Bir devletin güvenliği yalnızca sınırlarının korunmasından ibaret değildir. Devletin sahip olduğu stratejik bilgiler, vatandaşların mali verileri, kamu kurumlarının dijital altyapısı ve bu sistemlere ilişkin kayıtların bütünlüğü de millî güvenliğin en önemli unsurları arasındadır.
Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından kamuoyuna açıklanan ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma da bu açıdan son derece dikkat çekici iddiaları ve teknik bulguları gündeme taşımaktadır.
Soruşturma makamlarının açıklamalarına göre MASAK bünyesinde kullanılan Entegre Mali İstihbarat Sistemi'nin geçmiş dönemlerdeki altyapısı, yetkilendirme mekanizmaları ve bazı sorgulamalar mercek altına alınmıştır. İleri sürülen hususlar doğru ve yargısal süreç sonunda sabit görülürse, mesele yalnızca kişisel verilerin hukuka aykırı biçimde sorgulanması değil; devletin mali istihbarat kapasitesinin ve kritik bilgi sistemlerinin güvenliği bakımından çok daha geniş bir anlam taşıyacaktır.
Bu nedenle yürütülen soruşturmanın en önemli yönlerinden biri, devlet kurumlarının dijital altyapısında geçmişte oluşmuş olabilecek güvenlik açıklarının geriye dönük olarak ortaya çıkarılmasıdır. Özellikle yönetici yetkilerinin denetlenmesi, işlem kayıtlarının eksiksiz tutulması, kritik veriye erişimin sınırlandırılması ve yapılan her işlemin sonradan denetlenebilir olması modern kamu yönetiminin vazgeçilmez şartlarıdır.
Devletin en hassas mali verilerine erişim sağlayan sistemlerde hiçbir kişi, şirket veya yapılanma denetim dışı bir alan oluşturamamalıdır. Kamu kurumlarında görev alan ya da bu kurumlara yazılım ve teknik hizmet sağlayan herkesin faaliyeti hukuk, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri içerisinde yürütülmelidir.
Soruşturmanın bir diğer önemli boyutu ise geçmişte gerçekleştiği ileri sürülen işlemlerin yıllar sonra dahi teknik ve adli incelemeye tabi tutulabilmesidir. Hukuk devletinde zamanın geçmesi, ciddi suç şüphelerinin araştırılmasına engel oluşturmamalı; delillerin ortaya koyduğu ölçüde sorumluluk bireyselleştirilmeli ve karar bağımsız yargı mercilerince verilmelidir.
Bu noktada İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ile İstanbul Emniyet Müdürlüğünün yürüttüğü çalışmalar, iddiaların tüm yönleriyle araştırılması ve varsa sorumluların belirlenmesi bakımından önem taşımaktadır. Aynı ölçüde önemli olan bir başka husus da soruşturma sürecinde masumiyet karinesinin korunması ve isnatların ancak kesinleşmiş yargı kararlarıyla sabit kabul edilmesidir.
Türkiye'nin kamu kurumlarını ve kritik dijital altyapısını koruması, yalnızca bugünün değil geleceğin de güvenlik meselesidir. Mali istihbarat sistemleri üzerinde kurulabilecek her türlü hukuka aykırı erişim imkânının ortaya çıkarılması, gerekli teknik açıkların kapatılması ve sorumluluğu yargı tarafından belirlenen kişiler hakkında hukukun gereğinin uygulanması devletin kurumsal güvenliği açısından temel bir zorunluluktur.
Devletin hafızası da, vatandaşın verisi de, kamu kurumlarının dijital altyapısı da hiçbir örgütün, grubun veya kişinin özel alanı değildir.
Bu sistemlerin tek sahibi millettir; güvencesi ise hukuk devletidir.