Metropollerin Artan Maliyeti ve Gelen Teşvikler Portland şehrinde iki milyonu aşkın insanın arasında yaşarken maddi olarak boğulduğunu hisseden Brianna Beyrouti, tek ebeveyn olarak çocuklarının en ufak masraflarını bile karşılamakta zorlanıyordu. Geçtiğimiz yıl büyük bir karar alıp, iki bin mil doğuya, adını bile duymadığı altmış beş bin nüfuslu Muncie isimli küçük bir şehre taşındı. Onu bu kasabaya çeken şey, nüfusunu artırmak isteyen yerel yönetimin taşınma masrafları için sunduğu beş bin dolarlık nakit teşvikti. Aynı bankada uzaktan çalışmaya devam eden ve yıllık yetmiş dokuz bin sterlin maaş alan Brianna, maaşında hiçbir değişiklik olmamasına rağmen bu taşınma sayesinde hayatında ilk defa kendi evini satın alabildi. Portland'da bir apartman dairesine her ay bin iki yüz doksan dolar kira ödeyen genç anne, yeni şehrindeki müstakil evinin tüm masraflarına sadece bin yüz dolar harcıyor. Vergi oranlarının ve sigorta masraflarının da düşmesiyle her ay altı yüz dolar tasarruf ettiğini belirten Brianna, artık çocuklarına istedikleri şeyleri rahatlıkla alabildiğini ve hayat kalitesinin ciddi oranda arttığını vurguluyor.

Küba Karanlığa Gömüldü: Milyonlarca Kişi Elektriksiz Kaldı
Küba Karanlığa Gömüldü: Milyonlarca Kişi Elektriksiz Kaldı
İçeriği Görüntüle

Tersine Göçü Hızlandıran Uygulamalar Brianna'nın bu radikal kararı, Amerika'da giderek büyüyen bir trendin parçası. İki bin yirmi beş yılında yapılan bir araştırma, insanların eyalet değiştirmesindeki en büyük motivasyonun ev fiyatları ve genel geçim kolaylığı olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle Covid-19 pandemisi sonrasında uzaktan çalışmanın yaygınlaşması, New York ve Los Angeles gibi dev metropollerin nüfus kaybetmesine neden olurken, yıllardır küçülen küçük kasabalar ise yeniden canlanmaya başladı. Muncie gibi şehirler, dışarıdan göç almak için MakeMyMove adlı bir platform aracılığıyla teşvik programları düzenliyor. Bu programlar sadece nakit para değil, aynı zamanda sinema biletleri, restoran kuponları ve hatta bedava şarap gibi farklı promosyonlar içeriyor.

San Diego'dan Kırsal Illinois'e: Beklentilerin Ötesinde Bir Yaşam Benzer bir teşvik programından yararlanan bilim insanı Elena Chrysostomou ise, iki bin yirmi dört yılında San Diego'dan on yedi bin nüfuslu kırsal Illinois kasabasına taşındı. Bu kararı karşılığında beş bin dolar nakit para ve spor salonu üyeliği gibi ayrıcalıklar içeren dört bin dolarlık bir "yaşam kalitesi" paketi kazandı. San Diego'da tek yatak odalı bir daireye üç bin dolar kira ödeyen Elena, şu an üç yatak odalı kendi evinde yaşıyor ve aylık bin sekiz yüz altmış sekiz dolar ipotek ödüyor. Aynı zamanda yeni işi sayesinde maaşını yüzde yirmi iki artıran Elena, tek başına bir ev sahibi olmanın kendisine tarifsiz bir bağımsızlık ve güvenlik hissi verdiğini dile getiriyor.

Küçük Şehrin Zorlukları ve Kazanımları Her iki çalışan da aldıkları karardan büyük mutluluk duysa da, kırsal yaşantının getirdiği bazı zorlukları da gizlemiyorlar. Daralan restoran ve etkinlik seçenekleri, aile ve arkadaştan uzaklaşmak ve küçük şehirlerde her yere arabayla gitmek zorunda kalmak bu sürecin dezavantajları olarak öne çıkıyor. Ancak tüm bu küçük zorluklara rağmen Brianna, hayatının en büyük birikimini yaptığını, kendi evinin sahibi olduğunu ve en küçük çocuğunun hayatında ilk kez tatile çıkabildiklerini söyleyerek bu radikal değişimin ne kadar değerli olduğunun altını çiziyor.

Muhabir: Berk Küçük