Otomobiller yürüyen yazılımlar haline gelecek

Diriliş Postası’na önemli açıklamalarda bulunan Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, otomotiv teknolojilerinin yüzde 70 oranında değişeceğini belirterek, yeni nesil otomobilleri “Yürüyen yazılım” olarak tanımladı. Bakan Özlü, Türkiye’nin sektörde markalaşmasını hedeflediklerini aktardı.

Otomobiller yürüyen yazılımlar haline gelecek

Hasan Taşkın / Diriliş Postası

Bakan Faruk Özlü, önümüzdeki 15-20 yıl içerisinde otomotiv sanayinde teknolojik anlamda ciddi bir dönüşüm olacağını belirterek, “Şu anda bindiğimiz otomotiv teknolojilerinin yüzde 70’i değişecek ve otomobiller artık yürüyen yazılımlar haline gelecek” dedi.

İHRACATTA LİDER OTOMOTİV

Türkiye’de otomotiv sanayinin yaklaşık 75 milyar lira cirosu olduğunu belirten Bakan Faruk Özlü, “Otomotiv sanayi sektörü 2017’de yaklaşık 27 milyar dolarlık bir ihracat hedefliyor. İhracat kalemleri payı içerisinde otomotiv sanayisi birinci sırada yer alıyor. Önümüzdeki 15-20 yıl içerisinde otomotiv sanayinde teknolojik anlamda ciddi bir dönüşüm olacak. Şu anda bindiğimiz otomotiv teknolojilerinin yüzde 70’i değişecek ve otomobiller artık yürüyen yazılımlar haline gelecek. Dolayısıyla Türkiye’mizdeki mevcut otomotiv sanayinin önümüzdeki 15-20 yıllık süreçte bir dönüşümü söz konusu olacak. Çünkü dünya da bu yönde değişiyor. Türkiye buna ayak uydurmaya, bunu ıskalamamaya çalışıyor.” şeklinde konuştu.

HEDEF MARKALAŞMAK

“Otomotiv sanayiinde Türkiye dünyada saygın bir oyuncu olmak arzusu ile hareket ettiğini anlatan Özlü, sözlerine şöyle devam etti: “Dünyada saygın bir oyuncu olmak için teknolojik dönüşümü yakalayarak üreteceğimiz yerli marka otomobilimizi bir enstrüman olarak düşünüyoruz. Yerli otomobil projesinde inşallah önümüzdeki dönemi sanayi 4.0 ile birlikte düşündüğümüz IT teknolojide mesafe aldığımız bir dönem olarak yaşayacağız.”

“BİZ DE ANTARKTİKA’DA VARIZ”

Dünyanın tatlı su kaynaklarının çok önemli bir kısmının Antarktika’da bulunduğunu vurgulayan Özlü, şunları söyledi:
“Antarktika’ya bugüne kadar yaklaşık 53 ülke gitmiş bunların 29’u danışman statüsünde ülkeler. Danışman statüsünde demek, Antarktika’nın geleceğinde söz sahibi ülkeler demek. Hiç ummadığımız ülkelerin orada üsleri var. ‘Biz de Antarktika’da varız’ diyen bir Türkiye’nin danışman statüsünde olması için gerekenleri yerine getiriyoruz. Bunlardan bir tanesi Antarktika anlaşmasının imzalanmasıdır. Bu anlaşmayı imzaladık ve geçen yılbaşında meclisten geçirdik. İkincisi Antarktika’ya üç sefer yapılmasıdır. Biz ilk seferi yaptık, iki sefer kaldı. Bunun birisini bu yıl sonunda planlıyoruz. Üçüncüsü de Antarktika ile ilgili ülkemizin ‘Ulusal Antarktika Bilimsel Araştırma Programı’ olmasıdır. Bu programı şu anda hazırlıyoruz. İstanbul Teknik Üniversitesi ile Türkiye’de kutup araştırmaları konusunda yayımları olan doktorası olan öğretim elemanlarından oluşan Türkiye’nin ulusal programını çalışıyoruz. İnşallah bu programı sene sonuna kadar bitireceğiz. Bunları yaptıktan sonra danışman ülke olmak için başvuruda bulunacağız.”

PİRİ REİS HARİTASINDAKİ ANTARKTİKA

“Antarktika’da üs kuran ülkelerin hepsinin ‘Burayı önce biz keşfettik’ diye bir iddiası var.” diyen Bakan Özlü, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Biz de Antarktika’da hak iddia eden ülkelerin öne sürdükleri delillere karşı bir müzeye Piri Reis haritasını yaptırdık gönderdik. Piri Reis haritasında açıkça belirtmiyor ama Antarktika diye bir yer işaret ediyor. Eğer haritacıysanız ya da haritayla uğraşıyorsanız, Antarktika diye bir yer olduğunu bu haritanın işaret ettiğini anlıyorsunuz. ‘Biz de 1400’lerde böyle bir yer var’ diye işaret ettik. Piri Reis dedemizi bizim belgemiz olarak sunduk. Birde Antarktika’da bilimsel faaliyetler yürütmek maliyetli masraflı işler. Şili, Arjantin, İngiltere gibi bazı ülkelerle ortak çalışabiliriz. Çünkü onların orada hâlâ üsleri var ve biz de orada kuracağımız yeni üslerde ortaklık tesis edebiliriz. Bunları görüşeceğiz. Dolayısıyla Antarktika’da yer almak, ülke olarak bizde varız demek hedefimiz.”

KAHRAMANKAZAN’DA TEST MERKEZİ KURULDU

Uzay teknolojisinin birçok teknolojik niteliği içinde barındırdığını belirten Bakan Özlü, “Havacılık ve uzay teknolojileri yüksek teknolojili ürünler ve birçok bilimsel faaliyetin bir araya gelmesinden oluştuğunu belirterek, “Türkiye’nin uzayın imkânlarından daha fazla yararlanması için son yıllarda önemli çalışmalar yapıldı. Türkiye artık kendi uydularını tasarlıyor, üretmeye çalışıyor” diye konuştu.
Bu doğrultuda Ankara Kahramankazan’da yaklaşık 80 milyon euro harcanarak ‘Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi’ kurulduğunu anımsatan Özlü, daha sonra şunları söyledi: “Şu anda faaliyette artık kendi tasarımını yaptığımız ve ürettiğimiz uydularımızı Kahramankazan’daki merkezimizde test edeceğiz ki orası yaklaşık 5 tona kadar uyduları test edecek bir merkezdir. Geçen yüzyıl daha çok denizlere hakim olanların dünyaya hakim olduğu bir yüzyıldı. İçinde bulunduğumuz yüzyılsa uzaya hakim olanların dünyaya hakim olacakları bir zaman dilimi. O bakımdan Türkiye’nin uzay faaliyetlerini topluca koordine edeceği yöneteceği bir merkez olacak. Dünyada birçok ülke yıllardır uzay üzerine çalışmalar yapıyor. Bu işte biraz da geç kaldık ama biranda uzayda yer almak da mümkün değil. Türkiye kararlı adımlarla uzaya ilerliyor.”

“TÜRKİYE’NİN ESAS SORUNU TEKNOLOJİ AÇIĞI”

Türkiye’nin imalat sanayindeki yüksek katma değerli ürünlerin payının yüzdesini arttırması gerektiğine dikkati çeken Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, “İmalat sanayimiz ve ihracatımız içerisindeki yüksek teknolojili ürünlerin payı yaklaşık yüzde 4 inşallah önümüzdeki dönemde yaklaşık 150 milyar dolar olan imalat sanayimiz içersindeki yüksek teknolojili ürünlerin payını yüzde 4’lerden yüzde 15’lere çıkaracağız. Türkiye’nin aslında teknoloji açığı var bu açığı kapatmak için teknoloji yönetimi sisteminde kapsamlı bir düzenleme yapmak gerekiyor. Geçen sene üzerinde çalıştığımız, tamamlayarak bu sene meclise gönderdiğimiz TÜBİTAK reformu dediğimiz düzenleme aslında bunu hedefliyor. Önümüzdeki dönemde hem teknoloji yönetiminde yapısal bir dönüşümü gerçekleştireceğiz. Hem de Türkiye sanayisinin kendi teknolojisi ile daha nitelikli ürünleri ürettiğimiz, ihraç ettiğimiz bir yapıya geçmek için çalışacağız. Bütün çalışmalarımız faaliyetlerimiz bu yönde.” değerlendirmesinde bulundu.

Nitelikli çelik üretimi

Türkiye’nin demir-çelik üretiminde dünyanın sayılı ülkelerinden bir tanesi olduğunun altını çizen Özlü, sözlerini şöyle tamamladı:
“Ama bizim ürettiğimiz çelik daha çok inşaat demiri, tel ve çivi gibi işlerde kullanılıyor. Örneğin otomotiv sanayimizde kullandığımız nitelikli çeliğin yüzde 75’ini ithal ediyoruz. Nitelikli çelik üretimi malzeme teknolojileri Türkiye’nin süratle gündeme alması gereken konular. Bu konuda biz bir çalışma yaptık. Bakanlık olarak bunu bakanlar kuruluna önümüzdeki günlerde arz edeceğiz. Başbakanımızın talimatları nasıl olacaksa bu talimatlar doğrultusunda çalışma başlatarak, gereğini yapacağız.”


“Küfür, hakaret, rencide edici ve büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmayacaktır."

 
 
Gönder
Facebook'da Beğen