Haşdi Şabi’yi 16 kollu ahtapota dönüştüren kim? -2

Haşdi Şabi’yi 16 kollu ahtapota dönüştüren kim? -2

Analiz haberin birinci yazısını okumak için TIKLAYINIZ

MUHAMMED ŞİMŞEK / ANALİZ HABER

Şii Haşdi Şabi terör örgütünün Sünni Araplar’a yönelik sistematik katliam yaptığı saldırılar, Uluslararası Af Örgütü’nün incelemelerine takıldı. Af Örgütü’nün raporuna göre Haşdi Şabi’ye bağlı teröristler saldırılarında 16 ayrı ülkeden gelen 100’den fazla değişik çap ve markaya ait silahları kullanıyor.

Soru şu: Haşdi Şabi’yi durmadan kan döken 16 kollu bir ahtapota dönüştüren desteği kim ya da kimler sağlıyor?

HAŞDİ ŞABİ NASIL KURULDU?

Dün analizimizin birinci bölümünde de belirttiğimiz gibi DAEŞ bölgeyi işgal ettikten hemen bir gün sonra İran’ın en güçlü dini lideri Sistani, kutsal Ehlibeyt türbelerini ve mekânlarını korumak için “sözde cihat” ilan etti. Bunun üzerine ona bağlı onlarca İran destekli ve yanlısı aşirete mensup on binlerce insan sokaklara akın etti.

Bu durum en çok İran’ı sevindirdi. Geriye Hz. Hüseyin’e kavuşacağız düşüncesiyle ölmeye ve öldürmeye yemin eden bu öfke ve intikam duygusuyla dolu kalabalığı örgütlemek kalmıştı. Bu görev için Hamaney devrim muhafızlarını görevlendirdi. Ardından Irak’ta yaşanan süreçte Kasım Süleymani* çıktı ortaya…

Silah depolarının ve kesenin ağzını açan İran, sayıları 45’i bulan aşiretleri ve buna bağlı on binleri hem paraya hem silaha boğdu. Kasım Süleymani’nin organize ettiği askeri eğitimden geçirilen aşiretlere özellikle askeri isimler yerine algı operasyonunun bir parçası olarak eylibeyt isimleri verildi. (İmam Ali Tugayı, Seyyid Şüheda Tümeni, Asain El Hakk, Ali Ekber Tugayları, Seraya Aşura) Bugün sayıları tam olarak bilinmese de bütün bu gruplar hepsi bir araya gelerek kendilerini “Haşdi Şabi” yani kelime karşılığı olarak “Halk Gücü” olarak adlandırdı.

Başta Sistani olmak üzere El Hekim ve Sadr gibi İranlı dini liderler bu oluşumu vakit kaybetmeden kutsal ilan etti. Böylece ortaya İran tarafından eğitilmiş ve Iraklı dini liderlerin kutsadığı kızgın ve bir o kadar intikam dolu yeni bir örgüt ortaya çıktı. ABD bir zaman sonra bölgede vahşice kan dökecek olan bu oluşumu “saygı duyulacak gruplar” diyerek dünyaya meşru göstermeye çalıştı.

GERİYE ETRAFA KORKU YAYMAK KALMIŞTI

Bu aşamadan sonra geriye Haşdi Şabi’nin etrafa yaydığı korkuyla kendini ispatlaması kalmıştı. Örgüt, Irak ordusuna katılmayı reddetti. Flama, bayrak ve üniformaları tamamen farklıydı. Emir aldıkları merciler önce aşiretler sonra dini merciler ve son karar merci olarak da İran’ın dini lideri Hamaney’di. Esasen bu durum mevcut grubun, Irak’taki İran ordusuna dönüştüğünü gösteriyordu.

Peki, sonra ne yaptı Haşdi Şabi? ABD ile birlikte en ön safta operasyona koyuldu. Hedef DAEŞ’in elindeki Samara, Ramadi, Tikrit, Anbar’ın geri alınmasıydı. O operasyondan sonra Haşdi Şabi artık her yerde bilinir hale geldi.

Öldürmek için can atan bu örgüt yakaladıkları Müslümanlara DAEŞ’li damgası vurarak işkence ediyor ve işledikleri vahşeti cep telefonu görüntüleriyle internet üzerinden dolaşıma sürüyorlardı. Kancalara takılan insanlar, organları sökülüp çiğ çiğ yenilen insanların korkunç görüntüleri adeta bu örgütün DAEŞ’ten daha ürkütücü olduğu görüntüsü vermek için kullanılmaya başlandı. Örgüt namlularını DAEŞ’in kontrolündeki Musul’a döndürdüğünde ise bu vahşet videolarının dozu daha da artırılarak kedi, köpek gibi hayvanları dişleriyle parçalayıp yiyen korkunç Haşdi Şabi üyelerinin görüntüleri yayıldı internette.

Terör örgütü olan DAEŞ elinde bulunan şehirleri bir diğer örgüt olan Haşdi Şabi’ye peşkeş çekti. Hepsi de nüfusun çoğunluğunun Müslümanların yaşadığı şehirlerdi. Bu tarihten sonra o şehirlerin yönetimi bir daha Sünnilere bırakılmadı. Haşdi Şabi’nin bölgede kontrolü ele geçirmesiyle şehirlere suni nüfus transferi yapıldı. Tapu ve nüfus daireleri kundaklanarak bütün kayıtlar yakıldı. Daha önce yerleşik halka ait olan mallar ve araziler yeni getirilen suni nüfus transferlerine devredildi.

Suriye’nin kuzeyin de PKK ve Hizbullah'a peşkeş çekilen bölgelerde uygulanan bu taktik 2003 yılında ABD’nin Irak’ı işgali sırasında başlamıştı.

14 Ekim 2016’da Haşdi Şabi’ye bağlı en korkunç tugay olarak bilinen Asain El Hakk grubunun lideri Kays Gazzali verdiği Cuma hutbesinde, son Sünni şehri Musul’a gireceklerini ve Hz. Hüseyin’in intikamını alacaklarını ifade etti. Bu da bölgede büyük bir korkuya neden oldu.

Bugün baktığımızda ne Haşdi Şabi’yi oluşturan aşiretlerin ne bu aşiretlere bağlı insanların oluşturduğu askeri gücün tam sayısı biliniyor. Tahmini rakam 100 bine yakın olduğu yönünde. Bu rakam ise hem Barzani’ye bağlı Kürt Peşmergeler’in hem Irak ulusal ordusunun hemen hemen iki katına denk düşüyor. Dolayısıyla Irak’ın tek hâkiminin Haşdi Şabi olduğunu söylemek yanlış olmaz. Bu örgütün Irak’ta karşısında direnebilecek silahlı tek Sünni gücü bölgedeki Barzani’ye bağlı Peşmergeler ve Haşdi Vatani oluşturuyor.

Barzani Peşmergesinin karşısına İran tarafından konumlandırılmış Talabani Peşmergeleri ise PKK ve Haşdi Şabi ile işbirliği yaparak Barzani’ye bağlı Kürt Peşmergeleri zayıflatmaya çalışıyor.

DAEŞ’İ KURANLAR HAŞDİ ŞABİ’Yİ DE Mİ KURDU?

Bu sorunun cevabını ortadaki somut göstergelere bakarak vermek mümkün aslında. DAEŞ’in ve Haşdi Şabi’nin kullandığı yöntem ve taktikler birebir aynı. Bugün denilse ki “DAEŞ’i kuranlar, eğitenler ve yönlendirenler kimlerse Haşdi Şabi’yi de onlar kurdu, eğitti ve kullanıyor” bu cümle aklıselim olanlarda en ufak bir şaşkınlık uyandırmaz. İkisi de “Sözde Cihat” ettiklerini söylüyor ama ikisi de sadece Müslüman katlediyor. Bilinen tek farkları var. O da birinin İran yanlısı, diğerinin sözde Sünni olduğu… Sonuçta kaybeden İslam dünyası ve bu iki örgüt üzerinden gerçek Müslümanlık kan revan içinde kalırken "Ümmet" bilincine öldürücü darbeler indiriliyor. Peki, kazanan kim? Bölgedeki petrol ve madenlere göz dikmiş her türlü sömürge faaliyetlerini hukuksuzca yapabilmek için kendine alan açan kirli işbirlikçiler…

 

KASIM SÜLEYMANİ KİMDİR?

Rabor’da doğdu… Gençliğinde inşaat işçisiydi. 1975 yılında Kirman Su Örgütü için çalıştı. Bu sırada Ayetullah Humeyni’nin himayesindeki Hüccet Kamyab adında yerel bir vaiz dinlerdi.
1979’da İran İslam Devrimi’nden sonra kurulan İran Devrim Muhafızları Ordusu’na katıldı. Fazla bir eğitimi olmasa da hızla yükseldi.

23 yaşındayken 41. Sarallah Tümen Komutanı olarak görevlendirildi ve Irak’ın işgal ettiği İran topraklarında harekâtlarda bulundu.

1998 yılında Ahmed Vahidi’den sonra, İran Devrim Muhafızları Ordusu Kudüs Gücü Komutanı olarak atandı.

Bugün bölgede efsanesi kendisinden büyük olan Kasım Süleymani’nin Haşdi Şabi ile olan ilişkisi kendi içinde derin sırlar gizlediği düşünülüyor…

 


“Küfür, hakaret, rencide edici ve büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmayacaktır."

 
 
Gönder
Facebook'da Beğen