Küresel askeri güç dengelerinde son yıllarda hipersonik yarışta Rusya ve Çin'in gerisinde kaldığı eleştirilerine maruz kalan ABD, teknolojik arayı kapatmak için gaza bastı. Yaklaşık 90 milyon dolarlık dev bir fonla desteklenen proje kapsamında, Castelion firması tarafından geliştirilen yeni nesil "Blackbeard" füzelerinin F/A-18E/F Super Hornet savaş uçaklarına entegre edilerek saha testlerine başlandığı açıklandı. Nisan 2026 itibarıyla hız kazanan bu kritik süreç, Washington'un havada kurmak istediği yeni stratejik üstünlüğün en ciddi adımı olarak görülüyor.
Hem Karada Hem Havada Yüksek Tasarruf
Blackbeard'ı savunma pazarında devrimsel kılan en büyük detay, mühendislik harikasının yanı sıra sunduğu ekonomik avantaj. Birim maliyetinin 500 bin doların altında kalması hedeflenen bu silah, 1.5 milyon dolarlık ATACMS veya 5.35 milyon dolara kadar çıkabilen PrSM gibi sistemlerin yanında adeta "bütçe dostu" bir seçenek sunarak seri üretimin kapılarını ardına kadar aralıyor.
Dahası, bu yeni füze sistemi sadece uçakların kanat altlarıyla sınırlı kalmayacak şekilde kurgulandı. HIMARS gibi halihazırda envanterde bulunan kara platformlarından da ateşlenebilen Blackbeard; sadece Donanma'nın değil, Kara Kuvvetleri ve Deniz Piyadeleri'nin de elini güçlendirecek son derece esnek bir operasyonel yapı sunuyor.
Sesten 5 Kat Hızlı: Hedef 2027
Teknik kapasitesine bakıldığında, sistemin sesten 5 kat daha hızlı hareket ederek (Mach 5) saatte 6.174 kilometrelik korkunç bir sürate ve 805 kilometrelik menzile ulaşması planlanıyor. 2025'in son çeyreğinde gerçekleştirilen prototip atışlarını başarıyla atlatan Castelion ve ABD Donanması, 2027 yılı içerisinde sisteme ilk operasyonel yetkinliğini kazandırmayı hedefliyor.
Pentagon'un belirlediği takvim planlandığı gibi işlerse, Ağustos 2028'e gelindiğinde Amerikan ordusunun mühimmat depolarında göreve hazır 50 adet Blackbeard füzesi yer alacak. Testlerin sorunsuz tamamlanması halinde bu proje, ABD'nin aktif olarak sahaya süreceği ilk hipersonik silah olarak askeri tarihe geçecek.