Adam kim?

Abone Ol

Vekilin biri sorasıymış: “Cumhurbaşkanı, adam gibi ölmek” deyince, “Peki ya kadınlar?” diye soruyor. ‘Ölümde bile kadınları aşağılamak’ gibi tuhaf bir suçlama yapıyor. Bu, aslında kendini ele vermektir ya; fazla üzerine gitmeye değmez. Geçelim. Demek ki, sataşacak başka bahaneleri kalmadı. Adam olduğunu ispatlamış meclisteki yerlerinden sıkılıyor olmalılar.

Sadede gelelim. ‘Adamlık’ ‘Âdem’lik’ demeye gelir. İnsanı, meleklerin secde ettiği ‘Hazreti İnsan’ cevherli, ‘Âdem’e[as] nispet eder bu ifade. Âdem’in[as] evladı, Âdemce var olandır, Âdem’in durduğu yerde durandır, toprağında Âdemce ‘Hazreti İnsan’ cevheri taşıyandır.

‘Adam olmak’ genetik bir mazhariyet değildir. Âdem’in[as] makamını hak etmektir. Bir tercihtir, bir kazanımdır, bir sonuçtur, bir davadır. O makamı hak etmek için, alın teri ve akıl teri dökmektir.

Şu halde, ‘adamlık’ ne erkek olmakla sınırlıdır ne de kadın olmayı dışarda tutar. ‘Adam gibi adam’ olmak da, ‘adam gibi ölmek’ de hem erkeklere hem kadınlara mahsustur. Kur’ân’da ‘adam’ anlamına gelen, ‘recul’ kelimesi, hem kadınları hem erkekleri kapsayacak bir tavrın öznesi olarak zikredilir. Âdemliğin hakkını veren her kadın, Âdemliğin hakkını vermeyen cümle erkekten daha ‘adam’dır.

Meselâ, Firavun’un sarayında direnen Hz. Asiye adamdır. Zor şartlarda İsâ[as] anneliğine razı olan Hz. Meryem ‘adam gibi adam’dır. Eşi İbrahim’e[as] ‘Rabbin böyle istiyorsa, o halde gidebilirsin’ diyerek, ıssız çölde bebeği ile nöbete kalan Hz. Hacer ‘adam’dır. İslam’ın ilk şehidi Sümeyye, canını gerçeğe teslim ederek ‘adam gibi ölme’yi tercih etmiştir. Kerbela’da zorbalığa onurluca direnen Peygamber torunu Seyyide Zeynep[ra] adamdır. Şapka kanunu bahane edilerek idamına karar verilen Erzurumlu Şalcı Bacı, Erzurumlu Nene Hatun ‘adam’dır. Bizim böyle nice ‘adam gibi adam’larımız vardır.

Ve elbette ki 15 Temmuz’un yiğit kadınları ‘adam’lık öğretir nice erkeğe. Tankın gücüne sığınan, F16’nın kurşunu ardında saklanan ‘adam’ değildir, erkek de değildir. Milletin tercihini çalmaya kalkan, irade hırsızlığı yapan ‘adam sınıfında’ sayılamaz.

Şehit olmaya razı olan kadınlar da, şehit olmak üzere evladını ve eşini sokağa gönderen analar ve kadınlar da adamın en âlâsıdır. Hâlâ daha, ilkel ırkçılık davasına yaslanıp, Âdem’i[as] kendince ‘adam’ kabul etmeyen İblis’in tarafında yer alan, ‘ben ateştenim o topraktan’ derdine sarılan ‘erkek’ görünümlüler var ya, hani şu meşhur soruyu soran gibileri, işte onları adam saymamak gerekir. Haşâ, kadın da sayılmazlar!

Adamca bir çıkışla, bize ‘adamlığı’ hatırlatan Bakanımız Fatma Betül Sayan hanımı da ‘adam akıllı’ tebrik etmek gerekir. Bu vatanda adam eksikliği çekilmez vesselâm…