☰
✕

EVLİLİK ÜÇ AY… YÜK BİR ÖMÜR

Abone Ol

Gençlerimize bakıyorum.

Bahusus kızlarımıza…

İçim acıyor.

İki hafta tanışma.

Birkaç ay evlilik.

Ardından gebelik.

Çocuk.

Sonra bir tartışma…

Bir kırgınlık…

Bir dilekçe…

Ve boşanma.

Dosya kapanıyor.

Hayat devam ediyor.

Çünkü ortada çocuk varsa mahkeme biter…

annelik, babalık bitmez.

2025’te Türkiye’de 193 bin 793 çift boşandı.

Bu boşanmalardan 191 bin 371 çocuk etkilendi.

Velayetlerin yaklaşık dörtte üçü anneye verildi.

Gece ateşlenen çocuk.

Okul.

Doktor.

Servis.

Masraf.

Kaygı.

Bir imza birkaç dakikada atılıyor.

Yükü yıllarca taşınabiliyor.

Kur’ân aileyi anlatırken üç kelime kullanıyor:

Sekînet.

Meveddet.

Rahmet.

Bugün nikâh masasına bazen başka şeyler de geliyor.

Beklenti.

Ego.

Mukayese.

Sosyal medya.

Tahammülsüzlük.

İlk tartışmada:

“Anlaşamıyoruz.”

İlk kırgınlıkta:

“Bitti.”

Aileler devreye girince:

“Ben bunu çekemem.”

Peki evlilik neydi?

İki kusursuz insanın aynı çatı altında buluşması mı?

Öyle bir insan henüz yaratılmadı.

Evlilik biraz da birbirine alışmaktır.

Bazen susmak.

Bazen özür dilemek.

Bazen haklı çıkmaktan vazgeçip yuvayı korumak.

Genç kıza:

“Mutlu ol.”

diyoruz.

Güzel.

Ama mutluluk siparişle gelmiyor.

“Sev.”

diyoruz.

Sevgi de her sabah aynı sıcaklıkta uyanmıyor.

“Hakkını bil.”

Elbette.

Peki fedakârlığı kim öğretecek?

Sabrı?

Vefayı?

Tahammülü?

Mesuliyeti?

Bunlar da çeyize konmalı.

Bir hususu da ayıralım.

Boşanma davasını kadının açması, kusurun ona ait olduğunu göstermez.

Erkek kusurlu olabilir.

Kadın olabilir.

İkisi de.

Ama çocuk…

kusuru olmadığı hâlde bedel ödeyebiliyor.

Bir evden ötekine.

Hafta sonu hesabı.

Bayram günü.

Telefon saati.

Teslim vakti.

Çocuk daha hayatı öğrenmeden…

takvim öğreniyor.

Kızlarımıza özellikle şunu söylemek istiyorum:

Öfkeyle verilen kararın vadesi bazen uzun olur.

Mahkeme kararı bir sayfa.

Sonrası kırk yıl sürebilir.

Çocuk sizdeyse dosya kapanır.

Sorumluluk kalır.

Üç aylık bir öfkenin taksiti…

otuz yıl sürebilir.

Erkeğe de sözüm var.

Kadın oyuncak olamaz.

Çocuk dekor olamaz.

Nikâh da hevesle kurulup öfkeyle dağıtılacak bir şey olamaz.

Bir öfkeyle evi dağıtan erkek hesabını verir.

Bir heves uğruna yuvayı harcayan kadın da.

Çünkü aile, iki kişinin keyfine göre taşınan bir beraberlikten daha büyüktür.

Bir ahit, bir emanet, bir mesuliyet.

Çocuk varsa…

artık yalnız iki kişiyi ilgilendirmez.

İki yetişkin ayrılır.

Çocuk ise bazen…

iki hayatın arasında büyür.

Selam ve dua ile…