☰
✕

AKIN GÜRLEK: ADALET İÇİN KARARLILIK, TEHDİTLERE KARŞI HUKUK

Abone Ol

Terörün, terör yandaşlarının , ülke düşmanlarının yıllardır hedefindeyseniz;

Çok doğru yoldasınız ve iyi ki varsınız Akın Gürlek...

Terörist kalıntılarının, onlara uşaklık edenlerin ve ondan menfaat dilenenlerin Akın Gürlek'e saldırması bizi şaşırtmıyor aksine onun ne denli büyük hizmetler yaptığını bir kez daha ortaya koyuyor.

Bir ülkenin gücü, vatandaşının adalete duyduğu güvenle de ölçülür. Yıllardır çözülemeyen bir cinayetin aydınlatılması, suç örgütlerinin karşısında hukukun işletilmesi, hak arayan insanın sesini devlet kurumlarına duyurabilmesi… Bunların her biri, Türkiye’nin geleceğine yapılan somut bir katkıdır.

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in çalışmalarını da bu çerçevede değerlendirmek gerekir. Gürlek’e verilecek desteğin en sağlam dayanağı, yürütülen çalışmaların vatandaşın hayatındaki karşılığıdır. Adalet hizmetlerinin erişilebilirliğini artıran, suçla mücadelede kurumların birlikte çalışmasını sağlayan ve unutulduğu düşünülen dosyaları yeniden gündeme taşıyan her adım önemlidir.

Bu açıdan, faili meçhul suçlara yönelik çalışmalar özellikle dikkat çekiyor. Adalet Bakanlığının 3 Ekim tarihli açıklamasına göre, ilgili daire başkanlığının koordinasyonunda başsavcılıklar ve kolluk birimlerince yürütülen çalışmalar sonucunda toplam 58 dosyada 65 cinayetin aydınlatıldığı bildirildi. Bu sonuç, yıllardır cevap bekleyen aileler bakımından büyük anlam taşıyor. Elbette soruşturmalarda ulaşılan bulguların mahkemelerde değerlendirilmesi ve yargılama süreçlerinin tamamlanması da adaletin vazgeçilmez aşamasıdır.

Bir cinayet dosyasının arkasında yalnızca evrak bulunmaz. Kaybettiği evladının fotoğrafını saklayan bir anne, kardeşinin ölümünü anlamaya çalışan bir insan, yıllardır aynı soruyu soran bir aile vardır. Bu dosyalara yeniden eğilmek, devletin o insanlara karşı sorumluluğunu hatırlamasıdır. Gürlek’in bu alandaki çalışmaları sahiplenmesi, adalet arayışının zaman geçince sona ermeyeceği yönünde değerli bir mesajdır.

Adaletin günlük hayattaki yüzü de aynı ölçüde önemlidir. Bakanlığın eylül ayında duyurduğu UYAP yenilikleri, vatandaşların işlemlerini daha hızlı ve pratik biçimde yürütebilmesini amaçlıyor. Dijital altyapının geliştirilmesi, hak arama sürecindeki gereksiz yüklerin azaltılması bakımından desteklenmesi gereken bir çalışma alanıdır. Bu adımların başarısı, uygulamada sağladıkları kolaylıkla ölçülecektir.

Gürlek’in Türkiye’ye katkıları konuşulurken, kendisine ve ailesine yönelen güvenlik tehditleri de göz ardı edilemez. Temmuz ayında basına yansıyan haberlerde, eşine yönelik örgüt bağlantılı silahlı eylem hazırlığı iddiasıyla yürütülen soruşturmada iki şüphelinin tutuklandığı bildirildi. Suçlamalar hakkındaki kesin hükmü mahkemeler verecektir; ancak böyle bir iddianın varlığı dahi kamu görevlilerinin ve ailelerinin güvenliğini korumanın önemini ortaya koymaktadır.

Terör örgütlerinin ve şiddeti destekleyen çevrelerin bir kamu görevlisini tehdit etmesi, toplumun hukuk içinde yaşama iradesine yönelmiş bir saldırıdır. Kamu hizmetini korkuyla aksatmaya çalışmak, devletin kararlarını şiddet baskısı altında şekillendirme arayışıdır. Buna karşı gösterilecek dayanışma, siyasi görüşlerden bağımsız olarak hukuku ve insan hayatını savunmanın gereğidir.

Burada açık bir ayrım yapmak gerekir: Bir bakanı eleştirmek, kararlarını tartışmak ve çalışmalarını sorgulamak demokratik haktır. Tehdit etmek, ailesini hedef göstermek veya şiddeti meşrulaştırmak ise bu hakkın kapsamında değildir. Her eleştireni terörle ilişkilendirmek nasıl yanlışsa, terör tehdidini siyasi tartışmanın sıradan bir parçası gibi görmek de yanlıştır.

Akın Gürlek’e yönelik desteğin güçlü ve kalıcı olması, bu ayrımı korumasına bağlıdır. Suçla mücadelede kararlılık; delile bağlılık, masumiyet karinesi, savunma hakkı ve bağımsız yargılama ile birlikte anlam kazanır. Türkiye’nin ihtiyacı, tehdit karşısında geri çekilmeyen ve kararlarını hukukla temellendiren kurumlardır.

Bu nedenle Gürlek’in adalete erişimi geliştiren ve suçların aydınlatılmasını amaçlayan çalışmalarını desteklemek kadar, bu çalışmaların somut sonuçlarını takip etmek de önemlidir. Başsavcılıkların, hâkimlerin, kolluk görevlilerinin ve uzmanların emeğiyle ortaya çıkan başarılar, Türkiye’nin ortak kazanımıdır.

Türkiye, vatandaşına güven veren bir adalet düzenini güçlendirdikçe terörün korkutma ve yıldırma çabalarına karşı da daha dirençli olacaktır. Akın Gürlek’in çalışmalarının değeri, çözüme kavuşan dosyalarda, kolaylaşan hizmetlerde ve hakkını arayan insanın duyduğu güvende görülecektir. Tehditler karşısında savunulması gereken de bu hizmetin hukuk içinde, kesintisiz biçimde sürdürülebilmesidir.

Ve bir kez daha söyleyelim ; Mehmet Selim Kiraz'ı koruyamadık, Akın Gürlek'e siper oluruz .