyun, kentin 2025 yılında 3 milyonun üzerinde turist ağırladığını ve ziyaretçi sayısının bir önceki yıla kıyasla yüzde 29 arttığını açıkladı. 2026 yılının Eylül sonu itibarıyla bu artışın sürdüğünü belirten Akkoyun, “Yabancı ziyaretçi sayısı yüzde 41 arttı” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan tarihi mekânlarıyla Mardin, farklı din ve kültürlerin bir arada yaşamasıyla biliniyor. Festival, kentteki cami, kilise ve manastırları kapsayan tarihi dokuda çeşitli etkinliklere de ev sahipliği yapacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/mardin-kultur-yolu-festivali-9-gunde-9-mekanda-172-etkinlik</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Oct 2026 14:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/10/mardin-kultur-yolu-festivali-6-lhzn-cover.webp" type="image/jpeg" length="25442"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bayburt’taki Köy Müzesi Avrupa’dan 4. Ödülünü Aldı]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/bayburttaki-koy-muzesi-avrupadan-4-odulunu-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/bayburttaki-koy-muzesi-avrupadan-4-odulunu-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bayburt’un Beşpınar köyündeki Kenan Yavuz Etnografya Müzesi, Avrupa Müze Akademisi’nden “Kapsayıcılık” ödülüyle 5 yılda 5 uluslararası ödüle ulaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">Bayburt’un Beşpınar köyünde kurulu Kenan Yavuz Etnografya Müzesi, İspanya’da düzenlenen Avrupa Müze Akademisi (EMA) ödül töreninde “Widen Your Scope” (Kapsayıcılık) Ödülü’ne layık görüldü. 24 ülkeden yaklaşık 100 müzenin katıldığı organizasyonda alınan bu ödülle müze, Avrupa’daki toplam ödül sayısını 4'e çıkardı. Son 5 yılda kazanılan beş prestijli ödülle müzenin Türkiye’de eşi görülmemiş bir rekoru kırdığı vurgulanıyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Köyde Doğdu, Dünyada Ses Getirdi</strong></h3>

<p dir="ltr">İş insanı Kenan Yavuz tarafından 2013 yılında doğup büyüdüğü köyde hayata geçirilen kültür evi, 2019'da Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından “Resmi Özel Müze” statüsüne alındı. 25 bin metrekarelik alanda 26 farklı mekândan oluşan müze, taş ve ahşap mimarinin otantik örneklerini korurken geleneksel yaşamda kullanılan araç gereçleri de gelecek kuşaklara aktarıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 dir="ltr"><strong>5 Yılda 5 Büyük Ödül</strong></h3>

<p dir="ltr">Müzenin ödül sicili, Türkiye’deki özel müzeler arasında dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor: 2021'de Avrupa Yılın Müzesi Ödülleri bünyesindeki Silletto Ödülü, 2022'de Avrupa Birliği Kültürel Miras (Europa Nostra) Büyük Ödülü, 2023'te UNESCO ve Slovenya ortaklığıyla verilen Bixen Turizm Tasarım Büyük Ödülü ve aynı yıl Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülü’nün ardından 2026'da EMA ödülü de listeye eklendi.</p>

<p dir="ltr">Kurucusu Kenan Yavuz bu süreçi şöyle özetledi: “Beş yılda beş büyük ödülle taçlanan, zannediyorum Türkiye’deki tek müze olduk. Ben bunu ‘5'i bir yerde’ olarak tanımlıyorum. Beş yıldızlı müze olduk.”</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Kimseyi Taklit Etmeden Özgün Kimlikle</strong></h3>

<p dir="ltr">Yavuz, uluslararası alanda ilgi görmenin sırrını müzenin özgünlüğüne bağladı: “Kimseyi taklit etmeden, kendi özümüzle kadim kültürümüzü dünyaya taşımaya çalışıyoruz. Anadolu’nun unutulmaya yüz tutan geleneklerini deneyimleme fırsatı sunmak, dünya müzeciliğine yeni bir bakış açısı getirdi.”</p>

<p dir="ltr">Müze bu yıl 50 binin üzerinde ziyaretçi beklediğini açıkladı. Yavuz, yurt dışından gelen işbirliği teklifleri doğrultusunda uluslararası ortaklıklarını önümüzdeki yıl daha da genişleteceklerini bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/bayburttaki-koy-muzesi-avrupadan-4-odulunu-aldi</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 11:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/10/images-5-19.jpg" type="image/jpeg" length="73801"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya’da gece müzeciliği sezonu kapandı: Antik kentler]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/antalyada-gece-muzeciligi-sezonu-kapandi-antik-kentler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/antalyada-gece-muzeciligi-sezonu-kapandi-antik-kentler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’da gece müzeciliği sezonu kapandı; yıldızlar altında antik kentleri gezen binlerce ziyaretçi arasında Rusya, Almanya ve Polonya öne çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2024 yılında İzmir, Antalya ve Pamukkale’de pilot uygulama olarak başlattığı gece müzeciliği projesi, bu yıl da Antalya’daki antik kentleri akşam saatlerinde ziyaretçilere açtı. Kentteki alanlarda 1 Ekim’de, Side Antik Kenti’nde ise 15 Ekim itibarıyla sona eren sezon boyunca binlerce yıllık yapılar özel aydınlatmalarla ön plana çıkarıldı; gündüz sıcaklarından kaçan yerli ve yabancı turistler tarihi dokuyu yıldızların altında keşfetti.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Hangi antik kentler gece ziyaretine açıldı?</strong></h3>

<p dir="ltr">Patara, Side ve Aspendos antik kentlerinin yanı sıra Alanya Müzesi ile Likya Uygarlıkları Müzesi de gece saatlerinde kapılarını açtı. Perge, Phaselis, Olympos, Myra ve Limyra antik kentleri de uygulama kapsamındaki alanlar arasında yer aldı. Rusya, Almanya ve Polonya başta olmak üzere çok sayıda ülkeden gelen turist bu alanlarda tarihin içinde yürüme deneyimi yaşadı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Patara’da restore edilen fener ve 2.000 yıllık su hattı</strong></h3>

<p dir="ltr">Antalya Valisi Hulusi Şahin, projeyi hayata geçiren Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a teşekkür ederek uygulamanın ziyaretçilerden yoğun ilgi gördüğünü vurguladı. Şahin’in özellikle dikkat çektiği gelişme, Patara Antik Kenti’ndeki restorasyon çalışmalarıydı. Antik deniz feneri, Valilik tarafından aslına uygun biçimde yeniden yapılandırıldı; fener ve çevresindeki yol gece müzeciliğiyle uyumlu özel aydınlatmayla donatıldı.</p>

<p dir="ltr">Patara’daki bir diğer çarpıcı gelişme ise Roma Dönemi Kent Kapısı’na ait yaklaşık 2.000 yıllık su hattının yeniden işler hale getirilmesi oldu. Vali Şahin, “Arkeologlarımız 2 bin yıldır işlemeyen su hattını bağladılar. Anıtsal kapı şu an ışıklandırılarak suyu da verilerek çok özel bir görüntü oluştu” dedi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Antalya neden gece müzeciliğine ayrı bir anlam taşıyor?</strong></h3>

<p dir="ltr">Antalya’nın deniz turizminin ötesinde konumlanmasında arkeolojik zenginliği belirleyici bir etken. Vali Şahin bu gerçeği rakamla ortaya koydu: “Dünyada bu kadar antik kenti olan başka bir şehir yok. 200'ün üzerinde antik kenti olan bir tarih ve açık hava müzesine sahip Antalya’dan bahsediyoruz.” Gece müzeciliği bu potansiyeli değerlendirmek açısından çift işlev görüyor: Hem ziyaretçi ilgisini arkeolojik alanlara yöneltiyor hem de gündüz sıcaklıklarının gezmeyi zorlaştırdığı yaz aylarında daha konforlu bir ortam sunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 dir="ltr"><strong>Sonraki hedef: Phaselis</strong></h3>

<p dir="ltr">Şahin, ışıklandırma projelerinin Antalya’daki diğer antik kentlere de yaygınlaştırılacağını belirtti. Gündemdeki bir sonraki durak Phaselis. Olympos ve Side’de tamamlanan ziyaretçi karşılama merkezlerine diğer antik kentlerde de birer ikişer ekleme yapılacağı aktarıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/antalyada-gece-muzeciligi-sezonu-kapandi-antik-kentler</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 10:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/10/images-2-70.jpg" type="image/jpeg" length="47386"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk mini dizilerini uluslararası alana taşıyacak “Serial Bridges İstanbul” programına başvurular başladı]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/turk-mini-dizilerini-uluslararasi-alana-tasiyacak-serial-bridges-istanbul-programina-basvurular-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/turk-mini-dizilerini-uluslararasi-alana-tasiyacak-serial-bridges-istanbul-programina-basvurular-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü ile Series Mania Institute iş birliğinde yürütülen “Serial Bridges İstanbul” programı için başvurular 7 Aralık’a kadar alınacak. Seçilen 6 proje, 23-25 Mart 2027'de Fransa’daki Series Mania Forum’da uluslararası yatırımcı, yayıncı ve yapımcılarla görüşecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü ile Series Mania Institute iş birliğinde yürütülen “Serial Bridges İstanbul Uluslararası Dizi Market Hazırlık Programı” için başvurular başladı. Program kapsamında seçilecek 6 mini dizi projesi, Fransa’daki Series Mania Forum’da uluslararası yatırımcı, yayıncı ve yapımcılarla buluşturulacak. Program, Türk senaristler ile yapımcıların uluslararası ortak yapım ve yatırım fırsatlarına erişimini artırmayı amaçlıyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Programı kim yürütüyor, kimler başvurabilecek?</strong></h3>

<p dir="ltr">Program, Sinema Genel Müdürlüğü ve Series Mania Institute ortaklığında, “m2 Film Lab” ile “TESİYAP” yürütücülüğünde gerçekleştirilecek. Türkiye’de yaşayan senaristler başvurabilecek. Bireysel ya da en fazla 2 kişilik senarist ekipleriyle yapılacak başvuruda ekip üyelerinden en az birinin ileri seviyede İngilizce bilmesi şartı aranıyor.</p>

<p dir="ltr">Senaristlerin ve varsa yapımcıların daha önce en az bir profesyonel dizi, televizyon veya sinema filminde görev almış olması isteniyor. Profesyonel senaryo deneyimi bulunmayan yazarlar ise bandrollü kitap veya sahnelenmiş tiyatro eserleriyle başvurabilecek.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Projelerde hangi şartlar aranıyor?</strong></h3>

<p dir="ltr">Dijital platformlara ve uluslararası pazara yönelik projelerin tek sezonluk olması, 4 ila 8 bölümden oluşması ve bölüm sürelerinin 25-60 dakika arasında bulunması gerekiyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Başvuru nasıl yapılacak?</strong></h3>

<p dir="ltr">Başvurular, İngilizce hazırlanan proje dosyalarıyla 7 Aralık’a kadar “m2 Film Lab” üzerinden yapılabilecek. Dosyada en fazla 5 sayfalık ön proje dosyası (pre-bible), logline, sezon sinopsisi, karakter tanıtımları, hikâye arkları, yaratıcı görüş ve ekip özgeçmişleri yer alacak. Pilot bölüm senaryosu ile tüm bölümlerin kısa özetleri de başvuruya eklenecek.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Takvim nasıl işleyecek?</strong></h3>

<ul dir="ltr">
 <li><strong>7 Aralık:</strong> Başvuruların son günü.</li>
 <li><strong>11 Ocak 2027:</strong> Seçici Kurulun değerlendirmesi.</li>
 <li><strong>12 Ocak 2027:</strong> Programa kabul edilen 6 projenin açıklanması.</li>
 <li><strong>25-29 Ocak 2027:</strong> İstanbul’da atölye.</li>
 <li><strong>23-25 Mart 2027:</strong> Fransa’da Series Mania Forum.</li>
</ul>

<h3 dir="ltr"><strong>Atölyede ve forumda neler olacak?</strong></h3>

<p dir="ltr">Seçilen projelerin senaristleri ve varsa yapımcıları, İstanbul’daki atölyede uluslararası mentorlarla projelerini geliştirecek. Atölyede hikâye geliştirme, İngilizce anlatım, hikâyelerin farklı kültürlere aktarılabilirliği, görsel sunum materyalleri ve proje sunumuna hazırlık üzerinde çalışılacak. Son gün projeler, Sinema Genel Müdürlüğü’nün davetiyle Türkiye’deki dizi sektörü profesyonellerine sunulacak; senaristlerin yerli yapımcılarla tanışması ve olası iş birlikleri kurması teşvik edilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Seçilen 6 proje, Series Mania Forum’daki özel Türkiye oturumunda tanıtılacak ve ekipler uluslararası yatırımcılar, yayıncılar ve ortak yapımcılarla görüşme fırsatı bulacak. Her proje ekibinden en fazla 2 kişi foruma katılabilecek; yapımcısı bulunmayan projelerde senarist ekibinden bir temsilci yer alacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/turk-mini-dizilerini-uluslararasi-alana-tasiyacak-serial-bridges-istanbul-programina-basvurular-basladi</guid>
      <pubDate>Thu, 15 Oct 2026 10:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/10/images-5-16.jpg" type="image/jpeg" length="36386"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yedikule Kapısı Bizans ve Osmanlı izlerini bir arada taşıyor: Üzerinde Sultan 3. Ahmed’in onarım kitabesi var]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/yedikule-kapisi-bizans-ve-osmanli-izlerini-bir-arada-tasiyor-uzerinde-sultan-3-ahmedin-onarim-kitabesi-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/yedikule-kapisi-bizans-ve-osmanli-izlerini-bir-arada-tasiyor-uzerinde-sultan-3-ahmedin-onarim-kitabesi-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul kara surlarının Marmara Denizi’ne yaklaştığı güney bölümündeki Yedikule Kapısı, Bizans’tan Osmanlı’ya uzanan geçmişi, onarımları ve kitabesiyle kentin farklı dönemlerinin izlerini taşıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">İstanbul kara surlarının Marmara Denizi’ne yaklaştığı güney bölümündeki Yedikule Kapısı, Bizans döneminden Osmanlı’ya uzanan geçmişi ve geçirdiği onarımlarla kentin değişiminin izlerini taşıyor. Anadolu Ajansı’nın “Şehrin Tarihine Açılan Kapılar” dosyasının dokuzuncu bölümünde, Yedikule Hisarı’nın yakınındaki, Altın Kapı’nın kuzeyinde yer alan kapı ele alındı. İstanbul Medeniyet Üniversitesi’nden Prof. Dr. Kadir Pektaş, kapının bugün yalnızca ana sura açılan kemerinin ayakta olduğunu söyledi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Kapı nerede, nasıl bir yapı?</strong></h3>

<p dir="ltr">Yedikule Kapısı, surların 11 ve 12 numaralı kuleleri arasında bulunuyor. Çift sıra tuğladan örülmüş sivri kemeriyle dikkat çeken kapının günümüze ulaşan mimarisinde Osmanlı döneminin izleri öne çıkıyor. Kapının üzerinde Sultan 3. Ahmed dönemine ait bir onarım kitabesi var. Yalnızca ana sur hattındaki geçiş bölümü ayakta; surların ön bölümündeki ikinci geçiş günümüze ulaşmadı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Hangi dönemlerde onarıldı?</strong></h3>

<p dir="ltr">Kapı ve yakınındaki surlar Sultan 3. Ahmed dönemindeki müdahalelerin ardından Sultan 3. Osman devrinde de onarıldı. Pektaş’a göre surların devamında 3. Ahmed ve 3. Osman’a ait iki ayrı kitabe daha bulunuyor ve bunlar 18. yüzyılın ortalarına doğru kapının ve çevredeki surların önemli bir onarım geçirdiğini gösteriyor. Pektaş, bu ardı ardına onarımların büyük olasılıkla Yedikule Zindanları’na ulaşımla ilgili olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 dir="ltr"><strong>Pektaş kapı hakkında ne dedi?</strong></h3>

<p dir="ltr">Pektaş, kapının Bizans döneminde savunma, Osmanlı döneminde hem savunma hem güvenlik amacıyla kullanıldığını belirtti. “Kapının bugün sadece ana, büyük surlara açılan bölümü, kemeri mevcut. Ön sur kısmı günümüze ulaşamamış” dedi. 19. yüzyıl fotoğraflarından ikinci bir kemerli kapının varlığının tahmin edilebildiğini, arkeolojik araştırmaların bunun Bizans’tan, hatta Geç Bizans’tan kaldığı yönünde olduğunu aktardı. Sivri kemerin iki sıra tuğlayla örülmüş olmasının tamamen Osmanlı özelliği taşıdığını ekledi. Kapının şehir tarafında yakın döneme kadar figürlü bir kabartma bulunduğunu, bunun bugün yerinde olmadığını da söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/yedikule-kapisi-bizans-ve-osmanli-izlerini-bir-arada-tasiyor-uzerinde-sultan-3-ahmedin-onarim-kitabesi-var</guid>
      <pubDate>Wed, 14 Oct 2026 11:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/10/images-7-8.jpg" type="image/jpeg" length="41822"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rapçi Kayra: Rape yapılan ayrımcılık bugün rapin kendi içinde yaşanıyor]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/rapci-kayra-rape-yapilan-ayrimcilik-bugun-rapin-kendi-icinde-yasaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/rapci-kayra-rape-yapilan-ayrimcilik-bugun-rapin-kendi-icinde-yasaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rap sanatçısı Kayra (Onur İnal), geçmişte rapin toplumdan gördüğü ayrımcılığın bugün rap dünyasının kendi içinde yaşandığını söyledi. İnal, müzikal tercihler yüzünden sanatçıların emeğine hakaret edilmesini eleştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">“Kayra” adıyla tanınan rap sanatçısı Onur İnal, Türkçe rapte farklı müzikal tarzlara yönelik ön yargıların arttığını söyledi. AA’ya konuşan İnal, geçmişte rapin toplumdan gördüğü ayrımcılığın bugün rap dünyasının kendi içinde yapıldığına dikkat çekti. İnal, “Rape karşı geçmişte yapılan ayrımcılık, bugün rapin kendi içinde yapılıyor” dedi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>İnal rap dinleyicilerini neden eleştirdi?</strong></h3>

<p dir="ltr">İnal, yalnızca müziği sevilmediği ya da “cool” görünmediği için sanatçıların yıllardır oluşturdukları şeylere hakarete varan ifadelerin kullanıldığını söyledi. Bunun işin ruhuna en aykırı davranış olduğunu, bunu bizzat rap dinleyicisinin yaptığını belirtti. Ön yargının belirli sanatçılarla sınırlı olmadığını, kendisinden değil genel olarak herkesten söz ettiğini vurgulayan İnal, kişiler hakkında iki satır bilmeyenlerin rahatça ahkâm kesebildiğini anlattı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Geçmişte rap ve ana akım nasıl algılanıyordu?</strong></h3>

<p dir="ltr">İnal, rapin geçmişte kendi dinleyicileri tarafından bile kabul görmekte zorlandığını söyledi. O dönemde benzer tarzların daha yaygın olduğunu, biraz farklı işler yapanların çok fazla ayrımcılığa uğradığını, içeriğine bakılmadan reddedildiğini belirtti. “Underground” kavramının o dönemde “ana akımsa hemen reddedelim” noktasında olduğunu, bunun doğru olmadığını ifade etti.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Bol pantolon örneği ne anlatıyor?</strong></h3>

<p dir="ltr">İnal, rap kültürünün müzikle birlikte giyim tarzı ve yaşam biçimi üzerinden de yargılandığını söyledi. “Rap kültürünün bir parçası olan bol pantolon giymenin bile ‘öteki’ olarak algılandığı bir dönemi yaşadık” diyen İnal, özellikle küçük şehirlerde ve taşra kültürünün sürdüğü yerlerde bunun baskıya dönüşebildiğini anlattı. Üniversite yıllarında rapin diğer alternatif türler kadar kabul görmediğini, 2000'lerin başında ciddiye bile alınmadığını ve alt kültür unsuru olarak lanse edildiğini ekledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 dir="ltr"><strong>İnal ne öneriyor?</strong></h3>

<p dir="ltr">İnal, üniversitede insanların müzik türleri üzerinden birbirini hor görmesine şaşırdığını, bunu olgunlaşmamış bulduğunu söyledi. Birçok kişinin o yıllarda dinlediklerini bugün dinlemediğini, inandıklarına bugün inanmadığını belirtti. Sanatçıların ya da müzikal yaklaşımların aşırı yüceltilmesinin veya aşağılanmasının doğru olmadığını söyleyen İnal, “Herkesi anlamak için ona biraz zaman vermek lazım. O kadar ön yargılı olmaya gerek yok” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/rapci-kayra-rape-yapilan-ayrimcilik-bugun-rapin-kendi-icinde-yasaniyor</guid>
      <pubDate>Mon, 12 Oct 2026 16:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/10/images-6-8.jpg" type="image/jpeg" length="39849"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çankırı’da emekli sanatçı Şükrü Özgür’ün ilk kişisel sergisi açıldı]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/cankirida-emekli-sanatci-sukru-ozgurun-ilk-kisisel-sergisi-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/cankirida-emekli-sanatci-sukru-ozgurun-ilk-kisisel-sergisi-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çankırı Müzesi’nde açılan “Ateşin Ahşaba, Boyanın Tuvale Dokunuşu” sergisinde sanatçı Şükrü Özgür’ün 21 eseri sanatseverlerle buluşuyor. Özgür, 2022'de emekli olduktan sonra resim ve ahşap yakma sanatına yöneldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">Çankırı’da sanatçı Şükrü Özgür’ün “Ateşin Ahşaba, Boyanın Tuvale Dokunuşu” adlı ilk kişisel sergisi, Çankırı Müzesi’nde düzenlenen törenle açıldı. Sergide tamamı Özgür’e ait 21 eser yer alıyor. Açılışta sanatçı sergi hakkında bilgi verdi, ardından protokol üyeleri eserleri gezdi.</p>

<h3 dir="ltr">Açılışa kimler katıldı?</h3>

<p dir="ltr">Açılış kurdelesi Vali Hüseyin Çakırtaş, Çankırı Belediye Başkan Vekili Abdullah Aslan, Ilgaz Kaymakamı Ahmet Karatepe, İl Kültür ve Turizm Müdürü Muharrem Ovacıklı ve Çankırı Müze Müdürü Demet Göçer Yıldız’ın katılımıyla kesildi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Şükrü Özgür sanata nasıl başladı?</strong></h3>

<p dir="ltr">Özgür, 2022'de emekli olduktan sonra sanatsal çalışmalara hobi olarak başladığını, lise yıllarından beri resme ilgi duyduğunu söyledi. Emekli olduktan sonra zamanını nasıl değerlendireceğini düşündüğünü, kahvehanelerde boş vakit geçiren gençlere ve vatandaşlara örnek olmak istediğini anlattı. Doğum gününde çocuklarının şövale ve boya hediye ederek teşvik etmesiyle yaklaşık 40 yıl sonra yeniden resim yapmaya başladı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Hangi teknikleri kullanıyor?</strong></h3>

<p dir="ltr">Özgür önce akrilik boyayla 5-6 çalışma yaptığını, başarabileceğini görünce özgüveninin arttığını ve yağlı boyaya geçtiğini söyledi. Sincan’daki Kültür Park’ta açılan yağlı boya kursuna katıldı. Ardından ahşap yakma sanatını denedi ve bu alanda da eserler üretmeye başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 dir="ltr"><strong>Özgür ne dedi?</strong></h3>

<p dir="ltr">İlk kez sergi açmanın mutluluğunu yaşadığını belirten Özgür, destekleri için İl Kültür ve Turizm Müdürü Ovacıklı ile Müze Müdürü Yıldız’a teşekkür etti. “Gençlerimize ve emekli olan Çankırılı hemşehrilerime bir nebze de olsa örnek olabildiysem ne mutlu bana” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/cankirida-emekli-sanatci-sukru-ozgurun-ilk-kisisel-sergisi-acildi</guid>
      <pubDate>Mon, 12 Oct 2026 16:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/10/4eb63096-8545-41c5-94f4-b5391dd70afb-1100x650.jpg" type="image/jpeg" length="18673"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[30. İstanbul Tiyatro Festivali “Lacrima” ile açılıyor: Caroline Guiela Nguyen imzalı oyun 22-23 Ekim’de Zorlu PSM’de]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/30-istanbul-tiyatro-festivali-lacrima-ile-aciliyor-caroline-guiela-nguyen-imzali-oyun-22-23-ekimde-zorlu-psmde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/30-istanbul-tiyatro-festivali-lacrima-ile-aciliyor-caroline-guiela-nguyen-imzali-oyun-22-23-ekimde-zorlu-psmde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Theatre national de Strasbourg’un ilk kadın direktörü Caroline Guiela Nguyen’in “Lacrima” oyunu, 30. İstanbul Tiyatro Festivali’nin açılış gösterisi olarak 22-23 Ekim’de Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde izlenebilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">Theatre national de Strasbourg’un (TNS) ilk kadın direktörü Caroline Guiela Nguyen imzalı “Lacrima”, İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın (İKSV) düzenlediği 30. İstanbul Tiyatro Festivali’nin açılış gösterisi olarak 22-23 Ekim’de Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde izleyiciyle buluşacak. ENKA Vakfı’nın açıklamasına göre oyunun gösteri sponsoru vakıf.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>“Lacrima” neyi anlatıyor?</strong></h3>

<p dir="ltr">Latince “gözyaşı” anlamına gelen oyun, bir İngiliz prensesinin düğünü için sipariş edilen gelinliğin Paris’ten Mumbai’ye uzanan üretim sürecine odaklanıyor. Üretimin beraberinde getirdiği vicdani sorumlulukları ve görünmeyen emeği ele alan yapım, ideallerin peşinden giderken ödenen bedelleri sorguluyor, birlikte yaşamanın ve üretmenin anlamı üzerine düşündürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 dir="ltr"><strong>Oyun daha önce nerede sahnelendi?</strong></h3>

<p dir="ltr">Avignon Festivali’ndeki prömiyerin ardından dünyanın önde gelen sahnelerine ve festivallerine davet edildi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>ENKA Vakfı ile iş birliği nasıl?</strong></h3>

<p dir="ltr">Vakfın İstanbul Tiyatro Festivali ile iş birliği bu yıl 20. yılını geride bırakıyor. İş birliği çerçevesinde her yıl uluslararası bir yapımın Türkiye’de izleyiciyle buluşması sağlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/30-istanbul-tiyatro-festivali-lacrima-ile-aciliyor-caroline-guiela-nguyen-imzali-oyun-22-23-ekimde-zorlu-psmde</guid>
      <pubDate>Mon, 12 Oct 2026 15:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/10/images-4-18.jpg" type="image/jpeg" length="59508"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Beçin Antik Kenti’ndeki Kızılhan restore ediliyor: Yaz okulu ve konferans mekânı olacak]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/becin-antik-kentindeki-kizilhan-restore-ediliyor-yaz-okulu-ve-konferans-mekani-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/becin-antik-kentindeki-kizilhan-restore-ediliyor-yaz-okulu-ve-konferans-mekani-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla’nın Milas ilçesindeki Beçin Antik Kenti’nde restorasyonu süren Kızılhan’ın, çalışmalar tamamlandığında sosyal bilimler alanında yaz okulu, konferans ve sempozyumlar için kullanılması planlanıyor. Restorasyonun gelecek yılın başında bitirilmesi hedefleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">Muğla’nın Milas ilçesindeki Beçin Antik Kenti’nde süren restorasyon çalışmaları kapsamında Kızılhan’ın restore edilerek sosyal bilimler alanında kullanıma açılması planlanıyor. Beçin Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Kadir Pektaş, AA’ya yaptığı açıklamada, “Kızılhan’ın restorasyonunun tamamlanmasından sonra burayı sosyal bilimler alanında yaz okulu faaliyetlerinin yürütüldüğü bir mekan olarak kullanmayı düşünüyoruz” dedi. Restorasyonun gelecek yılın başlarında tamamlanması hedefleniyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Bu yıl kazı alanında neler yapıldı?</strong></h3>

<p dir="ltr">Pektaş, bu yıl ağırlıklı olarak koruma ve restorasyon çalışmalarına odaklandıklarını söyledi. İç kalenin girişinin karşısındaki mezarlıkta bulunan 1 No’lu Anonim Türbe’nin restorasyonunun tamamlandığını, medrese ve caminin karşısındaki Kızılhan’daki çalışmaların ise sürdüğünü belirtti.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Kızılhan neden önemli?</strong></h3>

<p dir="ltr">Pektaş’a göre Kızılhan, Menteşe Beyliği döneminde 14. veya 15. yüzyılda inşa edilmiş anıtsal bir yapı. Tek avlulu ve iki katlı olan han, Anadolu’da bu özellikleri bir arada taşıyan tek örnek. Pektaş, “Dolayısıyla ünik bir örnektir Türk mimarisi için ve özellikli de bir yapıdır” dedi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Restorasyon nasıl yapılıyor?</strong></h3>

<p dir="ltr">Üst kattaki kubbeler ile alt kattaki tonoz çökmüş durumdaydı. Restorasyon kapsamında kubbe, tonoz ve duvarlar onarıldı. Pektaş, büyük oranda tamamlama işlemine girmediklerini, ayakta olan duvarları sağlamlaştırdıklarını, kubbe ve tonozların tamamlanmasında ise Beçin Antik Kenti’nde dağınık hâlde bulunan yapının kendi taş ve tuğlalarını kullandıklarını anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 dir="ltr"><strong>Çalışmaları kim destekliyor, süreç ne zaman bitecek?</strong></h3>

<p dir="ltr">Restorasyon, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile Muğla Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı’nın destekleriyle sürüyor. Kızılhan’ın restorasyonunun gelecek yılın başlarında tamamlanması hedefleniyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Restorasyondan sonra Kızılhan nasıl kullanılacak?</strong></h3>

<p dir="ltr">Pektaş, yapının sürekli kullanılan bir mekân olmasını istediklerini söyledi. Kızılhan’ın sosyal bilimler alanında yaz okulu faaliyetlerine ev sahipliği yapması, çeşitli konferans ve sempozyumların düzenlendiği bir yer olması planlanıyor. Böylece tarihî yapının hem korunması hem kullanılması sağlanacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/becin-antik-kentindeki-kizilhan-restore-ediliyor-yaz-okulu-ve-konferans-mekani-olacak</guid>
      <pubDate>Mon, 12 Oct 2026 12:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/10/images-215.jpg" type="image/jpeg" length="77512"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya Devlet Senfoni Orkestrası yeni sezonda dünya prömiyerine hazırlanıyor]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/antalya-devlet-senfoni-orkestrasi-yeni-sezonda-dunya-promiyerine-hazirlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/antalya-devlet-senfoni-orkestrasi-yeni-sezonda-dunya-promiyerine-hazirlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya Devlet Senfoni Orkestrası, 2026-2027 sezonunda İlyas Mirzayev’in Keman Konçertosu’nun dünya prömiyerini yapacak. Konserlerde doluluk oranı geçen yıl yüzde 80-90'a çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’ne bağlı Antalya Devlet Senfoni Orkestrası (ADSO), 2026-2027 sanat sezonunda dünya prömiyerinden özel konserlere uzanan zengin bir programla sanatseverlerle buluşacak. ADSO Müdürü Utku Kapcı, sezonu Carl Orff’un “Carmina Burana” eseriyle açtıklarını, 16 Ekim’de İlyas Mirzayev’in Keman Konçertosu’nun dünya prömiyerini yapacaklarını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 dir="ltr"><strong>Sezonda kaç konser verilecek?</strong></h3>

<p dir="ltr">Kapcı, bu yıl her cuma saat 20.30'da Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) yaklaşık 25 konser vereceklerini açıkladı. Orkestra ayrıca Antalya Diplomasi Forumu, Uluslararası Uzay Kongresi ve COP31 gibi önemli programlara özel etkinlikler düzenleyecek. Kültür Yolu Festivali’nde de birçok konser sunulacak.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Repertuvarda hangi yeni eserler var?</strong></h3>

<p dir="ltr">Kapcı, “Nasreddin Hoca Süiti”ni ilk kez seslendireceklerini, uzun yıllar sonra Muammer Sun’un “Kurtuluş” film müziklerini çalacaklarını belirtti. Atatürk’ü Anma Konseri’nden belli kesitlerin yayınlanmasını da istediklerini söyledi. 16 Ekim’de ise İlyas Mirzayev’in Keman Konçertosu’nun dünya prömiyeri yapılacak.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Özel konserler ne zaman?</strong></h3>

<p dir="ltr">DenizBank’ın ana destekçiliğinde 13 Kasım’da Atatürk’ü Anma Konseri, 18 Aralık’ta İsmet İnönü’yü Anma Konseri ve 25 Aralık’ta Yeni Yıl Özel Konseri düzenlenecek. Antalya Çocuk Korosu 23 Nisan’da üçüncü kez konser verecek. Sezon kapanışı, 28 Mayıs 2027'de Aspendos Antik Tiyatrosu’nda Aleksey Igudesman şefliğinde “Beethoven Now” konseriyle yapılacak.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Doluluk oranları nasıl değişti?</strong></h3>

<p dir="ltr">Kapcı, 2024'te konserlerde doluluk oranının yüzde 40-50 arasında olduğunu, geçen sezonu yüzde 80-90'larla kapattıklarını söyledi. “Günler öncesinden biletleri tükenen çok fazla konserimiz oldu. Bu sezon da aynı ilgiyi bekliyoruz” dedi. Kapcı, 10, 20 ve 30 yıllık orkestracıların aynı sahnede buluşarak izleyicileri unutulmaz eserlerle buluşturacağını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/antalya-devlet-senfoni-orkestrasi-yeni-sezonda-dunya-promiyerine-hazirlaniyor</guid>
      <pubDate>Sat, 10 Oct 2026 11:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/10/20241123-a-n-t-a-l-y-a-s-e-n-f-o-n-i-k-o-n-s-e-r-o-n-s-e-c-i-m2-copy.jpg" type="image/jpeg" length="77182"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tolkien’in Elf dilleri hayranlarıyla yaşıyor: Quenya ve Sindarin]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/tolkienin-elf-dilleri-hayranlariyla-yasiyor-quenya-ve-sindarin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/tolkienin-elf-dilleri-hayranlariyla-yasiyor-quenya-ve-sindarin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[J.R.R. Tolkien’in Orta Dünya için tasarladığı Quenya ve Sindarin, hayranlar tarafından öğrenilerek kurgusal dünyanın ötesine taşınıyor. Norveçli filolog Fauskanger dillerin nasıl kurgulandığını anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">İngiliz yazar ve dil bilimci J.R.R. Tolkien’in Orta Dünya’daki Elf halkları için tasarladığı Quenya ve Sindarin dilleri, aradan geçen yıllara rağmen hayranları tarafından öğrenilmeye ve kullanılmaya devam ediyor. Norveçli yazar ve filolog Helge Kare Fauskanger, AA’ya yaptığı değerlendirmede, bu dilleri kullanan çevrim içi toplulukların bulunduğunu söyledi. Fauskanger, “Bunlar genellikle dövmeler, yüzük yazıtları gibi amaçlarla kullanılan ifadeleri çevirmeye çalışıyor ya da şiirleri veya diğer kısa metinleri paylaşıyor” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 dir="ltr"><strong>Quenya ve Sindarin nedir?</strong></h3>

<p dir="ltr">Tolkien’in dilbilgisi, kelime hazinesi, ses sistemi ve dillerin zaman içindeki değişimini de düşünerek tasarladığı Elf dilleri, aynı kökten gelen ancak zamanla farklılaşmış diller olarak kurgulandı. Quenya, Valinor’da yaşayan Elflerle ilişkilendirilen, daha eski ve törensel bir dil. Sindarin ise Orta Dünya’da yaşayan Elfler arasında daha yaygın kullanılan dil olarak tasarlandı. Tolkien, Quenya’da Fince ve Latinceden, Sindarin’de ise Galceden esinlendi. Tolkien Estate’e göre yazar, serinin ilk kitabının 1954'te yayımlanmasından yaklaşık 40 yıl önce Elf dilleri üzerinde çalışmaya başladı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Elf dilleri nasıl ortaya çıktı?</strong></h3>

<p dir="ltr">Fauskanger’e göre Tolkien önce Elflerin icat ettiğini varsaydığı “ilkel” bir Elf dilinin taslağını çizdi, ardından her dalı etkileyen farklı ses değişim listeleri kurgulayarak bu dili birçok yöne doğru geliştirdi. Valinor’a davet edilen Elfler Quenya’yı orada geliştirdi. Orta Dünya’da kalanlar ise birbiriyle ilişkili ancak farklı biçimler geliştirdi; bunların en belirgini Sindarin. Fauskanger, Sindarin’i Tolkien’in kendisine çok güzel gelen Galce diline dayandırdığı, Keltçe tınısı taşıyan bir Elfçe olarak tanımladı. Aragorn, Galadriel, Minas Tirith, Mordor ve Gondor gibi isimlerde bu dilin izleri görülüyor. Valinor’daki “trajik” olayların ardından birçok Elf Orta Dünya’ya dönerken Quenya’yı da getirdi. Günlük kullanımda çoğunlukla Sindarin benimsendi, Quenya ise bilgi ve ritüellerin “prestijli dili” olarak varlığını sürdürdü.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Fauskanger Elfçeye nasıl ilgi duydu?</strong></h3>

<p dir="ltr">Fauskanger, gençlik yıllarında yerel bir kütüphaneden aldığı “Yüzüklerin Efendisi”nin başlık sayfasındaki Elf alfabesinin ve üçüncü cildindeki bilgilerin ilgisini çektiğini, romanı okumadan önce bu konuyu incelemeye başladığını söyledi. Christopher Tolkien’in babasının “Orta Dünya Tarihi” serisini yayımlamaya başlamasının ve 1987'de “The Lost Road” kitabındaki “Etimolojiler” belgesinin çıkmasının dilbilimciler için büyük şans olduğunu belirtti. Fauskanger’e göre bu belge, binlerce kelime sunarak bilinen Elfçe kelime dağarcığını muazzam ölçüde genişletti.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Elfçe öğrenmenin zorlukları neler?</strong></h3>

<p dir="ltr">Fauskanger, Tolkien’in Elfçenin yapısı hakkındaki fikirlerinin sürekli değiştiğini, bu nedenle her belgenin yazarın o dönemdeki düşüncesini yansıtan “anlık bir görüntü” olarak ele alınması gerektiğini söyledi. Kaynakların tek bir yapbozun parçaları gibi birleştirilemeyeceğini, elde sayısız yapbozdan gelen parçaların bir karışımı bulunduğunu ifade etti. Dilin kesin kuralları olmadığını, bazı dilbilimcilerin ise bir ölçüde “standartlaştırılmış” Quenya biçimleri geliştirmeye çalıştığını belirtti. Dilbilimsel altyapısı olan ve kendini işe adamış bir öğrencinin Quenya’nın temel gramerini bir haftada kavrayabileceğini, ancak kelime dağarcığını ezberlemenin zaman alacağını söyledi. Kelime dağarcığında “tuhaf” boşluklar da var; örneğin sıçan için bir kelime bulunurken fare için yok.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Diğer kurgusal diller hakkında neler söylendi?</strong></h3>

<p dir="ltr">AA’nın üç bölümlük dosya haberinin ilk bölümünde diğer kurgusal diller de ele alındı:</p>

<ul dir="ltr">
 <li><strong>Klingonca (Star Trek):</strong> Dilbilimci Marc Okrand tarafından, insan dillerinden farklı ve “yabancı” duyulacak şekilde tasarlandı.</li>
 <li><strong>Na’vi (Avatar):</strong> Dilbilimci Paul Robert Frommer geliştirdi; filmin ardından meraklılar topluluğuyla dili genişletmeyi sürdürüyor.</li>
 <li><strong>Dothraki ve Yüksek Valyria (Game of Thrones):</strong> Dilbilimci David J. Peterson tasarladı.</li>
 <li><strong>Chakobsa (Dune):</strong> David J. Peterson ve Jessie Peterson, Villeneuve’in filmleri için geliştirdi.</li>
 <li><strong>Huttese (Star Wars):</strong> Ses tasarımcısı Ben Burtt, Peru-İnka dili Quechua’yı temel alarak uydurdu.</li>
</ul>

<p dir="ltr">ABD’li dilbilimci Arika Okrent ise kurgusal dilleri öğrenenlerin genellikle ilgili kurgusal evrene derinlemesine dahil olmakla ilgilendiğini söyledi. Uzun süre kullanılmalarının önünde dilbilimsel bir engel bulunmadığını belirten Okrent, bir dilin ticari marka kapsamında esere bağlı olmasının ya da hak sahiplerinin sıkı sınırlamalar getirmesinin, dil çevresinde bağımsız ve kalıcı bir topluluk gelişmesini zorlaştırabildiğini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/tolkienin-elf-dilleri-hayranlariyla-yasiyor-quenya-ve-sindarin</guid>
      <pubDate>Fri, 09 Oct 2026 11:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/10/1375938-2132206542.jpg" type="image/jpeg" length="50014"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Piyanist Büşra Kayıkçı mimarlık bakışıyla İstanbul'un seslerini müziğe taşıyor]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/piyanist-busra-kayikci-mimarlik-bakisiyla-istanbulun-seslerini-muzige-tasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/piyanist-busra-kayikci-mimarlik-bakisiyla-istanbulun-seslerini-muzige-tasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Besteci ve piyanist Büşra Kayıkçı, "Beyond Walls-Istanbul" projesinde Sirkeci Postanesi, Kapalıçarşı ve Atik Valide Külliyesi gibi yapılardan ilham alan beş özgün eser sundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">Piyanist ve besteci Büşra Kayıkçı, mimarlık eğitiminin kattığı bakış açısıyla İstanbul'un farklı yapılarının mimari hafızasını, atmosferini ve seslerini "Beyond Walls-Istanbul" projesiyle müziğe taşıyor. Akustik piyano, elektronik dokular ve alan kayıtlarını bir araya getiren projede beş özgün eser yer alıyor. Kayıkçı, projeyi ve gelecek planlarını anlattı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Beyond Walls-Istanbul nedir?</strong></h3>

<p dir="ltr">Proje, akustik piyano, elektronik dokular ve farklı mekânlarda yapılan alan kayıtlarını birleştiriyor. Beş eser; Sirkeci Postanesi, Kapalıçarşı, Atik Valide Külliyesi, Ahmet Hamdi Tanpınar Müze Kütüphanesi ve Osmanlı Bankası/SALT Galata gibi yapılardan ilham alıyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Mimarlık eğitimi müziğini nasıl etkiliyor?</strong></h3>

<p dir="ltr">Kayıkçı, bir mekâna girdiğinde yalnızca sesleri değil, binanın girişinin nasıl tasarlandığını ve sirkülasyonunu da fark ettiğini söyledi. "Ben aslında bir mekanı, oraya girdiğimde aldığım eğitim dolayısıyla birkaç boyutlu algılıyorum. Biraz mesleki deformasyon gibi" dedi. Kayıkçı'ya göre bahçe, su ya da şadırvan gibi unsurlar her mekâna farklı bir ses dünyası kazandırıyor ve yapının karakterini belirliyor. Mekânların geçmişteki işlevleri ile bugünkü kullanımları arasındaki farkı ise "Sonic After Lives" olarak tanımlıyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>İlk dönem çalışmalarına nasıl bakıyor?</strong></h3>

<p dir="ltr">Kayıkçı, 2019'daki çalışmalarına bugün baktığında daha cesur bir müzisyen duyduğunu söyledi. Kariyer ilerledikçe müzik endüstrisindeki anlaşmaların ve dinleyiciyi kaybetme kaygısının işin içine çok sayıda parametre soktuğunu, bunun da kendisini kısıtladığını belirtti. "Oradaki Büşra'nın ruhunu daha çok seviyorum ve aslında ona geri dönmeye çalışıyorum" dedi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Projenin uluslararası ayağı ne durumda?</strong></h3>

<p dir="ltr">Kayıkçı, üç şehirde çalışma yaptıklarını, Tokyo'da bir bina üzerinde, ayrıca Berlin ve New York'ta çalıştıklarını söyledi. Albümün gelecek yaz yayımlanmasının planlandığını belirten Kayıkçı, Suriye ve Özbekistan gibi başka coğrafyalara da geçmeyi planladığını ve albümü bu yıl ile önümüzdeki yıl içinde tamamlamayı düşündüğünü ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 dir="ltr"><strong>Farklı disiplinlerle çalışmak nasıl bir deneyim?</strong></h3>

<p dir="ltr">Dans, moda ve görsel sanatlarla yapılan işbirliklerinde çoğunlukla lisanslama yöntemiyle ilerlediklerini anlatan Kayıkçı, görüntü üzerine müzik yazmanın farklı bir süreç gerektirdiğini söyledi. Tamamen özgür olduğu işlerin kendisine daha keyifli geldiğini, görseli takip ederek müzik yazmanın ise "başka bir matematik" gerektirdiğini belirtti.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Recording Academy üyeliği ve Amerika hayali</strong></h3>

<p dir="ltr">Kayıkçı, Grammy Ödülleri'ni düzenleyen Recording Academy'nin oy hakkına sahip üyeleri arasına kabul edildiği haberini Kanada'ya konsere giderken uçakta aldığını söyledi. Bunun Amerika kıtasındaki ilk konser yolculuğu olduğunu belirten Kayıkçı, bir gün Amerika turnesi yapmayı hayal ettiğini, yakın zamanda bir turne planlayabileceklerini düşündüğünü ifade etti.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Yeni kitabında neler var?</strong></h3>

<p dir="ltr">Kayıkçı'nın "Eskizler" albümünün notalarını ve kişisel arşivinden parçaları içeren kitabı yakın zamanda yayımlandı. Kitap, nota kitabından çok bir sanat kitabı niteliğinde hazırlandı ve 13 eserin notasını içeriyor. "Eskizler" albümünün yanı sıra "Madde 42" ve "Tuna" gibi tekliler de kitapta yer alıyor. Çalışmada Kayıkçı'nın el yazısı notları, fotoğrafları ve grafikleri de bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/piyanist-busra-kayikci-mimarlik-bakisiyla-istanbulun-seslerini-muzige-tasiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 08 Oct 2026 11:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/10/busra-kayikci-1024x492.jpg" type="image/jpeg" length="14885"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Arter'de "Sonra yok. Sonrası şimdi." sergisi ziyarete açıldı]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/arterde-sonra-yok-sonrasi-simdi-sergisi-ziyarete-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/arterde-sonra-yok-sonrasi-simdi-sergisi-ziyarete-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çağdaş sanat alanı Arter, koleksiyonundan derlenen ve dünyanın sonu fikrini varoluşsal, ekolojik ile politik boyutlarıyla ele alan "Sonra yok. Sonrası şimdi." başlıklı yeni grup sergisini sanatseverlerle buluşturdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="900" src="https://dpcdn.tebilisim.com/uploads/2026/10/a-a-20261008-42691443-42691439-a-r-t-e-r-d-e-s-o-n-r-a-y-o-k-s-o-n-r-a-s-i-s-i-m-d-i-s-e-r-g-i-s-i-z-i-y-a-r-e-t-e-a-c-i-l-d-i.jpg" width="1200" /><img height="900" src="https://dpcdn.tebilisim.com/uploads/2026/10/a-a-20261008-42691443-42691441-a-r-t-e-r-d-e-s-o-n-r-a-y-o-k-s-o-n-r-a-s-i-s-i-m-d-i-s-e-r-g-i-s-i-z-i-y-a-r-e-t-e-a-c-i-l-d-i.jpg" width="1200" /><img class="" height="900" src="https://dpcdn.tebilisim.com/uploads/2026/10/a-a-20261008-42691443-42691442-a-r-t-e-r-d-e-s-o-n-r-a-y-o-k-s-o-n-r-a-s-i-s-i-m-d-i-s-e-r-g-i-s-i-z-i-y-a-r-e-t-e-a-c-i-l-d-i.jpg" width="1200" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/arterde-sonra-yok-sonrasi-simdi-sergisi-ziyarete-acildi</guid>
      <pubDate>Thu, 08 Oct 2026 10:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/10/a-a-20261008-42691443-42691438-a-r-t-e-r-d-e-s-o-n-r-a-y-o-k-s-o-n-r-a-s-i-s-i-m-d-i-s-e-r-g-i-s-i-z-i-y-a-r-e-t-e-a-c-i-l-d-i.jpg" type="image/jpeg" length="92660"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Emine Erdoğan TÜRGEV'in GİF 2027 sezon açılışına katıldı]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/emine-erdogan-turgevin-gif-2027-sezon-acilisina-katildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/emine-erdogan-turgevin-gif-2027-sezon-acilisina-katildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emine Erdoğan, TÜRGEV bünyesinde genç kızların yeteneklerini geliştirmelerini destekleyen Güzel İşler Fabrikası'nın 2027 sezon açılışına katıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV) bünyesinde faaliyet gösteren Güzel İşler Fabrikası'nın (GİF) 2027 sezon açılışına katıldı. Erdoğan, programda usta sanatçı Hülya Koçyiğit ile selamlaştı.</p>

<h3 dir="ltr"><img height="967" src="https://dpcdn.tebilisim.com/uploads/2026/10/a-a-20261006-42661636-42661625-e-m-i-n-e-e-r-d-o-g-a-n-t-u-r-g-e-v-b-u-n-y-e-s-i-n-d-e-f-a-a-l-i-y-e-t-g-o-s-t-e-r-e-n-g-i-f-i-n-2027-s-e-z-o-n-a-c-i-l-i-s-i-n-d-a-k-o-n-u-s-t-u.jpg" width="1200" /><strong>Güzel İşler Fabrikası nedir?</strong></h3>

<p dir="ltr">Güzel İşler Fabrikası, TÜRGEV bünyesinde genç kızların ilgi, yetenek ve potansiyellerini keşfetmelerini ve geliştirmelerini desteklemek amacıyla faaliyet gösteriyor.<img height="910" src="https://dpcdn.tebilisim.com/uploads/2026/10/a-a-20261006-42661636-42661630-e-m-i-n-e-e-r-d-o-g-a-n-t-u-r-g-e-v-b-u-n-y-e-s-i-n-d-e-f-a-a-l-i-y-e-t-g-o-s-t-e-r-e-n-g-i-f-i-n-2027-s-e-z-o-n-a-c-i-l-i-s-i-n-d-a-k-o-n-u-s-t-u.jpg" width="1200" /></p>

<h3 dir="ltr"><strong>Açılışa kimler katıldı?</strong></h3>

<p dir="ltr">Emine Erdoğan'ın katıldığı açılış programında sanatçı Hülya Koçyiğit de yer aldı. Erdoğan, programda Koçyiğit ile bir araya gelerek selamlaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr"><img height="910" src="https://dpcdn.tebilisim.com/uploads/2026/10/a-a-20261006-42661636-42661631-e-m-i-n-e-e-r-d-o-g-a-n-t-u-r-g-e-v-b-u-n-y-e-s-i-n-d-e-f-a-a-l-i-y-e-t-g-o-s-t-e-r-e-n-g-i-f-i-n-2027-s-e-z-o-n-a-c-i-l-i-s-i-n-d-a-k-o-n-u-s-t-u.jpg" width="1200" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/emine-erdogan-turgevin-gif-2027-sezon-acilisina-katildi</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 10:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/10/a-a-20261006-42661636-42661627-e-m-i-n-e-e-r-d-o-g-a-n-t-u-r-g-e-v-b-u-n-y-e-s-i-n-d-e-f-a-a-l-i-y-e-t-g-o-s-t-e-r-e-n-g-i-f-i-n-2027-s-e-z-o-n-a-c-i-l-i-s-i-n-d-a-k-o-n-u-s-t-u.jpg" type="image/jpeg" length="88283"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[12. ÖRAV Eğitim Şenliği ekim ayında 11 ilde düzenlenecek]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/12-orav-egitim-senligi-ekim-ayinda-11-ilde-duzenlenecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/12-orav-egitim-senligi-ekim-ayinda-11-ilde-duzenlenecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Öğretmen Akademisi Vakfı'nın bu yıl 12'ncisini düzenlediği ÖRAV Eğitim Şenliği, ekim ayında Şanlıurfa'dan Antalya'ya 11 ilde öğretmenleri bir araya getirecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">Garanti BBVA'nın kurucusu ve destekçisi olduğu Öğretmen Akademisi Vakfı'nın (ÖRAV) düzenlediği ÖRAV Eğitim Şenliği, ekim ayında 11 ilde öğretmenlerle buluşacak. Öğretmenlerin mesleki ve kişisel gelişimini desteklemeyi amaçlayan şenlikte yapay zekâdan sanata, sürdürülebilirlikten kapsayıcı eğitime kadar pek çok konuda atölye ve panel düzenlenecek. Şenlik için başvurular başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 dir="ltr">Şenlik hangi illerde yapılacak?</h3>

<p dir="ltr">Ekim programı kapsamında Şanlıurfa, Ordu, Erzurum, Eskişehir, Tunceli, Aksaray, Kayseri, Tekirdağ, Trabzon, Afyonkarahisar ve Antalya'da buluşmalar gerçekleştirilecek.</p>

<h3 dir="ltr">Programda neler var?</h3>

<p dir="ltr">Şenlikte sanat, spor, felsefe, yaratıcı düşünme, sürdürülebilirlik, kapsayıcı eğitim ve sınıf içi iletişim gibi konular ele alınacak. Eğitimde dijital dönüşüm de programın öne çıkan başlıkları arasında yer alıyor. Öğretmenler, yeni nesil öğrenme ortamları, artırılmış gerçeklik uygulamaları ve yapay zekâ destekli görsel ve video tasarımı gibi konularda atölyelere katılabilecek. Panel ve atölyeler, öğretmenlere yeni uygulamaları deneyimleme ve öğrendiklerini sınıflarına taşıma imkânı sunuyor.</p>

<h3 dir="ltr">ÖRAV Genel Müdürü ne dedi?</h3>

<p dir="ltr">ÖRAV Genel Müdürü Arzu Atasoy, eğitimde kalıcı bir dönüşümün öğretmenlerin gelişimine yapılan sürekli yatırımla mümkün olacağına inandıklarını söyledi. Nisan ayından bu yana öğretmenlerle bir araya geldiklerini belirten Atasoy, "Her şehrin kendi eğitim deneyimini, ihtiyaçlarını ve birikimini bu buluşmalara taşıması, şenliğimizi zenginleştiren en önemli unsurlardan biri" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/12-orav-egitim-senligi-ekim-ayinda-11-ilde-duzenlenecek</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/10/orav-12egitim-senlik-boyutlar-artboard-5-copy-3.webp" type="image/jpeg" length="32213"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
