☰
✕

AİLE GÜVENDEYSE DÜNYA GÜVENDEDİR

Abone Ol

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, aile kurumunun korunmasına ilişkin yaptığı son açıklamalar, Türkiye’nin bu alanda izlediği politikanın yalnızca sosyal değil, aynı zamanda hukuki ve kurumsal bir zeminde ele alındığını ortaya koyuyor. Erdoğan, “küresel cinsiyetsizleştirme politikaları” olarak nitelendirdiği yaklaşımların aile ve çocuklar üzerinde oluşturduğunu düşündüğü risklere dikkat çekerek, kadın ve erkekten oluşan aile yapısının korunması gerektiğini ifade etti.

Bu yaklaşımın adli alandaki somut yansımalarından biri ise Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından açıklanan “Ailem Güvende” operasyonları oldu.

İstanbul, Ankara, İzmir, Aydın ve Mersin Cumhuriyet Başsavcılıklarının koordinasyonunda, Emniyet ve Jandarma birimleriyle birlikte yürütülen çalışmalar 15 ili kapsadı. Adalet Bakanlığının 13 Eylül 2026 tarihli açıklamasına göre 162 şüpheli, 9 dernek ve 13 işletme hakkında adli işlem gerçekleştirildi. Soruşturmalarda fuhşa aracılık veya yer temini, müstehcen içeriklerin üretilmesi ve yayılması ile çocukların bu tür içeriklere maruz bırakıldığı iddia edilen faaliyetler incelendi.

Operasyonların dikkat çeken yönlerinden biri de mücadelenin yalnızca sahadaki eylemlerle sınırlı tutulmaması oldu. Gizli soruşturmacı görevlendirilmesi, teknik ve fiziki takip, dijital incelemeler ve mali araştırmalar gibi farklı soruşturma yöntemlerinin kullanıldığı; bazı sosyal medya hesapları ve internet siteleri hakkında erişimin engellenmesi tedbirlerinin uygulandığı açıklandı. MASAK incelemelerinde bazı derneklere yurt dışındaki kamu kurumları ve kuruluşlardan aktarıldığı belirtilen fonların kaynağı ile soruşturmalara konu faaliyetler arasındaki ilişkinin de araştırıldığı bildirildi. Bu hususlardaki incelemelerin devam ettiği ve iddiaların yargı sürecinde değerlendirilmesi gerektiği önemle belirtilmelidir.

“Ailem Güvende” operasyonlarının hukuki çerçevesinde Anayasa’nın aile ve çocukların korunmasına ilişkin 41. maddesi ile 2026-2035 dönemini kapsayan Aile ve Nüfus On Yılı politikası bulunuyor. 2 Mayıs 2026 tarihli ve 2026/4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi de güçlü aile ve nüfus yapısının korunmasına yönelik kamu politikalarının geliştirilmesini öngörüyor.

Bu açıdan bakıldığında “Ailem Güvende” operasyonları, devletin çocukların istismardan, yasa dışı faaliyetlerden ve zararlı içeriklerden korunmasına ilişkin sorumluluğunun ceza soruşturmaları ve mali incelemeler yoluyla hayata geçirilmesine yönelik kapsamlı bir uygulama olarak değerlendirilebilir.

Adalet Bakanı Akın Gürlek döneminde yürütülen bu soruşturmaların taşıdığı temel önem de burada ortaya çıkıyor: Aileyi ve çocuğu koruma yönündeki siyasi ve hukuki yaklaşımın, başsavcılıklar, kolluk birimleri ve mali denetim kurumlarının eş güdümüyle somut adli süreçlere dönüştürülmesi. Gürlek, operasyonları açıklarken de devletin çocukları, gençleri ve aileleri hedef alan suç yapılanmaları, istismar ağları ve yasa dışı faaliyetlerle mücadele edeceğini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın aile kurumuna ilişkin son mesajları ile “Ailem Güvende” soruşturmaları birlikte değerlendirildiğinde, Türkiye’de aile ve çocukların korunmasının önümüzdeki dönemde de hem sosyal politikaların hem de adalet politikalarının önemli başlıklarından biri olmaya devam edeceği görülüyor.