Türkiye ile Japonya ilişkilerinin miladı kabul edilen Ertuğrul Fırkateyni'nin Japonya seferinden dönerken batmasının üzerinden 136 yıl geçti.
İslam dünyasından Japonya'ya organize şekilde giden ilk diplomatik heyeti taşıyan Ertuğrul Fırkateyni toplam 609 kişilik mürettebatıyla Temmuz 1889'da İstanbul'dan ayrıldı.
Fırkateyn sırayla Süveyş, Aden, Bombay, Kolombo, Singapur, Hong Kong, Fukuşu, Nagazaki, Kobe duraklarına uğrayarak 11 ay sonra Yokohama'ya ulaştı.
Japonya İmparatoru Meiji tarafından kabul edilen Heyet Başkanı Osman Paşa, 2. Abdülhamid'in gönderdiği mektubu ve madalyayı Meiji'ye takdim etti.
Ziyaret kapsamında birçok temasta bulunan Osmanlı heyeti Yokohama'dan 15 Eylül 1890'da ayrıldı.
Honşu Adası'nın güneyine ilerleyen Ertuğrul, 16 Eylül 1890 akşamı Wakayama eyaletine bağlı Kuşimoto açıklarına ulaştı.
Fırkateyn, Şionomiseki Burnu ile Kii Ooşima Adası civarlarında Japonya'nın güneyini her yıl etkisi altına alan eylül tayfunlarına yakalandı.
Sürüklenerek kayalıklara çarpan Ertuğrul, parçalara ayrıldı ve Pasifik Okyanusu'nun sularına gömüldü.
Tarihi kaynaklarda, kazadan sadece 69 denizcinin kurtulduğu, 500'den fazla Osmanlı subayının yaşamını yitirdiği kaydediliyor.
Ziyaretin mahzun hikayesi iki ülke diplomasisinde başlangıç kabul edilirken, batan fırkateyn ve leventlerin manevi mirası da 136 yıldır iki ülke halkının gönüllerinde yaşatılıyor.
Kuşimoto'da 1891'de şehitler için anıt
Ertuğrul'un mahzun mirası, Ankara-Tokyo ilişkilerinin miladı kabul edilirken, kazanın yaşandığı Kuşimoto'da 1891'de şehitler için anıt dikildi.
Türkiye'nin 1937'de restore ettiği anıtın önünde her yıl anma törenleri yapılıyor.
1974'te inşa edilen Türk Müzesi'nde Ertuğrul Fırkateyni'nin maketi, gemideki asker ve komutanların fotoğrafları ve heykelleri bulunuyor.
"Japon algısının oluşmasındaki en önemli olaylardan biri"
Ankara Üniversitesi Japon Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Türk-Japon Vakfı Mütevelli Heyeti ve Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ali Merthan Dündar, konuya ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye'de Japonya ve Japon algısının oluşmasındaki en önemli olaylardan birinin Ertuğrul Fırkateyni olduğunu vurgulayan Dündar, "Ertuğrul faciası ve sonrasındaki kurtarma faaliyetleri Japonya ile ilgili merak ve sempatinin oluşumundaki en önemli dönüm noktası olarak değerlendirilebilir." ifadesini kullandı.
Dündar, facianın iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilere somut katkı sağlamaktan ziyade, iki taraf arasındaki hemen her diplomatik toplantıda Ertuğrul ile ilgili hatırlatmaların "sıcak bir giriş" olarak kullanıldığının altını çizdi.
Kuşimoto'da olayın hatıraları yaşatılıyor
İki ülke arasındaki bu tarihsel yakınlığın genç kuşaklara aktarılması konusuna ilişkin ise Dündar, gençlerin bu elim kaza ile ilgili bilgi sahibi olduğunu söylemenin çok mümkün olmadığı değerlendirmesinde bulundu.
Dündar, olaya ilişkin hafızaların taze tutulmasına ilişkin ise şu ifadeleri kullandı:
"Kazanın yaşandığı noktadaki Kuşimoto'da gerek Ertuğrul ile ilgili anıtların bulunması gerek her yıl küçük ölçekli düzenlenen ve beş yılda bir Türk Deniz Kuvvetlerine ait bir savaş gemisinin ziyareti ve Japon prensesinin katılımı ile daha kapsamlı, büyük ölçekli törenlerle bu küçük beldedeki toplumsal hafızada hala olayın hatıraları yaşatıldığı için Japonya genelinde olmasa da en azından bölgesel olarak facia ile ilgili farkındalık yüksektir."