Bu kaçıncı son kale?

Önce Dabık, sonra Musul, son olarak Rakka için kullanılan “DAEŞ’in son kalesi” tabiri şimdi de Telafer için kullanılmaya başladı. Yapılan onca operasyonda onbinlerce sivil katledilirken, DAEŞ’in hâlâ varlığını sürdürüyor olması kafalarda soru işaretlerine sebep oluyor.

Bu kaçıncı son kale?

Varlığını ilan ettiği günden beri sadece Müslümanlara saldıran, İslam ülkelerinde terör eylemi yapan DAEŞ’in varlığı soru işaretleri ile dolu. Uzmanlar, Irak ve Suriye’de DAEŞ’e karşı başlatılan be 60’tan fazla ülkenin katıldığı operasyonlara rağmen örgütün hala bitirilememiş olması, emperyalist devletlerin DAEŞ’i bölgedeki etnik ve dini yapıyı değiştirmek amacıyla kullandığına işaret ediyor. DAEŞ’e ağır darbe”, “Son kalesi”, “Bu operasyondan sonra DAEŞ bitecek” açıklamalarına rağmen örgüt bahanesiyle yapılan operasyonlar bitmiyor. Önce Dabık, ardından Musul, sonra Rakka için kullanılan “DAEŞ’in son kalesi” tabiri şimdi de nüfusunun yüzde 75’i Sünni Türkmenlerden oluşan Telafer için kullanılmaya başladı. ABD öncülüğündeki DAEŞ Karşıtı Koalisyon Sözcüsü Albay Ryan Dillon, Telafer’deki yıkımın çok şiddetli olacağına işaret etti.
“DAEŞ’e karşı yapılan operasyonlar hakkında Bağdat’tan video konferans yöntemiyle bağlandığı ABD Savunma Bakanlığı’na (Pentagon) bilgi veren Dilllon Musul’un DAEŞ’ten kurtarılmasıyla Irak’ta örgütün elinde son birkaç yer kaldığını aktardı. Dillon, “Koalisyon Tel Afer’in içinde ve civarında 2 bin DAEŞ savaşçısının bulunduğunu tahmin ediyor. DAEŞ’i Irak’taki son kalelerinden birinden çıkarmanın zor olacağını düşünüyoruz” dedi. DAEŞ’ten temizlenen bölgelerle ilgili bilgi veren Dillon, örgütün Musul’u kaybetmesi ve Rakka’yı da kaybediyor olması dolayısıyla büyük bir baskı altında olduğunu ve gelir kaynaklarının büyük kısmını kaybettiğini ifade etti.

DAEŞ dünyaya yayılmış!

Irak ve Suriye’deki operasyonlar sebebiyle zayıflayan terör örgütü DAEŞ’in Kuzey ve Batı Afrika, Orta Asya ile Pasifik Okyanusu’nun batısındaki Güneydoğu Asya’da da uzantıları bulunduğu belirtiliyor. DAEŞ bazı ülkelerde halen etkili, bazı ülkelerde ise kendilerine bağlı gruplar olduğunu ilan etse de bunların eylem kapasitelerinin düşük olduğu ifade ediliyor. DAEŞ’in, kıtalar arası örgüt yapılanmasına yönelmesi, “Suriye ve Irak’ta maruz kaldığı baskıyı hafifletme, güvenini geri getirecek başarı elde etme ve daha çok militan toplama çabası” şeklinde değerlendiriliyor.

PKK halkı sindirmeye çalışıyor

Öte yandan PKK, DAEŞ’in kendisine bıraktığı bölgelerde halkı sindirme faaliyetlerine devam ediyor. Suriye İnsan Hakları Ağı (SNHR) PKK’nın Suriye uzantısı YPG işgali altındaki bölgeler hakkında bir rapor yayınlayarak bölgedeki durumdan oldukça endişeli olduğunu belirtti. YPG adıyla bölgede işgal faaliyetlerine devam eden PKK’nın bölgedeki bazı muhalifleri keyfi bir şekilde tutukladığını ve işkence yaptığına dikkat çekilen SHNR raporunda, bu yıl içinde 169 tutuklama olayı yaşandığı hatırlatıldı. Örgütün esir aldığı muhaliflerle ailelerini görüştürülmediği belirtilen raporda uluslararası topluma “baskı” çağrısı yapıldı. Diğer taraftan PKK’nın Halep’te sivil bölgelere saldırıları devam ediyor. Örgüt, Halep’in kuzeyinde devrimcilerin kontrolündeki Mare ilçesine çok namlulu roketatarlarla düzenlediği saldırıda 3 sivili yaraladı.
Mare sakinlerinden Usame Nasır, terör örgütünün yaşattığı mağduriyeti İlçemiz her gün PYD’nin saldırılarına maruz kalıyor. BM, PYD’nin ihlallerini görmüyor mü veya görmezden mi geliyor?” ifadeleri ile dile getirdi.

Rakka’ya 1 günde 45 saldırı

Öte yandan, terör örgütü DAEŞ’e yönelik operasyon kapsamında Suriye’nin Rakka şehrine bir günde 45 hava saldırısı düzenlendi. DAEŞ karşıtı Uluslararası Koalisyon uçakları tarafından yapılan bombalamalar sonucu 5 sivil ölürken 30 kişi yaralandı. Günlerdir devam eden operasyona rağmen şehrin yarısının hala DAEŞ’in elinde olduğu ifade ediliyor. 


“Küfür, hakaret, rencide edici ve büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmayacaktır."

 
 
Gönder
Facebook'da Beğen