☰
✕

AZERBAYCAN, İSRAİL’İN KARAKOLU OLMASIN

Abone Ol

Azerbaycan’da bir başörtüsü sorunu yaşanıyor. İnanç özgürlüğüne yönelik baskıları biz de eleştiriyoruz elbette.. ve aynı hızla alıyoruz ağzımızın payını.. Söz birliği yapmışcasına “İç işlerimize karışmayın” diyorlar..

Elbette Azerbaycan bağımsız ve egemen bir devlet. Hiç kimsenin iç işlerine müdahale etme hakkı yok. Ancak kardeş bir ülkede yaşanan hak ihlallerini eleştirmekle o ülkenin egemenliğine müdahale etmek aynı şey değil.

Üstelik bugün Azerbaycan açısından başörtüsü tartışmasından çok daha ağır sonuçlar doğurabilecek başka bir mesele var.

İsrail ile kurulan askerî ve stratejik ortaklığın Kafkasya’daki güç dengelerine etkisi..

Başörtüsü meselesi, toplumsal taleplerin güçlenmesi ve hukuk düzeninin gelişmesiyle zaman içerisinde çözülebilecek bir özgürlük sorunudur. Ancak Azerbaycan’ın İsrail ile ilişkilerinin ülkeyi Rusya ve İran’la doğrudan bir güvenlik krizinin içine sürüklemesi ihtimali bambaşka bir mesele.

Bakın..

Azerbaycan yaklaşık 10 milyon nüfuslu bir ülke. Karabağ’da tarihî bir zafer kazandı. Türkiye de bu mücadelenin her aşamasında kardeşinin yanında durdu.

Ama Karabağ’da Ermenistan karşısında kazanılan zaferle, Rusya gibi bir askerî güçle karşı karşıya gelme ihtimalini aynı kefeye koymak büyük hata olur.

Rusya ile Türkiye'nin ilişkilerine bakın. Suriye'de, Libya'da, Ukrayna'da ciddi görüş ayrılıklarımız var. Buna rağmen Ankara ve Moskova konuşabiliyor. Gerektiğinde aynı masaya oturabiliyor.

Çünkü devlet yönetmek yalnızca dostluklar kurmak değil, tehlikeleri de hesaplamaktır..

Şimdi soralım..

İsrail'in Azerbaycan'da askerî üs kurması ya da bu ülkenin topraklarını Rusya ve İran'a yönelik operasyonlarda kullanabilecek imkânlar elde etmesi durumunda ne olacak?

Ben böyle bir üs kuruldu demiyorum.. Fakat İsrail ile Azerbaycan arasındaki askerî iş birliğinin ulaştığı seviye, bu ihtimalin sonuçlarını tartışmayı gerektiriyor.

Moskova, kendi güney sınırlarında İsrail'in operasyonel kapasite kazanmasını sessizce mi izleyecek? İran, hemen kuzeyinde İsrail'in güçlenmesini nasıl karşılayacak?

Ve en önemlisi..

Olası bir hesaplaşmada İsrail, Azerbaycan'ı korumak için Rusya'yla savaşa girmeyi göze alacak mı?

2008'de Gürcistan'da yaşananları unutmayalım. Rusya ile yalnızca beş gün süren savaşın sonuçları hâlâ ortada. 2022'de başlayan Ukrayna savaşı ise bütün dünyaya büyük güçlerle yaşanan askerî çatışmaların nasıl bir yıkıma dönüşebileceğini gösterdi.

Elbette saldırganın sorumluluğunu saldırıya uğrayan ülkeye yükleyemeyiz. Ama bu örneklerin verdiği stratejik ders açık: Büyük güçlerin hesaplaşma alanına dönüşen ülkeler, sonuçlarını kontrol edemedikleri krizlerle karşılaşabiliyor.

İsrail'in Azerbaycan'a silah satması başka şey. Azerbaycan'ın İsrail'e Rusya veya İran'ı hedef alabilecek askerî imkânlar sağlaması bambaşka şey..

Birincisi savunma politikasıdır. İkincisi bütün Kafkasya'yı ateşe atabilecek bir tercih olabilir.

Üstelik böyle bir krizin sonuçlarını yalnızca Azerbaycan yaşamaz. Türkiye de yaşar. Çünkü enerji hatlarımız, ticaret yollarımız, savunma ilişkilerimiz ve tarihî bağlarımız var.

Bakü'nün unutmaması gereken bir gerçek daha var.

Ermenistan ordusuyla Rusya ordusu aynı şey değil.

Rusya'nın füze kapasitesi, hava gücü ve stratejik silahları ortada. Böyle bir güçle doğrudan çatışmanın Azerbaycan'a verebileceği zararı küçümsemek mümkün değil.

Elbette Rusya'nın hiçbir ülkeye saldırma hakkı yok. Ama uluslararası ilişkilerde yalnızca haklı olmak, savaşın yıkımından korunmaya yetmiyor.

İsrail kendi güvenlik hesaplarını yapıyor. Peki Azerbaycan'ın millî çıkarı ne? Karabağ zaferinin ardından elde ettiği kazanımları kalıcı barışa dönüştürmek mi, yoksa başkalarının bölgesel hesaplaşmalarında cephe ülkesi olmak mı?

Başörtüsü üzerindeki baskılar elbette son bulmalı. Ancak bugün değişmeyen bir uygulama yarın değişebilir. Toplumsal dönüşüm yeni özgürlük alanları açabilir.

Ama savaş başladığında geri dönüş o kadar kolay olmaz..

Yıkılan şehirleri yeniden inşa edebilirsiniz. Kaybedilen ekonomik gücü yıllar içerisinde geri kazanabilirsiniz.

Peki ölen insanları?

Biz Azerbaycan'ın Karabağ zaferine sevindik. Yeniden savaşın acısını yaşamasına üzülürüz.

Ayrıca şunu da ekleyeyim..

İsrail'in Kafkasya'daki çıkarlarıyla Azerbaycan'ın millî çıkarları aynı şey değildir.

Bazen bir ülkenin başkaları için stratejik değer kazanması, kendi güvenliğini kaybetmesinin başlangıcı olabilir.

Azerbaycan'ın geleceği, İsrail'in bölgesel hesaplarından çok daha değerlidir..