Birleşmiş Milletler Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi 17. Taraflar Konferansı (CBD COP17), “Doğa İçin Harekete Geçmek” temasıyla Ermenistan’ın başkenti Erivan’da başladı. 30 Ekim’e kadar sürecek zirvede, 2022'de Montreal’deki COP15'te kabul edilen Kunming-Montreal Küresel Biyoçeşitlilik Çerçevesi kapsamında belirlenen 23 hedefin ilk küresel değerlendirmesi yapılacak.

“30x30” Hedefi: Karaların Yüzde 30'u Koruma Altına Girecek

Çerçevenin en bilinen maddesi, “30x30” hedefi olarak anılan 3. hedef; 2030'a kadar karasal alanların, iç suların, kıyı ve deniz alanlarının en az yüzde 30'unun koruma altına alınmasını öngörüyor. Hedef yalnızca ilan değil, etkin yönetimi, ekosistemlerin birbiriyle bağlantılı olmasını ve yerel toplulukların haklarının gözetilmesini de kapsıyor. Diğer hedefler arasında bozulmuş ekosistemlerin onarılması ve doğaya zarar veren sübvansiyonların yılda en az 500 milyar dolar azaltılması yer alıyor.

Karaların Yüzde 18,7'si Korunan Alan

BM Çevre Programı ve IUCN’nin Korunan Gezegen veri tabanının Ekim ayı verilerine göre dünya genelinde 514 bini aşkın koruma alanı bulunuyor. Bu alanlar karaların yüzde 18,7'sini ve okyanusların yüzde 10'unu kapsıyor; ulusal sulardaki koruma oranı yüzde 23,3'e ulaşırken açık denizlerde bu oran yüzde 1,7'de kalıyor.

İş Enerji Metafor RES'in kurulu gücünü 100 megavata çıkardı
İş Enerji Metafor RES'in kurulu gücünü 100 megavata çıkardı
İçeriği Görüntüle

TÜBA Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, AA’ya yaptığı açıklamada zirvede taahhütlerden somut uygulamalara geçişin masaya yatırılacağını belirterek “Bu toplantının ana hedefi, şimdiye kadar yapılanların yeniden değerlendirilmesi, bundan sonra yapılması gerekenlerin saptanması ve eksik kalan noktaların yeniden yapılandırılması olarak tanımlanabilir.” dedi.

Nehir Kirliliği Biyoçeşitliliği Tehdit Ediyor

Prof. Dr. Yaşar, iklim ve biyoçeşitlilik politikalarının birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini, ortak temelin ise su olduğunu vurguladı. Özellikle Batı Anadolu nehirlerinin dördüncü sınıf kirlilik düzeyine ulaştığını aktaran Yaşar, atık suların arıtılarak nehirlere verilmesi ve gerekirse arıtma tesislerinin enerji giderlerinin sübvanse edilmesi gerektiğini savundu.

Erivan’dan Antalya’ya: Su, Tarım ve Yapay Zeka

Prof. Dr. Yaşar, kasımda Antalya’da düzenlenecek BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı’nın (COP31) daha kapsamlı bir gündemle toplanacağına dikkat çekerek “Türkiye dünyanın en önemli tarım ülkelerinin başında gelmektedir. Bu nedenle COP31'de önceliğimiz su, tarım ve yapay zeka üçlüsü olmalıdır.” ifadelerini kullandı.

Kaynak: AA