Tarım Teknolojileri Kümelenmesi (TÜME) Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Abdulkadir Karagöz, gençleri üretime kazandırmayı, yetiştiricileri veri üreticisine dönüştürmeyi ve Türkiye'yi tarım teknolojilerinde, yapay zeka ve otonom sistemlerde dünyada öncü bir ülke haline getirmeyi amaçladıklarını söyledi.

Anadolu Ajansının (AA) "Global İletişim Ortağı" olduğu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile T3 Vakfı yürütücülüğündeki Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali (TEKNOFEST), Şanlıurfa GAP Havalimanı'nda devam ediyor.

TÜME Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Karagöz etkinlik kapsamında düzenlenen "TÜME Politika, Eğitim, Yatırım ve Adaptasyon" panelinde konuştu.

Karagöz, Şanlıurfa'nın kadim geçmişine işaret ederek, "Medeniyetin geldiği bu noktada, teknolojinin ilerlediği bu noktada biz de aslında medeniyetin sıfır noktası diye tabir edilen ama aynı zamanda da çağ açıp çağ kapatan topraklardayız."diye konuştu.

Abdulkadir Karagöz, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Tarım ve hayvancılık açısından bakacak olursak, biz şu anda bereketli hilalin, Mezopotamya'nın bir anlamda kalbindeyiz, Şanlıurfa'dayız. Burası dünyada küçükbaş ve büyükbaş hayvanların aslında evcilleştirildiği bir yer. Dünyada o yüzden bizim köklerimize baktığımız zaman çağ açıp çağ kapatan, hayvancılık ve tarımsal anlamda da çağ açıp çağ kapatan topraklardayız. Bu sene de özellikle TEKNOFEST'te Şanlıurfa'da inşallah medeniyetimizin güneş yüzlü çocukları, şu anda karşımda gördüğünüz teknoloji geliştiren gençlerimiz, bu teknolojiyi uygulayan tarım girişimcilerimizle öyle zannediyorum ki yeni bir çağın açılıp yeni bir çağın kapandığının işaret fişeğini vereceğiz. "

Dünyanın geldiği dönem itibarıyla bir veri çağına girdiğini dile getiren Karagöz, tarımda artık ıslahın ötesinde dünyada verimlilik yarışına girildiğini belirtti.

Karagöz, Türkiye'nin de yatırım ve üretim açısından dev bir tarım ülkesi olduğuna işaret ederek, "Aşağı yukarı 20 yılda 25 milyar dolardan 83,2 milyar dolar tarımsal hasılaya ulaşan dev bir tarım ülkesiyiz. En az 1,5 milyon tane kayıtlı hayvancılık işletmemiz, 2,5 milyon bitkisel üretim işletmemiz var. Gerçekten milyonlarca üreticimizle yetiştirme konusunda çok mahiriz. Buğdayı yetiştiriyoruz, hayvanı yetiştiriyoruz ama işin geliştirme kısmına geldiğimiz zaman, ıslah boyutuna geldiğimiz zaman oralarda futboldaki tabiriyle bloklar arasında boşluklar görüyoruz." diye konuştu.

Sorunun yetiştirici ve üreticilerde olmadığını vurgulayan Karagöz, "Sorunumuz ne? İklim krizi sorunumuz var. Sosyolojik dönüşüm sorunumuz var. Sorunumuz enerji arzında yaşanan travmalar var. Sorunumuz tedarik zincirlerinde kırılan travmalar var." şeklinde konuştu.

Karagöz, yetiştiricilerin sorunların bir şekilde üstesinden geldiğini ve her sene rekolte rekorları kırıldığını aktararak, TÜME Vakfının temellerinin atıldığı geçen yılki TEKNOFEST'te paydaşlarıyla bloklar arasındaki aslında bu boşluğu konuştuklarını bildirdi.

Tarımda tek başına yetiştirmenin yeterli olmadığı bir çağa doğru ilerlendiğine işaret ederek, veri üretiminin daha kıymetli bir hal alacağını, yapay zekayı inşa edeceğini ve gelecekte yetiştiriciliğin tek başına yetmeyeceğini ve veri üreticiliğinin geleceğini söyledi.

Karagöz, bloklar arasındaki boşlukları kapatmak için üretici ile ürünleri geliştirenleri, akademiyi, bunun gelişmesi için uygun finansmanı sağlayanları, bu ekosistemi regüle eden devleti ve bunun yürütücülüğünü üstlenen, operasyonunu üstlenen sahadaki TÜME gibi sivil toplum kuruluşlarının yan yana gelmesi gerektiğine inandıklarını ifade ederek, şunları kaydetti:

"Bu sahnede yaklaşık 5 gündür çok kıymetli konukları ağırladık ve hep iğneyi sahnede kendimize batırdık. Bir defa iğneyi batırdığımız zaman medyacılarımız şunu söyledi, bizim yetiştirmeyle ilgili, üretmeyle ilgili çok sorunumuz yok ama tarım sektörüne baktığımız zaman tarımı medyada işlemeyle ilgili sorunumuz var. Bir medyacı olarak size desem ki 'Türkiye'de tarım yazan, hayvancılığı çok iyi bilen bana 5 tane medyacı sayabilir misiniz?' öyle zannedersem çok düşünmeniz gerekiyor.

Tarımın medyadaki görünürlüğüne baktığımız zaman ya da fotoğraf karelerine baktığımız zaman, şu anda TEKNOFEST'te tüm alanında gördüğünüz fotoğraf karelerinden çok daha farklı, çok daha geleneksel fotoğraf kareleri görüyoruz. Şimdi bunun aşağı yukarı medya alanında 60 yıllık bir geri dönüşümü, belki 80 belki de 100 yıllık bir mazisi var. Tarımdan, köyden çıkmayı biz medyada hep bir başarı hikayesi olarak anlattık, 'Köyden çıktı ve bakan oldu', 'Köyden çıktı ve iş adamı oldu', 'Köyden çıktı ve sanatçı oldu'. Sosyolojik olarak Yeşilçam filmlerinde yıllarca tarımı, köyü, köylüyü geri kalmış, geride kalmış olarak işledik. Medyayla, iletişimle, kültür-sanat politikalarıyla bir yandan da aslında kentleşme özelde özendirildi, köy de geride bırakıldı."

TEKNOFEST Güneydoğu, kapanış töreniyle sona erdi
TEKNOFEST Güneydoğu, kapanış töreniyle sona erdi
İçeriği Görüntüle

Harran Üniversitesi'nde otonom çiftliğin startı verildi

Karagöz, Harran Üniversitesi'nde tarımın geliştirilmesine yönelik çalışmalar yapıldığına dikkati çekerek, şu ifadeleri kullandı:

"Harran Üniversitesi'nde dün yapay zekaya dayalı bir otonom çiftliğin ilk startını vermiş olduk. Hayvanlarımız girdi. Bundan iftihar ediyoruz. Bir sene önce hep birlikte attığımız adımların neticesini görüyoruz. Ama öte taraftan hemen yapay zeka dayalı otonom çiftliğin yan tarafında, daha önceden var olan modern ve güzel bir çiftliğin de aslında zeminine mıcır dökerek, beton dökerek ulaştırma dairesine çevrildiğini görüyoruz. Şimdi bu neden kaynaklanıyor? Aslında bir anlamda o sosyolojik dönüşümün, sosyolojik yol haritasının bir fotoğrafı, bir çıktısı. Arz güvenliğini hep birlikte önemsiyoruz ama biz tarım ve hayvancılığı 'biraz uzakta dursun' diyoruz, biraz az görüyoruz. Bu da bloklar arasında mesafeye neden oluyor. Üniversitelerimiz, Harran Üniversitesi'nde çok kıymetli hocalarımız işler yapıyorlar, imza işler yapıyorlar biyoteknoloji alanında, genetik alanında, hayvancılık alanında... Ama işin uygulama kısmına geldiğimiz zaman da oraya bir çiftliğe beton dökülüp otoparka çevrildiğini görüyoruz."

Temelde üniversitelerle, regülasyon kurumlarıyla, finansman sağlayan kurumlarla, sivil toplum kuruluşlarıyla, medyayla zihinlere tarım konusunda dökülen betonları kaldırmak istediklerini kaydeden Karagöz, "Biz istiyoruz ki zihinlere dökülen bu betonları ortadan kaldırdığımız zaman Harran Üniversitesi'nde bu kıymetli işleri yapan hocalarımızın ürünleri, o hocalarımızın elinden geçip bu uygulama çiftliklerinde fiilen uygulamaları gören öğrenci arkadaşlarımız sahaya çıktıklarında kendi yaşıtlarından ve küresel rekabette olduklarımızdan 10 yıl önde olacaklar, 50 yıl önde olacaklar." ifadelerini kullandı.

Karagöz, ziraat mühendisleri ve veterinerler aracılığıyla yetiştiricileri veri üreticisi haline getirmeyi, üniversitelerle işbirliği yaparak teknoloji geliştirme ve uygulama kapasitesini artırmayı hedeflediklerini belirtti.

"Önümüzdeki yıl yaklaşık 400 genç üreticimizin öz sermayesine katkı sağlamak istiyoruz"

TÜME Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Karagöz, TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar'ın TEKNOFEST'te savunma sanayisinin yanında tarım teknolojilerinin olduğu yönünde kendilerini cesaretlendirdiğini ifade ederek, kendilerinin de tüm paydaşlarla el ele verdiklerini söyledi.

Karagöz, "Bakanımızla, Yükseköğretim Kurulu Başkanımızla, Ziraat Bankası Genel Müdürümüzle, girişimcilerimizle, teknoloji geliştiricilerimizle diyoruz ki 'Bu gençlere imkan verin', karşımızda oturan medeniyetimizin güneş yüzlü çocuklarının 10 sene sonra Türkiye'nin tarım ve hayvancılıkta kendi kendine yeten, tam bağımsız olmasının da ötesinde bir teknoloji ihracatçısı, bir veri üreticisi, dünyanın yapay zekaya dayalı tarım ve hayvancılık sektörünün öncüsü olduğunu, göğsümüzü kabartacak işler yapacağını hep birlikte göreceksiniz." değerlendirmesinde bulundu.

Bu yıl 40 gence destek olduklarını ve bu sayıyı daha da artırmayı hedeflediklerini belirten Karagöz, sözlerini şöyle tamamladı:

"Önümüzdeki yıl yaklaşık 400 genç üreticimizin öz sermayesine katkı sağlamak, onları üniversitelerde eğitip sertifikalandırmak istiyoruz. Gençlerimizin bu alana yönelmesini, tarım teknolojileri geliştirmesini ve projelerini hayata geçirmesini istiyoruz. Yeter ki arasınlar, projeleriyle başvursunlar. Biz de onların önünü açalım, eğitimden finansmana kadar destek olalım. Teknolojileri hem geliştirelim hem erişilebilir ve uygun maliyetli hale getirelim. Amacımız gençlerimizi üretime kazandırmak, yetiştiricilerimizi veri üreticisine dönüştürmek ve Türkiye'yi tarım teknolojilerinde, yapay zeka ve otonom sistemlerde dünyada öncü bir ülke haline getirmek."

Kaynak: AA