Katalonya neden “bağımsızlık” istiyor?

Katalonya neden “bağımsızlık” istiyor?

İspanya’nın Katalonya bölgesinde gerilimi yüksek bir atmosferde bağımsızlık referandumuna gidiliyor. Ülkenin ekonomik anlamda ciddi potansiyele sahip bölgesindeki bu referandum, Madrid yönetiminin engellemelerine rağmen gerçekleşeceğe benziyor. İspanya’nın son yıllarda yaşadığı en büyük siyasi krize dönüşen referandumun sonuçları ülkede yepyeni bir süreç başlatabilir.

Muhammed Şimşek / Diriliş Postası

İspanya’ya bağlı İber Yarımadası’nın kuzeydoğusunda yer alan özerk bölge Katalonya’da gerilim en üst seviyeye çıktı. Barselona, Girona, Lleida, ve Tarragona adlı dört şehirden oluşan Katalonya bölgesi bir yanda referandumun yapılmasını engellemeye çalışan merkezi yönetim diğer tarafta bağımsızlık ateşiyle yanıp tutuşan katalanların mücadelesine sahne oluyor.

Katalanların sandıkları korumak için traktör konvoylarıyla cadde ve sokaklara çıktığı referandumun bölgenin geleceğini nasıl etkileyeceği merak konusu iken bölgedeki bağımsızlık talebini tarihsel süreç içinde ele alacağız.

“Temel haklar ihlal ediliyor” iddiası 

İspanya'ya bağlı Katalonya Özerk Bölgesinin Pazar günü sandık başına götürecek olan referandumun yapılıyor olma amaçlarının altında mevcut sisteme temel bir eleştiri yatıyor.

Kısaca bu eleştirinin İspanya hükümetinin Katalan halkının temel haklarını ihlal ettiği iddiasından oluştuğunu ifade edebiliriz. Zaten Katalonya Özerk Bölgesi Başkanı Carles Puigdemont referandum öncesi yaptığı açıklamada buna vurgu yaparak AB'nin, ülkelerinde yaşanan hak ihlallerine karşısında sessiz kaldığını söyledi.

“Söz konusu Türkiye olunca çok cesurlar”

Puigdemont’un Türkiye’yi de içine katarak AB’ye verdiği mesajda, "Avrupa Birliği (Katalan halkının serbestçe toplanma ve ifade özgürlüğü haklarının kısıtlanması konusunda) hiçbir şey söylemedi. Ancak Türkiye ve dünyanın diğer bölgelerinde bu haklar kısıtlandığında çok cesurlar" ifadeleri oldukça manidar bir tablo çizdi.

Buna karşılık Avrupa Parlamentosu Başkanı Antonio Tajani ise Perşembe günü yaptığı açıklamada Katalonya'daki referandumu yasadışı olarak niteledi.

Hali hazırda Katalonya'nın 1 Ekim'de düzenleme kararı aldığı referandumun engellenmesi için Madrid'in izlediği politikalar en başta özerk bölgenin başkenti Barcelona'da protestolara yol açtı.

Protestolarda İspanya Başbakanı Mariano Rajoy'un referandumun önüne geçmek için aldığı kararlar, ülkenin "diktatörlük dönemi" uygulamalarına benzetiliyor.

Şimdi gelin son yılların en ciddi siyasi kriziyle karşı karşıya kalan ülkedeki bu referandumun ayrıntılarına bazı sorular ışığında birlikte bir göz atalım.

Katalonya’nın bağımsızlık talebi nasıl ortaya çıktı?

Kendine özgü bir dil, tarih ve kültüre sahip olan Katalanlar, İspanya’nın ekonomik olarak özerk bir bölgesindeki nüfusu oluşturuyor.

Her yıl 11 Eylül’ün ulusal gün olarak kutlandığı bölgede Barcelona'nın 1714 yılında Kral 5. Felipe tarafından ele geçirilmesi ve bağımsızlığın kaybedilmesi çeşitli törenlerle anılıyor.

1930’lu yıllarda yaşanan iç savaş ve General Franco’nun diktatörlüğüyle sona eren süreç de göz önüne alındığında Barcelona'nın daha fazla siyasi bağımsızlık için bastırmasının kökeninde yatan temel sebepleri ve sosyal psikolojiyi anlayabiliriz.

Öyle ki Franco'nun 1975 yılında hayatını kaybetmesinin ardından demokrasiye geçiş yapan İspanya’da, Katalonya dili tanınan özerk bölgelerden biri haline geldi. Fakat Katalonya siyasi açıdan daha çok bağımsız olma talebinden vazgeçmedi.

Küresel kriz ayrışmayı derinleştirdi

Böyle bir ortamda 2008’de bütün dünyayı etkileyen küresel ekonomik kriz İspanya ekonomisini de sarsınca ülkenin, ekonomik potansiyeli yüksek bölgelerinden biri olan Katalonya'ya sırtını yaslama çabası buradaki bağımsızlık talebinin daha yüksek sesle dile getirilmesinin önünü açtı.

Takvimler 2014’ün Kasım ayını gösterdiğinde bölgede gayri resmi olarak düzenlenen referandumda 5,4 milyon seçmeden 2,2 milyonu sandık başına giderek oy kullandı ve toplam oyların yüzde 80’ini tercihini bağımsızlıktan yana kullananlar oluşturdu.

Bir yıl sonra yani 2015’te düzenlenen yerel seçimlerde ise ağırlığını ayrılıktan yana koyan partiler Katalan meclisinde, 18 ay içinde bir bağımsızlık referandumuna gidileceğini ilan etti. Eylül ayının başında ise Katalan meclisinde yapılan oylamadan 1 Ekim’de bağımsızlık referandumu düzenlenmesi kararı çıktı.

Katalonya'nın ekonomik gücü İspanya’yı sırtlamaya yeter mi?

Ülkeyi ve bölgeyi yakından bilen uzmanların genel kanaati merkezi hükümetin bölgeye aldığından daha azını verdiği yönünde.

Bununla birlikte en başta Barcelona’nın sahip olduğu turizm ve ekonomi potansiyeliyle İspanya'nın en önemli kentlerden biri olduğunu söyleyelim. Daha sonra ise aradaki rakamsal tabloyu önümüze koyarken bu sorunun cevabını size bırakalım.

Ülkenin en zengin bölgelerinden biri olan Katalonya, İspanya nüfusunun yüzde 16'sını, gayri safi yurtiçi hasılasının (GSYH) ise yüzde 19'unu oluşturuyor.

Katalonya'nın İspanya ekonomisine vergilerle yaptığı katkı, 2014 yılının verilerine göre yatırımlarla aldığından 9,89 milyar Euro daha fazla gösterge ortaya çıkarıyor.

Merkezi hükümetin bölgeye karşı uyguladığı politikalar hakkında fikir verecek olan bir diğer gösterge ise Katalonya'ya İspanya devletinin yaptığı devlet katkısının 2003 yılı bütçesinin yüzde 16'sı iken bu rakamın 2015'te yüzde 9,5'e düşmüş olması.

Hukuki olarak referanduma engel bir durum var mı?

Her şeyden önce İspanya Anayasası referandumun önünde yasal bir zeminin oluşmasına engel oluyor. Zira anayasaya göre ülkenin bölünemez olduğu vurgusu esaslı kanunlarda yer alıyor.

Bu kanunları baz alan Başbakan Mariano Rajoy ve Katalonya Meclisi’nin referandum kararına karşı çıkmasıyla eş zamanlı olarak İspanya Anayasa Mahkemesi harekete geçerek bağımsızlık referandumunu askıya almıştı.

Süreç üzerinde elinden geldiği ölçüde caydırıcı bir rol üstlenmeye çalışan Anayasa Mahkemesi, referandum için çalışma yürüten yerel yöneticilere günlük 12 bin Euro’ya (yaklaşık 50 bin TL) varan cezalar uygulanmasına karar verdi.

Bu kadarlar da kalmayan hukuki engellemeler doğrultusunda Katalan hükümetine ait binalara düzenlenen operasyonlarda ise 10'dan fazla siyasetçi gözaltına alındı.

Ayrıca İspanya'da, referandumu destekleyen 700'den fazla yerel yönetici hakkında savcılar çeşitli soruşturmalar başlattı.

Hepsinin ötesinde bir adım atan Yüksek Mahkeme ise ulusal ve bölgesel güvenlik güçlerine Pazar günü oy verme işlemiyle ilişkili herhangi bir etkinliği dahi engelleme yetkisi verdi.

Tarafların düellosuna dönüşen süreçte neler yaşanıyor?

Katalan liderlerin yasaları çiğnediğini savunan İspanya Başbakanı Rajoy, her fırsatta referandumun yasaya ve demokrasiye aykırı olduğunu vurguluyor. Rajoy referandum kararını "kabul edilemez bir itaatsizlik eylemi" olarak nitelendiriyor.

Referanduma giden süreçte Katalan yetkililer gözaltına alınırken 10 milyon oy pusulasına da el konuldu. Katalan bağımsızlığı ile ilgili yayın yapan internet siteleri yasaklandı.

Madrid yönetimi bölgeye gemilere doldurduğu sayıları 6 bini geçen polis gönderdi. Katalanların emniyet birimi olan Mossos d'Esquadra'ya referandum hazırlıklarının önün geçilmesi konusunda emir verildi.

Referandum için ihtiyaç duyulacak finansal kaynakları hesap eden merkezi yönetim bütçeye de el koydu.

Tüm bu baskı ve yaptırımlara Barcelona’da bağımsızlık yanlısı eylemler düzenleyerek karşılık veren Katalan hükümetinin başkanı Carles Puigdemont, Katalanların akıllı telefonlarındaki uygulamalardan oy kullanması için Twitter'dan duyuru yaptı.

Bir yanda Barcelona sokaklarında eylemler devam ederken el konulan oy pusulalarının yerine referandum taraftarı Katalanlar yazıcılarla yenilerini hazırladı. Bununla da yetinmeyen ve ateşli bir şekilde bağımsızlık talep eden Katalanlar Pazar günün okulların açık tutulması ve sandıkların kurulması için kendi aralarında organize oldu.

Referandumun muhtemel sonuçları ne olabilir?

Katalonya'da bağımsızlık referandumundan ne sonuç çıkacağıyla ilgili olarak anket sonuçlarına baktığımızda veriler kafaları biraz karıştırıyor.

Özellikle Temmuz ayında Katalan Hükümetinin yaptırdığı bir ankete göre seçmenlerin yüzde 41'i bağımsızlığa “evet” derken yüzde 49'u ise “hayır” oyu kullandı.

Ancak bölgede Kasım 2014'de düzenlenen ve resmi olmayan referanduma göre 5,4 milyon seçmenden 2,2 milyonu sandığa gitti, oy kullananların yüzde 80'i bağımsızlıktan yana tavır aldı.

Bu iki sonuç yan yana konulduğunda arada bir uçurumun olması sandıktan hangi sonuç çıkabileceği sorusunun cevabını belirsizliğe itiyor.

Ayrıca sonuca ne denli etki edeceği kestirilemese de merkezi hükümetin baskıcı tavrı ülkenin önde gelen iki partisi Halk Partisi (PP) ve İspanyol Sosyalist İşçi Partisi’nin (PSOE) referanduma desteklerinin sokaklara yansımasını sağladığı belirtiliyor.

Referandum sonrası süreç nasıl işleyecek?

Referandum sonuçları, daha önce Katalonya Meclisi’nden geçen yasaya göre bağlayıcı nitelik taşıyacak.

Sandıktan bağımsızlık yönünde karar çıkması durumunda sonuçların ikin gün sonra toplanacak mecliste ilan edilmesi icap ediyor.

Son bir not: Pazar günü polis gücüyle bir şekilde oy kullanılmasının önüne geçilmesi durumunda özellikle Barcelona sokaklarının karışmasından büyük endişe duyuluyor. Tüm bu anlattıklarımız üzerinden Katalonya’nın bağımsızlık referandumu nasıl sonuçlanacağını önümüzdeki saatlerde hep birlikte göreceğiz.

Muhammed Şimşek / Diriliş Postası

 


“Küfür, hakaret, rencide edici ve büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmayacaktır."

 
 
Gönder
Facebook'da Beğen