Atina’da Receb Tayyib Erdoğan muhabbeti

Atina’da Receb Tayyib Erdoğan muhabbeti

Muhterem yoldaşım Be­kir Fuad ile Atina’da bir takside şoför efendiyle sohbet eyliyorduk.

Mevzu, bittabî, Yunanistan’ı şu son birkaç senedir mahv u perişan eyleyen iktisadi buhran idi.

Şoför efendi, ki reyini Siriza nâm iştirakiyyûna veren müdedeyyin bir Ortodoks Hıristiyan (yani Şehr-i Stanbul’u­muzdaki Fener Patrikhanesi’nin müntesibi) imiş, “Sakın ola Ev­ropa İttihadı’na dahil olmayınız, olsanız bile Evro akçesine münhasır sahaya girmeyiniz, mazallah siz de bizim gibi felâkete düçar olursunuz” dedi.

Dedikten sonra biraz durdu ve kendi kendini şöylece tekzîb eyledi: “Amma sizde Receb Tayyib Erdoğan Erdoğan vardır. Erdoğan sizi batırmalarına müsaade etmez.”

Uydu anteni vâsıtasile bizim televizyonlarımıza da bakabildiğini, esasen daha ziyade “zap” dedikleri muamele ile televizyonları­mıza teğet geçtiğini, lakin reis-i cumhurumuz Receb Tayyib Erdoğan’ı gördükde hep durduğunu anlattı ve şu güzel kelâmı sarf eyledi:

“Dediklerinden hiçbir şey anlamasam da, Erdoğan’ın gözlerinden Türkiye muhab­betini okuyorum ve sizi kıska­nıyorum; zira bizim siyasetçi­lerimizin mu­habbet ve iltifatı Yunanistan’a değil bankerlere ve armatörlere­dir.”

Siriza’yı şimdilik ayrı tut­duğunu ve yeni hükümetden ümitvar olduğunu da ilave etti.

Şoför efendiye ve memle­ketine hayırlısını temenni ederek, ki hayr muhakkak Dîn-i Mübîn-i İslam’dadır, Atina çarşısında taksiden indik ki kimi görelim?

(Arkası yarın)


“Küfür, hakaret, rencide edici ve büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmayacaktır."

 
 
Gönder
Facebook'da Beğen