☰
✕
Gündem

Dark Web’deki Tera Sızıntısı: 40 Bin Dosya Ne Söylüyor?

Diriliş Postası yazarı Yiğit Uzun, 40 binden fazla dosyayı tek tek inceledi; müşteri kayıtlarını, işlem defterlerini, personel bilgilerini, e-faturaları ve sistem yapılandırmalarını didik didik taradı. Bulduklarının bir kısmı gerçekten çarpıcı — bir kısmı ise hiç yok. Dark web’de “Tolstoy” imzasıyla yayımlanan 4 gigabaytlık arşiv, sosyal medyada fırtına kopardı: 141 ünlü isim, gizli listeler, büyük bir mali skandalın eşiği.

Abone Ol

Meşhur Tera sızıntısında ne var, ne yok?
Sosyal medya hesabımda da belirttiğim gibi, çalışma arkadaşlarımla birlikte Tera'ya ait olduğu ve sızdırıldığı öne sürülen dosyaları inceledik. Elimizdeki arşiv yaklaşık 4 gb; yedi bölüme ayrılmış, 40 bini aşkın dosya. İçinde finans grubunun müşteri kayıtları, işlem defterleri, personel verileri, e-faturalar ve sistem yapılandırmaları var.

Bu dosyaların sızdığı iddiası önce karanlık webde ortaya atıldı; "Tolstoy" takma adlı birisi Tera grup verilerini yayınladığı duyurdu. Daha sonra kendine "MLKP Devrimci Adalet Hackerleri" diyen bir grup da sızıntıyı üstlendi; bu üstlenmeyi doğrulayamadım, duyurular arasındaki zamanlama da örtüşmüyor. İlk sızdıran olarak görünen isim "Tolstoy".

Duyurudaki bazı adetlerle arşivdekiler örtüşüyor 1 milyon 580 bin satır olarak duyurulan Avrupa ve Dubai para hareketi kaydı, 17 veritabanı adı, anahtar kasası olarak adlandırılan dosyada 311 kayıt, kullanıcı rehberinde 893 kayıt.

Bu paralar nedir? Tek tek anlatayım
Baştan söyleyeyim bu sızdırılan verilerde haftalardır kamuoyunda konuştuğumuz o isimler bu sızıntının incelediğimiz kısımlarında yok; bazılarının etkileşim almak için köpürttüğü gibi 141 kişinin adı da yok. Bu verilerin tamamı zaten Başsavcılığın ve ilgili kurumların ulaşabileceği ve çapraz doğrulama yapabileceği veriler. Bizim elimizdekiler şirketin iç verileri. Sızıntı seti çok kısıtlı; daha çok Londra ve Dubai transferlerini ve şirketin faturalarını, ayrıca çalışanların mailleri vs. var. Transferlerde kamuoyunun beklediği türden bir isim ifşası da yok bireysel müşteri hesaplarında elbette isimler var, birkaçına aşağıda değineceğim, ama aradığımız türden elle tutulur şeyler yok.
Önce şunu bilmeliyiz: Bu arşiv bir bankanın hesap dökümü değil. Para kayıtları, forex şirketlerinin müşteri defterleri. Forex, internet üzerinden döviz, altın, hisse endeksleri üzerinde alım-satım yapılabilen piyasa; "kaldıraç" denilen sistemle elinizdeki paranın kat kat fazlasıyla işlem yapılabilir.

Arşivdeki akış dosyalarında ağırlıklı olarak hesaba para girip çıkması ve aracı kurumun müşteriye tanıdığı "kredi" kayıtları görünüyor; alım-satım satırları ayrı dosyalarda tutuluyor.

Bir de şunu bilmeliyiz bu defterlerde aynı para birden çok kez sayılabilir. Paranın bir hesaptan diğerine aktarılması da ayrı satırlara kaydediliyorsa, defterdeki büyük toplam, sisteme dışarıdan o kadar yeni para girdiği anlamına gelmez. Yani "27 milyon dolar" gibi bir rakam gördüğünüzde bunu "27 milyon dolar gönderdiler" diye okuyamazsınız.

Girelim detaylara...
1. En yüksek toplamlı hesaplar insanlara değil, finans kurumlarına ait görünüyor. Londra ayağının özet tablosunda Blackwell Global, Swisquote, Equiti, IS Prime gibi kurumların ve "coverage" (risk denkleme) etiketli hesapların toplamları öne çıkıyor.
Bunlar ne demek? Forex aracı kurumları müşterilerine fiyat vermek için daha büyük toptan sağlayıcılardan fiyat alır tıpkı bir manavın malzemeyi toptancıdan alması gibi. Bu hesaplar bu tür ilişkilerle ilgili olabilir; ama gerçekte hangi işlevle kullanıldıkları bu kayıtlardan tam olarak belirlenemiyor, tablolarda para birimi sütunu da yok.

2. "Artsmrkts" adlı bir şirket, iki ayrı sistemde de en yüksek toplama sahip hesaplar arasında yer alıyor. Avrupa kayıtlarındaki ülke alanında, Karayipler'de bulunan bir ülke olan Saint Vincent ve Grenadinler yazıyor. Bu da ayrı bir inceleme konusu olmalı. Bana şüpheli geldi. Para kaçırılmış olabilir mi? Bilemiyorum. Paranın kimin adına transfer edildiğine ilişkin bir bilgi yok, sadece şirket adı var. Savcılığın bu bilgiyi de dikkate alarak gerekli tespitleri yapması iyi olur.

3. Myra Araç Kiralama ve Eğitim Danışmanlık Hizmetleri A.Ş. adının yazdığı iki hesap, grubun Londra'daki aracı kurumunun defterlerinde duruyor; kayıtların tarih aralığı 2018'den 2022'ye uzanıyor. Dolar cinsinden bakiye kayıtlarının artı tutarları yaklaşık 27,1 milyon, eksi tutarlarının toplamı yaklaşık 24,7 milyon.
Bunlar banka havalesi toplamları değil, iç aktarmalar ve düzeltme kayıtları da bu sayılara giriyor; aynı para bir hesaptan diğerine aktarılırsa yeniden kayda girebiliyor. Dolayısıyla bu tutarları "şirket şu kadar para gönderdi ya da çekti" diye okuyamayız.

Hesap sahipliği, paranın kaynağı ve işlemlerin gerçek alıcıları ayrıca doğrulanmalı. Tüm bunlar soruşturmayı yönetenlerin işi çünkü elimizdeki veri setinde yeterli done yok. Şu anda sızdırılan veri, okyanusta ufak bir damla. Ocak ayında grubun fatura sisteminde bu şirkete ait kayıtlar da görünüyor; fatura yönü ve ödeme durumu kayıtlardan belirleyemedim.

4. Emre Tezmen'in adının yazdığı bir hesap hem Avrupa hem İngiltere kayıtlarında görünüyor; kayıtları 2015'ten 2025'e uzanıyor. Defterine göre hesaba yaklaşık 1,32 milyon dolar giriş yapılmış, 1,04 milyon dolar çekilmiş; net toplam 284 bin dolar civarında. Aynı tutarlarda karşılıklı giriş-çıkış çiftleri (250 bin, 204 bin, 168 bin dolar) da dikkat çekiyor. Tezmen kaydıyla aynı gün, "holding adına" yazan bir açıklama taşıyan bir kayıt da, Tera Yatırım Bankası'nın kurucu ortaklarından Gül Ayşe Ç.'nin adının yazdığı hesapta görünüyor. O hesabın toplamı ise küçük: Yaklaşık 42,8 bin dolar giriş, 38,7 bin dolar çıkış, net 4 bin dolar civarında.

5. Dubai tarafı, para trafiği açısından en ilginç bölüm. Dubai kayıtlarında en yüksek toplamlı hesabın adı "Thailand Fund" Türkçesi "Tayland fonu" ama burası yalnızca bir hesap adı; gerçek bir yatırım fonu olduğunu doğrulamadım. Bu hesabın kayıtlarında, numarası ve "TH-" gibi etiketler belirtilen başka hesaplara gönderme yapan açıklamalar var; soyadlarından Tayland bağlantılı görünen çok sayıda müşteri hesabı da defterlerde duruyor. Dikkat çeken ayrıntı şu: Dubai dosyasında 17 satırın açıklamasında "Received in Turkey", yani "Türkiye'de alındı" yazıyor.
Bu 17 kaydın tümü dolar cinsinden para girişi ve toplamı yaklaşık 1,71 milyon dolar. Bu notlar araştırılması gereken ayrıntılar; fakat parayı kimin aldığı, bankadan mı geçtiği, hangi ülkeye gönderildiği veya fon yatırımcılarına ait olup olmadığı bu açıklamalardan anlaşılamıyor.
Ayrıca Dubai defterlerinde "#ca#" kodlu 600'ü aşkın kayıt var; kodun tam karşılığının ne anlama geldiğini doğrulayamadım.

6. Kripto ayağı ayrı bir bölüm. Grubun Kraken adlı kripto borsasında kurumsal bir hesabının kayıt dökümleri ve müşterilere dağıtılan kripto cüzdanlara ilişkin kayıtlar arşivde. Bunların fon parasıyla bağını bu dosyalarda kuramadım.

7. Fatura kayıtları da arşivde. Şirket unvanları ve düzenli tekrarlayan tutarlar içeren liste kayıtları görünüyor; ancak faturanın kimin kime kestiği ve ödenip ödenmediği incelenen kayıtlardan belirlenemedi.

Yurt dışına çıkan para ne demek?

Bu sızıntı için vatandaşın kafasındaki soru şu: "Paranın yurt dışına, Londra ve Dubai’ye çıkması" neden bu kadar konuşuluyor? Bu veriler için anlatayım, bir ödemenin yurt dışındaki bir kuruma yapılmış olması tek başına usulsüzlük değildir; yasal olarak da yapılabilir. Burada belirlenmesi gereken şey, ödemenin gerçekten yapılıp yapılmadığı, gönderenin, alıcının, paranın kaynağı ve ödemenin amacıdır. İşte bu yüzden bu sızıntı araştırmacılar için değerli.. Yurt dışındaki tarafın defterleri, normalde Türkiye'den bakılamayacak kayıtlar karşımıza çıkmış durumda; soruşturmayı yürüten savcılığın bu kayıtları uzmanlarca incelemesi gerekiyor.

İncelediğim dosyalarda, TEFAS'ta (Türkiye'de fonların alınıp satıldığı sistem) işlem gören fonlardan belirli kişi veya şirketlere ve oradan yurt dışına uzanan bir para aktarımını doğrulayan kayıt zinciri saptayamadım. Yurt dışındaki bir aracı kurumda hesap olması, Türkiye'den para gönderildiğini veya bu paranın fon parası olduğunu tek başına göstermiyor.

Gerçek cevap, MASAK'ın kayıtlarıyla, SWIFT'in dökümleriyle, savcılığın elindeki banka trafikleriyle eşleştirme yapıldığında çıkacak. Bu sızıntı bize bir harita verebilir ama net bir yol haritası değil.

Bu sızıntı sandığınız gibi değil

Öncelikle şu ayrımı yapalım: Sosyal medyada bu dosyaları "AK Partililerin çarşaf çarşaf ifşalandığı bir arşiv" olarak sunan anlatımı, şimdiye kadar incelediğimiz kayıtlarla doğrulayamadık. Elimizde ağırlıklı olarak şirket sistemlerine, hesaplara ve işlemlere ilişkin kayıtlar var. Bunlardan hareketle siyasi bir ifşa listesi çıkarmak, verinin gösterdiğinin ötesine geçmek olur.

Büyük resmi anlamak için bu kayıtların banka hareketleri, fon işlemleri ve resmi soruşturma bulgularıyla karşılaştırılması gerekiyor. MASAK ve Başsavcılık dosyalarının bütün içeriğini bilmiyoruz. Bizim incelediğimiz arşiv ise bu soruları tek başına yanıtlamaya yetmiyor. Büyük resmi bir okyanusa benzetirsek, elimizdekinin küçük bir göl kadar sınırlı olduğunu söyleyebilirim. Bazı araştırma izleri sunuyor; fakat kimden kime, hangi amaçla para aktarıldığını veya bunun fon parası olduğunu henüz ortaya koymuyor.



Asıl endişem veriler

Bu arşivde beni en çok rahatsız eden bölüm, şu ana kadar anlattığım bir sürü teknik bilgi değil. Dosyalar arasında müşteri belgesi niteliğinde belgeler yani pasaport, kimlik kartı görselleri ile parola ve anahtar niteliğinde alanlar da bulunuyor. Kişisel verilerin ve erişim bilgilerinin bu şekilde el değiştirmesi, ilgili kişiler açısından ciddi risk demek. Bu yüzden bu tür içerikleri yayınlamayacağım bu bir tercih değil, mesleğin ve hukukun gereği.

Şimdilik söyleyebileceğim bu... Elimizde resmi kurumların incelenmesi gereken kayıtlar var; kamuoyunda dolaşan iddiaları doğruladığımızı söyleyemiyorum. Size herkesin beklediği 141 kişiyi de yazamıyorum çünkü bu sızıntının kısımlarında böyle bir liste veya veri seti yok. Öyle bazılarının şişirdiği gibi buraya girince tek tek o gizlenen kişilerin ne alıp verdiği yazmıyor. Yapboz'un parçaları elimizde; ama resmi tamamlamak, savcılığın soruşturmasına bağlı. Bekleyip göreceğiz.. Bir şey yakalarsam tekrar yazarım.