Bazılarının karakteri otursun, ben ayağa kalkacam, söz!..

Bazılarının karakteri otursun, ben ayağa kalkacam, söz!..

Ahali KRAL ÇIPLAK!
Kayınpeder mülkün temelidir. :)
Güzel bir söz var; babanın fakir olması senin suçun değil ama kayınpederinin fakir olması senin salaklığın. :)
FETÖ, sadece paralel devlet kurmamış; helezon, iç bükey, sarmal, örümcek ağı, hasır örme, dış bükey, oval olmak üzere, her türlü varyasyonda devlet kurmuş.
15 Temmuz'da tankları durduranlar, inşallah yargılanmaz!
Tehlike, sanıldığından çok daha
büyüktür...

Mesele mühim!

Çağımızın en büyük hastalığı AHMAKLIK... (Ahmaklık “aklı olup da aklını kullanmayana veya kullanamayana “denir.)
Arkadaşımla hiç unutmam yine bu mevzuları konuşuyorduk…
KONUŞMAMIZDA Kİ SIRADIŞI BİLGİLERLERLE, ANALİZLERLE, YORUMLARLA SİZLERİ BAŞ BAŞA BIRAKIYORUM…
Büyük resmi görmek, oyunu kuralına göre oynamak,ahmaklıktan kurtulmak için bilgi paylaşmak, aklı kullandırmak şart.
Haydi aklımıza sahip çıkalım; okuyalım, düşünelim, sorgulayalım ve ders alalım.
İşe DÜNYA DENGESİNDEN başlayalım. DÜNYAYI YÖNETENLERDEN BAŞLAYALIM…
DÜNYA SİSTEMİNİ KISACA HATIRLATAYIM, LAZIM OLABİLİR. :) ZİRA FETO, İŞID, BOKU HARAM VB. BUNLARIN ÜRÜNÜDÜR…

DOSTU DÜŞMANI BİLMEK ŞART!

Dünyada ki dünkü, bugünkü ve yarın ki kavga Amerika ve İngiltere’nin – şu an ki savaş pentagon, kraliçe arasında- Dünya’yı paylaşma kavgasıdır.

Peki kimdir bu İngiltere ve Amerika?
“İki süper güç aynı hedef için farklı mecralarda mücadele eder. Her birinin mücadelesi kendine özgü yöntem ve çeşitlilikte olsa da perde arkasında bir fikir birliği olduğu açıktır. Bunlardan en çok tahmin edileni Amerika ve İngiltere'nin, aynı dili konuşan iki ayrı süper güç devlet olmalarına rağmen, Ortadoğu siyasetinde müstakil hareket ediyor gibi görünmeleridir. Oysa her iki emperyal de, aynı kirli sistemin iki büyük çarkını oluşturur.
Amerika El-kaide 'yi oluştururken, İngiltere Deaş 'ı semirtip ortadoğu coğrafyasını ellerini kirletmeden kana bulamayı başarırlar. Tıpkı aynı dili konuşan bu ülkeler gibi, bu iki terör örgütünün de kullandıkları terminoloji, savaş stratejisi ve yöntemleri ile birbirinden farkları yoktur. Ve tıpkı Amerika ve İngiltere gibi birbirlerinden ayrı, birlikteliği reddeden, müstakil bir tavır içerisindelerdir.
Hal böyleyken, Amerika ‘nınDeaş’ı vurma söylemleri, İngiltere’nin (sözde) İslami terör eylemlerinin tamamını El-Kaide diye tanımlaması garip değil midir? İngiltere Daeş’le mücadelede neden aktif değildir? Veya süper güç Amerika, El-Kaide gibi toplamda en fazla 3000 kişilik bir örgütü toprakları bilfiil işgal ettiği halde on yıllardır bitiremez? Çünkü ağaca balta vururlar ama balta: ‘’sapı benden’’ der.
Bu iki devletin kafamda canlandırdığı imgeler de birbirinden tamamen farklı:
Amerika ‘da ‘’özgürlük’’ kelimesi üzerinde yoğunlaşırken, İngiltere ‘de sınırlandırmalar hakimdir. En basiti, Amerika’da başkana küfür ederseniz, başkan da size küfreder, olay kapanır. Ancak İngiltere’de kraliçenin saç modelini bile kimse eleştiremez.
Amerika renklidir. Mavi ve kırmızılı bayrağını yıldızlar süsler. Tarihi kısa olduğundan, sahte kahramanlık hikayeleri pompalayarak, halkına ve askerine milliyetçilik pompalamak zorunda hisseder kendini. Ancak İngiltere gotik gridir. Tekdüze bayrak stili gibi, hayat da tekdüze ilerler İngiltere’de. Tarihinden aldığı güçle, Yahudilerden sonra kendilerini seçkin ırk olarak gören ikinci millettir. Dolayısıyla milliyetçilik gazına ihtiyaçları yoktur.
Amerika sanatta görselliğe önem verir. Sinemada en civcivli görsel efektler, fantastik öğelerle süslü bilim kurgu ve komedi filmleri ağırlıktadır. Müzik piyasasında da en hareketli rol model pop şarkıcıları üretir. (BritneySpears, JustinTimberlake vs.) İngiltere için sanat içeriktir. Sinema yöntemleri daha çok dram, psikoloji ve tarih üzerinedir. Müzikte EricClapton, Sting, Adele gibi İngiliz müzisyenleri ön plana çıkarır.
70 ‘lerin başında hayatımıza giren punkçılık, yani umursamazlık, sonrasızlık; İngiltere’de doğmasına rağmen Amerikan alt halk tabakasının bugününü yansıtır. İngiltere’de durum tersidir.
Amerika’da trafik sağdan, İngiltere’de soldan akar.Amerika nikah masasında ‘’evlenmeyi kabul ediyor musunuz?’’ sorusuna ‘’hayır’’ diyerek gülümserken, İngiltere nikah defterini kapatıp ‘’espri yaptım’’ diyen damat adayına ‘’espriyi başkasına yaparsın’’ ciddiyetindeki nikah memurudur.Yazık lan adama :)
Peki aynı dili konuşan bu iki emperyali bu kadar farklı kılan nedir?
Cevap 17.yy’ın başlarında yatıyor:
İngiltere’den Amerika topraklarına göçler baş göstermeye başladığında, iki tip İngiliz Amerikan topraklarında koloni kurmaya başladı. Birincisi yoksullardı. Emperyalizm ve aristokrasi altında ezilmiş, fakirlikten göç etmek zorunda kalmış İngilizlerdi. İkincisi nispeten daha iyi durumda olsalar bile, kilisenin dini baskıları altında kendini dinen özgür hissetmeyen püritenlerdi. Dolayısıyla göç edenler, kurdukları yeni ülkede alabildiğine zengin, alabildiğine özgür (Protestan) olmak için mücadele ettiler.
İşte bu mücadeleye ‘’Amerikan iç (bağımsızlık) savaşı’’ diyoruz.
Bu savaşta her ne kadar çeşitli ırktan savaşanlar olduysa da, genel itibariyle bu savaş Amerikan-İngiliz savaşı olarak kabul edilir.”
Nasıl bilgiler, analizler, yorumlar ama! Her yerde bulamazsınız. Demedi demeyin. :)
Bu konuya ve sıradışı bilgilere devam edeceğiz.
Bi soluklanalım.
Ha dostu, düşmanı bileceğiz ama ŞUNU ASLA UNUTMAYACAĞIZ:
"Üst akıl" yoktur, basiretsiz Müslüman vardır...
Müslüman, "en akıllı” dır...
…OKUYACAĞIZ, DÜŞÜNECEĞİZ, ÇOK ÇALIŞACAĞIZ.
Müslümanın aklından daha üstün bir aklın varlığına inanmak şirktir...”
Bu yazılık son söz…
Bu ülkelerin Dünya’ya çektirdiklerine bakıp içimden şunu söylemek geliyor: BAZILARININ KARAKTERİ
OTURSUN, BEN AYAĞA KALKACAM, SÖZ! :)


“Küfür, hakaret, rencide edici ve büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmayacaktır."

 
 
Gönder
Facebook'da Beğen