Görünmeyeni Fark Eden Dijital Göz Batın bölgesi tomografilerini detaylı bir biçimde inceleyebilen yepyeni bir teknoloji, tıp dünyasının kullanımına sunuldu. Alibaba Grubu çatısı altındaki Damo Academy mühendisleri tarafından tasarlanan bu yenilikçi yapı, karın içindeki on sekiz farklı organda oluşabilecek tümörleri ve çok sayıda anormalliği kolaylıkla saptayabiliyor. Science isimli prestijli bilimsel dergide detayları paylaşılan bu görsel ve metinsel model, erken tanı süreçlerinde önemli bir sıçrama tahtası olarak değerlendiriliyor.
Milyonlarca Veriyle Gelen Geniş Kapsamlı Uzmanlık Piyasadaki diğer dar kapsamlı tanı cihazlarından farklı olarak bu mimari, tek bir rahatsızlık yerine oldukça geniş bir yelpazede tarama yeteneği sergiliyor. Sistemin öğrenme aşamasında dört yüz yirmi binden fazla tomografi çekimi ve on beş milyonu aşan klinik eşleştirme kullanıldı. İnsan eliyle yapılan işaretlemelere gerek duymayan bu gelişmiş öğrenme modeli, üç boyutlu anatomik görüntüleri tıp raporlarındaki bulgularla doğrudan bağdaştırarak kendi kendini eğitmeyi başardı.
Klinik Testlerde Doktorların Performansını Aştı Kırk bin civarında gerçek hasta verisi üzerinde denenen yazılım, ulaştığı başarı puanı ile oldukça yüksek bir güvenilirlik oranına sahip olduğunu kanıtladı. Yirmi altı uzman hekimin katıldığı karşılaştırmalı performans testlerinde bu teknoloji, yirmi üç doktorun bireysel teşhis başarısını geride bıraktı. Üstelik dijital asistan desteği alan uzmanların atladığı tanı oranında yüzde onluk bir azalma görülürken, hasta dosyalarını inceleme sürelerinin de yüzde otuz oranında kısaldığı tespit edildi.
Tüm Dünyanın Kullanımına Ücretsiz Sunuldu Geliştirici ekip, sağlık alanında büyük yankı uyandıran bu sistemin tüm yazılım kodlarını ve altyapısını açık kaynak kodlu platformlar üzerinden küresel erişime açtı. Bilim insanlarının gelecek planları arasında, bu teknolojinin yalnızca karın bölgesiyle kısıtlı kalmayıp akciğer ve beyin gibi farklı bölgelerin görüntülenmesine de uyarlanması yer alıyor. Yapılacak bağımsız klinik doğrulama testlerinin ardından, bu yöntemin küresel çaptaki sağlık merkezlerinde standart bir uygulama haline getirilmesi hedefleniyor.