Kuzey Avrupa'nın refah ve demokrasi sembolü İsveç, siyasi haritasını kökünden değiştirebilecek son derece kritik bir seçim atmosferinde. Sağ ve sol ittifaklar arasındaki oy farkının kelimenin tam anlamıyla milimetrik (yüzde 0,3) seviyelere inmesi, ülkede nefesleri kesmiş durumda. Eski Başbakan Magdalena Andersson'un liderliğindeki sol cephe anketlerde kıl payı önde görünse de, Ulf Kristersson komutasındaki sağ bloğun sandıktan zaferle çıkma ihtimali masada güçlü bir şekilde duruyor.

Kabinede Aşırı Sağ Dönemi mi Başlıyor?

Bu seçimi tarihi kılan asıl detay ise İsveç Demokratları'nın (SD) oynadığı rol. 2022'de kurulan merkez sağ hükümetine dışarıdan destek veren ancak kabineye alınmayan SD, bu kez masada el yükseltti. Kristersson, partisinin iktidarı alması durumunda, geçmişte neo-Nazi bağlantıları yüzünden ana akım siyasetten tamamen dışlanan bu aşırı sağcı gruba doğrudan bakanlık vereceğini resmen ilan etti. Bu hamle, aşırı sağın ülke yönetimindeki gayriresmi gücünü resmiyete dökmesi anlamına geliyor.

Popülist Rüzgar Solu Bile Etkiledi

Göçmenleri sınır dışı etmeyi, kalıcı oturum izinlerini sonlandırmayı ve "İsveç karşıtlığına" savaş açmayı vadeden SD'nin yarattığı popülist rüzgar, sol siyaseti bile dönüştürdü. Oy tabanını aşırı sağa kaptırmak istemeyen Sosyal Demokratlar, kendi ılımlı çizgilerinden saparak göç ve güvenlik politikalarında çok daha sert bir tutum benimsedi. Siyasi analistlere göre; sandıktan sol blok birinci çıksa dahi, İsveç'in o eski "açık kapı" günlerine dönmesi artık neredeyse imkansız.

Küçük Partiler 'Kral Yapan' Olacak

Kritik çağrı: Deniz taşımacılığı için alarm!
Kritik çağrı: Deniz taşımacılığı için alarm!
İçeriği Görüntüle

Uluslararası arenada insan hakları savunuculuğuyla bilinen İsveç'in bu yeni rotası, sivil toplum örgütlerini ciddi şekilde endişelendiriyor. Öte yandan meclisteki olası sandalye dağılımının 175'e 174 gibi kritik bir eşikte durması, Liberaller ve Merkez Parti gibi daha küçük siyasi oluşumları "kral yapan" (kingmaker) konumuna yükseltiyor. Pazar gecesi sandıklar açıldığında ortaya çıkacak tablo, sadece yeni hükümeti belirlemeyecek; aynı zamanda haftalarca sürecek zorlu koalisyon pazarlıklarının da fitilini ateşleyecek.

Muhabir: Berk Küçük