1 LİRAM YOK DİYORSA MİLYONLAR NEREDE?

Abone Ol

Seçil Erzan yeniden hâkim karşısında.

Savunmasının en çarpıcı cümlesi ise yine aynı:

“Ben her şeyimi verdim. 1 liram yok.”

İyi de… Milyonlar nerede?

Çünkü bu artık yalnızca Seçil Erzan'ın savunmasıyla açıklanabilecek bir dosya değil. Ortada milyonlarca liralık para trafiği iddiası ve isimleri Türkiye'nin yakından tanıdığı insanlar var: Fatih Terim, Arda Turan, Fernando Muslera, Emre Belözoğlu, Selçuk İnan…

Erzan, yüksek faiz vaadiyle bir sistem kurmadığını, paranın kendisinde olmadığını, baskı gördüğünü, ailesinin mal varlığını sattığını ve kendisinin de mağdur olduğunu söylüyor.

Bunların tamamı araştırılmalı.

Ama aynı zamanda şu soru da sorulmalı:

Madem para Erzan'da değildi, para kimdeydi?

İşte dosyanın düğümü burada.

FATİH TERİM'İN ADI NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ?

Fatih Terim gibi Türk futbolunun en tanınmış isimlerinden birinin adının geçtiği bir dosyada kamuoyunun daha fazla açıklama istemesi son derece doğal.

Kim kimin referansıyla hareket etti?

Paralar hangi gerekçeyle verildi?

Kim ne kadar verdi, ne kadar geri aldı?

Burada mesele bir ismi suçlamak değil. Mesele, bu ilişkinin ve para trafiğinin bütün yönleriyle ortaya çıkarılması.

Çünkü ünlü bir ismin dosyada yer alması, dosyayı daha sansasyonel değil, daha şeffaf hale getirme zorunluluğunu doğuruyor.

ARDA TURAN'IN PARASI NE OLDU?

Erzan'ın duruşmada Arda Turan hakkında söylediği söz ise ayrıca dikkat çekici:

“Arda Turan'ın 1 kuruş alacağı varsa bana bin yıl ceza verin.”

Erzan, Turan'ın parasını kısa sürede geri aldığını da savunuyor.

Öyleyse bunun cevabı da belgeyle ortaya konulmalı.

Ne kadar para verildi?

Ne zaman verildi?

Ne kadarı geri döndü?

Hangi işlemle döndü?

Bu soruların cevabı yalnızca Arda Turan açısından değil, dosyanın tamamı açısından önemli.

Çünkü aynı para trafiğinde birinin parasını geri aldığı, diğerinin alamadığı iddiası varsa, bunun da açıklanması gerekir.

ARTIK HİKÂYELER DEĞİL, PARA KONUŞMALI

Erzan'ın “Ben de baskı gördüm” iddiası ciddi.

“Darp edildim” diyorsa araştırılmalı.

“Tehdit edildim” diyorsa kim tehdit ettiyse bulunmalı.

“Para bende değildi” diyorsa para hareketleri ortaya çıkarılmalı.

Aynı şekilde kendisi hakkında ileri sürülen suçlamalar da delilleriyle değerlendirilmelidir.

Çünkü adalet, taraflardan birinin hikâyesine inanıp diğerinin hikâyesini yok saymak değildir.

Adalet, bütün hikâyeyi ortaya çıkarmaktır.

Ve bu hikâyenin merkezinde insanlar kadar para da var.

Bankacılık kayıtları, para transferleri, mesajlar, görüşmeler, senetler, mal varlığı hareketleri…

Bunlar ne söylüyorsa gerçek orada.

SORULMASI GEREKEN ASIL SORU

Benim için bu dosyanın en önemli tarafı şu:

Seçil Erzan suçlu mudur, değil midir?

Bunun kararını mahkeme verecek.

Ama milyonlarca liranın akıbetini sormak için mahkeme kararını beklemeye gerek yok.

Para nereden çıktı, nereye gitti?

Kim verdi?

Kim aldı?

Kim geri ödedi?

Kim ne kadar kaybetti?

Ve kim bu para trafiğinin dışında kaldı?

Çünkü bugün Erzan'ın ağzından “1 liram yok” cümlesini duyuyoruz.

O halde cevaplanması gereken soru daha da büyüyor:

1 liran yoksa, milyonlar nerede?

Fatih Terim'in adı bu dosyada neden geçti?

Arda Turan'ın para hareketlerinin tamamı ne gösteriyor?

Diğer mağdurların paraları nereye gitti?

Ve bu zincirin görünmeyen halkaları kim?

Ben artık karşılıklı suçlamalardan çok belge ve hesap görmek istiyorum.

Çünkü milyonların konuşulduğu bir dosyada kimsenin hikâyesi, paranın izinden daha önemli değildir.

Para konuşsun.

Kim haklıysa ortaya çıksın.

Kim mağdursa hakkını alsın.

Kim suçluysa hesabını versin.

Ama milyonlar ortada yoksa, o milyonların peşine düşülsün.

Çünkü bu dosyada hâlâ herkesin sorması gereken tek bir soru var:

MİLYONLAR NEREDE?