Bitkisel tedavide dikkat edilmesi gerekenler

Bitkisel tedavide dikkat edilmesi gerekenler

Dr. Erdoğan Zaim

TEDAVİDE SONUÇ ALABİLMEK İÇİN;

-Bitkilerle tedaviye başlamadan önce hastalığın teşhisinin konulması son derece önemlidir.

-Bitkiyle tedavilerde en dikkat edilecek husus tedavinin uzun sürmesidir.

-Hastanın durumuna göre bir defa kullanmakla bile netice alacağınız gibi, bazen bir hafta, bir ay, hatta birkaç ay tedaviye devam etmek zorunda kalabilirsiniz.

-Fayda görmenin şartlarından birisi de bitkilerin kalite durumudur.

-İstenildiği kıvamda toplanmayan, kurutulmayan ve korunmayan bitkilerin şifa unsuru kaybolabilir, dolayısıyla da beklenen etki görülmez.

-Her bitki her insanın bünyesine ayrı bir şekilde faydalı olabilir.

-Bazı kimseler için faydalı olan bir bitki bir başkası için faydalı olmayabilir.

-Bitkileri kullanırken tarif edilen doza mutlaka riayet edilmelidir, yan etkisi ortaya çıktığında derhal tedavi bırakılmalıdır, zararlı etkiler meydana getirebilir.

-Aynı anda birden fazla bitki reçeteleri kullanılmamalıdır.

-Kullanılan su kireçte olmamalı, mümkünse dışarıdan alınan paketlenmiş sular kullanılmalıdır.

-İlaçları karıştırırken kesinlikle tahta kaşık kullanılmalıdır, metal hiçbir şekilde bitkisel ilaçlarla karıştırılmamalıdır.

-Hazırlanan kaplar toprak veya porselen olmalıdır, bunun haricindekiler, özellikle metaller asla kullanılmamalıdır.

-İlaçların çoğunun bir günde bitecek şekilde hazırlanması daha faydalı olur.

-İlaçlar belirtilen terkip tarifine göre kullanılmalı, verilen ölçülere kesinlikle, mutlaka uyulmalıdır.

-Hastalıkta iyileşme görülmezse aynı şekilde bir başka terkip uygulanabilir.

-Çocuklara verilecek bitkisel ilaçlarda büyüklere verecek miktarın beşte biri kadar kullanılmalıdır.

-Bitkilerle tedavi yapılırken gereken diyet yapılmazsa beklenen tedavinin de gerçekleşmeyeceği şüphesizdir. Mesela yüksek ateş tansiyonu olan bir kimsenin tuz kullanmaması gerektiğini bilmesi gerekir.

-Şu husus çok önemlidir: Kalbe en büyük yükü fazla kilolar vermektedir. Bunun için de fazla kilo almaktan şiddetle kaçınılmalıdır.

-Akşam yenilecek yemekler hafif olmalı, özellikle kahvaltı türü tercih edilmelidir.

-Besin değerlerinin kaybolmaması için sebzeler az sulu veya buharlı tencere veya toprak güveç kaplarda zeytinyağı ile pişirilmelidir.

-Yemek pişirirken kapağı asla açılmamalıdır.

-Yemeği hafif ateşte ağır ağır pişirmek gerekiyor. BUNUN İÇİN DE TOPRAK KAPLAR TERCİHİMİZDİR.

-Vitaminlerin kaybolmaması için sebze ve meyveleri kalın doğramak gerekir. Mesela havucu rendelemek B ve C vitaminlerinin kaybolmasına yol açar. Onun için havucu rendelemekten ziyade, iri ve kalın doğramak çok faydalıdır.

-Meyveler aç karnına değil tok karnına, yemeklerden iki üç saat sonra tüketilmelidir.

-MEYVELERİN KABUKLARI İLE BERABER YENİLMESİ FAYDALIDIR. Ama günümüzdeki meyvelerin çoğunun kabukları üzerinde boya, parlaklık versin diye mum maddeleri vardır. Bunlar kanserojendir, bu konulara dikkat etmek gerekir. Özellikle meyve seçerken meyvelerin aynı boyu olanları rafta duruyorsa bunlardan uzak durmak gerekir. Önemli olan meyveleri alırken içi kurtlu olsun veya yamuk olsun, eğri olsun, gerçek olmasıdır. Mesela Amasya elması gerçek bir elmadır ve hekim olarak tavsiye ettiğim meyvedir.

SU İÇMENİN SAKINCALI OLDUĞU HALLER

-Meyve yedikten sonra su içilmez.

-Aynen, tatlı yedikten sonra acı, yemekten sonra, banyo yapıldıktan sonra, kustuktan sonra, koştuktan sonra, uyandıktan sonra su içilmesi sağlık açısından zararlıdır.

******

Şalgam bitkisinin faydaları

Şalgam kumlu, killi, yumuşak topraklardan hoşlanır. Toprak içinde yumrusu, toprak üstüne yaprakları vardır. Çeşitli vitamin ve madeni maddeleri ihtiva eden şalgam yaprağı ve yumrusu yenir.

Yumrusunda B vitaminleri, şeker ve kalsiyum vardır. Yapraklarında ise kalsiyum, demir, iyot, bakır bulunur.

Çocuklar için çok besleyici bir gıdadır. İçinde D vitamini bol bulunur.

Akciğerleri, bronşları temizler ve o kısımları kuvvetlendirir göğsü yumuşatır.

İNATÇI ÖKSÜRÜKTE 100 gram balgam rendelenir, bir litre suda 15 dakika kaynatılır, yarım saat dinlendirip süzülür, elde edilen su bütün gün içilir.

ŞALGAM BOL İDRAR SÖKTÜRÜR. Böylece böbreklerde ürat tipi taşı ve kumu döker, yeniden teşekkülünü engeller. Vücuttaki fazla suyu atarak ödemi çözer, kilo almayı engeller.

Kansızlığa iyi gelir.

Böbreklerde biriken üre asidi ürat tuzları dışarı atarak romatizmaya faydalıdır. Bunun için bir bardak suya 20 gram kadar ince doğranmış şalgam konur, 10 gram kaynatılır, soğuyunca süzülür, yemeklerden bir veya iki saat sonra günde 3 veya 4 bardak içilir.

KUM VE TAŞ İÇİN yarım litre kaynar suya 10 gram ince dövülmüş şalgam tohumu ve 10 gram ıhlamur birlikte konulur ve ateşten indirilir, 15 dakika demlendikten sonra çay gibi içilir. Bu su kum ve taş düşürdüğü gibi terleterek soğuk algınlığı da giderir.

Şalgam bağırsakları çalıştırır, dezenfekte eder, kabızlığı giderir.

KANSERE KARŞI KORUYUCUDUR.

Ezilmiş şalgam lapa halinde egzamalı cilde sürülürse fayda verir.

Şeker hastaları şalgam yiyebilir. Onların aşırı su içmesini seni keser. Çünkü hastalıklara karşı dayanıklılığı artırır.

ŞEKER HASTALARI İÇİN ÖNEMİ

Özellikle şeker hastalarında patates, aşırı karbonhidrat ve şeker ve nişasta ihtiva ettiğinden yenmesi tavsiye edilmez. Bunun yerine yemeklere şalgam konulması çok daha faydalıdır. Çünkü susuzluk hissini giderdiği için, ödem oluşturmadığı için, vücuttaki tansiyonu ve yükü artırmak için şalgam tercih edilir.

NE KADAR ÇİĞ YENİLİRSE O KADAR TESİRİ FAZLA OLUR. Turp gibi yenilemezse yarım fincan suyu çıkarılır, o kadar da havuç suyu karıştırılarak yemeklerde içilir.

Ayakları üşüyen ihtiyarların şalgam kabuklarıyla ısırganı kaynatıp haftada iki kere ayaklarını banyo yapmaları iyi gelir. ÖZELLİKLE ÇİN’DE GÖRDÜĞÜM AYAK BANYOLARINDA BU ŞEKİLDE KULLANILDIĞINI TESPİT ETTİM.

Şalgamın ayak ağrılarını, romatizma ağrılarını geç geçirmesi söz konusudur.

******

Turp içindeki şifa

Turpun toprak altındaki yumrusu sebze olarak çiğ yenir. Salatası yapılır. Kökü ve tohumu birlikte yetiştirilir, çeşitli türleri vardır. Sağlıklı bir sebze olmakla kalmayıp, tedavi edici özellikleri de vardır.

KARA TURP TEDAVİ AÇISINDAN EN ETKİLİ TÜRDÜR.

Bol C vitamini, ayrıca A ve B vitaminleri, çeşitli esanslar, iyot ve kükürt ihtiva eder.

Mikserle elde edilen turp suyu yakıcı tadını geçirmesi için bir süre buzdolabında tutulur, daha sonra biraz balla karıştırılarak içilir, her seferinde taze özsuyu kullanılmalıdır.

Karaciğer için çok faydalıdır. Karaciğeri kuvvetlendirir ve çalıştırır, şişkinliği ve sarılığı giderir. Günde iki çay bardağı tatlandırılmış çok su içilmelidir.

SİROZ İÇİN turp suyu şeker veya bal şerbeti ile tatlandırılarak günde iki çay kaşığı içilir, bir müddet devam edilir.

Safra akışını artırır, safra taşlarını döker, yeniden oluşmasını engeller. Bu hastalar günde 2 defa 1 çay bardağı turp su içilmelidir.

Böbrekleri temizler, kum ve taşı döker.

Kanı temizler, romatizma, siyatik, ürat birikmesine çok fayda eder.

İştah açar, sindirim sistemini uyarır, gaz söktürür, mikropların üremesini önleyici özellikleri vardır, bronşları yumuşatır, öksürüğü geçirir, astıma iyi gelir.

ÖKSÜRÜK İÇİN bir turp rendelenir, ortası açılır, üzerine bal döküp akşamdan bırakılır, sabaha suyunu bırakır, her saat bu sudan bir kahve kaşığı içilir.

Bağırsakları dezenfekte eder ve çalıştırır. Kabızlığa çok iyi gelir.

Kanı temizler, cilde parlaklık ve tazelik verir.

Çeşitli alerjileri ve egzamaları tedavi eder.

Sarılıkta sabahları aç karnına KIRMIZI TURP yenilebilir.

Akşam yenilen turp yaprakları ve içilen turp suyu çok iyi uyku yapar.

Turp yaprakları balık için de iyi salata olur ve çok fayda verir.

100 gram tohum dövülüp 30 gram balla karıştırılıp sabah akşam birer çorba kaşığı yenilirse cinsel gücü arttırır.

KESİNLİKLE ÜLSERLİ HASTALARDA KULLANILMAMALIDIR.

******

Tere bitkisi hakkında her şey

Rutubetli ve bataklık yerleri seven bir bitkidir. Morumsu çiçekleri vardır. Geniş alanlarda yabani olarak bulunmakla birlikte daha çok bahçe ve bostanlarda yetiştirilmektedir.

Bilhassa C vitamini, uçucu yağlar, mineraller içeren çok tesirli ve çok faydalı bir yeşilliktir.

A ve D vitaminleri boldur. Salata olarak tüketilir.

Mideyi çalıştırır, sindirimi kolaylaştırır.

ŞEKER HASTALARI İÇİN FAYDASI: Kandaki şeker seviyesini düşürerek şeker hastaların insülin ihtiyacını önemli derecede azaltır. Yani glisemik indeksi düşük bir bitkidir.

Kükürtlü esansı bronşları çalıştırır, öksürük söktürür. Akciğerleri ve bronşları dezenfekte eder.

Grip ve soğuk algınlığını kısa zamanda atlatmaya yarar. Bunun için 30 gram taze yaprak 1 litre kaynar suda demlenir ve günde 3 bardak içilir.

Böbrekleri çalıştırır, idrar kesesi ve idrar yollarını dezenfekte eder. Vücudu zehirlerden temizler. İdrar tutukluğunu giderir.

KAN YAPICI ÖZELLİĞİ: Vücutta birikmiş olan ödemi atar. İçindeki bol miktardaki demiri ile kanı tazeler. Alyuvarların miktarını arttırır. Kansızlığa iyi gelir. Aneminin önemli bitkisel ilaçlarından birisidir.

Cinsel isteği artırıcı özelliği vardır.

Kanser de dahil olmak üzere çeşitli hastalıklara karşı dayanıklılığı artırır.

Burnunda lipom dediğimiz et büyümesinde taze tere sıkılır, elde edilen suya pamuk batırılır, burun içindeki etlere günde bir iki damla damlatılır.

Kellikte tere ezilir lapa halinde başa sürülür.

Tere çiğ olarak az miktarda yenmelidir. Fazlası zarar verir. Ne kadar taze olursa faydası o kadar fazla olur.

ÖNEMLİ UYARI: Midesi hasta olanlar, damar sertliği olanlar ve romatizması olanlar hiç yememeli veya az yemelidirler.


“Küfür, hakaret, rencide edici ve büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmayacaktır."

 
 
Gönder
Facebook'da Beğen