☰
✕
Eğitim

Sarı Nokta Hastalığı: Erken Tanı Görme Kaybını Yavaşlatıyor

Prof. Dr. Çeliker, düz çizgileri eğri görmenin sarı nokta hastalığının belirtisi olabileceğini vurguladı; erken tanıyla görme kaybı yavaşlatılabiliyor.

Abone Ol

Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hande Çeliker, yaşa bağlı makula dejenerasyonu olarak da bilinen sarı nokta hastalığının ileri yaşlarda merkezi görmeyi tehdit ettiğini ve erken tanının kritik önem taşıdığını vurguladı. Çeliker, “Erken tanı ve uygun tedaviyle görme kaybının ilerlemesi birçok hastada yavaşlatılabilir.” dedi.

Belirtiler Nelere Dikkat Edilmeli?

Prof. Dr. Çeliker’e göre hastalığın günlük yaşamda fark edilebilecek belirtileri şunlar: düz çizgilerin eğri veya dalgalı görünmesi, görüntünün orta kısmında bulanıklık, okurken harflerin kaybolması ve yüzleri tanımakta güçlük. “Kapı kenarlarını, pencere çerçevelerini veya düz çizgileri eğri görmeye başlayan kişiler bu değişikliği önemsemeli.” diyen Çeliker, başlangıç döneminde hiçbir belirti hissedilmeyebileceğini de hatırlattı.

Kuru Tip ve Yaş Tip

Çeliker, hastalığın iki temel tipinin bulunduğunu belirtti. Kuru tip daha sık görülüyor ve genellikle yavaş ilerliyor; yaş tip ise retina altında gelişen anormal damarlar nedeniyle hızlı görme kaybına yol açabiliyor. “Özellikle ani gelişen görme değişikliklerinde erken müdahale büyük önem taşıyor.” diye konuşan Çeliker, yaş, aile öyküsü ve sigara kullanımını önemli risk faktörleri olarak sıraladı.

Evde Amsler Testi

Prof. Dr. Çeliker, kişilerin belirtileri erken fark etmek için Amsler kareli çizelgesini kullanabileceğini anlattı. Bir göz kapatılarak diğer gözle çizelgenin ortasındaki noktaya bakılacak; çizgilerde eğrilme, dalgalanma veya kaybolma fark edilmesi retina hastalığının işareti olabilir. Çeliker, bu kontrolün düzenli göz muayenesinin yerini tutmadığını özellikle vurguladı.

Tedavi ve Düzenli Takip

Çeliker, yaş tipte uygulanan göz içi enjeksiyon tedavilerinin hastalığın kontrol altına alınmasında belirleyici rol oynadığını aktardı. OCT (optik koherens tomografi) gibi görüntüleme yöntemleriyle görme kaybı başlamadan önce retina tabakasındaki değişikliklerin tespit edilebildiğini de belirten Çeliker, “Görmedeki değişiklikler yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak değerlendirilmemeli.” diye uyardı.