Fon vurgununda mağdur olan yatırımcılara, fon varlıklarından ve sorumlulardan elde edilen gelirlerle kısmi ödeme yapılacağı yönündeki açıklama, adalet duygusunun tesisi adına oldukça olumlu ve kıymetli bir adımdır. Mağduriyetlerin giderilmesi, devletin vatandaşına sahip çıktığını göstermesi bakımından son derece önemlidir. Bu kararı alan ve emeği geçen herkesi kutlamak gerekir.
Ancak bu haklı ve adil yaklaşım, sadece belirli bir olayla sınırlı kalmamalıdır. Aynı kararlılık, kamunun ve bireylerin uğradığı diğer haksızlıklar için de eksiksiz bir şekilde hayata geçirilmelidir.
Rüşvet, İrtikap ve Yolsuzlukta da Aynı Kararlılık Şarttır
Özellikle yerel yönetimlerde veya kamu mekanizmalarında; rüşvet, irtikap, görevi kötüye kullanma ve dolandırıcılık gibi suçlar yoluyla haksız kazanç elde edenlerin üzerine aynı kararlılıkla gidilmelidir.
Nasıl ki fon vurgununda suçluların mal varlıklarına el konulup mağdurlara iade ediliyorsa, belediyelerde ve kamu projelerinde işleri yapmak ya da geciktirmemek adı altında toplanan rüşvetler, gasbedilen paralar ve haksız zenginleşme araçları da suçluların yanına kâr kalmamalıdır.
El Konulan Varlıklar Mağdurlara Dönmeli: Yargılama süreçleri sonucunda suç olduğu kesinleşen bu tür varlıklar, hazineye devredilmenin ötesinde, doğrudan bu çarkın mağduru olan vatandaşlara ve hak sahiplerine iade edilmelidir.
Caydırıcılık Unsuru: Hiç kimse devletin yetkisini, kamu gücünü ya da makamını kişisel zenginleşme aracı olarak kullanamayacağını bilmelidir.
Demokratik Hukuk Devletinin Gereği
Demokratik bir hukuk devletinin temel temel taşlarından biri, "suçun cezasız kalmaması" olduğu kadar, "suç gelirlerinin meşrulaştırılamaması ve sahibinin yanında bırakılmamasıdır".
Hukuk devleti ilkesi, vatandaşının mülkiyet hakkını koruduğu gibi, gayrimeşru yollarla bu mülkiyete göz dikenlerin elde ettiği haksız menfaatleri de geri almayı emreder. Gasp, rüşvet ve yolsuzluk yoluyla elde edilen servetler toplumun ortak vicdanını yaralamaktadır. Bu yarayı kapatmanın en etkili yolu, suçluların kurduğu zenginlik düzenini yıkmak ve alınan her kuruşu hak sahibine geri vermektir.
Fon vurgununda atılan bu adımı milat kabul ederek; rüşvet ve yolsuzlukla elde edilen tüm varlıkların hak sahiplerine iade edildiği, suçluların sıfırlandığı bir adalet düzenini hep birlikte inşa etmeliyiz. Çünkü hiç kimse rüşvet, irtikap, dolandırıcılık ve gasp yoluyla zenginleşemez; demokratik hukuk devleti buna asla müsaade etmez.