☰
✕

KIVANÇ TATLITUĞ GALADA HER ŞEYİ KONUŞTU: “CANIM SIKILDI, KAPATTIM”

Abone Ol

Ünlü oyuncu Kıvanç Tatlıtuğ, galada yaptığı açıklamalarla gündeme gelen konulara açıklık getirdi. Röportajı izledim; hem yaklaşık 5 milyon takipçisinin bulunduğu Instagram ve X hesaplarını neden kapattığını hem de Göktürk’te yaşanan olay ile havalimanındaki tartışmayı anlattı.

Tatlıtuğ, ağustos ayında Instagram ve X hesaplarını kapatmıştı. Yaklaşık 5 milyon kişinin takip ettiği hesaplarını neden kapattığı sorulduğunda ise kısa ve net konuştu: “Canım sıkıldı, canım öyle istedi, kapattım.” Ardından iki düzine kitap aldığını ve bol bol okuduğunu anlattı.

Ben bu meseleyi öyle geçiştirilecek bir karar olarak görmüyorum. Beş milyon takipçi, öyle kolay ulaşılan bir sayı değil. Bugün insanlar birkaç bin takipçi kazanabilmek için uğraşıyor, paylaşımlarının daha fazla kişiye ulaşması için çabalıyor. Bir de milyonlara ulaşmış bir isim düşünün… Hiçbir zorunluluğu olmadığı hâlde bütün hesaplarını kapatıyor.

Kıvanç’ın kararına saygım var. Ancak bunun herkesin yapabileceği bir şey olmadığını da söylemeliyim. Çünkü sosyal medya artık yalnızca fotoğraf paylaşılan bir mecra değil; şöhretin, reklamın ve ticari kazancın da önemli bir parçası. İnsanlar görünür kalmak için birbirleriyle yarışırken Kıvanç’ın geri çekilmeyi seçmesi bana göre üzerinde düşünülmesi gereken bir tercih.

Kendisini tanırım. İyi kalpli, yürekli, dürüstlüğünden ödün vermeyen bir insandır. Doğru bildiği yoldan kolay kolay dönmez. Oyunculuğunu da başarılı buluyorum. Belki de insanın zaman zaman kalabalıktan uzaklaşması, kendi dünyasına dönmesi gerekiyor. Beş milyon takipçiyi geride bırakıp kitapların dünyasına yönelmek, günümüzün sosyal medya çılgınlığı düşünüldüğünde hiç de kötü bir tercih değil.

Eski Organize İşler filmini de çok beğenmiştim. Severek izlediğim, başarılı bulduğum yapımlardan biriydi. Şimdi Organize İşler: Karun Hazinesi ile yeniden izleyicinin karşısına çıkılıyor. Yılmaz Erdoğan başta olmak üzere bütün ekibe başarılar diliyorum. Yeni kadro da oldukça iddialı. Umarım ilk filmin yakaladığı başarıyı devam ettirirler.

GÖKTÜRK’TEKİ OLAYIN DA TAKİPÇİSİ OLACAĞINI SÖYLEDİ

Kıvanç Tatlıtuğ’un galada konuştuğu bir başka konu da Göktürk’teki evinde yaşanan ve Türkmenistan vatandaşı Bahadur Yangibayev’in yaralanmasıyla sonuçlanan olaydı.

Tatlıtuğ, Yangibayev’in kendi çalışanı olmadığını belirterek kendisinin yanında olduklarını, hukuki ve manevi anlamda destek vermeyi sürdüreceklerini söyledi. İlerleyen dönemde konunun takipçisi olarak kamuoyunu bilgilendireceğini de ifade etti. Yangibayev’in sağlık durumunun iyi olduğunu açıklaması ise sevindirici.

Bu olayda ayrıntıların tamamını bilmeden kimse hakkında hüküm vermek doğru olmaz. Fakat yaralanan bir insan söz konusuysa öncelik, onun sağlığı ve ihtiyaçları olmalı. Olayın nasıl gerçekleştiği ve hukuki boyutunun ne olduğu da açıklığa kavuşmalı. Tatlıtuğ’un konuyu takip edeceğini söylemesi önemli; şimdi yapılması gereken, sürecin sağlıklı biçimde ilerlemesini beklemek.

ÇOCUĞUNUZUN GÖRÜNTÜSÜNÜ HERKES ÇEKEMEZ!

Gelelim havalimanında yaşanan tartışmaya…

Kıvanç Tatlıtuğ, oğlunun cep telefonuyla görüntüsünü çekmeye çalışan kişiye tepki göstermiş, galada da yaşanan olay nedeniyle özür dilemişti. O kişiyi sıradan bir vatandaş zannettiğini söyleyerek kalbini kırdıysa üzgün olduğunu ifade etti.

Açık konuşayım, çocuklarının görüntülerinin izinsiz çekilmesinden rahatsız olan anne babaları anlıyorum. Ünlü olmak, insanın ailesi üzerindeki mahremiyet hakkını ortadan kaldırmaz. Hele ki çocuklar, anne babalarının mesleği ya da şöhreti yüzünden sürekli kameraların hedefi hâline getirilmemeli.

Burada başka bir sorun daha var. Elinde cep telefonu olan herkes kendisini magazin muhabiri yerine koyabiliyor. Hangi kurum adına çalıştığı belli değil, mesleki sorumluluğu yok; ama insanların özel hayatına girip görüntü toplamaya kalkışıyor. Sonra da bu görüntüleri haber diye servis etmeye çalışıyor.

Kusura bakılmasın ama gazetecilik bu kadar basit bir iş değil. Muhabirlik, yalnızca bir görüntüyü yakalayıp yayımlamakla yapılmaz. Mesleğin etik kuralları, kişilik haklarına saygısı ve sorumluluğu vardır. Teknolojinin gelişmesi, bu sınırları ortadan kaldırmıyor.

Kıvanç’ın öfkelenmesini anlayabiliyorum. Bununla birlikte, tartışmanın ardından özür dilemesini de doğru buluyorum. İnsan bazen hassas olduğu bir konuda anlık tepki gösterebilir; önemli olan, sonrasında durumu değerlendirip gerekiyorsa hatasını kabul edebilmesidir.

Benim itirazım magazin haberciliğine değil, sınır tanımayan anlayışa. Bir sanatçının hayatını haberleştirmek başka, çocuğunu rahat bırakmamak başka. Aradaki farkı bilmek gerekiyor.

Şöhretin bedeli, insanın ailesiyle huzur içinde yaşama hakkından vazgeçmesi olmamalı.