<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Haberler - Diriliş Postası</title>
    <link>https://dirilispostasi.com</link>
    <description>Diriliş Postası ekibinin hazırladığı, Türkiye ve dünyadan son dakika haberler ve güncel haber başlıkları için Hemen Ziyaret Edin.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://dirilispostasi.com/rss/cevre" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 02 Oct 2026 14:17:45 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/rss/cevre"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Japonya'da Tayfun 26 yaklaşıyor: Tokyo'da heyelan uyarısı]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/japonyada-tayfun-26-yaklasiyor-tokyoda-heyelan-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/japonyada-tayfun-26-yaklasiyor-tokyoda-heyelan-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Japonya Meteoroloji Ajansı, Tayfun 26'nın yaklaşması nedeniyle Tokyo'nun da bulunduğu Kanto ve Koşin bölgelerinde heyelan ve su baskını uyarısı yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">Japonya'da haftalardır süren yağışların ardından yeni bir tayfun kapıda. Japonya Meteoroloji Ajansı, Tayfun 26'nın yaklaşması nedeniyle başkent Tokyo'nun da bulunduğu Kanto ve komşu Koşin bölgelerinde 1 Ekim'e kadar heyelan, su baskını ve nehirlerde taşkın riskine karşı uyarı yaptı. Tokyo'da art arda yağışlı geçen gün sayısı 35'e ulaşarak ölçüm tarihinin en uzun serisini oluşturdu.</p>

<h3 dir="ltr">Tayfun 26 ne zaman Tokyo'ya ulaşacak?</h3>

<p dir="ltr">Mainichi Shimbun gazetesinin haberine göre tayfunun 1 Ekim sabahı Tokyo açıklarındaki Izu Adaları yakınından geçmesi bekleniyor. Tayfunun, aynı gün öğleden önce Kanto bölgesine en yakın noktaya ulaşacağı tahmin ediliyor.</p>

<h3 dir="ltr">Heyelan riski neden bu kadar yüksek?</h3>

<p dir="ltr">Uzun süredir devam eden yağışlar zemini gevşetti. Meteoroloji Ajansı, bu nedenle az miktarda yağışın bile heyelana yol açabileceği uyarısında bulundu.</p>

<h3 dir="ltr">Hangi bölgeler daha fazla risk altında?</h3>

<p dir="ltr">FNN Prime Online'ın aktardığına göre Tayfun 25'in daha önce hasara yol açtığı Kanto bölgesindeki Çiba ve Kanagawa'da yağışların şiddetlenmesi bekleniyor. Önceki tayfundan zarar gören bölgelerin yeni yağışlara karşı daha savunmasız olduğu belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 dir="ltr">Tokyo'da rekor yağış serisi</h3>

<p dir="ltr">Tokyo merkezinde art arda yağışlı geçen gün sayısı 35'e ulaştı. Bu, kentte ölçümlerin başladığı günden bu yana kaydedilen en uzun yağışlı gün serisi oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Berk Küçük</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre, Dünya</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/japonyada-tayfun-26-yaklasiyor-tokyoda-heyelan-uyarisi</guid>
      <pubDate>Wed, 30 Sep 2026 11:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/09/images-132.jpg" type="image/jpeg" length="59219"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Muğla'da Akdeniz İklim Zirvesi ICLEI iş birliğiyle başladı]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/muglada-akdeniz-iklim-zirvesi-iclei-is-birligiyle-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/muglada-akdeniz-iklim-zirvesi-iclei-is-birligiyle-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla Büyükşehir Belediyesi ve ICLEI Europe iş birliğiyle düzenlenen Akdeniz İklim Zirvesi, yerel yönetici ve akademisyenlerin katılımıyla başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">Muğla Büyükşehir Belediyesi ile Sürdürülebilirlik İçin Yerel Yönetimler Ağı'nın (ICLEI Europe) iş birliğinde düzenlenen Akdeniz İklim Zirvesi başladı. Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi'nde düzenlenen zirvede, Türkiye'den ve farklı ülkelerden gelen yerel yöneticiler, akademisyenler ve iklim alanında çalışan temsilciler bir araya geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 dir="ltr">Akdeniz İklim Zirvesi'ne kimler katıldı?</h3>

<p dir="ltr">Zirveye Türkiye'nin yanı sıra farklı ülkelerden yerel yöneticiler, akademisyenler ve iklim alanında çalışan kurumların temsilcileri katıldı. Katılımcılar, Akdeniz havzasının karşı karşıya olduğu iklim risklerini ve yerel yönetimlerin bu risklere karşı alabileceği önlemleri ele alıyor.</p>

<h3 dir="ltr">ICLEI nedir?</h3>

<p dir="ltr">ICLEI (Sürdürülebilirlik İçin Yerel Yönetimler Ağı), dünya genelinde binlerce yerel yönetimi bir araya getiren uluslararası bir ağ. Kuruluş, şehirlerin ve belediyelerin iklim değişikliğiyle mücadele ve sürdürülebilir kalkınma alanındaki çalışmalarını destekliyor.</p>

<h3 dir="ltr">Akdeniz iklim değişikliğinden neden daha fazla etkileniyor?</h3>

<p dir="ltr">Akdeniz havzası, iklim değişikliğinden en çok etkilenen bölgelerden biri olarak kabul ediliyor. Bilimsel raporlara göre bölge, küresel ortalamadan daha hızlı ısınıyor. Artan orman yangınları, kuraklık ve aşırı sıcak dalgaları, Muğla gibi Akdeniz kıyısındaki kentleri doğrudan etkiliyor.</p>

<h3 dir="ltr">Zirve neden önemli?</h3>

<p dir="ltr">Zirve, Türkiye'nin kasım ayında Antalya'da BM İklim Değişikliği Konferansı COP31'e ev sahipliği yapmasından kısa süre önce gerçekleşiyor. Yerel yönetimlerin iklim mücadelesindeki rolünün öne çıkarıldığı zirvede alınacak kararlar ve ortaya konacak öneriler, COP31 öncesinde Akdeniz'in iklim gündemine katkı sağlayabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Berk Küçük</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre, Güncel, Politika</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/muglada-akdeniz-iklim-zirvesi-iclei-is-birligiyle-basladi</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 17:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/09/images-122.jpg" type="image/jpeg" length="67475"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sabancı Holding COP31'in elektrifikasyon partneri oldu]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/sabanci-holding-cop31in-elektrifikasyon-partneri-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/sabanci-holding-cop31in-elektrifikasyon-partneri-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sabancı Holding, 9-20 Kasım'da Antalya'da düzenlenecek COP31'in Elektrifikasyon Partneri oldu. Zirvede elektriğin payının artırılması hedefleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">Sabancı Holding, Türkiye'nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya'da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı'nın (COP31) Elektrifikasyon Partneri oldu. Holding, bu iş birliğiyle elektrifikasyonun iklim hedeflerine ulaşılmasındaki rolünü ve enerji güvenliği, ekonomik rekabet ve sanayi dönüşümü açısından önemini küresel gündeme taşımayı amaçlıyor.</p>

<h3 dir="ltr">COP31 nedir, ne zaman düzenlenecek?</h3>

<p dir="ltr">COP31, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin 31. Taraflar Konferansı. Dünyanın dört bir yanından hükümet temsilcilerinin, iş dünyasının ve sivil toplumun iklim değişikliğiyle mücadeleyi görüştüğü konferans, 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya'da düzenlenecek. Türkiye, bu konferansa ilk kez ev sahipliği yapıyor.</p>

<h3 dir="ltr">Elektrifikasyon ne demek?</h3>

<p dir="ltr">Elektrifikasyon, fosil yakıtlarla çalışan araçların, sistemlerin ve üretim süreçlerinin elektrikle çalışır hâle getirilmesi anlamına geliyor. Benzinli araçların yerine elektrikli araçların, doğal gazla ısınma yerine ısı pompalarının kullanılması bu dönüşümün örnekleri arasında. Elektriğin yenilenebilir kaynaklardan üretilmesi hâlinde elektrifikasyon, karbon salımını önemli ölçüde azaltabiliyor.</p>

<h3 dir="ltr">"35by35" hedefi nedir?</h3>

<p dir="ltr">COP31 Başkanlığı Eylem Gündemi kapsamında, bugün yüzde 20'nin biraz üzerinde olan elektriğin küresel nihai enerji talebindeki payının 2035'e kadar yüzde 35'e çıkarılması hedefleniyor. "35by35" olarak adlandırılan bu hedef, ulaşım, sanayi ve binalar gibi büyük ölçüde fosil yakıtlara dayanan alanlarda elektriğe geçişi hızlandırmayı amaçlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 dir="ltr">Kıvanç Zaimler ne dedi?</h3>

<p dir="ltr">Sabancı Holding CEO'su Kıvanç Zaimler, elektrifikasyonun önümüzdeki dönemin en önemli küresel dönüşümlerinden biri olacağını söyledi. Zaimler, otomobillerin elektrikli hâle geldiğine, yapay zekâ ve veri merkezlerinin de giderek daha fazla elektriğe ihtiyaç duyduğuna dikkat çekti. Zaimler'e göre doğru yönetilecek bir elektrifikasyon dönüşümü, Türkiye için uzun vadeli bir kalkınma ve sanayileşme fırsatı yaratabilir.</p>

<p dir="ltr">Zaimler, enerji dünyasının uzun yıllardır enerji güvenliğini, uygun maliyetli enerjiye erişimi ve sürdürülebilirliği aynı anda sağlamaya çalıştığını, elektrifikasyonun bu denklemi değiştirebileceğini vurguladı. Türkiye'nin güneş ve rüzgar kaynakları, güçlü sanayisi ve enerji altyapısıyla bu dönüşümde önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirten Zaimler, temiz elektriğin ülkeler arasında taşınmasını sağlayan yeşil enerji koridorlarının gelecekte daha da önem kazanacağını ifade etti.</p>

<h3 dir="ltr">Sabancı Holding COP31'de hangi görevleri üstlenecek?</h3>

<p dir="ltr">Sabancı Holding, Elektrifikasyon Partnerliğinin yanı sıra Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) liderliğinde oluşturulan COP31 Business Forum'da Elektrifikasyon ve Enerji Dönüşümü Çalışma Grubu'nun eş başkanlığını üstleniyor. Zaimler, bu görevle kamu ve özel sektör arasındaki diyaloğu güçlendirmeyi ve uygulanabilir modelleri uluslararası paydaşlarla paylaşmayı hedeflediklerini söyledi.</p>

<h3 dir="ltr">Sabancı elektrifikasyonda hangi alanlarda faaliyet gösteriyor?</h3>

<p dir="ltr">Sabancı Topluluğu, elektrifikasyon zincirinin farklı halkalarında faaliyet gösteriyor. Enerjisa Üretim temiz elektrik üretirken Enerjisa Enerji elektrik dağıtımı ve şebeke altyapısında yer alıyor. Eşarj elektrikli araç şarj istasyonları, Temsa ise elektrikli otobüsler alanında çalışıyor. Akbank enerji dönüşümü projelerini finanse ederken SabancıDx teknoloji geliştiriyor.</p>

<h3 dir="ltr">Türkiye elektrifikasyon için ne kadar hazır?</h3>

<p dir="ltr">Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre Türkiye'nin elektrik kurulu gücü Ağustos 2026 sonu itibarıyla 126 bin 944 megavata ulaştı. Toplam kurulu gücün yüzde 62,9'u yenilenebilir kaynaklardan oluşuyor. Türkiye, 2035'e kadar güneş ve rüzgar kurulu gücünü 120 bin megavata çıkarmayı ve 2053'te net sıfır emisyon hedefine ulaşmayı amaçlıyor.</p>

<p></p>

<fieldset></fieldset></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Berk Küçük</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/sabanci-holding-cop31in-elektrifikasyon-partneri-oldu</guid>
      <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/09/kivanc-zaimler.jpg" type="image/jpeg" length="52458"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'nin elektrik kurulu gücü 126 bin 944 megavata ulaştı]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/turkiyenin-elektrik-kurulu-gucu-126-bin-944-megavata-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/turkiyenin-elektrik-kurulu-gucu-126-bin-944-megavata-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin elektrik kurulu gücü ağustos sonunda 126 bin 944 megavata ulaştı. Yenilenebilir kaynakların payı yüzde 62,9, güneş ve rüzgarın payı yüzde 34,2 oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın verilerine göre Türkiye'nin toplam elektrik kurulu gücü Ağustos 2026 sonu itibarıyla 126 bin 944 megavata ulaştı. Toplam kapasitenin yüzde 62,9'u yenilenebilir enerji kaynaklarından oluşurken, yerli kaynakların payı yüzde 72,1 olarak gerçekleşti. Güneş ve rüzgar santralleri ise toplam kurulu gücün üçte birinden fazlasını oluşturdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 dir="ltr">Türkiye'nin elektrik kurulu gücü ne kadar?</h3>

<p dir="ltr">Bakanlık verilerine göre Türkiye'nin elektrik kurulu gücü ağustos sonu itibarıyla 126 bin 944 megavat. Bu kapasitenin yüzde 72,1'i yerli kaynaklara dayanıyor. Yerli kaynaklar; hidroelektrik, güneş, rüzgar ve jeotermal gibi yenilenebilir kaynakların yanı sıra yerli kömürü de kapsıyor.</p>

<h3 dir="ltr">Kurulu güç ne anlama geliyor?</h3>

<p dir="ltr">Kurulu güç, ülkedeki tüm santrallerin aynı anda tam kapasiteyle çalışması hâlinde üretebileceği en yüksek elektrik miktarını gösteriyor. Bu değer, fiilen üretilen elektrik miktarıyla aynı değil. Güneş ve rüzgar santralleri hava koşullarına bağlı olarak çalıştığı için, bu kaynakların toplam elektrik üretimindeki payı kurulu güçteki paylarından genellikle daha düşük oluyor.</p>

<h3 dir="ltr">Yenilenebilir enerjinin payı ne kadar?</h3>

<p dir="ltr">Toplam kurulu gücün 79 bin 902 megavatlık bölümü yenilenebilir enerji kaynaklarından oluşuyor. Bu, yenilenebilir kaynakların toplam elektrik kurulu gücündeki payının yüzde 62,9'a ulaştığı anlamına geliyor.</p>

<h3 dir="ltr">Güneş enerjisi kurulu gücü ne kadar?</h3>

<p dir="ltr">Güneş enerjisi kurulu gücü 27 bin 914 megavata yükseldi. Güneş enerjisinin toplam kurulu güçteki payı yüzde 22'ye ulaştı. Güneş, yenilenebilir kaynaklar arasında en hızlı büyüyen kaynaklardan biri olarak öne çıkıyor.</p>

<h3 dir="ltr">Rüzgar enerjisi kurulu gücü ne kadar?</h3>

<p dir="ltr">Rüzgar enerjisi kurulu gücü 15 bin 434 megavat oldu. Rüzgarın toplam kurulu güçteki payı ise yüzde 12,2 olarak gerçekleşti. Güneş ve rüzgarın toplam kapasitesi 43 bin 348 megavata, toplam kurulu güçteki payı ise yüzde 34,2'ye ulaştı.</p>

<h3 dir="ltr">Bakan Bayraktar ne dedi?</h3>

<p dir="ltr">Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada yenilenebilir enerji yatırımlarının hızlandırılacağını belirtti. Bayraktar, "Güneş ve rüzgar başta olmak üzere yenilenebilir enerji yatırımlarımızı hızlandırarak hem enerji arz güvenliğimizi güçlendirecek hem de 2053 Net Sıfır Emisyon hedefimize emin adımlarla ilerleyeceğiz" dedi. Bayraktar, Türkiye'nin bu alandaki vizyonunu ve hedeflerini COP31 sürecinde de ortaya koyacağını ifade etti.</p>

<h3 dir="ltr">Türkiye'nin yenilenebilir enerji hedefleri neler?</h3>

<p dir="ltr">Türkiye, 2053 yılına kadar net sıfır emisyon hedefine ulaşmayı amaçlıyor. Net sıfır emisyon, atmosfere salınan sera gazı miktarının, doğadan uzaklaştırılan miktarla dengelenmesi anlamına geliyor. Türkiye ayrıca 2035'e kadar güneş ve rüzgar kurulu gücünü 120 bin megavata çıkarmayı hedefliyor. Bu hedefe ulaşmak için mevcut güneş ve rüzgar kapasitesinin yaklaşık üç katına çıkarılması gerekiyor. Türkiye, kasım ayında BM İklim Değişikliği Konferansı COP31'e ev sahipliği yapacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Berk Küçük</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre, Teknoloji</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/turkiyenin-elektrik-kurulu-gucu-126-bin-944-megavata-ulasti</guid>
      <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 13:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/09/kurulu-guc-1536x864.jpg" type="image/jpeg" length="93527"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Emine Erdoğan New York'ta çocuklar ve iklim için çağrı yaptı]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/emine-erdogan-new-yorkta-cocuklar-ve-iklim-icin-cagri-yapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/emine-erdogan-new-yorkta-cocuklar-ve-iklim-icin-cagri-yapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emine Erdoğan, BM 81. Genel Kurulu kapsamında New York'ta çocukları dijital tehlikelerden korumak için BM çatısı altında küresel standart çağrısı yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi ve Birleşmiş Milletler (BM) Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı Emine Erdoğan, BM 81. Genel Kurulu kapsamında bulunduğu New York'ta iklim, dijital güvenlik, çocuk hakları ve kalkınma temalı programlara katıldı. Emine Erdoğan, çocukların dijital ortamdaki tehlikelerden korunması için ulusal düzenlemeler yerine BM çatısı altında ortak küresel standartlar geliştirilmesi çağrısında bulundu.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Emine Erdoğan New York'ta hangi programlara katıldı?</strong></h3>

<p dir="ltr">Emine Erdoğan, BM Genel Kurulu için New York'a resmî ziyarette bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a eşlik etti. Programı kapsamında New York İklim Haftası açılışına, çocuklar için dijital güvenlik konulu bir etkinliğe ve Uluslararası Enerji Ajansı'nın enerji dönüşümü toplantısına katıldı. Türkevi'nde ise çeşitli ülkelerin lider eşleriyle görüştü.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>New York İklim Haftası'nda ne mesaj verdi?</strong></h3>

<p dir="ltr">Emine Erdoğan'ın New York'taki ilk programı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Sıfır Atık Vakfı'nın ana partnerleri arasında yer aldığı New York İklim Haftası açılışı oldu. Emine Erdoğan, iklim değişikliğinin insan faaliyetlerinin yeryüzünde bıraktığı yükün en görünür sonuçlarından biri olduğunu belirterek şunları söyledi:</p>

<p dir="ltr">"Sıfır Atık hareketi, iklim krizi karşısında bireyi çaresiz bir gözlemci olmaktan çıkarıp çözümün baş aktörü haline getirmiştir."</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Çocuklar için dijital güvenlik etkinliğinde neler konuşuldu?</strong></h3>

<p dir="ltr">Emine Erdoğan'ın himayesinde; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, UNICEF ve BM Genel Sekreteri Çocuklara Yönelik Şiddet Özel Temsilcisi Ofisi iş birliğiyle BM Genel Merkezi'nde "Görünmeyen Mimari: Çocuklar için Güvenli Dijital Sistemler İnşa Etmek" başlıklı bir etkinlik düzenlendi. Emine Erdoğan, günümüzde çocukların kullanıcı profiline indirgenmiş bir hedef kitleye dönüştürüldüğüne dikkat çekti ve şöyle konuştu:</p>

<p dir="ltr">"Sağlıklı bir dijital ekosistem kurmalı ve güvenliğin, dijital sistemlere sonradan eklenen bir özellik değil, tasarımın çıkış noktası olmasını sağlamalıyız."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Emine Erdoğan, teknoloji şirketlerine karşı her ülkenin ayrı düzenlemeler yapması yerine BM çatısı altında ortak standartlar oluşturulması, düzenli izleme ve raporlama mekanizmaları kurulması ve dijital platformların hesap verebilirliğinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Etkinlikte Belçika Kraliçesi Mathilde, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, çok sayıda ülkenin lider eşleri ve UNICEF temsilcileri de konuşma yaptı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Enerji Dönüşümü Diyaloğu'nda hangi hedefler paylaşıldı?</strong></h3>

<p dir="ltr">Emine Erdoğan, BM Genel Merkezi'nde düzenlenen Uluslararası Enerji Ajansı Yüksek Düzeyli Enerji Dönüşümü Diyaloğu Toplantısı'nda da konuştu. Türkiye'nin yenilenebilir enerji kurulu gücünde Avrupa'da 5'inci, dünyada 11'inci sırada olduğunu belirten Emine Erdoğan, 2035 yılına kadar güneş ve rüzgâr kurulu gücünün 120 bin megavata çıkarılmasının hedeflendiğini açıkladı. Emine Erdoğan, sıfır atık yaklaşımını Türkiye'nin kasım ayında ev sahipliği yapacağı BM İklim Değişikliği Konferansı COP31'in eylem gündeminde daha ileri taşımayı amaçladıklarını söyledi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Döngüsel ekonomi mesajında neyi vurguladı?</strong></h3>

<p dir="ltr">Emine Erdoğan, Dünya Ekonomik Forumu'nun New York'ta düzenlediği Sürdürülebilir Kalkınma Etki Toplantıları'nın açılışına bir mesaj gönderdi. Mesajında mevcut üretim ve tüketim sistemlerinin insanlığı geleceğe taşıyacak nitelikte olmadığını belirten Emine Erdoğan, döngüsel ekonominin bir seçenek değil, gelecek için bir zorunluluk olduğunu ifade etti.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Emine Erdoğan hangi isimlerle görüştü?</strong></h3>

<p dir="ltr">Emine Erdoğan, Türkevi'nde Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva'nın eşi Rosangela Lula da Silva, Sierra Leone Cumhurbaşkanı Julius Maada Bio'nun eşi Fatima Maada Bio ve Kenya Cumhurbaşkanı William Ruto'nun eşi Rachel Ruto ile bir araya geldi. Emine Erdoğan ayrıca BM Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı Başkanı Prof. Dr. Jeffrey Sachs ile de görüştü.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Emine Erdoğan başka hangi etkinliklere katıldı?</strong></h3>

<p dir="ltr">Emine Erdoğan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın BM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmayı salondan takip etti. Ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, Türk-Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi (TASC), Uluslararası Demokratlar Birliği (UID), Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) ve ABD Müslüman Kuruluşlar Konseyi (USCMO) tarafından düzenlenen etkinliklerde eşlik etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Berk Küçük</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre, Dünya</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/emine-erdogan-new-yorkta-cocuklar-ve-iklim-icin-cagri-yapti</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 20:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/09/images-1-16.jpg" type="image/jpeg" length="57535"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sonbaharda İstanbul'u keşfetmek için 24 rota]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/sonbaharda-istanbulu-kesfetmek-icin-24-rota</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/sonbaharda-istanbulu-kesfetmek-icin-24-rota" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'da sonbaharda gezilecek yerler arasında Yıldız Parkı, Adalar ve Tarihi Yarımada öne çıkıyor. Şehre yakın Sapanca ve Ağva da hafta sonu için ideal.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">İstanbul, sonbaharda hem ılıman havası hem de azalan turist kalabalığıyla şehri keşfetmek isteyenler için en uygun dönemlerden birine giriyor. Parklar ve korular sarı, kırmızı ve yeşil tonlarına bürünürken deniz kenarı aktiviteleri de keyfini koruyor. Aşağıda şehir içinde ve İstanbul'a yakın mesafede, sonbaharda gezilebilecek 24 rotayı derledik.</p>

<h3 dir="ltr">İstanbul'da sonbaharda gezmek neden avantajlı?</h3>

<p dir="ltr">Sonbaharda yaz aylarının yoğun turist kalabalığı azalıyor, hava ise henüz kışın soğuğuna dönmüyor. Bu durum müze ve tarihi yapı ziyaretlerini daha rahat hâle getiriyor. Ağaçların renk değiştirdiği bu dönem, özellikle korular ve tarihi parklar için yılın en görsel zamanlarından biri kabul ediliyor.</p>

<h3 dir="ltr">Sonbahar yürüyüşü için hangi parklar tercih edilebilir?</h3>

<p dir="ltr"><strong>1. Yıldız Parkı:</strong> Şehir merkezindeki en büyük korulardan biri. Yürüyüşün ardından park içindeki Çadır ve Malta köşklerinde kahvaltı yapılabilir.</p>

<p dir="ltr"><strong>2. Emirgan Korusu:</strong> Özellikle hafta sonu sabahları sakin bir yürüyüş ve ardından kahvaltı için tercih ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr"><strong>3. Belgrad Ormanı:</strong> İstanbul'un en büyük doğal alanlarından biri. Doğa yürüyüşü ve bisiklet için uygun parkurlara sahip.</p>

<p dir="ltr"><strong>4. Polonezköy:</strong> Şehrin arka bahçesi olarak bilinen bölgede kahvaltı, mangal ve doğa yürüyüşü yapılabiliyor, konaklama seçenekleri de bulunuyor.</p>

<h3 dir="ltr">Adalara sonbaharda gidilir mi?</h3>

<p dir="ltr">Evet, hatta sonbahar adalar için en uygun dönemlerden biri. Yaz kalabalığı dağılırken hava bisiklet turu ve yürüyüş için hâlâ elverişli.</p>

<p dir="ltr"><strong>5. Büyükada:</strong> Bisikletle ada sokaklarını dolaşmak, tarihi köşkleri ve ormanlık alanları görmek mümkün.</p>

<p dir="ltr"><strong>6. Burgazada:</strong> Daha sakin atmosferiyle huzur arayanlara hitap ediyor. Sahildeki restoranlarda deniz ürünleri denenebilir.</p>

<h3 dir="ltr">Sonbaharda deniz kenarında neler yapılabilir?</h3>

<p dir="ltr"><strong>7. Kız Kulesi:</strong> Kış aylarına kıyasla sonbaharda ziyaret etmek ve kuleden şehir manzarasını izlemek daha keyifli.</p>

<p dir="ltr"><strong>8. Boğaz turu:</strong> Tekneyle yapılan Boğaz turları, şehri farklı bir açıdan görme fırsatı sunuyor.</p>

<p dir="ltr"><strong>9. Caddebostan Sahili:</strong> Ilık günlerde bisiklet sürmek ve sahil boyunca yürümek için uygun.</p>

<p dir="ltr"><strong>10. Rumeli Hisarı Sahili:</strong> Sabah erken saatlerde yürüyüş ve ardından denize karşı kahvaltı için tercih ediliyor.</p>

<p dir="ltr"><strong>11. Kuleli:</strong> Sonbahar balık mevsimi olduğu için Boğaz kıyısında balık tutanların uğrak noktalarından biri.</p>

<h3 dir="ltr">Tarihi ve kültürel gezi için nereler gezilmeli?</h3>

<p dir="ltr"><strong>12. Tarihi Yarımada:</strong> Şehrin en eski yerleşim bölgesi. Haliç'ten başlayan bir yürüyüşle müzeler, tarihi yapılar ve yeme-içme durakları gezilebilir.</p>

<p dir="ltr"><strong>13. Gülhane Parkı ve Sultanahmet:</strong> Park yürüyüşü; Topkapı Sarayı, Ayasofya, Sultanahmet Camii ve Yerebatan Sarnıcı ziyaretiyle birleştirilebilir.</p>

<p dir="ltr"><strong>14. Pera (Beyoğlu):</strong> Tarihi sokakları ve müzeleriyle kültür rotasının önemli duraklarından biri.</p>

<p dir="ltr"><strong>15. Kapalıçarşı ve Mısır Çarşısı:</strong> Tarihi bir alışveriş deneyimi sunan iki çarşı, aynı gün içinde gezilebilir.</p>

<p dir="ltr"><strong>16. Rahmi M. Koç Müzesi ve Miniatürk:</strong> Haliç kıyısındaki bu iki nokta, özellikle çocuklu aileler için uygun seçenekler arasında.</p>

<p dir="ltr"><strong>17. Hidiv Kasrı:</strong> Osmanlı döneminden kalan yapı, geniş bahçeleriyle sonbahar yürüyüşleri için tercih ediliyor.</p>

<h3 dir="ltr">İstanbul'a yakın sonbahar rotaları hangileri?</h3>

<p dir="ltr"><strong>18. Trilye (Bursa):</strong> Eski bir Rum balıkçı köyü. Tarihi dokusu ve balık restoranlarıyla hafta sonu kaçamakları için öne çıkıyor.</p>

<p dir="ltr"><strong>19. Sapanca:</strong> Göl kenarında bisiklet, kahvaltı ve gün batımı için sakin bir seçenek.</p>

<p dir="ltr"><strong>20. Maşukiye:</strong> Sapanca Gölü'nün güneybatısında yer alıyor. Sonbahar renkleriyle dikkat çeken bir doğa rotası.</p>

<p dir="ltr"><strong>21. Ağva:</strong> Şile'ye bağlı bölgede Göksu Deresi'nde kano, fenerde gün batımı ve kamp seçenekleri bulunuyor. Sonbaharda yaz aylarına göre daha sakin.</p>

<p dir="ltr"><strong>22. Ballıkayalar Tabiat Parkı (Gebze):</strong> İstanbul'a yaklaşık 1 saat mesafede. Kaya tırmanışı ve piknik için tercih ediliyor.</p>

<p dir="ltr"><strong>23. İğneada (Kırklareli):</strong> Longoz Ormanları, Hamam Gölü ve Saka Gölü ile kamp ve doğa gezileri için uygun.</p>

<p dir="ltr"><strong>24. Yedigöller (Bolu):</strong> Heyelanlarla oluşmuş yedi göl ve zengin bitki örtüsüyle sonbahar renklerinin en belirgin görüldüğü yerlerden biri.</p>

<h3 dir="ltr">Sonbaharda İstanbul'da hangi etkinlikler var?</h3>

<p dir="ltr">Sonbahar, İstanbul'da sanat ve kültür etkinliklerinin yoğunlaştığı bir dönem. TÜYAP'ta düzenlenen İstanbul Kitap Fuarı gibi etkinlikler genellikle bu mevsimde yapılıyor. Kesin tarihler için düzenleyici kurumların duyurularını takip etmek gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Berk Küçük</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre, Güncel</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/sonbaharda-istanbulu-kesfetmek-icin-24-rota</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 19:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/09/356521.jpg" type="image/jpeg" length="58361"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeşil Taksonomi Yönetmeliği yayımlandı: 16 sektör kapsamda]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/yesil-taksonomi-yonetmeligi-yayimlandi-16-sektor-kapsamda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/yesil-taksonomi-yonetmeligi-yayimlandi-16-sektor-kapsamda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na bağlı İklim Değişikliği Başkanlığı'nın hazırladığı Türkiye Yeşil Taksonomisi Yönetmeliği, 24 Eylül 2026 tarihli ve 33380 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı. Düzenleme, hangi ekonomik faaliyetlerin çevresel açıdan sürdürülebilir kabul edileceğini belirleyen ortak bir sınıflandırma sistemi getiriyor. Böylece şirketlerin yatırımlarını hangi ölçütlere göre "yeşil" olarak tanımlayabileceği ilk kez ulusal mevzuatla netleşiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na bağlı İklim Değişikliği Başkanlığı'nın hazırladığı Türkiye Yeşil Taksonomisi Yönetmeliği, 24 Eylül 2026 tarihli ve 33380 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı. Düzenleme, hangi ekonomik faaliyetlerin çevresel açıdan sürdürülebilir kabul edileceğini belirleyen ortak bir sınıflandırma sistemi getiriyor. Böylece şirketlerin yatırımlarını hangi ölçütlere göre "yeşil" olarak tanımlayabileceği ilk kez ulusal mevzuatla netleşiyor. </p>

<h3 dir="ltr">Türkiye Yeşil Taksonomisi nedir?</h3>

<p dir="ltr">Yeşil taksonomi, bir yatırımın ya da ekonomik faaliyetin çevreye katkı sağlayıp sağlamadığını ölçen ortak bir sınıflandırma sistemi. Yönetmelik, düşük karbonlu ekonomiye geçişi kolaylaştırmak ve Avrupa Birliği'nin (AB) iklim standartları ile politikalarına uyum sağlamak amacıyla hazırlandı. Düzenleme, 2021 yılında yayımlanan Yeşil Mutabakat Eylem Planı kapsamında hayata geçirildi. </p>

<h3 dir="ltr">Hangi çevresel hedefler belirlendi?</h3>

<p dir="ltr">Yönetmelik, ekonomik faaliyetlerin değerlendirileceği altı çevresel hedef tanımlıyor:</p>

<ul dir="ltr">
 <li>Sera gazı emisyonlarının azaltılması</li>
 <li>İklim değişikliğine uyum</li>
 <li>Su ve deniz kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı</li>
 <li>Döngüsel ekonomiye geçiş</li>
 <li>Kirliliğin önlenmesi</li>
 <li>Biyoçeşitliliğin ve ekosistemlerin korunması</li>
</ul>

<h3 dir="ltr">Bir faaliyet hangi şartlarla "yeşil" sayılacak?</h3>

<p dir="ltr">Bir faaliyetin taksonomiye uyumlu kabul edilmesi için üç şartı aynı anda karşılaması gerekiyor. Faaliyet, altı çevresel hedeften en az birine önemli ölçüde katkı sağlamalı, diğer hedeflerin hiçbirine önemli zarar vermemeli ve asgari sosyal koruma standartlarına tam uyum göstermeli. Bu üç şart yönetmelikte "Önemli Katkı", "Önemli Zarar Vermeme" ve "Asgari Sosyal Koruma" olarak adlandırılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 dir="ltr">Hangi sektörler kapsamda?</h3>

<p dir="ltr">Yönetmelik kapsamındaki Teknik Tarama Kriterleri 16 sektör ve 137 ekonomik faaliyeti kapsıyor. Hazırlık sürecinde AB Taksonomisi'ndeki faaliyetler esas alındı, ancak AB'den farklı olarak Türkiye'nin ekonomik yapısı açısından kritik önem taşıyan tarım ve turizm sektörleri de kapsama eklendi. İleride eklenecek sektör ve faaliyetleri ise Teknik Uzman Grubu ile Türkiye Taksonomi Komitesi belirleyecek. </p>

<h3 dir="ltr">Raporlama zorunlu mu?</h3>

<p dir="ltr">Zorunluluk sektöre göre değişiyor. Reel sektör için raporlama gönüllülük esasına dayanıyor ve usulleri İklim Değişikliği Başkanlığı tarafından belirlenecek. Finans sektörü içinse raporlama 1 Ocak 2029'dan itibaren zorunlu hâle gelecek. Bu takvim, bankaların ve finans kuruluşlarının kredi ve yatırım portföylerinin ne kadarının "yeşil" olduğunu açıklamak zorunda kalacağı anlamına geliyor. </p>

<h3 dir="ltr">Yönetmelik neden önemli?</h3>

<p dir="ltr">Düzenleme, Türk şirketlerinin uluslararası yeşil finansmana erişimini kolaylaştırmayı hedefliyor. Yönetmelik, piyasada şeffaflığı artırarak "yeşile boyama" (greenwashing) riskini engelleyecek ortak bir dil ve değerlendirme ölçütü sunuyor. Yeşile boyama, bir şirketin ya da ürünün çevreye olan katkısının gerçekte olduğundan daha fazla gösterilmesi anlamına geliyor. Ortak ölçütler sayesinde yatırımcılar, "sürdürülebilir" etiketli projeleri aynı kriterlerle karşılaştırabilecek. </p>

<h3 dir="ltr">Teknik kriterler nereden duyurulacak?</h3>

<p dir="ltr">Teknik Tarama Kriterleri, İklim Değişikliği Başkanlığı'nın resmî internet sitesinden kamuoyuna duyurulacak. Şirketlerin, faaliyetlerinin hangi eşiklere göre değerlendirileceğini bu kriterler üzerinden takip etmesi gerekiyor. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Berk Küçük</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre, Gündem</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/yesil-taksonomi-yonetmeligi-yayimlandi-16-sektor-kapsamda</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 19:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/09/aerial-view-of-big-sustainable-electric-power-plan-2022-03-15-15-29-05-utc-870x440.jpg" type="image/jpeg" length="79727"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[COP31'de Yapay Zekânın Enerji Ayak İzi Masaya Yatırılıyor]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/cop31de-yapay-zekanin-enerji-ayak-izi-masaya-yatiriliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/cop31de-yapay-zekanin-enerji-ayak-izi-masaya-yatiriliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kasım ayında Antalya'da gerçekleştirilecek COP31 İklim Zirvesi'ne ev sahipliği yapacak Türkiye, yapay zekânın hızla büyüyen enerji tüketimini uluslararası iklim gündemine taşıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, hükümetlerin bu alanda kural koyma sorumluluğunu üstlenmesi ve şirketlerin operasyonlarını temiz enerjiyle yürütmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye aynı zamanda 2035 yılına kadar küresel enerji talebinin elektrikle karşılanan payını yüzde 35'e çıkarmayı hedefle]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr"><strong>Yapay Zekânın İklim Faturası Gündemde</strong></p>

<p dir="ltr">Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da düzenlenecek COP31 İklim Zirvesi, bu yıl alışılmışın dışında bir konuyu da gündemine taşıyor: Yapay zekânın (YZ) katlanarak artan enerji tüketimi ve beraberinde getirdiği karbon yükü.</p>

<p dir="ltr">COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, New York'ta İklim Haftası kapsamında düzenlenen etkinlikte yaptığı konuşmada meselenin aciliyetine dikkat çekti. Kurum, "Isınan bir dünya, altüst olmuş bir küresel enerji sistemi ve yapay zekânın yükselişine dair büyüyen endişeler; hepsi aksiyon gerektiriyor. COP31 bu anın hakkını verecek" dedi.</p>

<p dir="ltr"><strong>Hükümetlerden Kural Koyma Çağrısı</strong></p>

<p dir="ltr">Bakan Kurum, yapay zekânın enerji kullanımının artık siyasi bir sorumluluk meselesi haline geldiğinin altını çizdi. "Yapay zekânın artan enerji tüketimini açıkça konuşmalıyız; artık kuralları hükümetlerin koymaya başlaması gereken zamandır" diyen Kurum, şirketlere de net bir çağrıda bulundu: "Enerji kullanımları konusunda şeffaf olmalarını ve operasyonlarını temiz enerjiyle çalıştırmalarını bekliyoruz."</p>

<p dir="ltr">Kurum ayrıca dönüşümün yalnızca veri merkezleriyle sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayarak binalar, ulaşım ve sanayi başta olmak üzere ekonominin tüm sektörlerinde elektrifikasyonun hız kazanması gerektiğini söyledi.</p>

<p dir="ltr"><strong>"Sorumlu Yapay Zekâ" İçin Uluslararası Taahhüt</strong></p>

<p dir="ltr">COP31 Başkanlığı, bir BM kuruluşuyla ortaklaşa yürütülen çalışmalar kapsamında yapay zekânın iklim hedeflerine nasıl katkı sağlayabileceğini ele alan bir "siyasi taahhüt" metni üzerinde çalışıldığını duyurdu. Taslağın zirve öncesinde kamuoyuyla paylaşılması planlanıyor.</p>

<p dir="ltr">Öte yandan "yapay zekânın sorumlu kullanımını pratikte göstermek" amacıyla pilot projeler de hayata geçirilecek. Gönüllülük esasına dayanan bu taahhüt, yaklaşık 200 ülkenin uzlaşısını gerektiren resmi BM müzakereleri dışında tutulacak. COP ev sahiplerinin her yıl bağlayıcı olmayan bir "eylem gündemi" çerçevesinde ülkeleri taahhüde davet etmesi, zirvelerin yerleşik bir geleneği haline gelmiş durumda.</p>

<p dir="ltr"><strong>Bu Yılın Alışılmadık Yapısı</strong></p>

<p dir="ltr">COP31'in organizasyonu açısından dikkat çekici bir ayrıntı öne çıkıyor: Resmi iklim müzakerelerini Avustralya yürütürken Türkiye, zirveye Antalya'da ev sahipliği yapacak ve müzakerelerin dışında kalan Eylem Gündemi sürecini koordine edecek.</p>

<p dir="ltr"><strong>"35x35" Hedefi: 2035'e Kadar Elektrifikasyonda Küresel Seferberlik</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Türkiye'nin COP31 gündemindeki en somut başlıklardan biri, yeni bir küresel elektrifikasyon hedefi. "35x35" adıyla anılan bu girişim, küresel nihai enerji tüketiminin elektrikle karşılanan payının 2035 yılına kadar yüzde 35'e çıkarılmasını öngörüyor.</p>

<p dir="ltr">Elektrifikasyon; doğal gazla çalışan ısıtma sistemleri ve dizel motorlu taşıtlar gibi fosil yakıta dayalı teknolojilerin elektrikli alternatifleriyle ikame edilmesi anlamına geliyor. Türkiye, bu hedefe ilerlemeyi ve ilgili girişimleri izlemek amacıyla küresel bir takip mekanizması kurulduğunu da duyurdu.</p>

<p dir="ltr">Ancak iklim krizine karşı koyabilmek için gereken ek elektrik üretiminin büyük bölümünün güneş ve rüzgâr başta olmak üzere yenilenebilir kaynaklardan elde edilmesi gerekiyor. Bugün itibarıyla dünyada üretilen elektriğin yaklaşık üçte biri hâlâ kömüre dayalı santrallerde üretiliyor.</p>

<p dir="ltr">COP31 Başkanlığı, "35x35" hedefinin yenilenebilir enerji kapasitesinin genişletilmesi, elektrik şebekelerinin modernize edilmesi ve fosil yakıtlardan uzaklaşma çabalarıyla eş güdümlü yürütülmesi gerektiğini vurgularken bazı çevre kuruluşları, hedefin fosil yakıt azaltımına ilişkin daha net taahhütleri de kapsaması gerektiğini savunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Berk Küçük</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre, Gündem, Teknoloji</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/cop31de-yapay-zekanin-enerji-ayak-izi-masaya-yatiriliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 21:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/09/m-u-r-a-t-k-u-r-u-m-c-o-p31-i-s-t-i-s-a-r-e-t-o-p-l-a-n-t-i-s-i-f-o-t-o-g-r-a-f-l-a-r15-20260415142338.jpg" type="image/jpeg" length="89368"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yapay Zeka Devriminin Gizlenen Yüzü: E-Atık Kabusu]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/yapay-zeka-devriminin-gizlenen-yuzu-e-atik-kabusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/yapay-zeka-devriminin-gizlenen-yuzu-e-atik-kabusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni nesil algoritmaların gelişimi sadece inanılmaz bir elektrik ve su tüketimine yol açmakla kalmıyor, aynı zamanda ardında dağlar büyüklüğünde elektronik hurda bırakıyor. Son yayımlanan bağımsız bir rapor, sektördeki atık miktarının daha önce hesaplananın onlarca kat üstünde olduğunu ve gezegenin eşi benzeri görülmemiş bir zehir krizine doğru hızla sürüklendiğini net bir şekilde ortaya koyuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gerçek Rakamlar Eski Tahminleri Yıktı Geçti</strong> Bugüne kadar yapılan araştırmalar, akıllı sistemlerin ürettiği hurda miktarını hesaplarken genellikle sadece ana işlemcilere ve sunucu birimlerine odaklanıyordu. Ancak çevre örgütü BAN araştırmacıları, bu hayati donanımların bir veri merkezindeki fiziksel ağırlığın sadece yüzde on üçlük bir kısmını temsil ettiğini ortaya çıkardı. Geriye kalan yüzde seksen yedilik devasa bölümü ise soğutma üniteleri, devasa ağ kabloları ve güç dağıtım sistemleri oluşturuyor. Tüm bu yan ekipmanlar hesaba katıldığında, ortaya çıkan çöp miktarının eski varsayımlardan tam kırk ile altmış kat daha fazla olduğu anlaşılıyor. İki bin elli yılına kadar oluşması beklenen altı yüz on yedi milyon tonluk bu yığın, yirmi üç milyon adet büyük nakliye konteynerini doldurabiliyor ve gezegenin çevresini altı tur sarabilecek bir boyuta ulaşıyor.</p>

<p><strong>Hızlı Eskiyen Tesisler ve Yenilenme Maliyeti</strong> Standart teknoloji sunucuları ortalama beş ile yedi yıl arasında sorunsuz hizmet verirken, yeni nesil hızlandırıcılar ve özel ekran kartları en fazla iki veya üç yıl içinde miadını dolduruyor. İşin daha da korkutucu boyutu, sadece işlemcileri yenilemenin yeterli olmaması. Geleneksel sistemler beş ile on beş kilovat arası enerji harcarken, gelişmiş algoritmalar için kurulan sistemler elli ile yüz kırk kilovat arası güce ihtiyaç duyuyor. Bu muazzam kapasite artışı, binalardaki soğutma ve elektrik altyapılarının baştan aşağı sökülüp yeniden tasarlanmasını mecburi kılıyor. Sadece yüz megavatlık sıradan bir merkezde bile yaklaşık iki bin yedi yüz ton bakır kablo bulunması, israfın ne denli büyük olduğunu özetliyor.</p>

<p><strong>Kaynak Tüketimi ve Zehir Saçan Hurdalar</strong> Bilişim sektöründeki bu agresif dönüşüm, enerji kaynaklarını da inanılmaz bir hızla eritiyor. Amerika Birleşik Devletleri'ndeki merkezlerin doğal gaz ihtiyacının, kısa bir süre içinde iki büyük ülkenin toplam tüketimini bile geride bırakabileceği tahmin ediliyor. Asıl büyük tehlike ise bu sistemler çöpe dönüştüğünde patlak veriyor. Mevcut durumda dünya genelindeki elektronik hurdaların sadece beşte biri güvenli bir şekilde geri dönüştürülebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Küresel Eylem Planı İçin Son Çağrı</strong> Geri dönüştürülemeyen devasa hurda yığınları, çoğunlukla yoksul ülkelere yollanıyor veya ilkel yöntemlerle yakılarak cıva, kurşun ve kadmiyum gibi ağır metallerin havaya ve suya karışmasına sebep oluyor. Raporu hazırlayan örgütün kurucusu Jim Puckett, teknoloji devlerinin ve devlet yöneticilerinin bu devasa problem karşısında henüz hiçbir hazırlığı bulunmadığına dikkat çekiyor. Puckett, acilen döngüsel ekonomi modellerine geçilmezse, yaşadığımız teknolojik atılımın insanlık tarihi için geri dönülemez bir zehir tsunamisine dönüşeceği uyarısında bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Berk Küçük</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre, Teknoloji</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/yapay-zeka-devriminin-gizlenen-yuzu-e-atik-kabusu</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 21:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/09/images-75.jpg" type="image/jpeg" length="47963"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çöp Diye Atılan Plastikler MIT Teknolojisiyle Evlerimizin Temeline Dönüşüyor]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/cop-diye-atilan-plastikler-mit-teknolojisiyle-evlerimizin-temeline-donusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/cop-diye-atilan-plastikler-mit-teknolojisiyle-evlerimizin-temeline-donusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya genelindeki barınma ve çevre sorunlarını aynı potada eriten yepyeni bir girişim, MIT araştırmacılarının laboratuvarlarından çıktı. Atlas Building Composites adlı sistem, yapay zeka destekli robotlarıyla tek kullanımlık plastikleri ahşabı gölgede bırakacak kadar sağlam yapı taşları haline getiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Artan nüfusla birlikte büyüyen barınma ihtiyacı ve gezegenimizi boğan plastik çöpler, mühendisleri tek bir ortak çözümde buluşturdu. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) kökenli inovasyon hamlesi "Atlas Building Composites", bu iki devasa soruna dev robotik 3 boyutlu yazıcılarla yanıt veriyor. Kurulan sistem, doğaya terk edilen ve tek kullanımlık olan plastikleri toplayarak, devasa binaları ayakta tutacak dayanıklılıkta karkas elemanlarına çeviriyor.</p>

<p><strong>Bir Damla Su Harcamayan Çevreci Dönüşüm</strong></p>

<p>Klasik geri dönüşüm fabrikaları işlemler sırasında tonlarca su harcarken, Atlas’ın icat ettiği teknoloji bu süreci tamamen "susuz" gerçekleştiriyor. Özellikle su kıtlığı çeken veya altyapısı yetersiz coğrafyalarda dahi rahatça çalışabilen bu istasyonlar, düşük kaliteli plastikleri eriterek içine güçlendirici cam elyafı katıyor. Ortaya çıkan bu yeni nesil kompozit malzeme; suyla veya toprakla temas ettiğinde çürüyen geleneksel ahşaba kıyasla zamana çok daha uzun süre meydan okuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Sadece Bir Günde Ev İskeleti Basabiliyor</strong></p>

<p>İşin en çarpıcı yanlarından biri de akılalmaz üretim hızı. Geliştirilen otonom üretim kolları, 1.8 ton ağırlığı rahatlıkla sırtlayabilen dev çatı parçalarını yalnızca 13 dakikada hazır hale getiriyor. Laboratuvar ortamından çıkıp tam teşekküllü bir fabrikaya dönüşen istasyonlar, saatte ortalama 90 kilogramlık üretim kapasitesine ulaşıyor. Bu müthiş sürat, küçük bir evin taşıyıcı kolonlarının ve temel parçalarının tek bir gün içinde sıfırdan üretilmesi anlamına geliyor.</p>

<p><strong>Amerikan Ordusu İçin Rekor Sürede Köprü Kurdular</strong></p>

<p>Plastiği doğaya zarar veren bir atık olmaktan çıkarıp, onlarca yıl formunu koruyan bir yapı taşına dönüştüren sistem sahada da rüştünü ispatladı. Bugüne kadar pek çok iskele, ahır ve teras inşasında kullanılan teknoloji, son olarak devlete ait bir altyapı projesinde boy gösterdi. Amerikan ordusunun mühendislik birimi için harekete geçen şirket, sulak bir arazi üzerine kurulması gereken 12 metrelik köprünün tüm parçalarını üreterek 24 saat dolmadan montajı tamamlamayı başardı.</p>

<p><strong>Her Şehrin Çöpü, Kendi Evini İnşa Edecek</strong></p>

<p>Girişimin mimarları A.J. Perez ve Matt Pouliot'nun geleceğe dair vizyonu ise devasa betonarme fabrikalar kurmak değil. Şirket, bayilik (franchise) sistemiyle tüm dünyaya yayılan ve yerel düzeyde faaliyet gösteren "mikro istasyonlar" kurmayı hedefliyor. Planlanan bu model sayesinde nakliyeden doğan karbon salınımı sıfırlanacak, üretilen parçalar doğrudan inşaat sahasında basılacak ve her bölge kendi plastik çöpünü kendi konut ekonomisine kazandırmış olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Teknoloji ve İnovasyon Haberleri / MIT Bilimsel Raporları</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve teknoloji, Çevre</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/cop-diye-atilan-plastikler-mit-teknolojisiyle-evlerimizin-temeline-donusuyor</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 11:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/09/getty-images-1488610651-2f01cc.webp" type="image/jpeg" length="16785"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye, İklim Zirvesi öncesi "temiz teknoloji" projelerine odaklandı]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/turkiye-iklim-zirvesi-oncesi-temiz-teknoloji-projelerine-odaklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/turkiye-iklim-zirvesi-oncesi-temiz-teknoloji-projelerine-odaklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜBİTAK, kasımda Antalya'da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) öncesinde, temiz teknoloji alanındaki yenilikçi iş fikirlerinin geliştirilmesi ve girişimlerin yatırıma hazırlanması amacıyla yeni projelere yöneldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>COP31, Türkiye'nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım'da Antalya'da gerçekleştirilecek. Etkinlikte, ülkelerin iklim değişikliğiyle mücadele, emisyonların azaltılması, temiz enerjiye geçiş ve iklim finansmanı gibi başlıklarda küresel işbirliğini güçlendirmeye yönelik çalışmaları ele alınacak.</p>

<p>AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, dünyanın en prestijli etkinliklerinden biri olarak kabul edilen COP31 için hazırlıklar yoğunlaşırken Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) da temiz enerji, temiz teknoloji ve yeşil dönüşüm alanındaki desteklerini yeni çağrılarla genişletti. Kurum, yıl başından bu yana Sanayide Yeşil Dönüşüm, SAYEM Yeşil Dönüşüm, Temiz Enerji Geçişi Ortaklığı 2026 Ortak Çağrısı ve Küresel Temiz Teknolojiler Girişimcilik Programı (GCIP) kapsamında temiz teknolojilerin ölçeklendirilmesi ile ticarileştirilmesine yönelik destek programlarını başlattı.</p>

<p>Son olarak TÜBİTAK'ın yürütücü kuruluş olarak yer aldığı ve Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Teşkilatı (UNIDO) işbirliğiyle başlatılan Küresel Temiz Teknolojiler Girişimcilik Programı'nın ikinci fazındaki faaliyetlere odaklanıldı. Programın paydaşları arasında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının yanı sıra Aile ve Sosyal Hizmetler, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği, Enerji ve Tabii Kaynaklar ile Tarım ve Orman bakanlıkları bulunuyor.</p>

<p>Programın ikinci fazında, hızlandırıcı ve yarışma faaliyetleriyle temiz teknoloji çözümlerinin yenilikçi girişimlere dönüştürülmesi hedefleniyor. Teknoloji doğrulama ve yatırıma hazırlık bileşenleriyle girişimcilerin ürün ve iş modellerini geliştirmeleri, ticari potansiyellerini güçlendirmeleri, ulusal ve küresel pazarlara hazırlanmaları amaçlanıyor.</p>

<p>Bu kapsamda, "GCIP Türkiye Hızlandırıcısı 2026" ile yeşil ekonomiye geçiş sürecinde kapsayıcılığı artırmaya yönelik "Kapsayıcı Yeşil Geçiş Hızlandırıcısı 2026" çağrılarına başvurular 3 Ağustos'a kadar alınacak.</p>

<h2><strong>Temiz enerji girişimleri başvurabilecek</strong></h2>

<p>Programa enerji verimliliği, yenilenebilir enerji, atık zenginleştirme, su verimliliği, çevre dostu yapılar, ulaşım ile ileri malzeme ve kimyasallar kategorilerindeki girişimler başvurabilecek.</p>

<p>Bu alanlarda geliştirilen çözümlerin hızlandırıcı sürecinde teknik ve ticari açıdan geliştirilmesi, teknoloji doğrulama çalışmalarının desteklenmesi ve girişimlerin yatırımcılarla buluşmaya daha hazır hale getirilmesi öngörülüyor.</p>

<p>Hızlandırıcı sonunda dereceye giren takımlara TÜBİTAK tarafından ödül verilecek. Birinci olan takım 700 bin lira, ikinci 500 bin lira, üçüncü ise 400 bin lira ödül almaya hak kazanacak.</p>

<h2><strong>Kadın girişimcilere özel destek</strong></h2>

<p>Program kapsamında temiz teknoloji alanında faaliyet gösteren kadın girişimcilerin başarılarını artırmaya yönelik özelleşmiş hızlandırıcı faaliyetleri de yürütülecek.</p>

<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile TÜBİTAK işbirliğinde, "Toplumsal Etkide Öncü Kadın Girişimci", "Yenilikçi Kadın Girişimci", "En İyi Gelişim Gösteren Kadın Girişimci" ve "Genç Kadın Girişimci" kategorilerinde destek sağlanacak. Her kategoride seçilecek girişimciye 300 bin lira verilecek.</p>

<p>Kadın girişimcilerin geliştirdiği ürünlerin ticari performansının artırılması, yatırıma hazır hale getirilmesi ve küresel pazarlara açılması amacıyla "Temiz Teknoloji Alanında Kadın Girişimciler İçin Yatırıma Hazırlık ve Küreselleşme Modülü" de uygulanacak.</p>

<p>GCIP hızlandırıcılarına seçilen takımlar arasından belirlenecek, kurucularından biri veya en az bir üst düzey yöneticisi kadın olan takımlar bu modüle dahil edilebilecek. Modül kapsamında girişimlerin ürünlerini ticari açıdan güçlendirmelerine ve uluslararası pazarlara hazırlanmasına yönelik çalışmalar yürütülecek.</p>

<h2><strong>Kapsayıcı yeşil geçiş için ayrı hızlandırıcı</strong></h2>

<p>TÜBİTAK ve UNIDO işbirliğinde yürütülen "Kapsayıcı Yeşil Geçiş Hızlandırıcısı 2026 Çağrısı" ise Çok Paydaşlı Güven Fonu tarafından finanse edilen "Türkiye'nin Yeşil Ekonomiye Geçişinde Göçmenlerin Dahil Edilmesini Destekleme Projesi" kapsamında geliştirildi.</p>

<p>Çağrıyla "GCIP Türkiye Hızlandırıcısı"nın kapsayıcılık boyutunun güçlendirilmesi ve Türkiye'nin adil yeşil geçiş sürecinin desteklenmesi amaçlanıyor. Program, çevre dostu, sürdürülebilir ve iklim nötr toplumlara ulaşılmasına katkı sağlayacak teknoloji tabanlı yenilikçi çözüm önerilerine açık olacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Kapsayıcı Yeşil Geçiş 2026 Hızlandırıcısı"nda da birinciye 700 bin lira, ikinciye 500 bin lira, üçüncüye 400 bin lira ödül verilecek.</p>

<h2><strong>Eğitim ve mentörlük desteği sağlanacak</strong></h2>

<p>Her iki çağrı kapsamında yapılacak panel değerlendirmelerinin ardından hızlandırıcılara seçilen takımlar, Eylül 2026'da düzenlenecek GCIP Türkiye 2026 Ulusal Akademisine katılacak.</p>

<p>Takımlar, akademide eğitim ve mentörlük hizmetleri alarak temiz teknolojiler alanındaki yenilikçi iş fikirlerini geliştirme imkanı bulacak.</p>

<p>Ağustos-aralık döneminde ise GCIP'nin hızlandırıcı eğitimlerinden sorumlu küresel paydaşı The Network for Global Innovation (NGIN) tarafından çevrim içi eğitimler verilecek. Eğitim sürecinde talep edilen çalışma dosyaları kapsamında takımların yürüteceği faaliyetler, her takıma atanacak ve genel ile tematik alanlarda destek sağlayacak mentörler tarafından takip edilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/turkiye-iklim-zirvesi-oncesi-temiz-teknoloji-projelerine-odaklandi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 14:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/07/thumbs-b-c-5f21402e84fee68d50a81ff8743907d1.webp" type="image/jpeg" length="86040"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hindistan'ın kuzeydoğusundaki sellerde ölenlerin sayısı 47'ye yükseldi]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/hindistanin-kuzeydogusundaki-sellerde-olenlerin-sayisi-47ye-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/hindistanin-kuzeydogusundaki-sellerde-olenlerin-sayisi-47ye-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hindistan'ın kuzeydoğusunda yer alan Assam eyaletinde şiddetli yağışların yol açtığı sellerde yaşamını yitirenlerin sayısı 47'ye çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hindustan Times'ın haberine göre, Assam Eyaleti Afet Yönetim İdaresinden (ASDMA) eyaletteki şiddetli yağış ve sellere ilişkin açıklama yapıldı.</p>

<p>Sivasagar ve Charaideo bölgelerinde sel nedeniyle 6 kişinin daha hayatını kaybettiği belirtilen açıklamada, ölü sayısının 47'ye yükseldiği ifade edildi.</p>

<p>ASDMA'nın son raporuna göre, 13 bölgede sellerden 721 bin kişi etkilendi, 24 bin kişi yardım kamplarına sığındı. Assam Eyaleti Başbakanı Himanta Biswa Sarma da yaptığı açıklamada halen 70 ila 80 kişiden haber alınamadığını belirterek, can kaybının yükselebileceğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Güney Asya'da haziran-eylül aylarında etkili olan muson yağmurları, Hindistan ve Pakistan başta olmak üzere bölge ülkelerinde her yıl büyük çaplı doğal afetlere ve kazalara yol açıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/hindistanin-kuzeydogusundaki-sellerde-olenlerin-sayisi-47ye-yukseldi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 12:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/07/thumbs-b-c-5f1a0f66dfb2ccbd0554723bfb8339ee.webp" type="image/jpeg" length="29327"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DOA Sistemi'nde toplu iadelere ilişkin "Sayma ve Doğrulama Merkezleri" kuruldu]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/doa-sisteminde-toplu-iadelere-iliskin-sayma-ve-dogrulama-merkezleri-kuruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/doa-sisteminde-toplu-iadelere-iliskin-sayma-ve-dogrulama-merkezleri-kuruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca, Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) Sistemi'nde, yüksek hacimli toplu iadelerin daha etkin bir şekilde yönetilmesi amacıyla "Sayma ve Doğrulama Merkezleri" hayata geçirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Bakanlığın koordinasyonunda Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) tarafından yürütülen DOA Sistemi'nde bireysel toplu iadelere yönelik yeni uygulamaya başlandı.</p>

<p>Yüksek miktarda DOA logolu içecek ambalajı biriktiren vatandaşlar, iadelerini Sayma ve Doğrulama Merkezleri'ne teslim ederek gerçekleştirebilecek.</p>

<p>Bu merkezler üzerinden gerçekleştirilecek bireysel toplu iadelerde teşvik bedeli DOA logolu ambalaj başına 50 kuruş olarak uygulanacak. DOA makineleriyle mevcut uygulama ise değişmeden sürecek, günlük 200 ambalaja kadar 1 lira teşvik bedeliyle depozito iade makinelerine bireysel iade yapılmaya devam edilebilecek.</p>

<p>Vatandaşlar, kendilerine en yakın Sayma ve Doğrulama Hattı'na ilişkin güncel bilgilere DOA Mobil Uygulaması ve DOA Çağrı Merkezi üzerinden ulaşabilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Artan iade hacmine yanıt vermek amacıyla hayata geçirilen uygulamayla, yüksek hacimli iadelerin daha etkin yönetilmesine katkı sağlanması amaçlanıyor.</p>

<p>Açıklamada görüşlerine yer verilen TÜÇA Başkanı Nurullah Öztürk, yeni uygulamaya ilişkin şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>"Ulusal entegrasyon sürecinde vatandaşlarımızın gösterdiği yoğun ilgi doğrultusunda iade altyapımızı güçlendirmeye devam ediyoruz. Sayma ve Doğrulama Merkezleri'ni bireysel toplu iadeler için devreye alarak vatandaşlarımıza yeni bir iade kanalı sunarken, yüksek hacimli iadelerin daha etkin ve verimli şekilde yönetilmesini de sağlıyoruz. Sahadan aldığımız geri bildirimler doğrultusunda sistemimizi geliştirmeyi ve iade altyapımızı ülke genelinde güçlendirmeyi sürdüreceğiz."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/doa-sisteminde-toplu-iadelere-iliskin-sayma-ve-dogrulama-merkezleri-kuruldu</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/07/thumbs-b-c-568ef7ab4bc85e5e8697234660342dda.webp" type="image/jpeg" length="36285"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DOA Sistemi, içecek ambalajı ham maddesi ithalatını yüzde 35-40 azaltacak]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/doa-sistemi-icecek-ambalaji-ham-maddesi-ithalatini-yuzde-35-40-azaltacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/doa-sistemi-icecek-ambalaji-ham-maddesi-ithalatini-yuzde-35-40-azaltacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bağlı Türkiye Çevre Ajansı Başkanı Öztürk, DOA Sistemi'nin tam kapasiteye ulaşmasıyla içecek ambalajı ham maddesi ithalatında yüzde 35-40 azalma öngördüklerini belirti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bağlı Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) Başkanı Nurullah Öztürk, bir otelde gerçekleşen basın toplantısında Türkiye'de her yıl yaklaşık 25 milyar içecek ambalajının atık haline geldiğini, bu ambalajların önemli bölümünün geri kazanılamamasıyla doğal kaynakların gereksiz tüketildiğini ve ekonominin değerli bir ham madde kaynağını kaybettiğini söyledi.</p>

<p>Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) Sistemi ile bu döngüyü tersine çevirmeyi amaçladıklarını vurgulayan Öztürk, "Üreticiden tüketiciye, iade noktalarından geri dönüşüm tesislerine kadar tüm süreci dijital olarak takip ediyoruz. Böylece yüksek kaliteli ikincil ham maddeleri yeniden üretime kazandırıyoruz." şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öztürk, ulusal entegrasyon sürecinin planlandığı şekilde devam ettiğine dikkati çekerek, "Sistemin tam kapasiteye ulaşmasıyla içecek ambalajı ham maddesi ithalatında yüzde 35-40 azalma öngörüyoruz. Bugün itibarıyla 482 yetkilendirilmiş içecek üreticisi sisteme dahil oldu. Sistemde kayıtlı ambalajlı içecek sayısı 3 bin 673'e ulaştı. İlk 10 günlük süreçte yaklaşık 20 milyon ambalaj vatandaşlarımız tarafından sisteme iade edildi. Mobil uygulamaya kayıtlı kullanıcı sayısı ise 2 milyonun üzerine çıktı." bilgisini verdi.</p>

<p>Vatandaşların uygun DOA logolu ambalajları depozito iade makineleri veya manuel iade noktalarına teslim ederek her ambalaj için 1 lira teşvik bedeli alabildiğini anımsatan Öztürk, sistemin yaygınlaştırılması çalışmalarının sürdüğünü, entegrasyon sürecine yaklaşık 2 bin 500 depozito iade makinesiyle başladıklarını belirtti.</p>

<p>Öztürk, "Sistemin olgunlaşmasıyla birlikte ülke genelinde 20 bin depozito iade makinesi kurulmasını hedefliyoruz. Bunun yanında manuel iade noktaları da hızla yaygınlaşacak, 2026 yılı sonunda en az 10 bin, 2027 yılı sonunda ise yaklaşık 30 bin manuel iade noktasına ulaşmayı planlıyoruz." dedi.</p>

<p>Marketler, bakkallar ve büfelerin de yıl sonuna kadar kademeli olarak sisteme entegre edileceğini bildiren Öztürk, otel, restoran ve kafelerin de Depozito Bilgi Yönetim Sistemi kayıtlarını tamamlayarak sisteme dahil olacağını kaydetti.</p>

<h2><strong>"Devlet burada sistemi düzenleyen ve denetleyen otorite konumunda"</strong></h2>

<p>DOA Sistemi'nin finansman modeline ilişkin de bilgi veren Öztürk, sistemin kamu bütçesinden finanse edilmediğini söyledi.</p>

<p>Öztürk, "Finansman, genişletilmiş üretici sorumluluğu modeli kapsamında piyasaya ambalajlı ürün süren firmaların ödediği depozito katılım bedelleriyle sağlanıyor. Devlet burada sistemi finanse eden değil, düzenleyen ve denetleyen otorite konumunda bulunuyor." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>DOA Sistemi'nin aynı zamanda yeni bir teknoloji ve hizmet ekosistemi oluşturduğunu vurgulayan Öztürk, şunları kaydetti:</p>

<p>"Bugün sahada aktif çalışan 6 yerli depozito iade makinesi üreticimiz bulunuyor. Ayrıca, iki yabancı üreticinin de tescil süreci devam ediyor. Saha operasyonlarında ise 21 yetkilendirilmiş operatör görev yapıyor. Başvuruların tamamlanmasıyla bu sayının yaklaşık 35'e ulaşmasını bekliyoruz. Rekabete açık yapımız sayesinde hem yerli teknoloji yatırımlarını hem de yeni istihdam alanlarını destekliyoruz."</p>

<h2><strong>37 bin ton sera gazı emisyonunun azaltılması hedefleniyor</strong></h2>

<p>DOA Sistemi'nin çevresel faydalarının yanı sıra sanayinin rekabet gücünü de artıracağını ifade eden Öztürk, Avrupa Birliği'nin Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Tüzüğü kapsamında geri dönüştürülmüş ham madde kullanımının zorunlu hale geleceğini anımsattı.</p>

<p>Öztürk, "DOA Sistemi ile elde edeceğimiz yüksek kaliteli ve izlenebilir geri dönüştürülmüş ham maddeler, Türk sanayisinin bu düzenlemelere uyumunu kolaylaştıracak ve ihracatçılarımıza önemli bir rekabet avantajı sağlayacak." ifadesini kullandı.</p>

<p>Sistemin tam kapasiteye ulaşmasıyla yaklaşık 37 bin ton sera gazı emisyonunun azaltılmasının, 1,3 milyar kilovatsaat enerji tasarrufu sağlanmasının ve 3,6 milyon varil petrol kullanımının önlenmesinin hedeflendiğini vurgulayan Öztürk, DOA Sistemi'nin Türkiye'nin döngüsel ekonomi ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine önemli katkılar sunacağını aktardı.</p>

<p>- Sistem sayesinde cari açığa yıllık en az 600 milyon dolar katkı sağlanması hedefleniyor</p>

<p>Öte yandan, geri kazanılan her 20 içecek ambalajının yaklaşık 1 dolar tutarında ithal ham madde ihtiyacını ortadan kaldıracağı hesaplanırken, sistem sayesinde cari açığa yıllık en az 600 milyon dolar doğrudan katkı sağlanması hedefleniyor.</p>

<p>Elde edilecek yüksek kaliteli geri dönüştürülmüş PET, cam ve alüminyumun başta ambalaj sanayi olmak üzere birçok sektör için güvenilir ikincil ham madde kaynağı oluşturması ve sanayinin dışa bağımlılığını azaltması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/doa-sistemi-icecek-ambalaji-ham-maddesi-ithalatini-yuzde-35-40-azaltacak</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 14:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/07/thumbs-b-c-25cf93ffa74924c6ed2401382fd23867.webp" type="image/jpeg" length="45905"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İşletmeler, Depozitosu Olan Ambalajlar Sistemi'ne ekim ayı sonuna kadar başvuru yapabilecek]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/isletmeler-depozitosu-olan-ambalajlar-sistemine-ekim-ayi-sonuna-kadar-basvuru-yapabilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/isletmeler-depozitosu-olan-ambalajlar-sistemine-ekim-ayi-sonuna-kadar-basvuru-yapabilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sıfır Atık Hareketi kapsamında hayata geçirilen ve Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) tarafından yürütülen Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) Sistemi'ne işletmelerin ekim ayı sonuna kadar kayıtlarını tamamlaması gerekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından yapılan açıklamaya göre vatandaşlar, 1-5 Temmuz'da 7 milyon 600 bin içecek ambalajını DOA makinelerine iade etti ve sisteme kayıtlı kullanıcı sayısı 1,3 milyonun üzerine çıktı.</p>

<p>Zorunlu uygulama süreci kapsamında otel, restoran ve kafe işletmelerinin Depozito Bilgi Yönetim Sistemi (DBYS) üzerinden kayıt işlemlerini tamamlayarak birlikte çalışacakları yetkilendirilmiş saha operatörlerini belirlemeleri gerekiyor.</p>

<p>Ulusal entegrasyon sürecinin planlandığı şekilde ilerleyebilmesi için bu sürecin ekim ayı sonuna kadar tamamlanması gerekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<figure><img height="675" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/07/10/7a91ce16978d5a79111defc75ab7aa22.jpg" width="1200" />
<figcaption></figcaption>
</figure>

<p>Belirlenen süre sonunda yükümlülüklerini yerine getirmeyen işletmeler hakkında ise ilgili mevzuat kapsamında gerekli idari işlemler uygulanacak.</p>

<p>Kayıtlarını tamamlayan işletmelerde biriktirilen DOA logolu ambalajlar, yetkilendirilmiş operatörler tarafından düzenli olarak teslim alınarak geri dönüşüm zincirine dahil ediliyor.</p>

<p>Bu kapsamda sisteme kazandırılan her DOA logolu ambalaj için işletmelere 20 kuruş teşvik bedeli ödenirken toplama, taşıma ve doğrulama süreçlerinin tamamı dijital altyapı üzerinden güvenli ve izlenebilir şekilde yürütülüyor.</p>

<figure><img height="900" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/07/10/d3cd0992550bbe87b82fd4206b6169ca.jpg" width="1200" />
<figcaption></figcaption>
</figure>

<h2><strong>"Türkiye'nin döngüsel ekonomi yolculuğunu daha ileri bir seviyeye taşıyacağız"</strong></h2>

<p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Türkiye Çevre Ajansı Başkanı Nurullah Öztürk, 1 Temmuz itibarıyla 81 ilde başlatılan ulusal entegrasyon sürecinin sistemin tüm paydaşlarla birlikte geliştirileceğini belirtti.</p>

<p>Geri kazanılması hedeflenen DOA logolu plastik, alüminyum ve cam içecek ambalajlarının yaklaşık yüzde 65'inin bu işletmelerde tüketildiğine dikkati çeken Öztürk, şunları kaydetti:</p>

<p>"Vatandaşlarımızın ilk günden itibaren gösterdiği ilgi, bu dönüşüme duyulan güveni ortaya koydu. Şimdi aynı kararlılığı otel, restoran ve kafe işletmelerimizden de bekliyoruz çünkü geri kazanmayı hedeflediğimiz içecek ambalajlarının önemli bir bölümü bu işletmelerimizde oluşuyor. Bu nedenle otel, restoran ve kafe işletmelerimizi Depozito Bilgi Yönetim Sistemi üzerinden kayıtlarını ve birlikte çalışacakları yetkilendirilmiş operatör seçimlerini vakit kaybetmeden tamamlamaya davet ediyoruz. Vatandaşlarımızın güçlü desteği, işletmelerimizin sahiplenmesi ve tüm paydaşlarımızın işbirliğiyle bu dönüşümü hep birlikte büyütecek, Türkiye'nin döngüsel ekonomi yolculuğunu daha ileri bir seviyeye taşıyacağız çünkü biliyoruz ki çevremizi koruyan her adım, geleceğimize yapılan en değerli yatırımdır."</p>

<figure><img height="869" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/07/10/9f7ab406d6d1153abef94d07d839dd4a.jpg" width="1200" />
<figcaption></figcaption>
</figure>

<h2><strong>Yılda 25 milyar ambalaj hedefi</strong></h2>

<p>DOA Sistemi ile Türkiye'de her yıl piyasaya sürülen yaklaşık 25 milyar içecek ambalajının geri kazanılması hedeflenirken ekonomiye yıllık 30 milyar lira katkı sağlanacak.</p>

<p>Öte yandan, ilk aşamada geri kazanım oranının yüzde 50 seviyesine çıkarılması, sistemin olgunlaşmasıyla da yüzde 80'e ulaşılması amaçlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/isletmeler-depozitosu-olan-ambalajlar-sistemine-ekim-ayi-sonuna-kadar-basvuru-yapabilecek</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 13:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/07/thumbs-b-c-20a483ba38b7d25707cfb89b43f085da.webp" type="image/jpeg" length="36975"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Emine Erdoğan'dan "Su Verimliliği Seferberliği" paylaşımı]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/emine-erdogandan-su-verimliligi-seferberligi-paylasimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/emine-erdogandan-su-verimliligi-seferberligi-paylasimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emine Erdoğan, "Su Verimliliği Bilgi Sistemi ve Belgelendirme Süreci'nin, suyun her damlasını koruyan yaklaşımı her alanda daha da güçlendireceğine inanıyorum." ifadesini kullandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Su Verimliliği Seferberliği, su kaynaklarımızın korunması adına başlatılan güçlü bir dönüşüm hareketinin ilk adımı. Bu kapsamda hayata geçirilen Su Verimliliği Bilgi Sistemi ve Belgelendirme Süreci'nin, suyun her damlasını koruyan yaklaşımı her alanda daha da güçlendireceğine inanıyorum. Suyun bereketini koruyan bu anlamlı çalışmanın, sürdürülebilir bir geleceğin inşasına katkı sunmasını temenni ediyorum."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/emine-erdogandan-su-verimliligi-seferberligi-paylasimi</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 10:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/thumbs-b-c-48fa06e5cb5a378951d050d3799d3307.jpg" type="image/jpeg" length="90732"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye ve İngiltere arasında "sıfır atık" köprüsü kuruluyor]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/turkiye-ve-ingiltere-arasinda-sifir-atik-koprusu-kuruluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/turkiye-ve-ingiltere-arasinda-sifir-atik-koprusu-kuruluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kasım ayında Antalya'da düzenlenecek COP31 öncesinde Londra İklim Eylemi Haftası ile Türkiye'nin iklim gündemi arasında sıfır atık köprüsü kuruluyor ve sıfır atık bu yıl ilk kez Londra'daki etkinliğin ana gündem maddeleri arasında yer alıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>22-28 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilecek Londra İklim Eylem Haftası'nda şehrin farklı noktalarında bir dizi program düzenlenecek. Bu kapsamda kurulacak Sıfır Atık Merkezi de döngüsel ekonomi ilkelerinin somut iklim eylemine nasıl dönüştürülebileceğini ele almak ve Londra'dan Antalya'ya uzanan somut uygulama yolları oluşturmak amacıyla politika yapıcılar, iş dünyası ve birçok kesimi bir araya getirecek.</p>

<p>Bu yıl 8'incisi düzenlenen Londra İklim Eylemi Haftası'nın temellerini atan ve sekretaryasına ev sahipliği yapan iklim düşünce kuruluşu E3G'nin Kurucu Direktörü ve Üst Yöneticisi (CEO) Nick Mabey, Antalya'da yapılacak Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) ve iklim değişikliğiyle küresel mücadeleye ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Londra İklim Eylemi Haftası'nda bu yıl iki temel odak noktası bulunduğunu dile getiren Mabey, ilkinin jeopolitik gerilimlere rağmen uluslararası işbirliğinin nasıl geliştiğini ve büyüdüğünü göstermek olduğunu söyledi.</p>

<p>Mabey, bunun için BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in yanı sıra daha önceki COP başkanları ve birçok uluslararası kuruluştan temsilci ve 25 ülkeden liderler ile bakanları bir araya getirdiklerini, hafta boyunca uluslararası işbirliğini güçlendirmeye odaklanılacağını anlattı.</p>

<p>İkinci önemli konunun ise İngiltere ve Avrupa'nın iklim eylemi kapsamında dönüşümü yönlendirme kapasitesine ilişkin güven inşa etmek olduğunu kaydeden Mabey, bu yıl temiz enerji teknolojileri ve yapay zeka konusunda önemli değerler yaratılabileceğini göstermeye çalışacaklarını aktardı.</p>

<h2><strong>Sıfır atık, Londra İklim Eylemi Haftası'nda bu yıl ilk kez özel odak noktası</strong></h2>

<p>Mabey, Londra İklim Eylemi Haftası'na Türkiye'den de geniş katılım beklediklerini belirterek, "Türkiye'den COP31 Başkanı (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum), COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu'nun (Samed Ağırbaş) katılımını bekliyoruz." dedi.</p>

<p>Türkiye’nin Londra İklim Eylemi Haftası'nın açılışında COP31 için oluşturduğu eylem gündemi ve çerçevesini sunmasını sabırsızlıkla beklediklerini söyleyen Mabey, şöyle devam etti:</p>

<p>"COP31 ve Londra İklim Eylemi Haftası arasında köprü oluşturan konulardan biri sıfır atık gündemi. Bu konu Türkiye’nin gündeminde çok güçlü şekilde yer alıyor. Londra İklim Eylemi Haftası'nda gıda güvenliği ve gıda atıklarına ilişkin çok sayıda etkinlik içeren büyük bir sıfır atık merkezi kuruyoruz ve bunun Türkiye için çok önemli olduğunu biliyorum. Sıfır atık, Londra İklim Eylemi Haftası'nda bu yıl ilk kez özel odak noktası olarak ele alınıyor. Her zaman çok güçlü bir döngüsel ekonomi ve geri dönüşüm odağımız vardı ama bu yıl ilk kez hepsini büyük bir hub altında topluyoruz. Tesadüftür ki bu merkezi İngiltere’de çalışan bazı Türkler yürütüyor. Bu konuda Londra ve Türkiye arasında güçlü bir bağlantı var. Sıfır atık konusunu daha yüksek profile taşımak için büyük heyecan var, çünkü dönüşüm açısından, özellikle tarım sektöründe inanılmaz derecede önemli. Döngüsellik düzenlemeleri ve yeniden kullanım tasarımı politikaları Avrupa Birliği'nde de daha merkezi hale geliyor. Önümüzdeki 15 yılda bu gündemin çok daha üst sıralara çıkacağını düşünüyorum."</p>

<p>Mabey, Türkiye'nin COP31 eylem gündemi için açıkladığı elektrifikasyonun da haftanın ana konularından biri olacağını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Ekonomik liderlik için ABD'ye bağımlı değiliz"</strong></h2>

<p>Orta Doğu'daki savaş, yakıt ve gübre tedarikindeki sorunlar dikkate alındığında, dünyanın iklim eylemini hızlandırması açısından önemli bir dönemde olduğunu vurgulayan Mabey, Londra İklim Eylemi Haftası'nın iklim değişikliğiyle mücadele kararlarının uygulanması için platform oluşturduğunu anlattı.</p>

<p>Mabey, öte yandan Avrupa ve Atlantik'te özellikle İngilizce konuşulan ülkelerde ABD Başkanı Donald Trump'ın söylemlerinin etkisiyle iklim eylemine yönelik güven eksikliği oluştuğunu dile getirdi.</p>

<p>Almanya'da ise Çin'le rekabet etme kapasitesine ilişkin güven eksikliği olduğunu ifade eden Mabey, buna rağmen temiz enerji dönüşümü ve yeni teknolojilere geçişin iş dünyasının yatırım odağı olmaya devam ettiğini kaydetti.</p>

<p>Trump yönetiminin iklim değişikliğiyle mücadeleden çekildiğini anımsatan Mabey, "30 yıldır iklim görüşmelerini takip ediyorum, bunların yarısında ABD masada yoktu. Avrupa bu alanda liderlik etmeye ve ilerlemeye alışık ama artık Güney Afrika, Brezilya, Çin gibi daha önce liderlik rolüne alışık olmayan aktörlerle çalışması gerekiyor. Bu çok kutuplu dünyanın bir parçası. ABD küresel temiz ekonominin sadece yüzde 12’sini oluşturuyor, geri kalan yüzde 88 iklim değişikliğiyle mücadele sürecine bağlı. ABD'nin sonunda karbonsuzlaşması gerekiyor. Ekonomik liderlik için ABD'ye bağımlı değiliz ama ABD’nin yarısında zaten net sıfır emisyona ulaşma hedefi var." diye konuştu.</p>

<p>Mabey, bazı diğer fosil yakıt üretici ülkelerin de artık bunu nasıl azaltacaklarını ve ekonomik faydaları nasıl değiştireceklerini tartıştığını, nihai petrol ve gaz üretiminin en uygun fiyatlı üretime sahip olduğu için Suudi Arabistan ve Katar'da yoğunlaşmasının beklendiğini ifade etti.</p>

<p>Diğer ülkelerin gelecek 10-15 yılda kademeli olarak fosil yakıtlardan çıkmak zorunda kalacağını düşündüğünü söyleyen Mabey, "Bence artık mesele hedefler değil, zamanlama ve kazanan-kaybeden meselesi. 'Bu dönüşümü yapmalı mıyız?' tartışması yok, 'Ne zaman ve kim kazanacak?' tartışması var." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h2><strong>Antalya'da COP31'den beklentiler</strong></h2>

<p>Bu yıl Türkiye'nin dönem başkanı ve ev sahibi olduğu COP31 zirvesi kararlarına ilişkin beklentilerini de paylaşan Mabey, siyasi düzeyde temiz elektrifikasyon ve enerji güvenliği konusunda güçlü bir ilerleme sağlanmasının çok önemli olduğunu belirtti.</p>

<p>Mabey, iklim değişikliğiyle mücadeleye uyum alanında da gelişme sağlanması gerektiğini dile getirerek, "Pasifik ve iklim değişikliğinin etkilerine karşı kırılgan durumda olan diğer ülkelerin finansmana erişim konusunda beklentileri var. Üçüncüsü de tüm ülkelerin COP öncesinde ulusal katkı beyanlarını sunması ve bir sonraki aşamayı destekleyecek mekanizmaların güçlendirilmesini görmek önemli olacak. İklim değişikliğiyle mücadele sadece emisyonların azaltılması değil, tüm ekonomiyi yeniden tasarlamaktır." şeklinde konuştu.</p>

<p>Mabey, COP31'in ev sahibi ve dönem başkanı Türkiye ile müzakere başkanı Avustralya'nın da bu yıl üstlendikleri rol kapsamında ulusal iklim politikalarında ne yaptıklarının yakından izleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/turkiye-ve-ingiltere-arasinda-sifir-atik-koprusu-kuruluyor</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 12:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/thumbs-b-c-1329e4b5fe2d6d69d519c357e581e0d0.jpg" type="image/jpeg" length="25649"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı orman yangınlarına karşı yürütülen mücadeleyi anlattı]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/tarim-ve-orman-bakani-yumakli-orman-yanginlarina-karsi-yurutulen-mucadeleyi-anlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/tarim-ve-orman-bakani-yumakli-orman-yanginlarina-karsi-yurutulen-mucadeleyi-anlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Bugün orman yangınlarına karşı 28 uçak, 119 helikopter, 14 insansız hava aracıyla yeşil vatanımıza havadan kalkan oluyoruz. " dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Yumaklı, İzmir'de Selçuk Efes Havalimanı'nda düzenlenen "Yeşil Vatan Kahramanları Görev Başında" programında yaptığı konuşmada, orman yangınlarıyla mücadeleyi vatan toprağını koruma ve gelecek nesillere daha güçlü bir Türkiye bırakma sorumluluğu olarak değerlendirdiklerini söyledi.</p>

<p>İklim değişikliğinin etkileriyle artan sıcaklıklar, uzayan kurak dönemler ve kuvvetli rüzgarların orman yangını riskini artırdığına dikkati çeken Yumaklı, hazırlıkları her yıl daha güçlü, planlı ve teknolojik bir anlayışla sürdürdüklerini ifade etti.</p>

<p>Yumaklı, yangınları kontrol altına almada hava araçlarının en önemli çarpanlardan biri olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti:</p>

<p>"Bugün orman yangınlarına karşı 28 uçak, 119 helikopter, 14 insansız hava aracıyla yeşil vatanımıza havadan kalkan oluyoruz. Bu gücümüzle de toplam 462 ton su atma kapasitesine sahibiz. Geçtiğimiz yıla göre hava aracı sayımızı 146'dan 161'e çıkardık. Hava araçlarımız, ülkemizin dört bir yanında, yangın riskinin yüksek olduğu bölgelerde görev başında."</p>

<p>Bu yıl ilave edilen 11 yeni konuşlanma noktası ile hava araçlarının yangınlara daha etkili ve daha hızlı müdahale etmesini hedeflediklerini vurgulayan Yumaklı, "Özellikle Batı Karadeniz'de oluşturulan yeni konuşlanma noktaları, bu bölgelerde hava araçlarımızın yangın sahasına ulaşma süresini önemli ölçüde kısaltacaktır." diye konuştu.</p>

<p>Çok hafif sınıf helikopterlerin de yangının ilk dakikalarında hızlı müdahale amacıyla daha etkin kullanılacağını belirten Yumaklı, kara gücünde de kapasite artışına gittiklerini bildirdi.</p>

<p>Yumaklı, yangınlara karşı kara gücünde de önemli artış yaptıklarına dikkati çekerek, "Arazöz sayımızı 1766'dan 1930'a, ilk müdahale aracı sayımızı 2 bin 742'den 2 bin 751'e, iş makinesi sayımızı ise 831'den 868'e yükselttik. Mevcut havuz ve göletlerimize ilave olarak 55 yeni havuz ve gölet daha inşa edeceğiz. Böylece yangınla mücadelede kullanılan havuz ve gölet sayımız 4 bin 852'ye ulaşacak." ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>Yangınla mücadelede yeni bir sayfa: Yapay zeka desteği</strong></h2>

<p>Teknolojik altyapı çalışmalarına da değinen Yumaklı, şöyle devam etti:</p>

<p>"Türkiye, orman yangınlarıyla mücadelede, teknolojiyi en etkin kullanan ülkelerden biridir. İnsansız hava araçlarımız sayesinde, ormanlarımızı geniş alanlarda anlık olarak takip ediyoruz. Dumanı daha erken görüyor, yangın riskini daha hızlı değerlendiriyor, ekiplerimizi sahaya çok daha etkin şekilde yönlendiriyoruz. Bugün artık orman yangınlarıyla mücadelede, sadece gözle değil yapay zekayla, anlık veriyle, karar destek sistemleriyle ve güçlü koordinasyonla hareket ediyoruz. 2026 yılında yapay zeka destekli yangın risk haritalarımızı kullanıma aldık. Bu haritalar, sıcaklık, rüzgar, nem, topoğrafya, yanıcı madde tipi ve kuraklık gibi birçok parametreyi birlikte değerlendiriyor. Yangın riskini 7 gün önceden tahminleyebilecek şekilde çalışan sistem sayesinde, yangın çıkma ihtimali yüksek alanlarda önleyici tedbirleri artırıyoruz. Yani artık yalnızca yangına müdahale etmiyoruz yangın riskini önceden okuyor, sahadaki hazırlığımızı buna göre planlıyoruz. Bu, yangınla mücadelede yeni bir sayfa demektir."</p>

<p>Yumaklı, mücadele organizasyonunda görev alan personel sayısını bu yıl 3 bin kişi artırarak 28 bine çıkardıklarını, 138 bini aşkın gönüllüyle de koordineli çalıştıklarını kaydetti.</p>

<p>Vatandaşlara da duyarlılık çağrısında bulunan Yumaklı, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Geçen yıl yangınların yüzde 91'i insan kaynaklı çıkmıştır. Bir ihmal, bir dikkatsizlik, bir anlık tedbirsizlik yılların emeğini, binlerce canlının yaşam alanını ve milletimizin ortak değerini tehdit edebilir. Bu nedenle vatandaşlarımızın hassasiyeti, sahadaki mücadelemiz kadar önemlidir. Lütfen ormanlarımızda ateş yakmayalım, izmarit atmayalım. Anız yakmayalım, riskli davranışlardan uzak duralım. Şüpheli bir duman gördüğümüzde vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirelim. Unutmayalım, yangını söndürmenin en etkili yolu, yangının çıkmasına engel olmaktır.”</p>

<h3><strong>Yumaklı İzmir'de kiraz hasadına katıldı</strong></h3>

<p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "2026 yılı desteklerimizi gübre ve mazottaki artışa göre tekrar hasat faaliyetlerinin bitimini takiben hesaplayacağız ve yeniden güncelleyeceğiz." dedi.</p>

<p>İzmir'in Kemalpaşa ilçesinde düzenlenen kiraz hasadı etkinliğine katılan Bakan Yumaklı, bahçede işçilerle kiraz topladı, ürünün verimi ve kalitesine ilişkin çiftçilerden bilgi aldı.</p>

<p>Yumaklı, daha sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, "Bugün Ege'nin incisi İzmir'deyiz. Kuzey Yarımküre'nin ilk kiraz hasadı buradan başlıyor. Biz bugün arkadaşlarımızla belki sonuna geldik." diye konuştu.</p>

<p>Bu yıl yağışların bol olduğunu ve bunun sulama açısından kolaylık sağlandığını dile getiren Yumaklı, hava sıcaklıklarının hızla artmasıyla hasat sürecinin de hızlanacağını ifade etti.</p>

<p>Kemalpaşa'nın kiraz üretimi açısından önemli bir merkez olduğunu belirten Yumaklı, İzmir'in Türkiye'deki toplam kiraz üretiminin yüzde 23'ünü yaptığını ve yaklaşık 4 bin ailenin geçimini bu üründen sağladığını söyledi.</p>

<p>Bakanlığın teknik yönlendirmelerine ve üretim kurallarına riayet eden üreticilerle çalışmaya devam ettiklerini dile getiren Yumaklı, kentte üretilen kirazlar dünyanın dört bir yanına ihraç edilerek ekonomiye önemli katkı sağlandığını belirtti.</p>

<p>İbrahim Yumaklı, geçen yıl yaşanan zirai don nedeniyle üretimin azaldığını anımsatarak şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Geçen yıl 775 bin dekar alandan maalesef sadece 213 bin ton ürün almıştık. Hatırlarsanız zirai don sebebiyle kiraz neredeyse yoktu ülkede. Bu sene hamdolsun böyle bir şey yaşamamış olduk. O zirai don sebebiyle de etkilenen üreticilerimize İzmir için söylüyorum 2 milyar liralık bir destekte bulunduk. Onların da sürdürülebilir bir şekilde faaliyetlerine devam etmesini sağlamış olduk.”</p>

<p>Yumaklı, tarımsal desteklemeleri belirlerken belli öngörülerde bulunduklarını ancak yaşanan gelişmelerin maliyetleri artırdığını belirterek şöyle konuştu:</p>

<p>“Biz 2026 yılı desteklerimizi gübre ve mazottaki artışa göre tekrar hasat faaliyetlerinin bitimini takiben hesaplayacağız ve yeniden güncelleyeceğiz. Dolayısıyla geçtiğimiz yıl zirai don hadisesi vardı. Bu yıl da bu maalesef içinde bulunduğumuz coğrafyadaki çatışmalar, savaşlar bizlerin öngöremeyeceği bir maliyet getirmiş oldu. Ama her zaman olduğu gibi şunu söylüyoruz, biz üreticimizin yanındayız. Her türlü problemi imkanların elverdiği ölçüde ve hatta zaman zaman da imkanlarımızı zorlayarak karşılamış olacağız inşallah.”</p>

<p>Hasat yapılan 5 dekar alandaki bahçenin sahibi Mehmet Akdemir'in Tarım ve Orman Gençlik Konseyi üyesi olduğunu söyleyen Yumaklı, konseyde 42 genç üretici bulunduğunu, bunu 81 ile yaymayı amaçladıklarını ifade etti.</p>

<p>Gençlerin ve kadın girişimcilerin tarımsal üretime ilgisinden memnuniyet duyduğunu dile getiren Yumaklı, bu kişilerin yüksek verim ve teknoloji odaklı çalışmalarıyla gıda arz güvenliğinin teminatı olduğunu kaydetti.</p>

<p>Programa, İzmir Valisi Süleyman Elban, AK Parti İzmir Milletvekili Yaşar Kırkpınar, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı ve ilgililer katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/tarim-ve-orman-bakani-yumakli-orman-yanginlarina-karsi-yurutulen-mucadeleyi-anlatti</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 16:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/thumbs-b-c-17256f17d481523632976c4ebeec6a99.jpg" type="image/jpeg" length="15664"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Meteorolojiden sel ve çığ uyarısı]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/meteorolojiden-sel-ve-cig-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/meteorolojiden-sel-ve-cig-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Meteoroloji, Siirt'in Baykan, Şirvan ve Pervari ilçelerinde bu gece saatlerinden itibaren kuvvetli sağanak, yüksek kesimlerde ise karla karışık yağmur beklendiğini duyurdu. Yetkililer, sel, heyelan ve çığ riskine karşı vatandaşları uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün son değerlendirmelerine göre, Siirt'in kuzey ilçeleri olan Baykan, Şirvan ve Pervari'de bu gece saatlerinden itibaren kuvvetli sağanak yağış etkili olacak. Yüksek kesimlerde ise yağışların karla karışık yağmur şeklinde görülmesi bekleniyor.</p>

<p>Kuvvetli yağışla birlikte bölgede ulaşımda aksamalar, sel ve su baskını gibi olumsuzlukların yaşanabileceği bildirildi. Ayrıca eğimli arazilerde heyelan riski artarken, yüksek kesimlerde buzlanma, don ve tipi tehlikesine dikkat çekildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yetkililer, özellikle yüksek kar örtüsüne sahip bölgelerde çığ riskinin bulunduğunu belirterek vatandaşların ve sürücülerin dikkatli ve tedbirli olmaları konusunda uyarıda bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/meteorolojiden-sel-ve-cig-uyarisi</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 14:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/03/5628-trabzonu-sel-vurdu-yollar-dereye-dondu-toplu-tasima-ucretsiz-oldu.webp" type="image/jpeg" length="17620"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Meteorolojiden dört şehir için çığ uyarısı]]></title>
      <link>https://dirilispostasi.com/meteorolojiden-dort-sehir-icin-cig-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dirilispostasi.com/meteorolojiden-dort-sehir-icin-cig-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Meteoroloji 13. Bölge Müdürlüğü, Elazığ, Malatya, Tunceli ve Bingöl'ün yüksek kesimlerinde meydana gelebilecek olan çığ riskine karşı vatandaşları uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Meteoroloji 13. Bölge Müdürlüğü, yüksek kesimlerinde meydana gelebilecek olan çığ riskine karşı uyarılarda bulundu.</p>

<p>Meteoroloji 13. Bölge Müdürlüğünden yapılan uyarılarda, 'Bölgemiz genelinde havanın çok bulutlu ve sağanak yağışlı, yüksek kesimlerin karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği, hava sıcaklıklarının mevsim normalleri civarında seyredeceği, rüzgarın güney ve batı yönlerden hafif, yer yer orta kuvvette eseceği tahmin edilmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>DÖRT ŞEHİR TEHLİKE ALTINDA</strong></p>

<p>Elazığ, Malatya, Tunceli ve Bingöl çevrelerinin yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ ve kar erimesi tehlikesi bulunduğundan meydana gelebilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması önem arz etmektedir' ifadelerine yer verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://dirilispostasi.com/meteorolojiden-dort-sehir-icin-cig-uyarisi</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 10:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/03/agency/iha/meteorolojiden-dort-sehir-icin-cig-uyarisi.jpg" type="image/jpeg" length="31588"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
